1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
En çok da! Falcı Fatma Hanım üzülürdü… Gelmeyişlerine
Çünkü baktığı fallarda parmağını uzatıp fincanın için
Bak işte! Şuradaki kalbi görüyor musun?
Hemen yanında da onun baş harfleri çıkmış
Yüzü de sana dönük üç vakte kadar
“Ha geldi ha gelecek” derdi senin için.
Gelmezse ne olayım diye eklerdi.
Ama vakitler üçken, beş, on,
Ay, yıl olurdu gelmezdin
Ve ben daha kaç vakitlere gebeydi zaman bilmezdim.
.
Son zamanlarda Fatma Hanım da bakmaz oldu fallara
Kahve içmeyi bıraktım kalbime dokunuyor derdi
Bilirdim aslında kalbine dokunan kahve değildi
Ona dokunan şey senin gelemeyişlerine mahcup oluşuydu.
Ya papatyalara ne demeli!
Yalancı düzenbaz papatyalara!
Yapraklarını yolmaya sevmiyor dan başlasam bile
Son yaprak hep seviyor çıkıyordu
Seviyor dan başlasam yine son yaprak seviyor da bitiyordu.
Nasıl beceriyorlardı onu da bilmiyorum ya
Anlaşılan onlarda seninle iş birliği yapıyorlardı
Aramızda kalsın bende küstüm onlara… Yalancı düzenbaz papatyalar.
.
Hani geceleri kaçamak buluştuğumuz bir yerimiz vardı
Dere kenarında ağaçların yay gibi gizlediği çimenlik
Ayın şavkı dereye vurunca ne hoş bir manzarası olurdu.
Ha bir de! Bir yıldızımız vardı
Çimenlerin üstüne sırt üstü uzanır onu izlerdik
Bir sana bir bana, bir bana bir sana, göz kırpardı
Onun için adını şaşı yıldız koymuştuk
Bu durum ikimizin hoşuna gider ön tarafımızda,
akan derenin sesine karışırdı gülüşlerimiz.
.
Olmaz ya ama hani bir gün binde bir ihtimal olsa bile
Küsüp birbirimizden ayrı düşersek eğer
Bu gizli yerimize gelip derdimizi şaşı yıldıza anlatalım derdik,
O şaşı yıldız göz kırpmalarıyla şaklabanlık yapar bizi barıştırırdı nasıl olsa.
.
Ne yazık ki şimdi o binde birlik ihtimal deyiz
Ne Fatma hanımın falları çıktı
Ne de düzenbaz papatyaların
Defalarca o yerimize gittim
Ama sen gibi şaşı yıldızda ortadan kaybolmuştu
Ben şimdi bu anlattıklarımı son bir umut olarak
Gülüşlerimizi harmanladığımız dereye anlatıyorum
Umarım duyarsın ben seni hala burada bekliyorum.
5.0
100% (1)