0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
147
Okunma

Mademki vur emrine uymaya yemin etti;
Hançerini bekleten kın’ada yazık olsun;
Yar dizinde bekleyen kurbana ne denir ki;
İkrar için akmayan kan’ada yazık olsun…
Deli gönül yürürken bir sevdanın peşine;
Pervane olup düştü yârin yar ateşine;
Gamzenin çukurunda tutundum güneşine;
Kavrulurken ellerim sön’ede yazık olsun…
Gül ağacı değilim yediveren gül veren;
Hani Şirin değil mi Kerem’ine kol veren;
Hani Leyla değil mi Mecnun’una çöl veren;
Bir damla su istersem yan’ada yazık olsun…
Ruhumdaki sancılar değişti gömlek gömlek;
Tek başına olunca çekilmiyor mübarek;
Aceleye ne hacet boynumda yağlı ilmek;
Hasretine koşarken dön’ede yazık olsun…
Gözlerinde yanardağ kirpiklerin kor belli;
Aşkımı inkâr etmek imkânsızdan zor belli;
Gündüzlerim sağırken gecelerim kör belli;
Yarınından habersiz bugüne yazık olsun…
Gir koluma dedin de kolum mu koptu sanki;
Beynimdeki deliler adam olmaz inan ki;
Gözlerin gözlerimde öyle tuhaf bir an ki;
Seveninden ayrıysam bana da yazık olsun…
Sevmeyi bilemedim azcık ile az ile;
Barışmadı takvimler bahar ile yaz ile;
Kanayan şu yaramı avuç avuç tuz ile;
Sar-sarmala demezsem bana da yazık olsun…
Kızılcık şerbeti mi vuslatın kaşığında;
Aşk yolunda bebeyim yalnızlık beşiğinde;
Can verirsem üzülmem kapının eşiğinde;
“Sevdim ulan demezsen sana da yazık olsun…
Ali ALTINLI – 30.12.2020
Saat: 00:19