ersinbaşeğmez
218 şiiri kayıtlı

intihar çığlıkları...

ersinbaşeğmez Kimlik Onaylı
18 beğenme · 13 yorum · 558 okunma

intihar çığlıkları...


tanrılar tribünleri doldurmuştu
fruko gazoz satan çocuğun
diğer elinde çekirdek sepeti
bağıra bağıra dolaşıyordu
boyası dökülmüş basamakları

sahada beyazlar içinde melekler
karşısında ise tek başına şeytan
gökyüzünün derinliklerinden gelen
düdük sesi ile başladı maç

gişe önünde uzun kuyruk
insanlar para tutan sağ ellerini havada sallıyor
sol ellerinde ya eşleri ya sevgilileri
ya da çocukları çevreye gülücükler dağıtıyordu

ilk yarının sonlarına doğru
iki meleği ekarte eden şeytan
sağ taraftan savurduğu top
yosun gözlü melek’in şaşkın bakışları
arasında direğe vurup gol oluyordu

açık tribünü dolduran tanrılar
golle beraber ayağa fırladılar sevinç içerisinde
gökten indirdikleri bulutları hemen konfeti haline getirip
ne de olsa serde tanrı olmak var
hep beraber sahaya attılar
kapalı tribündeki tanrıların kıskanç bakışları
gökten yağmur bulutları çağırdı

gişeden ayrılan insanlar
heyecanla koşuyorlardı kendilerini ayrılan kale arkasına
sadece sahaya inen yağmura anlamsızca bakarlarken
kadınların “ayyy” seslerine karışan kokuları
kavislenip gökyüzünün derinliğine uçuyordu

derken vakit geldiğinde göğün derinliklerinden
gelen düdük sesiyle beraber
ilk yarı bitiyor şeytanın tek golüyle
melekler üzgün gidiyordu soyunma odasının ıssızlığına
bahisleri yatan erkeklerin yırtık kuponları
omuzlarına düşüyordu yeni bahisler yapmaya gidenlerin

çekirdekçi çocuk cin gibi gözleriyle
alıcılarına koşmakta cebinde bozuk para sesiyle
oturan kadınların etekleri rüzgâr gördükçe
bazı erkeklerin bakışları yukarı doğru yol alıyordu
arkasında savrulan hayalleri
ki kadınlar da ayrı bir haz alıyordu rüzgâra çaktırmadan yol vermekten

stadın bulunduğu semtin derinliklerinde
bulutları usulca kurcalayan bir otel
süitinde Allahtan başka ne ararsan vardı
bir de iki kadın ve bir erkek
felsefenin toplumsal kaldıraçlar
üzerinde etkisinin önümüzdeki
on yıl içinde doğacak çocukların ruhsal sağlığının
katmerleri arasında oluşacak
cinsel ve tinsel ile ruhsal koordinasyonun düzenlenmesi
hususunda oluşacak olumlu ve olumsuz etkenler üzerinde
tez ve anti tez çalışması yapıyorlardı

kadınlardan sarışın olanı “sıkıldım” dedi
yorgun yüzünde gitmeyen mavi gözlerinin ışıltısı
odaya gizemli ve elektrikli bir hava bırakırken
diğer kadın siyah uzun saçlarını elleriyle
omzundan arkaya savurup bakışlarının derinliğini
odadaki tek erkeğin önüne serdi dişi bir kuş ürpertisiyle

erkek anlamadığı sözcüklerin ağırlığını kırmak için
televizyon kumandasını alıp rast gele bir düğmeye bastı
şeytan sahaya çıkmış meleklerin gelmesini beklerken
güneş az önce yağmurdan ıslanan son çimleri de kuruluyordu

gökyüzünün derinliklerinden gelen düdük sesiyle
beraber maçın ikinci yarısı başladı
açık tribündeki tanrılar önde olmanın verdiği huzurla
sırtlarını geriye doğru attılar
kadınlardan birisi dayanamayıp adamın kucağına oturdu
elinden kumandasını alıp gözlüğünü iki eliyle çıkartırken
göğüslerini dikleştirip adamın yüzüne doğru yaklaştırdı

melekler saldırıyor şeytan kalesini can siper hane koruyordu
kapalı tribündeki tanrılar avuçlarını çırptıkça
gökyüzünden halatlarla dört cin inip maça katıldı
aldıkları taze kuvvetle baskısını artıran melekler
sağdan yaptıkları atakla beraberlik golünü buldular

bulutları kurcalayan otelin iki sokak ötesi
kalabalık bir insan topluluğu ellerinde pankartlar
“emperyalizme son kahrolsun hükümet
ezdirmeyeceğiz hakça bölüşüm“
sloganlarıyla yürüyüş yapıyorlardı başka bir kanalın verdiği haberlerde
karşılarında polis etten duvar örmüş beklemekte
hükümet binasına kimseyi yaklaştırmayacaklardı
içişleri bakanı bu şekilde kesin talimat vermiş

beraberlik golüne sevinen kapalı tribündeki tanrılar
galibiyet için cinlerden sonra sahaya birkaç tane de ruh bıraktı
tanrı olmak böyle bir şeydi işte melekler atak üzerine atak yapıyor
göğün derinliklerinden gelen bir ses maçı iki dakika uzattığını söyledi
adam “artık yeter yoruldum” diye bağırdı
ve kızgınlıkla üzerindeki kadını yana atıp
ayağa kalktı karnında ruj izini
sağ eliyle silerken gözbebeklerinden düşen beyaza küfretti

mermiler uçuyordu havada tazyikli sular
renk renk flama sopaları havaya kalktıkça
coplar iniyordu yere insanların başlarına kollarına
gövdelerine kalçalarına yüzlerine vuruyordu yumruklar
bayraklardan fırlayan alevler insanların yüzlerini yalıyordu
düşenler bağıranlar haykıranlar öfkeler küfürler yumruklar
sadistliğini tatmin edenler kazandıkça kaybediyorlardı

son dakika kale arkasında insanlardan bazıları
ellerindeki kuponlar havada maçın bitmesini beklemekte
kadınların gözleri tanrılardaydı tanrıça oluruz umuduyla
kapalı tribündeki tanrılar çıldıracak gibiydi
cinler ruhlar melekler hiç biri işe yaramıyor
şeytan beraberliği kurtaracak gibiydi
maç bitti bitecek

açık tribünde tanrılar şarkı söylüyordu marşlar
hatta birisi çaktırmadan erternasyoneli okuyor
sonuçta kim duyacaktı onu
kim korkar hain kurttan diye düşünüyordu
birden stadı derin bir sessizlik kapladı
erternasyonelle kurtulur insanlık* sözü asılı kaldı havada
sağ açıkta cinin ortaladığı topu ruh kafayla melek’in önüne indirmiş
onun sert şutu şeytanın sol elinin parmak uçlarına dokunup
filelerle kucaklaşmıştı

açık tribündeki tanrılar derin bir sessizliğin ardından
“verin o komünist dölünü bize” diye bağırdılar
asalım bayrak direğine ki ders olsun herkese
kapalı tribünde homurtu başladı kim bu hain
kim bu komünist çıksın hemen ortaya nasıl aramıza karışmış
herkes birbirine şüpheyle bakarken erternasyonali söyleyen genç tanrı
sahaya doğru yürümeye başladı ürkek bir kedinin adımlarını anımsatırcasına

kuponu yatan ya da tutturan fark etmez
istinasız kale arkasındaki insanlar hep beraber
tanrılardan önce sahaya indiler koşarak
erternasyonali okuyan tanrıyı tuttukları gibi
bayrak direğinin oraya götürdüler kadınların
cılız sesleri çocuklarınkine karışıyor
gazozcu çocuk elinde kalan son üç gazozu satmaya uğraşıyordu

yarım saat olmuştu tanrının bayrak direğinde can verişi
insanlar slogan attıkça kadınlar alkışlıyor
orta sahada gençten bir adam üçlü çektiriyordu
şeytan açık tribüne melek ve cin ile ruhlar kapalı tribüne çıkmışlardı
göğün derinliklerinden bir güç üç grubun arasına
yeşil bir çit çekti
sirenler çalıyordu acı haykırışlarla
insanlar stadyumdan evlerine gidiyor tanrılar ise gökyüzüne yükseliyordu

bulutları kurcalayan otelin süit odası
kadınlardan biri soyunup duşa girdi
diğeri adamla sosyalizmin insanın cinsel tercihleri üzerindeki etkisinin
kalıcı olmaktan ziyade geçici olması üzerinde tanrıların mı daha çok belirleyiciliği vardır
yoksa şeytanlarla beraber olmaktan kaçınan meleklerin mi
konusunda ateşli bir tartışmaya tutuşmuşlardı duştan su sesi geldikçe...

* enternasyonal marşından alınmıştır

ersin başeğmez
14 şubat 2014 17:52 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
intihar çığlıkları... şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

intihar çığlıkları... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
30 Haziran 2020 Salı 10:58:57
Çok güzeldi çok acıklıydı,sevgi ve özlem vardı,akıcı ve anlamlıydı,kutluyorum Üstadım Dualarımla selamlarımla
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
30 Haziran 2020 Salı 12:06:45
Çok teşekkür ederim

Sözleriniz şiire ve sayfama renk verdi

Selam ve saygılarımla hocam
30 Haziran 2020 Salı 00:02:05
Içi boş yorum yapmadığınız gibi içi boş şiirleriniz hiç olmuyor. Bunu belirtme sebebim her yorumunuzu okuduktan sonra kendi adıma çıkarım yapmış olmam da ve her şiiriniz okuduktan sonra da ister istemez düşünceye dalmış olmaktan ötürüdür...
Şiiri okurken yüzümde istemsiz tebessümler oluştu. Ama bu tebessümler çok meleksi değil de daha şeytanımsı oldu;)) geçmişi, şimdiyi, sonrayı hatta yukarısını ve aşağısını toparlayıp hepsini uyumlu bir ritim içerisinde yansıtmak büyük bir başarı..öncelikle bu sebeple tebrik ederim. Tabii ki tüm bunları anlatırken uzun olmasına rağmen sürükleyici hale getirmek de başka bir başarı...bu sebeple de tebrik ederim...
Siirin sonunda ben yine şeytani kenardan sırıtırken görmüş gibi oldum;) sanki istediğiniz kadar uğraşın, uğraşlarınız bile içten içe benim için der gibiydi..
Yine başta dediğim gibi hiç içi boş yorum yazmadığınız için yorum yazarken biraz çekindim ama yazmadan da duramadım..affola..
Saygılar ve selamlar
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
black_sky
30 Haziran 2020 Salı 01:20:19
Nasilda haklisiniz ben yorumu okuduktan sonra eyvah eyvah dedim harcamışım cidden o cümleyi..Aslında başka şiirin içinde zaten kullanacaktım benzer bir cümleyi ama o şiirde tam olarak o girişle yapsaymışım çok daha etkili olacakmış...böyle yorumları seviyorum o yüzden düşündürüyor insanı ve hak vermeden geçemiyoruz tabii ki..mesaj alındı emin olun bir sonraki şiirde bitirebilirsem yakın bir cümleyle kullanılmış şeklini görmüş olacağız;))
Son birkaç şiirde zaten hikaye ve başlıklar için daha mutluluk verici yorumlar almıştım..dedim bir hikaye ve başlikçi dükkanı açayım;)) ama cidden hikaye boşa gitmiş ( egom konuştu)))
Sağlıcakla yeniden
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
30 Haziran 2020 Salı 01:02:17
Teşekkür ederim güzel ve şiirin içinde dolaşan yorumunuz İÇİN. Bu sayfada her yoruma yer vardır, o bakımdan içiniz rahat olsun ki karşılaştığımız dost kalemlerin sayfasına bıraktığınız yorumları okurum ve o yorumların da şimdiki gibi yazının/şiirin içini keşfettiğini gözlemlerim.

Şeytanı alt etmek kimin haddine ki diye de düşünürüm çoğu zaman. Ama bazen de terssen bakarım insanı alt etmek mi zor yoksa şeytanı mı? Gibi gibi...

Hem şiire, hem genel olarak şiirlerime ve yorumlarıma ait düşünceleriniz için de ayrıca çok teşekkür ederim ki inşallah hak ediyorumdur...

Saygılarımla en güzel ve değerli şiirlerin sizle olması dileğiyle ve tabii ki en Zengin imgenin de şiirin içinde parlaması temennisiyle:))
29 Haziran 2020 Pazartesi 23:33:19
SÜRÜKLEYİCİ ANLAM DOLU OLDUKÇA GÜZEL BİR PAYLAŞIMDI

yüreğine
sağlık

selam ve saygımla.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 23:36:10
Teşekkür ederim

Yorumunuz renk kattı şiire ve sayfama

Saygılarımla şair dostum
29 Haziran 2020 Pazartesi 22:21:08
Çok hoş ve akıcı bir öyküydü...
Kutluyorum Ersin Kardeş...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 22:27:19
Çok teşekkür ederim

Her daim sayfamın onur konuğusunuz

Saygılarımla
, etkili yorum yaptı.
29 Haziran 2020 Pazartesi 20:08:10
Soluksuz kaldım okurken..
Bir kez daha saygıyla..

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 20:36:40
teşekkür ederim

siz; bir de yazarken görseydiniz. ilham perisini kaçırmayayım diye nefes nefeseydim.

şiire ve sayfama renk kattınız...

saygılarımla
, etkili yorum yaptı.
29 Haziran 2020 Pazartesi 16:09:31
Sabah bir kez okudum şiirinizi ve bu saate kadar aklımda kalan yerlerini sindirmeye çalıştım. Bu kadar uzun şiir akılda kalır mı?.. Benim ‘fotoğraf çekme yöntemiyle hızlı ve kalıcı okumayı’ ( nasıl olduğunu açıklayamayacağım halde ) öğrenmemin hikayesi, 8. sınıfa dayanır. O zamandan beri de çok işime yarar!... ))

Şiir, ‘değer mi’ yaklaşımıyla her şeyi içine alarak sorgulamış. Ama çok şeyi ters köşe yaparak!.. O nedenle klasik algının dışına çıkarak okumakta yarar var.

Tribündekilerle sahadakilerin - karar verenlerle izleyenlerin yer değiştirmesi okuyana ilk ‘vuruş’… !

Şiirin devamında yer değiştiren ögelerle ‘insanlığın’ her yaşının ve sosyal dokusunun olması gereken yerde olup olmadığına dair sorgulamalar, ‘köy yanar, kahpe taranır’ tarzındaki sosyal çelişkiler, can pazarı içinde bile yaşanan ‘ekmek parası kazanma’ çabalar…

Velhasıl!
Kimse kimsenin farkında değil!..
Herkesin kendisi ve sorunu diğerlerinden çok önemli!.. :(((

İnanca ve siyasete boyanarak insanlığa hizmet gibi satılan ‘İNSAN EGO’su bundan daha güzel anlatılamazdı.

Arada gereksiz anlatım olduğunu ya da çok uzun olduğunu düşünen arkadaşlarımızın şiiri, bir maç izliyormuş gibi okumalarını ama bu arada tribünlere ve sahaya ‘ZUM’ yapmalarını ÖNEMLE öneririm.

ÇOK ÖZEL bir şiir.

Şimdiye kadar üzerine bu kadar düşünüp de yorum yazdığım şiir sayısı çok fazla değildir.
Düşündüren ve sorulama yapmamamızı sağlayan, şahsınıza münhasır şiiri dilinizi ve güçlü kaleminizi içtenlikle kutlarım Ersin Bey.

Saygılarımla…
Bu yoruma 3 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 18:46:01
🙏🙏🙏🙏
Serap IRKÖRÜCÜ
29 Haziran 2020 Pazartesi 18:40:03

".... Ve aynayı alıp kendime, sonra kaleme ve en sonda şiire teşekkür ettim yazana DEĞİL yazdırana bak diyerek... ben.. ben.. ben...:))))))))🙃🙃..."

İşte benim de vurgulamak istediğim bu egoydu!.. :))))

Tırnak içindeki alıntıyı bir ara yazmayı düşünüyorum... Açıklayabilirsem tabii!... :(

Tekrar ve içtenlikle kutlarım.
Saygılarımla...
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 18:18:12
Serap Hocam;

Yorumunuz, sözleriniz o kadar güçlü ki şiir bile o kadar gücüne rağmen hafif ürperdi. Sizin bir çok yorumunuzu okudum değişik sayfalarda ve gerçekten bu kadarına pek rastlamadım... Ve aynayı alıp kendime, sonra kaleme ve en sonda şiire teşekkür ettim yazana DEĞİL yazdırana bak diyerek... ben.. ben.. ben...:))))))))🙃🙃

Serap Hocam gerçekten çok teşekkür ederim. Üç dört defa yorumunuzu okudum... Sonra tekrar çok teşekkür ederim, dedim... O kadar güzel ve gurur verici ki sözün bittiği yerde kalakaldım...

“ Bu kadar uzun şiir akılda kalır mı?.. Benim ‘fotoğraf çekme yöntemiyle hızlı ve kalıcı okumayı’ ( nasıl olduğunu açıklayamayacağım halde ) öğrenmemin hikayesi, 8. sınıfa dayanır. O zamandan beri de çok işime yarar!... ))“

Bu konuyu da çok merak ederek tekrar çok teşekkür ederim.

Saygılarımla Serap Hocam🙏🙏🐬🐬



Düzenleme:29.6.2020 18:07:32
29 Haziran 2020 Pazartesi 15:09:38
vurgunun dalları her yerden budanmış yönler derince irdelenirken şiirde dost...bravo kutlar esenlikler dilerim...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 18:09:34
Çok teşekkür ederim

yorumunuz sohbet eder gibi dostça ve şiirin içinde...

Selam ve saygılarımla ozanım

, etkili yorum yaptı.
29 Haziran 2020 Pazartesi 14:37:45
Soru: o kısacık marştan nasıl böyle bir destan çıkar?

bana göre görsel bir şölendi bu okuduğum. O kadar çok yere gidip geldim ki kayboldum.. Okurken bir çok şey düşündüm, hissettim ve çoğu gözümde canlandı...

İlk girişte hani Silvester Stollone, Micheal Caine... Gibi oyuncu ve sporcuların yer aldığı Zafare Kaçış filmi vardır. Esir askerlerin futbol maçı esnasında kaçışlarına seyirciler tarafından yardım edilmesi hikayesi... O geldi aklıma...

Sonra fantastik bir bilim kurgu filminin senaryosunu mu okuyorum. Ya da şair böyle bir film için spoiler mi veriyor? Dedim. Hatta bir kaç defa izlediğim "Jupiter Yükseliyor filmi gibi bir şeyden mi etkilendi bu şiiri kaleme alırken?" diye geçti aklımdan

Kamera seri bir şekilde geziyor, sahne ve platolar sık sık değişiyor. Çok kalabalık bir figüran kadrosu var. Ve kim başrol belli değil bana göre...
herkes Oscar almaya çalışan oyuncular gibi rolünün hakkını vermeye çalışıyor.

Çocuk satıcıların olduğu sahnelerde siyah beyaz çekilen Shindler'in Listesindeki o kırmızı paltolu kızın bedeni geçti gözümün önünden sonra...

Ve en çok da; orta bir ve ikinci sınıf yaz tatillerinde akşamları külahta çekirdek sattığım o günler canlanıyor. Tanrıların ve şeytanın yerini başkaları alıyor. Müzikli çay bahçesinde şarkı dinleyen aileler ve bana bakıp şaşıran çocukları, sahnede bağır çağır şarkı söyleyen bir gölge ve göbek atan kadınlar, kızlar ve erkekler... O çaybahçesinden diğerine sürüklenen bir çocuk... Sıcak çekirdek diye bağırmıyordum bile... Çünkü hem dikkat çekmek istemiyor, hem de bağırsam da sesimin duyulmayacağı kadar gürültülü ortamlar... Canlandı...(Böyle acıklı anlatınca yanlış anlaşılmasın diye açıklama ekleyeyim: Bir çocuk gözünden böyle görünse de çekirdek satmam maddi imkansızlıktan değil, babamın beni hayata hazırlama projesidir. Ki bir çok konuda kızmış olsam da bu konuda kendisine minnettarımdır)

Ve hayatın ta kendisini görüm şiirde. Ezenler ve ezilenler...

Ütopik bir şiirdi yani...

Aslında daha çok yazardım belki ama şu anda mesaideyim. Molada denk geldim. Okuyayım akşama yorum yazarım dedim ama dayanamadım.

Ne iyi oldu da denk geldim size üstad. Bu platformda çok aradığım ve şiir tadına varabildiğim bir kaç kalemden birisisiniz...

Saygı ve muhabbetle...

Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 18:38:38
Jüpiter Yükseliyor filmini seyretmedim. Diğer ikisini seyrettim...

Yazın satışlarınızı düşündüm. Ben de altı yedi yaşından itibaren çalıştım. Yağlı börek sattım, babamın kasabında yollarca çalıştım, pastahanede, dondurmacıda (eniştemin) çalıştım.

Yine de iyi ki çalışmışım diyorum.

Şiir için söyledikleriniz şiiri ve beni çok mutlu etti. Çok çok teşekkür ederim.🙏🙏🐬🐬

Sorunuzun cevabına ne diyebilirim.... Kalem yazacam, dedi; ben de kurulayıp siteye astım...

Saygılarımla dostum
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 14:44:53
Teşekkür ederim

Uzun yorumunuza uzun cevap için müsade...

Saygılar
29 Haziran 2020 Pazartesi 12:54:00
Maşallah ÜSTAD
SIRMA GİBİ
Boncuk gibi sıralamış duyguları
Güzel Eserin yazarı Şairimizi,
Canı Gönülden kutlar Tebrik ederim
İlhamınız bol yüreğiniz kaleminiz var olsun.
Selâm ve Duâ ile Sevgiyle kalın.Üstadım.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 13:15:02
Teşekkür ederim ozanım

Sayfama ve şiirlere yaptığınız yorum ve ziyaretler için tekrar teşekkür ederim

Saygılarımla ozanım
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:48:20
Tebrik ederim kıymetli Ersin üstadim kaleminiz yüreğiniz susmasın 👏 👏 güzel dolu dolu bir eser daha okuduk kaleminizden
Bu yoruma 3 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:58:48
🙏🙏🙏🙏
robinson7575
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:52:36
Saygı değer üstadim ben önüme gelen her sayfaya yorum yazmıyorum kendime yakın his ettiğim şairleri ziyaret etmek beni mutlu ediyor
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:49:56
Teşekkür ederim üstadım

Her şiirime gelmeniz şiirleri, sayfayı ve beni mutlu ediyor...

Saygılarımla
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:38:11
Haddim olmayarak bu anlamlı şiir'e kendimce bir başlık verdim/ "Tanrılar Çıldırmış Olmalı"/
***
Anlatımdaki heyecanı yaşatan dizeler tebrik ederim...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:45:17
Sayfada “haddim olmayarak” sözü hariç her türlü söz serbesttir.

Nazik, içten ve samimi yorumunuza/sözlerinize çok teşekkür ederim...

Tahminim devir değişti. Eskiden tanrı insanları çıldırtırken şimdi insanlar tanrıları/tanrıyı çıldırtıyor. belki de olması gereken bu...

Saygılarımla
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:07:59
Bu şiirde herkese ekmek var
nereden ısıracağına bağlı
tebrikler dost
çok enternasyonal olmuş gerçekten
nice saygılarımla
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
muslumbayram
29 Haziran 2020 Pazartesi 12:56:05
gülü ısıran dikeni hesaba katsın artık;)))))))))))
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:48:23
Haklısın... inşallah ekmeğin arasında kılçık:)))) yoktur.

Beğenin beni ve şiiri çok mutlu etti

Saygılarımla

ara sıra bırak, kalem gönlünce yazacağı rengi seçsin derim🙏🙏🙏🙏
29 Haziran 2020 Pazartesi 10:42:59
İNTİHAR ÇIĞLIKLARI

Güzel bir şiirdi, beğeniyle okudum. Nice güzel şiirlere diyor, Şair Arkadaşımı içtenlikle KUTLUYORUM...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
29 Haziran 2020 Pazartesi 11:46:07
Teşekkür ederim

Yorumunuz şiire ve sayfaya renk kattı şairim

Selam ve saygılarımla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.