0
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
146
Okunma

eski bir mektubun yırtık kenarlarından sızıyor gün
gitgide adı konmamış
bir yorgunluğu büyütüyor içimde
uyku bana yabancı
geceler iliklerine kadar
düğümlü
zihnim savruluyor
boşluk nöbetlerinde
bakışlarım
kendini arayan bir uçurum
kestiler sesini rüzgârların
o delidolu zamanlar
tozlu bir avluda kaldı
koşmayı unuttu çocuklar
saatler sustu
bir kaçak ezgide
gizleniyor geçmiş
her dokunuşta
biraz daha solan
güller gibi
kurumuş bir dalım ben
dünyanın hırçın sularında
oradan oraya savrulan
belki de sabahı olmayan
bir geceyim
hayata
yarı karanlık
bir pencereden bakan
hiçbir yerdeyim artık
yılların omzuma astığı
yükle
umutla arama konmuş
mesafelerin sürgünündeyim
akşamüstleriyle
kırılgan sessizliklerin
kol kola gezdiği zamanlarda
kendi kendine şarkılar
söylüyor kalbim..
hulyaperest