3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
211
Okunma

Hüzün Vadisi
Bir sessizlik düşüyor içime,
yavaşça, yağmurdan sonra toprağa karışan ışık gibi.
Ne bir kuş sesi var bu vadide,
ne de bir insan nefesi;
yalnızca kalbimin kendi yankısı duyuluyor
taşların ardında...
Bazen düşünüyorum;
belki de hüzün, Allah’ın
ruha derinlik kazandırmak için gönderdiği bir misafir.
Çünkü hiçbir mutluluk,
beni kendimle bu kadar yüzleştirmedi.
Ve hiçbir sevinç,
bu kadar dürüst olmadı içimdeki yaralar kadar...
Bütün haritaları yaktım bir gece,
kendi içime doğru yürüyebilmek için.
Yollar yoktu, yalnızca sezgiler vardı;
her adımda biraz eksildim,
ama biraz da “ben” oldum...
Yüreğimde sönmeyen bir kor var şimdi;
ne tam yanıyor, ne de sönüyor.
Sanki kaderle kalp arasında sıkışmış bir dua gibi,
bir var, bir yok…
Belki de bu yüzden en çok,
geceleri seviyorum —
çünkü karanlıkta hiçbir yalan parlamaz...
Ve bilirim;
bir gün bu vadiden çıkacağım.
Ama ardımda kalacak şey,
yalnızca ayak izlerim değil —
hüzünle yoğrulmuş bir bilgelik olacak...
Çünkü ben,
mutluluğun değil,
onu özlemenin insanıyım.
Ve özlem, bazen yaşamın en hakiki biçimidir...
Erol Kekeç/06.11.2025/Sancaktepe/İST
5.0
100% (3)