1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma
HARAP TUVALLER KUSURSUZ HÜZÜNLER
I.
Bilen bilir..
Akıl baliğ olduğumdan beri mübalağasız
Her dem gam çekerim
Unutulmuş şiirlerin
Yaralarımı sağaltmasını umarken.
Sararan sayfalara hece hece şiirler ekerim
Dipsiz ummanlarda anaforlar gibi
Sarar dört bir yanı ızdırap duvarları
Ne yıkıp geçerim
Ne gecenin koynunda çekip giderim
II.
Bilmezsin ...
Uzatıpta vermeye kıyamadığın kalbindedir
Virane kabrim...
Er kişi niyetine
Saf saf dizilirken şiirlerim
Vefanın çıkmaz sokaklarında tükenir sabrım
Sıkışıp kalmıştır ruhum kalbinin çeperlerinde
Bedenim beyhude dünya(n)da dolaşıp durur
Ne ölüp kurtulur
Ne de huzur bulur
III.
Bilirim...
Rüzgar olsan esip geçerdin beni benden alıp
Fırtına gibi göçürdün benliğimi buralardan
Saymadım takvim yapraklarını
Belki bir belki bin yıl geçti
Şerha şerha kanarsın hala içimdeki yaralardan
Her geçen akşam hicran ile dolarken
Gözlerimden yaş yerine kan damlar
Kapanır cümle kapılar
Sessiz sedasız kırılır umutla beklediğim camlar
lV.
Duyarsın...
Çiğ düştü saçlarıma çığ düştü gönlüme
Tutacak dalım yok...Kime yaslanmalıyım
Saçakların duldasında uykularım huzursuz
İsteğim...Bir gün batımı grubun altında
Sağanak sağanak ıslanmalıyım
Derinden bir çığlık dağlara çarpar
Tereddüt kokan yol ayrımlarında
Yağmur misli gözyaşlarım akar
Titreyen gölgemin kıvrımlarında
V.
Görmezsin...
Düşlerim kayıp çöllerde yitik ve susuz
Bütün hayaller onsuzdur
Hüzünler kusursuz, yokuşlar biteviye...
Ümitler sırra kadem basmış, binip eski bir gemiye
Rota sonsuzdur...
Bütün tuvaller harap
Rengi renge bırakmadın
Bir ömür heba oldu
Canı tende bırakmadın
Muhammed Mehmet GÜL
5.0
100% (2)