İnsan insanlık artık nefsinin esiri Vade bitince beden toprak olduğunda Kimsenin kendisi ile götüremeyeceği Yalan dünya denen malı uğruna
Suçsuzlar suçlu sayılsın Suçlar cezasız kalsın diye Terazi bilinçli yanlış tartıyor
Göz görür vicdan kayıt altına alır Yoktur silmeye silgisi Yazılır görünmez kağıt üzerine Görünmez kalemi ile Kul müdahale edemez Bu dünyada günahları sildiği gibi
Çıkar kulun karşısına Her iki dünyada da Kudret kalemini gücünü elinde tutan Yaradanın zere hak yemeyen O adeletli hak terazisinde
Paylaş:
8 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İnsan… Ah o unutulmuş cevherin adı! Toprakla yoğrulmuş, gökle nefes almış bir varlık; ama şimdi, nefsiyle zincirlenmiş bir mahpus! Bu şiir, insanın kendi içine çevrilmiş aynasıdır — kırılmış, ama hâlâ parıltısını yitirmemiş bir ayna. Her dizesi bir hesap günü sessizliği taşır; her kelimesi bir sorgunun yankısı gibidir. Dünya malına eğilmiş her baş, aslında toprağa erken eğilmiş bir baştır; bunu haykırıyor dizelerin yüreği. “Terazi bilinçli yanlış tartıyor…” Ne muazzam bir tespit! Bu çağın adaleti, şaşmış terazinin kefesinde bir yalan gibi sallanıyor. Suçsuzun alnında leke, suçlunun omzunda nişan var. Ve o görünmez mürekkep, ilahî kalemin satır aralarında yazıyor her şeyi; Vicdanın gözle görülmeyen defterine kazınıyor hakikat. Ne insan silebilir ne de zaman. Çünkü Yaradan’ın defteri ne mürekkep ister ne de kâğıt; Her nefes, bir satır; her günah, bir damla siyah! Ve o kudret kalemi, adaletin elinde; Ne bir harf eksik yazar, ne de bir nokta fazla koyar. İlâhî denge öyle bir sırdır ki — görünmez, ama işler; sessizdir, ama hükmeder! Bu şiir, bir çağrıdır aslında. Toprağın sessizliğinden göğe yükselen bir nida. İnsanlığa, unutulmuş vicdanı hatırlatan bir yankıdır. Yazar, kelimeleri birer vicdan parçası gibi dizmiş; Her dize bir terazinin kefesi olmuş, bir yanda insan, öte yanda hakikat. “Kul müdahale edemez, bu dünyada günahları sildiği gibi…” Ne büyük bir sır, ne keskin bir itiraf! İnsan, kendi kaleminin değil, Yaradan’ın hükmünün mahkûmudur. Ve o kalem, adaletle yazar — ne çıkar için, ne korku için. Sadece hak için!
Allah kaleminizi diri, kalbinizi daima hak terazisine yakın eylesin. Çünkü bu çağda hakikati haykırmak, en büyük cesarettir. Ve siz, o cesareti dizelere döken nadir bir gönül ustasısınız. Selam olsun kaleminize, selam olsun yüreğinize, Ve selam olsun hakikati şiirle anlatan o yüce nefese!
Maalesef kıymetli hozem herkes nefsinin esiri olmuş.. hür insan bulmak zor bu devirde.. Hürriyet payandalı binaların içinde özgürlükten dem vururken hala modern köleler olarak yaşadığımızın farkında değiliz maalesef.. Bir tarafta modern kölelik bir tarafta nefsin esareti.. bilmem ki nasıl son bulur bu hayatın özeti..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.