Erkan Cem Arslan
135 şiiri kayıtlı

ÇETİN ÖRNEK BEYE CEVABIMDIR

Erkan Cem Arslan
4 beğenme · 5 yorum · 310 okunma

ÇETİN ÖRNEK BEYE CEVABIMDIR


Aşağıdaki yazı uzun ve muhatabı bellidir. Sizlerle alakası bulunmamaktadır. Bu yüzden muhatabı dışında başkasının okumamasını rica ederim.

Okumaya devam edecekseniz lütfen beğeni ve yorum yapmayınız.

Bu yazı; muhatabını şikayet etme, karalama, kendimi yüceltme veya son sözü söyleyen kişi olmak amaçlı değil, tarafıma yapılan çirkin yakıştırmalara cevap hakkımı kullanmaktan öteye bir amaç taşımamaktadır .

Çetin bey tarafından engellendiğim için ancak buradan cevap verebiliyorum.
Kimsenin kusura bakmamasını rica ederim.

////////////////////////////////////////////////////////////

ÇETİN BEYİN SON YORUMUNA CEVABIM:

Çetin beycağızım ilk eleştrimdeki sorularımı madde madde (tane tane) yazmamın nedeni; şiir veya yorum yaparken etkin olsun diye laf kalabalığı yapacağınızı bildiğim için ayrı ayrı cevap vermenizi sağlamaya çalıştığım içindir. Ki onlara da hiç cevap vermeyip konuyu başka yere taşıdınız. Hem de laf kalabalığı yaparak. Sonra da bana diyorsunuz ki "benim yanıtımdan sonra söylenecek başka söz kalmamışken..." Siz benim sorduklarıma cevap vermediğiniz için konu kapanmamıştır. Ki ilk eleştrimde "Cevap vermezseniz yanılmadığım kesinleşmiş olacak" şeklinde yazmış bulunmama rağmen... Aslında sonrakilere cevap vermeme gerek yok çünkü siz sorularıma cevap vermeyerek Atatürk’e ve Ekrem İmamoğlu bey ile ulusalcılara hakaret ettiginizi kabul etmiş oldunuz. Zaten bundan sonra da cevap vermenize gerek yok. Çünkü siz efsunlanmış beyni ile etrafına dar bir açıdan bakan biri olarak bu kadar soruya cevap yazacak dolulukta biri değilmişsiniz. Anladım....

Benim için CHP militanı olarak ithamda bulunurken kendinizin tam bir AKP militanı olduğunuzu gizlemeye çalışmışsınız. Ama nafile. Gerçi tabi ki AKP veya başka partiye oy verebilirsiniz, savunursunuz, destekler, çalışmalarına katılabilirsiniz. Lafım olamaz. Ama bunu yaparken de yok ben o değilim bu değilim demek, başkalarını yaftalamak, Atatürk’e dil uzatmak olmaz. Kimse Atatürk’ü sevmek zorunda degil. Ama saygı duymak, adını ağzına alırken süzmek zorundadır. Ben kendisini sevmememe rağmen sayın Recep Tayyip Erdoğan’a herhangi bir etiket yapıştırmıyorsam, onu destekleyen kişi de benim Ata’ma dil uzaltamaz. Ki Mustafa Kemal Atatürk ile yan yana gelecek, kıyaslanacak isim yoktur bu dünyada. Bu benim değil, dünya tarih otariterilerinin ortak görüşüdür.

Yani bir taraftan ideolejileri inkar ediyorsunuz ancak bir yandan da bir tam bir AKP militanı gibi CHP yöneticilerine çamur atıyorsunuz. Ciddi anlamda davranış bozukluğunuz olabilir. Aman dikkat...

Evet mevzu Atatürk ve vatan ise tam bir faşist ve militan olabilirim. Çünkü ben önce insan derim ve bu vatan için canını feda etmiş insanlara ihanet etmem. Minnet duygusu taşırım. Ve vatanın her insanı için canımı veririm. Bunlar lakırdı değil halis duygularımdır. Bu hassasiyetimi PUSU ve MELEK HANIM PALAS isimli şiirlerimde görebilirsiniz. Ben sizi engellendiğim için bakabilirsiniz.

Bu arada siz bana faşist derken bile bütün iletişim yollarını kapatarak daha da faşizan bir davranış sergilemişsiniz.

Facebook sayfanızdaki paylaşımlarınıza baktım. Bana cevap verirken yok o değilim, yok bu değilim derken tamamen partizanca paylaşımlarınızı gördüm. Paylaştığınız köşe yazıları Atatürk’e de, CHP’ye de en fazla algı yaratabilecek saçma ithamlar bulunan paçavralar...

Sizin gibi (ultra yandaş) sabah gazetesinden başka gazete okumayan, şiirlerinde; o zamanın şartlarında modernleşme yolunda tam bağımsız (en azından o zamanlarda) bir vatan bırakan Atatürk’e baş hokkabaz diye nankörce dil uzatan, çözüm sürecinde onlarca güvenlik mensubunun şehit edilmesine neden olanları değil de CHP yi PKK ile ilişkide gösteren, (Diyarbakır şovunu, Barzani’nin paçavrasınım TBMM de göndere cekilmesini, çadır mahkemelerini, Rıza Zarrab, Fetö, 2/B yasası, orman Bakanlığı’nın yangınlarda ki çaresizliği, yolsuzluklar, israf, Ege’de Yunan işgalindeki adalar konularına girmiyorum) balık hafızalı, aşırı yandaşlıktan burnunun ucunda olup biteni göremeyen, bana yazdığı cevapta; yok kaybolmuş, yok umutsuz vaka, yok aysun kayacı tavrı, yok karadenizli müteahhit, tahta, Ortodoks gibi seviyesiz benzetmeleri tek bir cümlede yazarak aklınızca anlamayacağım formda gönderme yapan, bana ’önce insan diyemeyen zihin garibanı biri" diyen birinin insanlık ve medeniyet ile bağdaşmayan sözlerini benim şiddete karşı yazdığım şiirin altında bu kadar çirkin ifadelerin olduğu paylaşım yapması ilginç olmuş. Tam bir akıl tutulması Örnek’i. Ama şaşırmamam lazım. Çünkü çok müsait birisi olduğunuzu anlamış bulunmaktayım.

"Ülkenin sahibi benim" duygusu ülkesini seven her vatandaşın ortak duygusudur. Bu ülke bu ortak duygu ile bugünlere gelmiştir. Çünkü vatan sevgisi, vicdanı, onuru, minnet duygusu olan her insan atalarından kalan vatanına sahip çıkar, sahiplenir... Bu hiç bir ideoloji taşımaz. Bunu kabul etmeyen, bu şartlar kendine ağır gelen, gücüne giden kişi çok istiyorsa aklına yatan (ister Arap, ister batı ülkeleri) nereye isterse gidebilir. Ülkem için herhangi bir kayıp olmaz. Kimseyi kovma lüksüm yok. Bu vatan seven herkese aittir. Zaten kovmuyorum da. Ama ulkenin kurucusuna dil uzatan biri demek ki bu ülkeden memun değil... O zaman kalmasına da gerek yok. Kendi mutluluğu için yani...

Kendi seviyenizi gösterir nitelikteki cevaplarınız nedeniyle burada yaptığım paylaşıma karşı küplere bineceginizi, öncekilerden daha ağır bir dil kullanmanızı bekliyorum. Çünkü sizin gibi verecek cevabı olmayanların yolu; ya hakaret etmek ya da konuyu saptırmaktır. Şiddet ve hakaret içeren dili tercih etmektir. Çok gördüm, o nedenle de gayet iyi biliyorum...

Şunu da belirtmek isterim ki; meydanı boş bulup ona buna çamur atmak bazı kişilerin karakteri oldu. Benim gibi tarihini ve ülkesini seven onlarca hassas insan buna geçit vermeyecektir.

Kaldı ki beni engellemenizin nedeni şu anda yazıştığımız şiiriniz değil sonraki yapacağınız itham ve karalamalara da itiraz etmemi engellemek olduğuna inanıyorum. Tabii ki siz bunu kabul etmeyeceksinizdir. Ben de yerinizde olsam kabul etmem...

Bu yazıyı okuyan varsa sayın Çetin beyin şiirlerini okuyunca beğenmeden önce yeniden okusun derim. O laf kalabalığının altında hak etmemiş kişilere itham, hakaret olabilir. Ben engellenmiş olmasaydım yine cevabını verirdim ama mümkün değil artık. Kendisi kaçak dövüşmeyi tercih etti...

Bu yazıma vereceğiniz bir cevabınız olursa ifadelerinizi seçmenizi tavsiye ederim. Aşırıya kaçmanız ve önceki cevabınızdaki gibi hakaret içeren ifadeler kullanmanız durumunda bu yazıları şahsıma, yazışmalarda adı geçen kişilere hakaret sayarak hakkınızda dava açmak üzere avukatıma ileteceğimin bilinmesini isterim.

Beni engelleyerek başka bir yol bırakmadınız.
Ya bu yazıyı ulu orta paylaşacak kendimi kötü hissedecektim ya da paylaşmayıp kendimle kavga ederek daha kötü hissedecektim. Bu yolu seçtim.

Format gereği saygı sunuyorum.

///////////////////////////////////////////////////////////////

Bu yazıyı burada paylaşmak beni üzüyor. Ancak başka şansım kalmadı. Muhatabı hariç herkesten özür dilerim.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
ÇETİN ÖRNEK BEYE CEVABIMDIR şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

ÇETİN ÖRNEK BEYE CEVABIMDIR şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kardelen-1
13 Eylül 2019 Cuma 19:52:32
Değerli dost Çetin beyi yıllardır tanırım, sanırım o Atamızla alakalı bölümleri kaçırmışım. Herkes bir partİ tutabilir sağ ya da, sol istediği kadar da övebilir ama birini överken diğerine çirkin ithamlar asla olmamalı. Heleki Atamıza laf söyleniyorsa bu kişi babam dahi olsa tanımam ki ben Köy Enstitüsü mezunu bir öğretmen kızıyım öyle bir olasalık asla olamaz zaten. Konun içeriğini bilmiyorum benim buradaki yorumum sadece Atamız'la olan kısmıdır..
Duyarlılığınız için teşekkürler. Saygılar....
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiErkan Cem Arslan , şiirin sahibi
13 Eylül 2019 Cuma 20:07:16
Sayın Kardelen, konunun içeriği, gelişme süreci, aradaki yorumlar aşağıdaki kendi yazdığım yorum kısımlarında mevcuttur.

Umarım öğretmenimin sağlığı yerindedir.
Ben de bir öğretmen çocuğu olarak, Köy enstitüleri çok önemsediğim bir kuruluş ve mezunları da hayranlık duyduğum insanlardır. Bugünlere gelmemizde emekleri, fedakarlıkları yadsınamaz. Kısa bir dönemde bir avuç bile olsalar. Mucize yaratmışlardır.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

Selam ve saygılarımla...

Mr.Baykal
12 Eylül 2019 Perşembe 22:05:29
Ben yinede okudum kusura bakma okey diyorum
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiErkan Cem Arslan , şiirin sahibi
12 Eylül 2019 Perşembe 22:15:40
Estağfurullah. Sayfaya yüzün üzerinde ziyaret olmuş. Muhtemelen onlarda okumuştur:)
Mesaj yazarak destek olanlarda, favorisine ekleyenlerde var. Sağolsunlar.
Böyle bir durumla zamanınızı aldım. Üzgünüm.
Teşekkür ederim.
Erkan Cem Arslan
12 Eylül 2019 Perşembe 16:15:41
Çetin bey, şunu da ifade edeyim; bu cevap metnini siz Edebiyat Defteri portalında aktif olduğunuz bir anda yayınlamış bulunuyorum. Yayınlamak için bunu da takip ettim ki gözünüzden kaçmasın, yazdıklarım havada kalmasın...
Erkan Cem Arslan
12 Eylül 2019 Perşembe 15:52:29
Böyle bir girişten sonra daha çok merak uyandıracağı için ve kendimi yanlış ifade etmiş olmamak adına süreç aşağıdaki cevabımın devamında yer almaktadır.

Madem okudunuz buyrun detayı...

Kendisi beni engellediği için bu yolu seçtim. Çetin beyin 11/09/2019 sabahı 09:36 da bana ait şiirin altında yayınlayıp okuduğumda bana yönelik eleştirisine ait bu cevabı kısa sürede kaleme aldım ve bu saate kadar defelarca okuyup yayınlayıp yayınlamama konusunda düşündüm. Sessiz kalmayı kabul etmeyeceğim için de cevabımı yayınladım.

Yazıların yayımlandığı bölümde yayımlarsam kendisine ulaşamayacağı düşüncesi ile şiir bölümünde paylaşıyorum. Neticede her iki yerde de birileri okumuş olacaktı... Maalesef...

Konu şudur: Sayın Çetin Örnek bey tarafından yayımlanan bir şiirinde, Atatürk'e hakaret niteliğinde ifade olduğu görüşüyle (başka hakaretler de var ama benim için önemli olanı bu. Ve eleştrimde onlarada değiniyorum) aşağıdaki eleştiriyi yapmış bulunmaktayım. Kendisi de bir cevap yazmış, içeriğinde şahsıma yönelik hoş olmayan ancak hakaret olarak değerlendirilmeyecek ifadeleri kafama takmadığım bir dille de olsa konuyu başka boyuta taşımıştır. Ben tekrar cevap verince o da (seviyesizce) cevap vermiştir. Seviyesiz yazısına istinaden ben de buradan cevap veriyorum.

Buraya kadar normal görünen konu; kendisi tarafından verilen son cevabın kendisinin yazdığı İLGİLİ ŞİİRİN ALTINDA DEĞİL DE benim yazmış olduğum "Şiddetin Tarihçesi" isimli şiirimin altında yazılması (şiiri ziyaret edenler yanlış anlamasın diye sildim. Şiirimin altında değil de kendi şiirinin altında devam etseydi konuyu buraya taşımaz, oradan cevap verirdim) ve bana yaptığı hakaretlere karşı cevap verme hakkı tanımadan beni profilinde engellemiş olması nedeniyle bu şekilde cevap hakkımı kullanmam noktasına gelmiştir.

Yazışmaları buraya aktarırken herhangi bir düzeltme yapmadım, yazım hataları ile aşağıya alıyorum. Cevapları telefonumun not kısmında yazıp ilgili sayfada paylaştığım için tesadüfen saklıya almış oldum. Konunun bu boyutlara geleceğini bilmiyordum. Hatta bu nedenle Çetin beyin ilk eleştirme vermiş olduğu cevabı burada yer almamaktadır. Belki kendisinde duruyordur.

///////////////////////////////////////////////////////////////

ÇETİN BEYİN ŞİİRİNE YAPTIĞIM İLK YORUM AŞAĞIDADIR:

Şiir ve anlatım dili olarak güzel bir eser. Ancak ben mi yanlış anladım bilemiyorum ama dikkatimi çeken bazı ifadeleriniz anladığım gibi ise yanlış ve ne yazık ki delalet içinde biri tarafından yazılmış. Bu ifadem için üzgünüm. Şayet kabul ederseniz bir kaç sorum olacak. Cevap vermezseniz yanılmadığım kesinleşmiş olacak. Belki de ben yanlış okuyorumdum. Bilemiyorum. Öyle ise şimdiden özür dilerim.

"ulusalcım devletçi ödlekim siz kaç kişiydiniz öz sahibim
sevdiğim kızı taciz etmişti//dağdaki ağacın altında kan//sız sürü
bir elinde Atatürk posteri"

1- Size göre ulusalcılar korkak mıdır? Öyle olduğunu düşünüyorsanız, sizi bu düşünceye iten sebepler nelerdir?

2- Atatürk posteri kimin elinde? Taciz edenlerin mi, tacize uğrayanın mı?

3- Şayet poster tacizi yapan kişilerin elinde ise Atatürk ile alakası nedir? Neden Atatürk'ü ortaya atıyorsunuz? Amacınız nedir?

"beylik düzü artığı takkesiz orta malı//söyle ! Amed’demi oy farkı
şimdi git al Şehzade-başının üstünde duruyor onurun
sorarsa-pkk’nin parkında makam arabası
150 yıllık kale çocuğu gönderdi’ dersin'

1- Yukarıdaki dizleriniz ile Beylikdüzü artığı olarak kast ettiğinizi kişi sayın Ekrem İmamoğlu bey mi oluyor? Neyini gördünüz de bu fikre katıldınız?
2- PKK nın parkı dediğiniz yer neresidir? Ekrem İmamoğlu beyi pkk ile bir tutuyor ve onun denetimde olan, ona buna peşkeş çekilmiş makam arabalarının sergilendiği Kazlıçeşme parkı mıdır? Ekrem İmamoğlu beyi neye istinaden pkknile eleştiriyorsunuz? O park sayın İmamoğlu'dan önce sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılmıştır.
Yok o değil kayyım atanan Diyarbakır belediyesi parkı ise orada da durup düşünmeniz gereken bir kaç nokta bulunmaktadır. Bu kişilerin belediye başkanı seçilebilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığınin tespiti yetkili kurumlar tarafından yapılmakta ve engeli olmayanlara seçime girme hakkı verilmektedir. Diğer taraftan daha ilginç olanı bu kişilerin yıllardır PKK ile bağlantılı oldukları, apo itine terörist basit deneyi kabul etmedikleri, PKK için terör örgütü demedikleri bilmekteykem nasıl oldu da seçme hakkı tanındı? Bu konu seçimi kazandıklarında mı birilerin aklına takıldı? Bu kişiler yasaklı iseler neden seçime girilmesine izin verildi? Hangi oyunun hangi sahnesi sergilendi? Diğer taraftan Ekrem İmamoğlu beyin PKK lehine hiç bir söylemi yoktur. Ancak hükümette olan partinin çözüm sürecinde PKK ile iş tuttuğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. O dönemde eli silahlı teröristlere tanınan kolaylıklar ülke tarihinde hiç bir zaman görülmemiştir. Bu konu üzerine Diyarbakır'da Şivan Perver ve Barzani gibi itlee yapılan sovlardan, PKK teröristlerinin ayağına gidip kurulan ve onları serbest bırakan çadır mahkemelerine, o bölgedeki bir çok il ilçe vmahallelerinde yaşanan hendek savaşlarında şehit düşen onlarca kahramanımıza, Ergenekon balyoz davalarında PKK ele başları tarafından verilen gizli tanık ifadeleri ile ordunun tarumar edildiğine, yerel seçimler sürecinde güvenlik güçlerince aranan Osman Öcalan kişinin TRT de bir taraftan yalanlar uydurmasina izin verilmesine kadar daha bir çok bilgi ve paylaşımda bulunabilirim.

Kendimle ilgili şunu da ifade edeyim; askerliğimi 1990 yılında Şırnak'ta yaptım. Değil PKK, sempatizanları ile bile işim olmaz. Hatta bir kaç gün önce yayımladığım "Ben Hiç Ölmedim" isimli siirimde bir arkadaşımın şehit olduğundan bahsettim. Herhes Demirtaş överken ben oyuna gelmeyin diye yalvarıyordum. Hatta kendisini girdiği seçimde sırf AKP nin oyu düşsün diye ona oy vereceklerin yüzüne alenen vatan hainisiniz dedim. Yani cevap verirken beni pkk için üzüldüne getirmeyin lütfen sözlerinizi... Sosyal medyada HDP/PKK yandaşlarınin olduğu bir platformda şu şekilde seslenmiş biriyim; siz önce çocukların ve kadınların arkasına saklanmayı bırakın, yiyorsa gidin ağalık düzenine baş kaldırın. Sonra bana devletin ayrıştırıcı, emek adaletsizligi, eşitlik falan sözleri söyleyin.

Umarım şiiriniz yanlış değerlendirmiş indir. Umarım bu kadar yazıyı boşa yazmışımdır. Sizin gibi değerli olduğuna inandığım bir şairi kaybetmek istemem (bu platformda takip etmeme anlamında)

///////////////////////////////////////////////////////////////

CETİN BEYİN ELEŞTİRİME VERDİĞİ CEVABI SAKLIYA ALMADIĞIM İÇİN BURADA PAYLAŞAMADIĞIM CEVABINA, CEVABIM AŞAĞIDADIR (cevabında kontrolü kaybeden ifadeler vardı. Ancak pek dikkate almadım):

Hocam öncelikle gerilmeden ve usulüne uygun cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Genelde böyle eleştiri yaptığımda psikolojik işkence tadında dönüşler aliyorum. Sırf bu yüzden de bunun önüne geçmek için eleştiimin finalinde PKK ile ilgili düşüncelerimi ve yaptıklarımı ifade etmek zorunda hissettim.

İnanın bana ben de tek tabancayım. Ki aşkım için ailemi ve 24 yıllık geçmişimi bir kenara bırakıp doğup büyüdüğüm kasabadan ayrıldıktan sonra kurduğum yuvadan başka bir kimsesi ve varlığı olmayan biriyim. Ki bu yaptığım ile doğru bildiğim şeyi yapmaktan veya söylemekten erinmeyeceğim net olarak anlaşılmıştır sanırım.

Bazı şiirlerimde bütün izmlere karşı olduğumu da ima etmişimdir. Bugün paylaştığım şiirimi okursanız dine ne şekilde yaklaştığımı fark edeceğinize inanıyorum.

Babanız için gerçekten çok üzüldüm. Neler yaşandı bilemiyorum. Kim haklı, kim haksız onu da... Sizin ve onun yaklaşımı duygusal mı onu da... Değindiğiniz yaşanmışlıkların olduğu dönemin şartlarını da... Tabi ateş düştüğü yeri yakar diye bir gerçek de var ortada... Keşke yaşanmasaydı diyebilirim ancak.

Şiirinize yapmış olduğum eleştirimde sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP için herhangi bir kelime yazmadım, size de bu konuda soru sormadım. Ki bir CHP li olarak ben de haz etmem kendisinden. Bunu alenen ifade etmesem de okumadığını hatta okumayacağını bile bile kendisine ve sayın Muharrem İnce'ye mail yollamış ve eleştirmiş biriyim. Kişi olarak yapabileceğim şey oydu ve yaptım. Bütün izmlere olduğu gibi askeri düzene de karşıyım. Ancak bu ülkemizde asker olmadığı vatan için fedakarlık yapmadığı anlamına gelmeyeceği gibi onların bu fedakarlığını göz ardı da edemem. Dönemsel olarak ordu mensubu kişiler kontrgerilla faaliyetleri ve PKK ile mücadele gereği haksız yere çok can yakmışlar ne yazık ki... Ağırlık olarak sol düşünceye yatkın biri olarak bu yapılanlardan etkilenen kesimde yer aldığım için bu tür şiddet içeren hareketlerin de karşındayım (PKK nın silahlı unsurları ve yardım yataklık yapanlar ile mücadele kısmı hariç). Hepsini lanetliyorum. Ancak ne olursa olsun ülkeyi bölücek hareketin de karşındayım.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere bir çok konuda aynı bakış açısına sahibiz denilebilir.

Ancak Atatürk (aile, vatan vb konular sonrasında) en hassas noktamdır. Onun dışında herhangi bir karşıt görüşte fikir alış verişinde bulunabilirim. Peki siz haklısınız diyebilirim. Özür de dilerim. Ama özellikle son zamanlarda Atatürk'ün üzerine gidildiği için olsa gerek hassasiyet oluştu bende. Yoksa önceden bu kadar değildi... Şiirinizde de Atatürk'e gönderme olması nedeniyle hassas noktama dokunmuş oldunuz. Sizden müsait bir zamanınızda profilimde bulunan Ata'ya Mektup yazımı okumanızı rica ederim. Bu şekilde Atatürk'e karşı neden hassas olduğumu diğer taraftan cevabınızda yazdığınız gibi kaybolmuş olmadığımı anlayacağınızı umuyorum.

Sizin için ideal ideoloji nedir bilemiyorum. Ancak bu ülke o zamanlarda yaşanan şartlar doğrultusunda ve o zamanın yapısına en uygun şekilde kurulmuştur. Ülke 1950 den sonra ağırlıklı olarak sağ partilerle yönetilmiş ve Kemalist ülke formunu daha çok onlar ve ordu korumuştur. Bunda Atatürk'ün bir suçu yoktur. Kendisi imparator olabilecek konumdayken çocuğundan kadınına halkı lider seçmiş, onlar için çalışmış, vatanı için de ölümü göze almış biridir. Orhangazi'den tutun da Fatih Sultan Mehmet'i kadar hiçbirini nasıl yadırgayamaz isek kimsenin de Atatürk'ü aşağılamaya hakkı yoktur. Birilerine kızacaksınız Atatürk istemediği halde bu kadar yüceltenlere kızınız.

HDP ve PKK nın terör baronlarının kölesi olduğunu bilmiyorsan! Şeklinde bir ifadeniz var. Bunun için ilk eleştirimi tekrar okumanızı öneririm.

Gerek yukarıda yazdıklarım ile gerekse şiirlerim ile kaybolmuş biri olmadığım anlaşılmıştır sanırım.

Siz bir vatandaş olarak seçilmiş birine yaratık diyebiliyorsunuz. Atanmış bir vali vatandaşa gavat diyebiliyor. Soma'da canı yanmış bir vatandaşı güvenlik mensubu bile olmayan bir memur yerde tekme tokat dövebiliyor. Seçilmiş kişi şehide kelle, çiftciye ananı da al git diyebiliyor (o kadar çok ki yormayayım sizi) ama toplum önünde rencide olan seçilmiş bir kişi tepksini gösterince suç oluyor. Yaratık oluyor. Ki siz o kaydı dinlediniz mi bilmiyorum ama montaj olduğunu anlamak için uzman olmaya gerek yok.Bulun ve bir kaç kere dinleyin. Ortamdaki sesin nasıl kesildiği, uzakta olan gürültünün içinde net olmaması gereken sesin ozellikle iddia edilen kısmının ne kadar net olduğu, ekleme yapıldığı kesindir. Diğer taraftan AKP'li Ömer Turan "Orijinal videoda hakaret yok" demiştir. Bence siz de yandaş medya da kaybolmuş durumdasınız maalesef.
( https://www.google.com/amp/s/www.milligazete.com.tr/amp/haber/2577856/imamoglu-valiye-it-dedi-videosu-montaj-mi-akpli-isimden-yeni-video ). Konuyla ilgili olarak .

Eleştirime vermiş olduğunuz cevapta sorularıma cevap vermemiş, kendinizi ifade etmişsiniz. Ben de bu nedenle kendimi ifade etmek durumunda kaldım. Yüzyüze bir sohbet yerini tutmasa da keyif aldım denilebilir. Sabrınız ve sakin tutumunuz nedeniyle teşekkür ederim.

///////////////////////////////////////////////////////////////

ÇETİN BEYİN ELEŞTRİME YAPMIŞ OLDUĞU VE BENİM ŞİİRİMİN ALTINDA YAYIMLADIĞI VE SAYFANIN BAŞINDAKİ CEVABI YAZAMAMA NEDEN OLAN SON CEVABI:

Erkancım bir daha okudum yazdıklarını ve umutsuz vak'a olduğunu kesin olarak anladım -madde madde O sorular ne öyle aile içi taassup (yani genetik) bu elitist üstenci eşitliksiz bakış aysun kayacı tavrı-iflâh olmaz ve tahta gibi sabittir ortodokstur katıdır..Baş Hokkabazı ciddi ciddi savunan benim dostum değil selamımı alamaz-ne kadar eş dost hısım akraba varsa O karadanizli müteahhit Varsılını paylaşan sevgilerini gönderen hepsini sildim engelledim..sen ki tam bir militanı olduğunun farkında bile değilsin !? benim yanıtımdan sonra söylenecek söz kalmamasına rağmen-destan yazmışsın birader-saygı da kalmamış ''bu Ülkenin Sahibi Benim'' duygusu nasıl bir şeydir ? ''gitmesekte kalmasakta O köy bizim köyümüzdür'' :)) erkan cemcim siz bu şartlarda su katılmamış Faşist oluyorsunuz farketmez ulusalcı sosyalistte olsanız veya (maocu marksist) (kemalist marksist) düz kemalist velhasılı ve hülasası ve özeti ÖNCE İNSAN diyemeyen zihin garibanı-güle güle dost..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.