ersinbaşeğmez
218 şiiri kayıtlı

uyanamıyorum... uyuyamıyorken!...

ersinbaşeğmez Kimlik Onaylı
19 beğenme · 12 yorum · 503 okunma

uyanamıyorum... uyuyamıyorken!...


bir kare
sürüyorum piyonu
beyazın üstünlüğünde
ilk hamle

iki kare sürüyor
siyah piyonu
ben atı çıkartıyorum
karşı hamle

atlar çıkışta fırlarken
dört nala
flu yazılıyor insanlar
tütün çiğniyorum
ilk gençliğimde
yediğim sol kroşede
kırılan dişimin boşluğunda
bahis yatık

görmesem de
yukarıda
tanrılar sevişirken
gök saldırıyor yıldızlara
ve
bakışlarım kalıyor
kadın göğüslerinde

kaçıncı hamle
hatırlamıyorum
filimi yedi
kalesini düşürdüm
ben de

birahanelerde alıyorum soluğu
sidik kokusu içerde
koca fıçılar tükendikçe
garson kızın kızarıyor kalçası
ay sallanırken sokağa
sürtüğün biri soruyor
geleyim mi
gözlerimde sarhoş gece
parıldıyor

dışı şehrin
tırcıların yeri
kuzu pirzolası meşhur
yanında ızgara köfte
üst kata çıkıyoruz
bacakları uzun
çirkin suratı
gözlerimi yumuyorum
tanrılar nasıl sevişir
biliyormuş

üç piyon
arkasında vezir
solunda kale
gerisinde şah
düştü düşecek
sabahın öfkesine
karşıda kalan
dört piyon
bir kale
at
vezir
ve şah

düşürüveriyorum ikinci kalesini de
şaşkın gözlerle bakınıyor
refleksiz olduğu kadar
anlamsız da yüzü
kirli dişleri
dişliyor alt dudağını
sadece

eve dönerken
gazete alıyorum benzinciden
ne okuyacaksam
güneşi sokuyorum pencereden
toz bulutu
savuruyor en galiz küfürleri
boş bira kutuları
lacivert olanı efes pilsen
izmaritlerin arasında
göbek deliğini kaşıyor

son piyonumu alıyor
vezirim düştü
düşecek
kuruluyor bakışlarına sinsi şeytan

pantolonu atıyorum
gömleğimin üzerine
çoraplarımı da
zaman boşalıyor duvardan
bir vermidon daha alıyorum
bir tek daha
uyanamıyorum
uyuyamıyorken
yüzümde yorgun develer
hörgücünde şiirler

mat
diyorum
şah deyince
hayat

tanrıların en uzağına
gömün beni
onların nasıl seviştiğini öğrendiğim
kadının koynuna

pat diyor
tanrı
şeytana

ersin başeğmez
14 temmuz 2013 03:16 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
uyanamıyorum... uyuyamıyorken!... şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

uyanamıyorum... uyuyamıyorken!... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
27 Haziran 2020 Cumartesi 09:47:58
gönlün gezgin yüreğinde harika bir şiir daha dosttan bravo kutlar esenlikler dilerim...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
27 Haziran 2020 Cumartesi 11:24:57
Teşekkür ederim

İyi ki gönül dostları varsınız...

Selam ve saygılarımla ozanım
26 Haziran 2020 Cuma 09:57:16
Tanrı dolaştırmayı sever insanı tahta boyunca. Oysa şeytan öyle mi ya, fırsatını bulsa anında çoban matı. Keçilik zor iş be usta
:))


Sevgilerimle...
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Den(iz)
26 Haziran 2020 Cuma 10:25:22
Çok yoğun çalışıyorum, akşamları da oldukça yorgun hissediyorum. Aklımda çok şey var, kağıda akacak zamanı sabırsızlıkla bekliyorlar. İlginize teşekkür ederim.

:)
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
26 Haziran 2020 Cuma 10:22:36
belki de şeytan tercih edilebilir

sürünmek mi anında gitmek mi

sonuçta çoban matı kırk saniye...

sevgiyle....

bu sıralar yazınız düşmüyor sayfaya. koruma iç güdüsü ağır basıyor galiba🤭🤭🤭
26 Haziran 2020 Cuma 02:44:19
Zaman, taşları oturtuyor yerine. Satrançtaki gibi hangi taş olursan ol oynayamıyorsun yerinden kendiliğinden, oyuncuyu seçemiyorsun , değişiyor akışla. Karşındakinin ve zamanın....

Şah mat ve ölüm...yeni bi oyun başlar ardından hemen...kimse ve hiç bir şey beklemez.

Özetle yazıdan hissettiğim :
Aslında ne çok uğraşıyoruz bitmemiş her hissi gerçek oyunlarla öldürmeyi... sonucu idi.

Keyifli idi okumak
Saygılarım dostlukla
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
26 Haziran 2020 Cuma 09:50:50
Ne kadar haklısınız... Şah ve mat... Sıradaki gelsin...

Çok teşekkür ederim güzel ve şiire yakamozun şavkıyla yaptığınız yoruma...

Selam ve saygılar

musmutlu şiirler musmutlu dostluklar ve günler
, etkili yorum yaptı.
26 Haziran 2020 Cuma 00:42:21
Zihnim çok fazla unutkan acaba neden, belki bilir hal ehli, ruh ehli her türlü şiir bir başka okutur insana okunduğu gibi.

Çağımızda görsel hafıza çok fazla alan kapladı. Bu bağlamda güzel şiirlerde yaşıyoruz anlatılanı. sinemanın yanında roman anlatılarını şiirde buldum.

Şiirlere şiir diye bakmamayı da öğrendik zaman içinde, hayata da hayat diye. sembollerin ihtişamıysa şiir, her hamlede bir başka şekil tanrılar makamından bakınca satranç tahtasına

Şiirin içindeki sembolleri her gözlükle farklı farklı okuyabiliyoruz. İşin içine Tanrıları karıştırınca lezzeti geliyor bana göre her hamlenin.Lakin sevilmez pek tanrılar şeytan işin içine girince suçlusudur tüm hayatın. lakin şiirde suç ve suçlu aranamıyor burada.

Sanırım epsilon ustam daha iyi satrançta, o'nun hikayeleri gibi bir şiir okudum ben bir başka gerçeklikten. lakin kızarmasına üzüldüm, her taşın yerinde kendimizi ararken, pata düşmek miydi hayatımızın serüveni.

Dişiliğin devamlı hor görüldüğü bir kültürde ve ekseri ayıplandığı literatürde böyle şiirler bana minoset gibi gelir, kimi bedenimizin bağışıklığında hamlelerin agresifliği ilaçları da tesirsiz hale getiriyor. o yüzden kişiden kişiye değişir mi kullanılan ilaçlar, kelime seçimleri zihnini açar okurun.

Satrançta doğu kültürü vardır ekseri bilinen tarihte yanlışım yoksa.

deveyi tırla,
birahane-meyhane (birahaneyi meyhane olarak okumam icap etti bu yönden)
üç gün üç gece süren eğlencelerde saraylı takıldım biraz
kadınının ve erkeğin durumu
ergenlik hikayelerine yapılan atıflar
ve dönüşü dörtduvarın arasına hamlelerin
bir don gömleği, aynaların aksini, ayyaşlığın yüceliğini bekri mustafadan hayyama gezindim satır aralarında..

kelimelerin seçimine bayıldım bu tarihsel yolculukta.
"refleks" "flu" izmarit, "bira kutusu" günümüze taşırken zihnimi.
satrançın tarihi beni kırk haramilerden, sultan-şah iklimlerine, saray eğlencelerinin yanında, köprü altı kervan dinlencelerinin sarhoşluğunda bir taş duvarın kenarındaki hazların içinde kaldı zihnim.

ve sormadan edemedim, bu oyunda "deve" neden yok? devenin olmaması bile satrançta, şiiri başka bir diyara taşımaz mı üstadım? beni taşıyor malesef, o yüzden iskenderin orduları da gördüm şiirde hint diyarını da.

belki ne abarttı bu bir dünyevi derler amma... :) eleştiriler bakınca da bir yönümle;

o yüzden bizim gözlerimiz çiftse; sanki biri beyaz, biri siyah..
birinden antik anlatılar
birinden günümüz seyredilirken,
arasında kalmış gök ve yerin, eril ve dişinin, siyah ve beyazın, yalnızlık ve kalabalığın ... her insanda başka hissedilen bu oyunun anlatımı daha güzel bir şiirin kapısını, diyarların hikayesini çalabilirdi.

o yüzden derim ki haddimce; burada bitmemeli bu şiir, yorumları okudum, sadece bir ek değiştirdim demişsiniz belki bu şiire yeter size göre.

ancak bana göre bu şiir bir başka şiiri daha doğurmazsa eksik kalır bende.

benim zihin çok dalgalı ustam. ben bile anlayamıyorum, anlatabildiysem ne mutlu..:)) anlatamadıysam diğer şiir doğarsa orada daha derli toplu yorum yaparım.:)
saygı sağlık ve huzur bıraktım sayfanıza..
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
26 Haziran 2020 Cuma 01:49:19
Kusura bakmayın; cevap ver, butonu yerine teşekkür et butonuna basmışım Kİ ilk defa oluyor.

Yorumunuzu anlamak hakikaten zor. İki üç defa hatta tane tane okudum ki hem anlattıklarınızdan hem de dost sayfalara bıraktığınız yorumlardan anlatım dilinize de yabancı değilim.

Hem övgülerinize hem tenkitlerinize hem de yol göstermenize teşekkür ederim. Bir gün 500 satırlık şiir yazmıştım Kİ bir dostum saymış ve çok DEĞİL mi demişti. O gün ben 1000 dizelik şiir yazdım. Tabii şiirin başı belli de sonu ne ben bile anlamadım. Ama dostum pes demişti.

Önerinizle ilgili şiir yazmaya zorlasam BELKİ sizin hayalinizdeki olmasa da BELKİ yakın olabilir ama yorgunum şu hayatta. Değişmeyen şeyleri anlatmaktan insan bir yerde yoruluyor nasıl Kİ sizin zihin bulanıyor, sözlerin sayfaya çok dağınık düşüyorsa ki belki de kaleminizin değeri bundan olabilir. Bu arada kaleminizin ve o kaleminin sahibinin çok derin olduğunu özellikle belirtmeliyim... Ama sonuçta derinlik ne kadar artarsa anlaşılma oranı o kadar da düşer. Hele günümüzde zaman kısıtlaması gibi çok kuvvetli bir kalkanımız varken.

Tekrar çok teşekkür ederim hem ziyaretiniz hem de değerli yorumunuz İÇİN

Saygılar ustam🙏🙏

Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
26 Haziran 2020 Cuma 01:36:06
Yorumunuz için teşekkür ederim.
25 Haziran 2020 Perşembe 21:57:45
Bu Güzel Eseri yazan Şairimizi,
Canı Gönülden kutlar Tebrik ederim.
Kalem neler yaşamış böyle.
Korku filmi gibi.
Eee şeytan yere tökezlenmedimi usta.
İlginç betimlemelerle
Gizemli bir şiir okudum.
Şiirde öyle olmalı zaten.
İlhamınız bol yüreğiniz kaleminiz var olsun.
Selâm ve Duâ ile
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 23:20:24
Teşekkür ederim ozanım

O ne güzel betimlemeler ve sözler

Selam ve saygılarımla ozanım
25 Haziran 2020 Perşembe 21:00:30
utanacak bir şeyimiz yok,
ne haram yedik, ne cana kıydık
ve belki alacaklımız tek kendimiz kendimizden.
sonra bir şiir
" ne kadar rezil olursak o kadar iyi " diye süren
ve rezillikse ne mutlu reziliz...

eyvallah.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 23:02:25
Bizim rezilliğimiz yüceliğimizden olabilir ancak. Çalanın çalması için Çaldıran olacak kadar gönlümüz zengindir bizim...

Saygılarımla dostum o kadar güzel yorum bırakıyordun şiire dair...
25 Haziran 2020 Perşembe 20:43:52
Bir çok şairi okudum. Bir o kadar da şiir!
Köroğlu'ndan Dadaloğlu'na,
Pir Sultan Abdal'dan Aşık Veysel'e,
Yunus Emre'den Mevlana Cemalettin'e,
Ve
Rubaileriyle Selçuklulardan beri yaşayan
Ömer Hayyam' kadar kimler var kimler.
Ya ben atladım ya ya ...
Piyonlu
Atlı
Kaleli
Fili
Vezirli Şahlı
İçindeki oyuncu kadar hünerli şiir gözüme takılmadı.
Ne yalan söyleyeyim hem severek okudum, hem biraz kıskandım.

Kutluyorum Başeğmez'i
Selam ve saygılarımla.

Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 23:00:01
Komutanım;

Siz yükseltici sözler söyledikçe ben daha da küçüldüm... Çok teşekkür ederim.

Başka da bir söz bulamadım

Saygılarımla komutanım
, etkili yorum yaptı.
25 Haziran 2020 Perşembe 18:52:05
Haydaaa. Usta siz uyuyamıyorsunuz da bu kadar insanın suçu ne? Bu şiir uyku kaçırır yeminnen.

Hayat satranç gibidir: Tamam. Ben de hem fikirim. Bu mücadelede akıl ve şans at başı gider ama en sonunda mat diye benden uzak durasıca o ses araya girer mi diyor çözemedim açıkçası.

Ya da o çirkin suratlı tanrıça (tanrıların nasıl seviştiğini biliyorsa hani) rüyanıza girecek diye uykusuzluk yaşıyor olabilir misiniz:))

Şaka bir yana kurgusuyla içeriğiyle çok zekice bir şiir. Ve çok seviyorum böyle şiirleri... Siz yazarken neler geçti kafanızdan çok merak ettim.


Ben bunları düşündüm:

Öncelikle şunu ifade edeyim; okurken çok keyif aldım ve çokça da düşündüm. Hayatın ta kendisi vardı şiirde... Okuyanı herkesin yaşayabileceği bir macerada farklı bir anlatım ve ahenkle içine çeken hadi canım bakalım şimdi ne olacak diye sonraki kıtaya koşturan şiir olmuş. Ve sıra dışı anlatım için özellikle kutlar ve bize de yansıttığınız için teşekkür ederim.

Ve hayat satranç gibi, güç itibar fark etmeden her karşı hamlede birileri oyun dışı kalıyor. Kimleri öyle veya böyle direniyor. Ama ne kadar zekice hamle yapılırsa yapılsın sonuç hep aynı. Hep görünmez oyuncu/oyuncular kazanıyor... Bizim de payımıza aralara serpiştirilmiş küçük galibiyetler ve keyif alınası küçücük anlar kalıyor. Ki oyun biraz daha uzun sürsün böylece karşı taraf daha çok zevk alsın...

Belki de sevişmeyi bilmiyordur tanrılar. Bilseydiler bu kadar agresif olmazlardı belki.. Değil mi ama... Bu da bir bakış açısı:)))

Günde bir kaç saat uyuyan ( ama bundan memnun) biri olarak size; sevgi, huzur ve kafi derece uyuyabileceğiniz günler diliyorum...
Fazlası da zararlı meretin:)) Ondan yani...


Erkan Cem Arslan tarafından 6/25/2020 6:59:01 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 4 cevap yazılmış.
Erkan Cem Arslan
25 Haziran 2020 Perşembe 23:40:38
Mesaj yazacaktım ama mesaj sayfanıza genel engel koymuşsunuz. Mecbur buradan yazıyorum.

Neden böyle bir karar verdiniz anlamadım.
Ve hiç olmadı ki böyle. Sizde çok cevher var. Şiirlere yaptığınız derin yorumlarınız dahi bunun kanıtı.

Mesele ilham perisiyse o her zaman çıkabilir karşınıza. Mesela İstanbul şiirinize atıfta bulunarak itiraf ettiğim gibi: Dünkü şiirim hiç aklımda yoktu. Ve sizin İstanbul'la ilgili şiirinizi okuyunca oldu ne olduysa...

Fikrinize saygı duyuyorum ama siz yine de bize haksızlık yapmayın. Şahsen ben keyifle okuyorum sizi... Lütfen devam edin şiir yazmaya...

Saygılarımla iyi geceler dilerim.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 22:57:36
O kadar güzel ve uzun yorum İÇİN çok teşekkür ederim.

Esasında son yazdığım şiir, son astığım şiir olacaktı aslında. Ancak; sizin bir iki şiiriniz ve dünyevi dostumun satranç sevmesi sebebiyle bu şiiri asarak deftere şiir asma maceramı da noktalayayım, dedim...

Sanırım 2010-2014 yilları arasında çok üretmişim ve bu şiir de onlardan biri ama benim çok sevdiklerimden. Hatta üzerinde biraz düzeltme yapayım, dedim ama sadece bir sözcüğün zaman kipini değiştirdim...

Hangi ruhla yazdığımı bilmiyorum ama o dönem tanrıları epey sorguluyordum. Şimdi... Şimdi, sorgulasam da şiirde dediğimiz gibi kazananın biz olmadığı bir dünyada yaşıyoruz ve bu dünyayı tanzim eden yeryüzü tanrıları sanırım gökyüzü tanrılarının sevişmelerinin olumsuz mahsülleri... gibi, gibi...

İşin ilginci yazdığım son şiiri size söylediğim gibi astığım son şiiri de size söylemek...

Nöbetçi yorumcu olarak faaliyete devam derken tekrar teşekkür ederim. Bu arada; hiç bir yorum beni rahatsız etmez. Yıllar önce yeni siteye takılıyorken astığım şiirin yorumlarını heyecanla beklerdim. Bir yorum bildirisi geldi... O zaman kaşar çok yememiştim:)))

“İğrenç” yazıyordu yorumda ve başımdan kaynar sular dökülmüştü. Ben yine de teşekkür ettim.

Saygılarımla şair dostum
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 19:36:40
Yok, aksine çok mutlu oldum. Hatta; maviye boyadım; sizin mesaj geldi. Daha geniş teşekkür dönüşümü yapacağım. Bu durumu aydınlatmak içindi.

Saygılar
Erkan Cem Arslan
25 Haziran 2020 Perşembe 19:26:40
Umarım şaka ile karışık yorumum rahatsız etmemiştir. Elimde değildi. Şiirin yaydığı enerji nedeniyle kendiliğinden çıktı. Yeminnen...
25 Haziran 2020 Perşembe 18:35:46
farklı okunası yaşama dair bir şiirdi tebrik ederim
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 22:46:00
Teşekkür ederim

Sayfama ve şiire renk kattınız

Saygılarımla şair
25 Haziran 2020 Perşembe 18:16:10
ikilem yüklü tabiat.
varlığın erişimi aslında yokluğun hicvi.
mevsim neye denk düşüyorsa ve ölüm ve uyku.
farklı dokunuşlar ve kıstaslar saklı dizelerin arasında ve okuyucuyu mutlu kılan şiirin yarattığı farkındalık.
selam ve saygılarımla dost şairim
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 22:40:04
Ne güzel ifade edip özetleyip vermişsiniz şiiri o güzel yüreğinizle...

Çok teşekkür ederim

Selam ve saygılarımla şairim🙏🙏🙏
25 Haziran 2020 Perşembe 18:12:18
gel de çık işin içinden...

piyon şah, atlar kalelerden atlar

beyazın koyusunda anasonun kokusunda demlenir şiir...

üç artı bir bölümler

bir bir dizeler

bir afitabın koynundadır bütün vizeler

lazım değil tanrıların nası seviştiği
ki
sevişmeyi bilselerdi

bu halde olmazdı insanlar ve insanlık..

fe final teneke kutu dedin yollara düşürüyorsun beni haberin olsun dostum...

bir de ricam olsa .. kafa karıştıran şiir yazmasanız desem :)))


her haliyle muazzam şiirdi

gönülden tebriklerimle dostum





Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 22:26:48
Teşekkür ederim dostum

Ne güzel parçalayıp şiiri anasonda birleştirmişsin... işte bu da farkın...

Selam ve saygılar dostum...
25 Haziran 2020 Perşembe 18:06:07
Tebrik ederim kıymetli Ersin üstadim gönül dostu kaleminiz yüreğiniz susmasın 👏 👏 çokgüzeldi uyumadan uyanamayanlardan biri olarak çok beğendim
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiersinbaşeğmez , şiirin sahibi
25 Haziran 2020 Perşembe 22:05:58
Teşekkür ederim

Sözleriniz ayrı bir tat kattı şiire ve sayfaya

Selam ve saygılarımla ozanım
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.