1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma
kim üfler şimdi içimde yanan ateşi
kim toplar geceden sarkan o susuşu
ağzımda dolanan cam kırıklarıyla
hangi mevsime sığırım ben şimdi
biliyorum
kaderin kör duvarında bir delik var
oradan izliyorlar bizi
terimizin altındaki sırları
en çok da birbirimize dokunurken
üşüyen yalnızlığımızı
bedenimde sürekli kanayan bir yara var tanrım
alamadığım bir viraj
dönemediğim kavşaklar
neresinden baksam karanlığıma çıkar yol
öyle kuytuda büyüyen bir harita gibi değil
öylesine çatlak
öylesine sarsıcı
öylesine kirli bir kudret
yasaklı nefeslerde çoğaldık ey tanrım
karanlık odalarda unutuldu tenimiz
yüzüldü derimiz eğreti döşeklerde
gölgesiz kaldı sesimiz ey tanrım
şimdi sabaha yürüyen tek cümlem
kollarımda çırpınan bir kuzgun daha var
şiirleri zincire vuranlar var ey tanrım
dünya artık bize sunduğun gibi değil
ruhumuzu bozan ağır bir kasvet var
ucuz odalarda çürüyen aynalar
başka yüzler takıyor herkese
hepsi başı boş bir sahnede oynuyorlar
tuzlu sular içiyoruz artık eytanrım
ağzımızda hr an acı, buruk bir tat
yanaklarımızı yakan bir tuzak gibi
doldurup doldurup boşaltıyorlar
ve ben daha keskin bir ışık çizmek isterken gökyüzüne
içi sinsi bir açlığa düşüyor her sokak
al beni tanrım, baştan yarat
beni bu kaypak
beni bu ıslak sokaklardan
zincirinden kurtulmuş, başı boş
ve kendine has şeytanlardan
kurtar ey tanrım
beni başka bir dünyada
yeniden yarat!
5.0
100% (4)