Sesim Talat Sabra
55 şiiri kayıtlı

Pomu

Sesim Talat Sabra
  5,0 / 7 kişi ·11 beğenme · 7 yorum · 201 okunma

Pomu


Şiir Nedir?

Şiir (ar. si’r, fr. poésie, ing. poem), en eski edebiyat türüdür. Değişik sanat anlayışlarına bağlı olarak çeşitli tanımları yapılmış, şiirin tanımlanamayacağı da öne sürülmüştür. Yine de genelde, şiirin ritime ve imgeye dayanan, kendine özgü dili ve söyleyiş özelliğiyle estetik etkilenmeler yaratıcı bir söz sanatı olduğunda birleşilmektedir.

Türkçede şiir karşılığı "koşuk, yır, özün" gibi sözcükler önerilmişse de hiçbiri yaygınlaşamamıştır. Bugün "koşuk, nazım" karşılığı kullanılmaktadır. Ayrıca nazımla şiiri birbirine karıştırmamak gerekir. Birincisi yalnızca bir anlatım yoludur. Geçmişte şiirin uyak, ölçü, nazım biçimleri gibi biçimsel özelliklerden ayrı düşünülemeyişi şiirle nazmın eşanlamlı sayılmasına yol açmış, giderek şiir «mevzuu ve mukaffa (ölçülü ve uyaklı) bir söz sanatı» olarak tanımlanmıştır. Günümüzde bu anlayış aşılmıştır.

Edebî türlerin en eskisi olan şiir, insanlık tarihi boyunca duygu, düşünce ve hayalleri etkili biçimde anlatmanın bir yolu olmuştur. Şiirin edebî tür olarak en önemli özelliği, özel bir anlatım diline sahip olmasıdır. "Şiir dili" olarak adlandırılan bu özel dil, gündelik dilden farklı, çok anlamlı ve katmanlı bir yapıya sahiptir. "Sembol ve mecazlara dayalı bir anlatım dili", "ahenkli bir ses akışı" ve "duygu yoğunluğunu öne çıkaran söyleyiş" gibi özellikler, şiiri diğer edebî türlerden farklı kılar. Her dönemin kendine özgü bir sesi, söyleyişi ve dünyaya bakış tarzı olduğu için şiir de tarih içinde farklı dönemlerde, farklı özellikler göstermektedir.

Türk şiirinin tarihi, İslam öncesinde dinî törenlerde söylenen şiirlere kadar uzanır. İslamiyet’in kabulüyle birlikte aruz vezniyle yazılan ve kendine özgü bir benzetmeler dünyası olan Divan şiiri, edebiyat tarihimizde uzun süre varlığını sürdürür.

Hece vezniyle yazılan ve halk zevkine hitap eden halk şiiri, Türkçenin konuşulduğu bütün coğrafyalarda söylenmeye devam etmektedir. İslamiyet’le birlikte tasavvuf düşüncesinin de Türk şiirine önemli etkileri olmuş, bu düşünceleri yansıtan bir şiir geleneği de oluşmuştur.

Yaklaşık altı yüz yıl varlığını sürdüren Divan şiiri, Tanzimat Dönemi’nden itibaren yerini yavaş yavaş farklı şiir anlayışlarına bırakmıştır. Batılı şiir anlayış ve akımlarının etkisiyle yeni nazım şekilleriyle şiirler yazılmış, şiirin içeriğinde ise önemli değişimler yaşanmıştır. Şiirin içeriğini değiştiren Tanzimat şairlerinin ardından, Servet-i Fünûn Dönemi’nde şiirin estetik yapısına önem verilir.

1910’larda hece vezni, sade Türkçeyle söyleyiş ve millî konular şiire hâkim olur ve bu şiir eğilimi Cumhuriyet’in ilanından sonra da devam eder. 1940’larda şiirin dili değişmeye başlar ve sıradan insanın dertleri şiirin merkezine taşınır. Gündelik konuşma diline dayanan bu yöneliş, 1950’lerin sonuna doğru ortaya çıkan imgeci şiiri anlayışı ile etkisini kaybeder. Türk şiiri 1960’lardan günümüze hem tarih içinde kazandığı değerler hem de yenilikçi arayışlarla çok farklı ses ve söyleyişlere sahne olur.

Şiir; şekil özellikleri bakımından nazım birimi, vezin, kafiye, redif ve ses tekrarları gibi unsurların birleşmesiyle oluşur. Mecazlar, edebî sanatlar, imgeler, sembol ve imaj gibi unsurlar ise şiirin anlam katmanlarını tamamlar. Bütün bu şekil ve anlam unsurları şiir denen bütünü oluşturur ve şiir bunların bir toplamı olarak ortaya çıkar. Bu sebeple şiir denilen yapı bunlardan birisine indirgenemez.
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Pomu şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Pomu şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Işık Mehmetali , 5 puan verdi
25 Ağustos 2019 Pazar 21:10:54
Eyvallah üstat
Yüreğine emeğine sağlık
______________________________Selamlar
deniz-ce
25 Ağustos 2019 Pazar 17:32:20
:)
Evvel
25 Ağustos 2019 Pazar 13:53:36
Şiir bana "neştercileri" anımsattı iyi mi:)

Yoksa eski neştercilerden misiniz?
Özcan İşler , 5 puan verdi
25 Ağustos 2019 Pazar 12:48:13
Katılmamak elde değil,
Gerçekleri yazan şair,
Taktir görür alkışlanır.
Yüreğinize sağlık.
fues
25 Ağustos 2019 Pazar 12:04:17
doğaçlama şiirleri çok seviyorum.
Jirr , 5 puan verdi
25 Ağustos 2019 Pazar 11:10:09
"Yürü be kim tutar seni!" demek geldi içimden lakin kaburgaların kediye lazım :)

Huh!

Not: Bu satırları sana bir hastane koridorundan yazmaktayım. "Vücudunun yüzde doksanı yanık ellerini bile kullanamayan, Türkçe bilmeyen, Suriyeli, 16-17 yaşlarında ve hiçbir refakatçisi olmayan, bir şeyler yiyebilnek için birilerinin gelip ağzına kaşık uzatmasını bekleyen bir gencin çığlıkları ile her gün muhatap olmaktan daha gerçek bir şey yok." diye gördükten hemen sonra. Tanrım ölmek istiyorum!
Ve bu ölüm lütfen şiirsel olmasın!

Sevgilerimle...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
25 Ağustos 2019 Pazar 12:01:28
Sevgili Jir, senin benliğin, herşeyin üstesinden gelir. Zaman; çizgisel değil, döngüseldir. Bir çark gibi düşün. Pas, iflas olmaz hep. Çark dönüyor; huzur iklimini bekle.
Erkan Cem Arslan
25 Ağustos 2019 Pazar 10:42:35
Her ne kadar Ve ve Ki bağlaçlarını çok kullansam da aşağıdaki gibi bir şiir yazmışlığım var. Ama kalp kırar diye paylaşmamıştım. Hatta sonunu tatlıya bağlayarak bitirdim. Ancak öncesinde şunu da belirtmek isterim; her ne kadar haklı olsanız da yine bu şekilde yazmaya devam ederiz sanırım. Yoksa bir yerde tıkanır ve hep aynı şeyleri üretiriz diye düşünüyorum. Kopya olur birşeyler. Çünkü belli konular etrafında dönüyoruz. Ki belki sizin de bazı şiirlerinizde yukarıdaki eleştiriniz ile örtüşen mısralar vardır. Benim ve hatta bir çok isim yapmış şairin de var.

Selam ve saygılarımla...

ne kolay iş Şiir yazmak

sırtını daya salkım söğüte
bak mor göğe
sokak kedisinin mavi partisini okşa
dalgada ahenkle dans eden tekneye
kırmızı balık pullarından yelken tak
yağmurla kirpiklerini ıslat
bir pazar günü rıhtımda martı kovala
odun ateşinde camları buğulat
bir tutam aşk
biraz hasret
bolca yalnızlık ekle
yürekleri dağla
sonra ortamı
eflatun bulutlarla allayıp pulla

kolay iştir şiir yazmak yani
bir iki afili cümle yaz
sözcüklere anlamı yükle
sorumluluğu mısralara at
sonra yan gel yat

kolaysa bir şiiri
öyle hayali değil
gerçekten kaybettiğin aşkının ardından
ve sevdanın tavanına astığın
yalnızlık hırkasını tekrar tekrar giyerek
sabaha kadar
tahta iskemle üstünde oturup
hem de iki dal sigarayla yaz

işte bütün mesele budur

yoksa kolay iştir şiir yazmak

şaka şaka
hemen kızmayın canım
ben yazamadığım için güzel şiiri
atıyorum suçu
siz değerli üstadlara
sürç-i lisan ettiysek
af ola
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.