Oğuz Can Hayali
698 şiiri kayıtlı

MASAL DİYARI (*)

Oğuz Can Hayali
  5,0 / 1 kişi ·2 beğenme · 0 yorum · 134 okunma

MASAL DİYARI (*)


Şiirin hikayesini görmek için tıklayın
"Bir varmış-bir yokmuş ile başlayan bir zamanda,
kalbur saman içinde
İstanbul’da;
Pireler berber iken, develer tellalmış
ve
biride anasının beşiğini tıngır-mıngır sallarmış.

Neden mi anlatıyorum bu masalı size,
belkide daha iyi uyuyun diye!
Gerçekleri göz-ardı edip bende;
"Boşver, bana ne!" de diyebilirdim.
Çünki: Tehlike benden kilometrelerce uzak,
hem yazsam-yazmasam, okuyan yok ki, n’olacak!

Neyse,
gel zaman-git zaman;
"Ben gidersem terör gelir!" diye
biri yurdumda tezgah kurmuş aman.
Hile, Kontrollü Cunta ve tuzakla
güzel bir mekik bulmuş yalan dokuyor.
3 asma köprü ile İstanbul Boğazı ve Topkapı Sarayı’nı alıyor,
biz bakıyoruz.
Gelirini sarayının harcamasına katıyor,
biz şaşıyoruz.

Satıyor devlete ait ne varsa;
Köşk-yalı, toprak-fabrika...
Hemde gönlü çektiği gibi,
çekemeyenler ise onun için tu-kaka!
Bu ne biçim demokrasi,
bu ne biçim rüya!
"Yer; Dünün Haydarpaşa Garı,
bugünün İstanbul Kültür ve Sanayi Fuarı.
Ana Bina 2.nci Kat. Konu "Masal Diyarı.;
"Dırrrrr...." diye zırlayan bir zille,
uyandı Makinist Hidayet, geldi kendine.(**)
Koridorun dibinden birden
yeri yalayıp gelen
yeşil dalgacıklar belirdi,
-köpük uçları sarı idi-
noktacıklar beyazlayıp sivrildikçe-sivrildi,
çarptı birbirine, kıvılcım hızıyla sıçradı tavana,
tırmandı her yana;
Değdiği herşeyi aydınlatarak,
-Hidayet ile Aliye’yi bile-
parlayarak
kenarları kalın konturlu çizgi filimleri gibi
metal-yapay bir elbise giydirdi.
-yada Hidayet’e öyle geldi-

Bu renk şöleni ona yaklaştıkça-yaklaştı,
ayak uçlarına değin ulaştı,
şaşırdı Hidayet;
"Dikkat et!" diyerek
Aliye’yi gerisine aldı.
Karşılıklı-yanlı açıldı kapılar,
cıvıl-cıvıl çocuklar dışarı fırladılar,
ardından da masallar.

Omuzunda Papğanı
7 Derya Kaptanı
Denizci Sinbat takmış çocukları peşine
göğsü açık, yakası dik, ipek gömleğiyle
pupa-yelken geliyor,
kırmızı renkli, altın işlkemeli uzun kaftanı
yerleri süpürüyor,
bir gözü kapalı kara bir kapla,
diğeri yarım görüyor.

Bir çocuk onu eteğinden çekti,
durdu ve çocuğa döndü.
Çocuk elindeki kalemi uzatarak gülümsedi,
Simbat çocuğa güldü
ve bel kuşağından
eğri saplı kamasıyla kırma tabancası arasından
bir fotoğraf çıkardı,
imzaladı,
gülümseyerek kalem ve fotoğrafı çocuğa verdi.
Bilsen çocuk ne sevindi!

"Hayret!"
diye şaşırdı Hidayet;
"Dün akşam okumamışmıydım bu masalı Aliye’ye,
iyi uyusun diye.
Rüya görüyorum herhalda?"

Pamuk Prenses 7 Cüce’si ile
karşıdan çıka-geldi.
Sinbad bir adım gerileyerek yana çekildi.
Üstü uzun tüylü, geniş kenarlı gemici şapkasını başından çıkardı,
saygıyla öne eğildi ve şapkasını yere yelpazeledi,
Pamuk Prenses’i selamladı.

Bağırdı Aliye;
"Merhaba 7 Cüce!"
Çocuklar alkışladı.
Biri somurtkan-biri sevimli,
en uzunu bilgiç-diğeri saf ve iri,
en şişmanı aşık olanı-en sıkası akıllı,
en küçüğü çocuk daha-ama hepsi beyaz sakallı.
Hepside yerden bitme,
hepsinin yeşil-kırmızı uzun küllahı
ve hepsinde aynı elbise
7 Cüce Aliye’yi selamladı
ve
3-5 çocuk bu gruba katıldı.

Koridorun öbür ucundan
baş-kanat-kuyruk tüyleriyle
değdiği herşeyi aydınlatan
güneşin 7 renginde
Zümrüt-ü-Anka Kuşu çıka-geldi.
Böylece;
Damla-damla çiçekleriyle
tavandaki yeşil sarmaşıklar
aşşağıya sarkıverdi.
Duvarlardan fışkırdı ağaçlar-dallar,
masal yeri vahşi bir orman oluverdi;
"Rüyanında böylesi!"
"Efendim?"
dedi Aliye dedesine bakarak,
Hidayet masaldan bir türlü kurtaramıyordu ki
kendisini;
"Ben birşey söylemedim!"
oldu cevap.

Kırmızı Çizmeli Kedi;
yalın ayak çıkarmış çizmelerini,
eşşek-köpek-horoz Bremen Mızıkacıları’na
eşlik ediyor,
Fareli Köyün Kavalcısı
takmış peşine çocukları
güle-dans ede gidiyor.
Aliye de o yana seyirtti,
Hidayet onu kolundan çekti,
bıraksaydı belki
torununu kaybedecekti.

Dev Hagrit’in önünde
Hary Porter, Roy ve Hermine
kol-kola yürüyor,
-ilk filimlerindeki gibi yaşlanmamış hepsi-
hala çocukça gülüyor.
Üç sihirli sopa;
"Sim-sala-bim!" diye ateşlendi,
kıvılcımların ışığında;
Ezop, La Fontaıne, Grim Kardeşler ve Nasrettin Hoca...
Masalcılar sahneye geldi;
Eşşek anırdı ahırdan,
kaplumbağa üzerinde yan-gelip-yatmış tavşan,
yarışta hedefi gözlüyor,
yaşlı kurtun ayak uçları unlu, dadılık ediyor 7 keçi yavrusuna,
karınca-kararınca cır-cır böceği ile şarkı söyleyip-dans ediyor,
aptal tilki paylaşıyor peyniri, kurnaz karganın samimiyetine katık,
Ali Baba kardeşi Kasım’a veriyor ekonomi dersi,
40 haramiler alın terini keşfetmiş, haydut değiller artık,
kırmızı şapkalı kız itiyor tekerlekli sandalyesini
ağzı kocaman-gözleri büyük-kolları uzun
yalancı kurdun,
Harikalar Diyarı’ndan çıka-gelmiş Alis sohpet ediyor hayvanlarıyla,
Gülüver karınca boylu düşmanlarıyla çekişiyor hâlâ,
Kel ve Kör Oğlan, Dadal-Malkoçoğlu ve Tarkan birlikte omuz-omuza
reklam panosu önünde çocuklara poz verip fotoğraf çektiriyor.

Uçan halı üzerinde 4 kişi daha geliyor;
Sihirli Lamba’sıyla Alaaddin,
yanında lambanın devi Dağduman
Fatih^’teki mahalle köpeğim Duman
ve Peter Pan;
"Dağnnn!"
diye vuran çan sesiyle
karşılıklı-yanlı kapılar açıldı yine.
Masallar girdi içeri yerli-yerine,
çocuklar üçüncü kata seğirtti;
El Sanatları-Hüner Atelyeleri’ne...
Böylece Masal Diyarı da burada bitti."


(*) Yana yatık/İtalik dizeler HAYDARPAŞA GAR OTELİ ŞİİRKAYELERİ’nden alınmıştır.
(**) Makinist Hidayet ve Aliye tüm şiirkayelerden ödünç alınmıştır. Hikayeleri ise bam-başkadır.
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
MASAL DİYARI (*) şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

MASAL DİYARI (*) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.