ersinbaşeğmez
218 şiiri kayıtlı

yıldızlar dizer bulutlara güneş...

ersinbaşeğmez Kimlik Onaylı
20 beğenme · 9 yorum · 482 okunma

yıldızlar dizer bulutlara güneş...


sessiz bir gemi
kıçında ben
pruvasında sen
sırt sırta oturuyoruz
ayaklarımız sularda
yıkadıkça vicdanımızı
köpükler
mavi bir ışıltı
öpüşü
göğün esmer yüzünde

bir sigara ver
diyorsun
teninin gezindiği dudaklarıma
iki sigara yerleştiriyorum
yakıp birini uzatıyorum
rüzgâr saçlarını savurmuş
bulutların alnına
bakışların
delikler açıyor
güneş tanrısının göğüslerinde
korkuyorum
kaptana bakıyorum
yer tanrısı kurulmuş köşküne

derin bir duman çekiyorsun
buğulu bir öykü yerleşir
fırtına bakışlarına
kıyamıyorum
bir karanfil bırakıyorum
mezar taşına

huzursuzca
aynı zamanda
bilinçsizce oynatıyorsun
baş parmağını
ayaklarını sallıyorsun
farkında olmadan
asılı kaldığı
çocukluğundan
çıkıp gelen bir an’a

cama bakıyorsun
cama sarkıntı perdeye
güneşin göğüslerine
uzatıyor
dolgun dudak uçlarını

ne yapacaksın
diyorsun
tarihte kaç kişi yazmıştır
hikâyemizi
kaç yazar
şair
tarihçi
gözlerim parçalanıyor
bakışlarının saldırısında
hiç olmazsa
bir yıldız
ver diyor
bir an ne söyleyeceğimi şaşırıyorum
avucumda sakladığım
kemiği uzatıyorum
egoma
aşkımızı
diyorum sonunda

kandığını anlıyorum
kanmak istediğini de
ciğerine çektiğin dumanı
bırakıyorsun
namus tanrısının
bacak arasına

sen diyorsun
sevdamı mı öğrenmek istiyorsun
yoksa
bende yansıyan kendini mi
ya da
sende olgunlaşan beni mi

aptal keşişler gibi
kalakalıyorum
geçmişimde karıncalanmalar
algım takılıyor uçurtmalara
kuyruğunu sallıyor
sağdan sola
ne demek istiyor
yüzünde arıyorum anlamı
bilmiyorum diyorum
sonunda
ellerimi çırparak
birbirine
açıyorum
bir kelebek konuyor
dizlerine

işte tüm hatan
burada yatıyor
diyorsun
işaret parmağın
kesiyor halatları
dudaklarının kenarında
rakı kokusu
felsefeyi tersten
düşle
diyorsun
güneş
topluyor
son busesini
sulardan
martı kanadında
çocuklar
uçuyor
avuçlarında
oyuncak bebeğin
bayram sabahı
uyandığında bulmuştun
baş ucunda

susuyorsun
ay gülümsüyor
saçlarında
rakıdan bir yudum
çekiyorsun
uzanıp öpüyorum
dayanamıyorum
dudaklarına
ıpıslak

bir an titriyor
havada hüzün
ekmeğini banıyorsun
pilakiye

sen
diyorsun
çok masumsun
bakışlarında
toplanmış
insanlar
arınıyor

sen de arın
diyebiliyorum
içimden
sadece

anlatsam
anlar mısın
üzerimden geçen
hayatı
hayatları

çatalımla
peynir alıyorum
beyaz
bıyıklarımda gece
ürpertisi
öfke vurdukça
gözlerime
kavunu dişliyorum
düşlerimde
izi dişlerinin

aklım oyun oynuyordu
fırıncının kızı
en meşhur kitap
zamanımızda
şeytanları
gece gördüğümüz
tren vagonlarında
suratlar
kan çanağı bakışlar
kapatılıyordu
mandal
tutturularak
kirpikler

babam
boynunu
en son
altı yaşında
öpmüşüm
sonrası
babam kayıp kayık
bulutların boşandığı
gökten
bir akşam üstü
çekip gitmiş
çekilip
yitmiş
kim bilir
ölüm dolu
sokaklarda
yağmurlar temizlemiştir
adını
adsızlığımdan

ama
baba işte
insan arıyor
kokusunu
kaba ellerini
kol kanat olmasını
seni
sıcacık saran kollarını
baba işte
binlerce liman kuran
bakışlarını
yüzünü
nasıl aramazsın
bıyıklarını
seslenişini
sesini
hatta
düşlerimde anılar
bazen getirir
battaniyeye sinen
terini

bir damla yaş
tünüyor
gözlerinde
bak diyorum
yıldız kaydı
haklısın diyor
yıldızlarım kaydı
utanıyorum
hatta eziliyorum
söylediği sözün
anlamında
görünce geçmişi
tanrının kucağında

çantasını açıp
rujunu alıyor
kıpkırmızı
sol elinde
minik bir ayna
dudaklarına sürüyor
yedire yedire
ayakkabısını çıkarıyor
serçe yavrusu gibi
korumasız parmakları
siyah çorabından
beliriyor
uzatsam
elimi
tutabilirdim
yüreğini
ona
en yakın andım
yıllar sonra
anladığım

cinayet işlenmişti
otobüs garajında
adam
seken sağ bacağını
attıkça basamağa
otobüse seriliyordu
kör bir ceset
kadın akıyordu
avuçlarında
koltuk aralarında
küçücük ruh
gazoz servis ediyordu
yolcular arasına
sıkıştırdığım
ben’e
senin gözlerinde
şehrin sokakları
sallandıkça
bulutların saçaklarına
takılı kalıyordu
hayallerim

nerde kalmıştım
ne saçma soru
dedim
iki otuz beşlik içtik
nerden hatırlayayım
şeytanı
sıkıştırdığım anı

arkadaşım vardı
lalelide
yanına vardım
geçmişimi yakmıştım
ne benzin yetti
ne de mazot
tanrıdan yardım istedim
kırmadı
üfledi
minarelerin ucunda
sarılı muska

…

istiyorsun
sana geleyim
şizofreni zamanlarına
acı bir gülümseme
peydahlanıyor
yüzünde

düşünüyorum
da
güzeldi
senli zamanlar
elleri sendeliyor
uzanırken bardağa
çarpıyor
kırılıyor
hayırdır inşallah
diyorum
bakışlarından çıkarıp
önüme bırakıyor
verdiğim yıldızları

...

sessiz bir gemi
kıçında sen
pruvasında ben
sırt sırta oturuyoruz
ayaklarımız sularda
yıkadıkça vicdanımızı
kanatıyoruz

ufukta
gittikçe büyüyen ada
suları yara yara
koşuyor

ersin başeğmez
15 mart 2014 10:11 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
yıldızlar dizer bulutlara güneş... şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

yıldızlar dizer bulutlara güneş... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
14 Temmuz 2020 Salı 17:44:15
Uzadı gitti
Okudum bitti.
Harika dizelerdi.
Kutluyorum değerli şair...
Saygılar...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
14 Temmuz 2020 Salı 23:29:17
Çok teşekkür ederim

Şiire ve sayfama renk kattınız

Saygılarımla gönlü sevgi dolu şairim
3 Temmuz 2020 Cuma 20:39:20
Sessiz gemi
dönüşsüz bir yolculuğu çağrıştırsa da
yolculuğun tadını doya doya hissettiriyor şiir..

Nefis dakikalardı okurken geçen..
Teşekkürler
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 21:07:33
çok teşekkür ederim

yorumunuz da en az şiirleriniz kadar naif...

yine şiire dokunan yine şiire merhaba diyendi yorumunuz

saygılarımla
3 Temmuz 2020 Cuma 19:44:34
“ sessiz bir gemi
kıçında ben
pruvasında sen
sırt sırta oturuyoruz...”

Girişini okuyunca bir kahkaha tufanı yaşadım yanındakiler baktı inanın... hemşire dedi anestezi etkisi, doktor dedi ağrın olmalı, anestezist dedi bazen böyle olur acıya ters tepki, kuzenim dedi zaten terstir kendisi ; yok dedim ya abartmayın bizim Ersin bey etkisi.. 🤣🤣🤣

Siz çok yaşayın emi!!! O gülme krizi sonrası ben ciddi bakamadım, okuyamadım devamını... anestezi etkisi geçsin 🤪 , uğrarım tekrar kalem dostu ...

Selamlar
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
YediYıldız
3 Temmuz 2020 Cuma 20:04:41
Çok teşekkürler...🙏
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 19:54:17
saydım tam beş kişiymişsiniz. ne güzel size kahkaha attırdıysa şiir...

bilseydim not düşerdim “şiir’i tek başınıza okuyun. yoksa, kahkahalar yanlış anlamlara yol açar”...

İnanın, sizi düşününce ben de güldüm. hem bu şiiri ben de okusaydım, sanırım başına ben de gülerdim.

saygılar

musmutlu acil şifalar
, etkili yorum yaptı.
3 Temmuz 2020 Cuma 19:34:40
Şiir sadece o güzel tınısıyla yetinmiyor ...önce buyur ediyor, akışıyla içine çekiyor sonra ise binbir türlü his geçişi içinde şaşkına çeviriyor...filmlerde çok uzun süren o kovalamacanın gerçeğe dönünce kısacık bir an sürdüğünü anladığımız zaman ki gibi hareketsiz de bırakıyor...
Olabildiğince yavaş akan bir görüntünün içinde öyle hızlı bir şekilde gözünün önüne acabalara, evet öylelere, belkilere, keşkelere gidip geliyor ki insan hem bir tutam soluksuz kalıyor hem de rahatlıyor...çünkü artık resimdeki her ayrıntıyı bildiğini hissediyor...

En sonunda da zamanı gelmiş bir mola veriyor ve normal nefesine geri döndürüyor şiir okumayanını.

Sanırım bu yüzden uzun olsa da soluk alabilip olabildiğince rahatlıkla okuyorum ya hep...

Kaleminiz güzel ve hakkıyla.
Tebrikler
Bu yoruma 5 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 21:04:48
🙏🙏🙏

Tekrar çok teşekkür ederim

saygılar
black_sky
3 Temmuz 2020 Cuma 20:44:55
Siyahın mavisiydi bendeki...eklemeden olmaz dedim..
black_sky
3 Temmuz 2020 Cuma 20:25:59
Aslında siz de yakaladınız o cümle genel tanım içindi lakin şiirin özeline dönünce o sekilde kaldı. Genel olarak okuduğum her şiirinizde aynı durumda kalıyorum..
Elimden geldiğince hissettiğim şiirlere bir şeyler yazmaya çalışıyorum..Benim için yorum daha özel.. begendigim kalemlerin begendigim şiirlerine ben geldim der gibi selam olsun diye beğeni atıyorum, yorum ise bir tik ötesindeki duyguya geçince oluyor...bazen de şiir öyle alıyor ki içine hiçbir sey diyemiyorum...hatta korkuyorum şiire gölge etmeye...
Asıl ben teşekkür ederim ki yorumlariniz hep ayrıntılı ve hakkıyla..aynı güzellikle karşılık verebildiysem ne mutlu bana...
Zaten takipteyim dilim döndükçe yorumlarla buralarda olurum. Kabul olunursa.
Sağlıcakla kalin
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 20:15:43
mavi eklemeyi unutmuşum.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 20:14:09
“Olabildiğince yavaş akan bir görüntünün içinde öyle hızlı bir şekilde gözünün önüne acabalara, evet öylelere, belkilere, keşkelere gidip geliyor ki insan hem bir tutam soluksuz kalıyor hem de rahatlıyor...çünkü artık resimdeki her ayrıntıyı bildiğini hissediyor...“

O kadar güzel anlatmışsınız Kİ hem özelde bu şiir hem de genelde çoğu şiirimin ana damarını...

Gerçekten çok teşekkür ederim. Keşke, dedim daha çok şiir/yazıma dokunsaydı...

saygılarımla
3 Temmuz 2020 Cuma 17:39:04
şiiri birde tersten okuyunca çok daha dramatik sahneler var
bir çocuğun babaya olan özleminin ağırlığını yüreğimin derinliğinde hissettim
her bir bölüm ayrı bir hikaye sanki
nice saygılarımla dost
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 20:07:54
Tekrar teşekkür ederim.

Senin gibi Erkan dostum’da baba kısmını iyi ki açmış. Yoksa ben fark etmeyecektim. İşin ilginci babam biliyorsunuz bir yazıda konuşmuştuk; ikisi yabancı beşi yerli yedinci evliliğinde. Maşallah keyfi, sağlığı son derece yerinde. Zaten dünya yansa köz’ü mangala ateş niyetine koyar.

Ve bu şiire nasıl girdi, bilmiyorum. anlattığım sanırım kendi babam DEĞİL. kurgu ya da şiiri yazarken çevreden etkilendim.

saygılarımla dostum.

, etkili yorum yaptı.
3 Temmuz 2020 Cuma 17:34:43
Ne çok tanrı ziyaret etmiş şiiri: yer tanrısı - güneş tanrısı - namus tanrı ve tanrının kendisi...

Bir de benim gördüğüm tanrı var şiire gelen; şiir tanrısı...
Diğer tanrılardan daha çok ve özene bezene dokunmuş olmalı ki bu çok okunası şiir doğmuş dost yüreğin kalemine...

Her ne kadar zamansız bir şiir görünse de şimdisi ve geçmişi var duyguların.

Ve baba var. Baba... Daha nasıl anlatılabilir ki ona olan özlem ve beklentiler...

"sessiz bir gemi
kıçında sen
pruvasında ben
sırt sırta oturuyoruz"

Hayat bir gemi ise ve sen başka yerde ben başka yerde olsak dahi hayallerimde hep yanımdasın sevgili diyen aşk ve sevgilinin şefkatine aç bir
kalbin sesi var dizelere sıkışmış bir halde...


Okuyucu sadece şiir okumuyor. Her dizedeki detayla tuvale farklı bir renkte fırça değdiriyor şair. Cesedin elinden akan kadından, koltukların arasında servis yapan küçücük ruha kadar her sahne canlanıyor okuyanın gözünde...

Hikaye ve mekandan mekana sıçramalarıyla şairin iç dünyasındaki git-gellerle bezenmiş, psikolojisini, pişmanlık, gerilim ve hayallerini yere basarak aktaran şiir ondan taşmış, yüreğimize dokunmuş...

Şairi tebrik edip gitmek az kalır ama ne demek lazım, dağarcığımı zorlasam da bulamıyorum açıkçası.... Sen yine de tebriğimi kabul et lütfen.

Sevgi ve muhabbetle dost...

Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Erkan Cem Arslan
3 Temmuz 2020 Cuma 20:28:40
Elimden geldiği dilimin döndüğünce şiirin hakkını vermeye çalıştım ki uzunluğu konusunda senin usta kalemini örnek almaya çalıştım desem yalan olmaz...

Ve bence senin yorum yapma kapasiten bile ilham perisine ihtiyacın olmadığının en gerçek kanıtıdır.

Kendine şans tanımıyor ve çok kasıyorsun belki de... Yoksa memlekette konu çok:)

Huzurlu akşamlar dilerim...

Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 20:00:55
Dostum;

bu ne uzun yorum. Oku oku bitmiyor.

çok güzeldi sözleriniz. İnanın, yazdıklarınızı okuduktan sonra tekrar şiire baktım onları aramak için. Zorda olsa buldum:)))

Tekrar çok teşekkür ederim

saygılarımla dostum. Sayende yakında ilham perisi geri dönecek ve ben de eski tarihli şiir asmayı bırakacağım.🙏
3 Temmuz 2020 Cuma 17:04:01
şiir uzun bir deniz yolculuğunda yazılmış
okyanus gibi bazen durgun bazen fırtınalar koparan alabora olmamak
için bir liman arayan
umarım tez bulur
nice saygılarımla dost...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 19:56:12
Teşekkür ederim dostum.

Bugün bir sizin sayfaya gitmekten bir kendim sayfama gelmekten yoruldum. Arada mesafede çok uzunmuş. Fakirlik araba da olmayınca yap babam otostop.

saygılarımla dostum
3 Temmuz 2020 Cuma 17:00:23
Bir Ķöroğlu olmalı insan, ihanetin bile tadını çıkaran. Hayat zaten böyleyken böyle.

Sevgilerimle...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 19:04:32
deniz ve güneş ve tatil

şiir okurundur. Nerden ve nasıl bakacağını bilir demiş Sokrates...

sevgiyle:))
, etkili yorum yaptı.
3 Temmuz 2020 Cuma 16:50:43
çok yoğun bir şiirdi bu uzun zamandır senden okuduğum...

kendi içine dönmüş, geçmişteki özlemlerini, günündeki acabalarına yüklemişsin sanki de olsun artık
ya da kabul etme aşamasına gelmişsin ama hiç yapmadığın , bilmediğin ve çoğu zaman istemediğin birşey olan,
kendini ve duygularını paylaşmayı ister gibi bir ruh halin var...
gibiden fazlası yavaş yavaş talebin var sanki...

ve ufak ufak açılma isteği var denizlere, hep bildiğin, izlediğin ama bir türlü cesaret edemediğin... sanki hep tutmuşsun bu zamana kadar nefesini de şimdi deli gibi içine çekmek ister gibi bir halin var...

güneş gülümsedikçe sana erimek için can atan buzdağların var...

çok fazla gel ama gitme var...



en çok da paylaşmak isteği var hem öfkeyi hem de tutkuyu...

ikisini bir arada bulmak ve yaşamak :)

çok zor be ne d/ersin .?

:)


şiir iki bölüm gibi...


"cinayet işlenmişti
otobüs garajında
adam
seken sağ bacağını
attıkça basamağa
otobüse seriliyordu
kör bir ceset
kadın akıyordu
avuçlarında
koltuk aralarında
küçücük ruh
gazoz servis ediyordu
yolcular arasına
sıkıştırdığım
ben’e
senin gözlerinde
şehrin sokakları
sallandıkça
bulutların saçaklarına
takılı kalıyordu
hayallerim"

burası senin gözünden içinde bulunduğumuz durum...

...



böyle bazen içinden çıkamadığın anlarda geçmişteki özlemlerde canını sıkar insanın
ve bir küfür sallayıp sadece o an"lar için yakarsın geçmişini... öfkeni soğutursun belki...
ya da o an için rahatlatan budur seni...




sanki
mantığın terkediyor
duyguların ele geçiriyor mabedini
ki
eyvah..!


ne çok şey var bu şiirde ya...
üstelik ilk kısımda aklımdan geçenlerin yarısını yazmadım kendime sakladım...


içimiz dışımız bir ve karmakarışık şimdi gibi gibi...



dostça...

not : (bu yorumu çok sevdiğimden tekrar ekledim-
şimdi çıkmam gerek yine geleceğim :) ...)

Denizce tarafından 7/3/2020 4:34:58 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
3 Temmuz 2020 Cuma 16:55:26
dostça:)))
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.