Gencay Akpınar
137 şiiri kayıtlı

Hilda'm

Gencay Akpınar
  5,0 / 9 kişi ·9 beğenme · 0 yorum · 168 okunma
Hilda'm

Hilda'm


Birbirini seven iki genç
Elele geçerken yanımdan,
Bahçeme koşup ağlıyorum hemen
Gözyaşlarım çiçeklere dökülüyor
Doğmuşlar solarken
yeni doğanlar, ölü doğuyor.
Bahçe soluyor, otlar kuruyor,
Çiçekler ölüyor,
Ben ? Ben ağlıyorum
Ağlaya ağlaya ölüyorum Hilda.

...

Uyuya kalmışım bahçede
Çimene kanım bulaşmış
Seni beklerken yakalandım bu
Ölümsü hastalığa.
Gece, geldi, gündüz geldi
Ay çıktı, güneş doğdu
Ciğerlerimden ağzıma dolu dolu
Kan geldi, ölüm geldi
Sen hâlâ gelmedin Hilda.

...

Dolanır dururum, bir oraya bir buraya
Çiçekleri koklarım, var mı bir benzeri diye kokunun,
Bütün bahçeyi çektim içime
Ve anladım, senin kokun, çiçekten, bahçeden öte.
Sevginin kokusu var sende.

....

Yemektir, içmektir, yaşamaktır annemin, babamın ve kardeşimin derdi,
Ve yarına sağ çıkmak ve diğer güne.
Sonunda da doğru düzgün ölmektir istedikleri, sevdiklerimin.
Hilda’m ;
Ne yemek , ne içmek nede yaşamak istiyorum,
Öpücüklerim dudaklarında olmadıkça.
Kollarım yeter sanmıştım, seni sarmaya,
Yetmedi Hilda; çünkü sen yalnızca bir kadın değilsin, sen evrenimsin benim, gökyüzüm ve denizim.
Bu kollar ne işe yarar, seni saramadıktan sonra ?
Bu dudaklar ne işe yarar, üzerine tam oturan bir kıyafet gibi, sana uygun güzel bir çift söz kuramadıkça ?

....

Hava çok soğuktu, bahçeye çıktım
Üzerime kalın bir şey almadan.
Annem seslendi, üzerine bir şey al , hasta olacaksın hava soğuk.
Halbuki yanıyordum ben Hilda;
içimde mum gibi eriyen, damla damla yüreğimi delen bu aşk, koruyordu beni soğuktan.
Ama iyi bir şey sanma bunu;
Donarak değil, yanarak ölüyorum yalnızca..

...

Mutsuzluktan ve yolunu gözlemekten, gözlerim bozuldu
Yüzümde , ölmek isteyen bir ifade
Huzursuzluk içeme çöktü
Ve dayanamıyorum artık
Ama şimdi şuradan çıkıp gelme ihtimalin,
İşte o yaşatıyor beni.

...

Kaç yıl daha yaşar dünya ?
Kaç gün daha izler onlar; güneşi, ayı, yıldızı, geceyi ?
Ölüm ne zaman uğrar onlara ?
İnsanlar ne zaman ölür Hilda’m ?
Nefesi kesilince mi?
Yoksa senin gibisi unutunca mı sevdiğini ?
Senin o küskün bakışların, bana herşeyi yaptırıyordu.
Birşeyi istemediğim zaman, o dargın çocuksu bakışının efsunu, hemen etki ediyordu ve hayır dediğim herşeyi, anlayamadığım bir biçimde evete çeviriyordu.
Ne zalim bir kızdın sen !
Ne tatlı bir kızdın !

....

Gittiğin günden beridir
Hayatım yok, neşem yok,
Herşey içiçe girdi, ruhum dağıldı.
Sağlığımda yerinde değil,
Aklımda..

....

Bir erkeği hiçbir şey bir daha böyle yıkamaz ,
Sevdiği gitmişse onu bırakıp..
Kadını ise adaletsizlik, eşitsizlik ve
Kısıtlama yıkar böyle. O özgür olmak ister, kafesleri yakın kadınlar ! Siz kuş değilsiniz kadınlar !Ama sizi seveni ve her dediğinizi yapacak olan erkekleri niye yakarsınız kadınlar ! Ben söyleyeyim ; eski bir alışkanlık, kölelik bu kadınlar ! Yönetilmeyi, gücü, serti bırakın kadınlar ! Sevgiyle, ama köleliğin üzerine kılıf diye geçirilmiş sevgiyle değil, hakiki, mert sevgiyle sizi seven erkekleri seviniz kadınlar ! Bedeninizi ve ruhunuzu, hakikate, sevgiye ve adalete veriniz kadınlar !

....

Ben sana ne yaptım da
Beni böyle yalnız bıraktın?
İnsaf et Hilda ve azda olsa acı bana.
Biricik sevgilindim ben senin,
Ya şimdi ? Şimdi ben neyim Hilda ?
Bu hikayede mutlu mesut insandım,
Şimdi hiçbir şey değilim,
Çünkü ben seninle birşeyim
Sen yoksan, hiçim..

....

Sözlerinin ezgisindeyim
Senden hiç vazgeçmedim
Hem, Dokman kim olurda
Vazgeçebilir Hilda’dan ?

Yanıyorum Hilda
Terli rüyalarımda,
Kâbus üstüne kâbus
Sen yokken her gece uykumda.

Yorgun düşmüş yüreciğim
Beklerken Hilda’sını..

....

Dokman, bu nedir ? Demiştin ellerinle kalbime dokunarak.
Bende şöyle cevap vermiştim;
O, senin ölümsüz evindir, yurdundur,
annendir, kız kardeşin, ağabeyin, baban, sevgilindir. O herşeyindir ve ebediyen senindir Hilda’cığım.

Peki Dokman, öyleyse şu nedir ?
(Gözlerimdi, bahsettiği )
O, her sabah doğan güneşindir, mevsimin, saatin, senendir. Hilda diye bir melek vardır, bu onun için yaratılmış evrendir. Onundur yalnızca, kimsenin değildir.

(Ne kadar da hoşlanırdın, bu sözlerimden.. Başbaşa kaldığımızda durmadan o nedir, bu nedir, şu nedir diye sorup dururdun bedenimde ve ruhumda ki yerleri göstererek..)

Dokman, biliyor musun, Hilda ben olmasaydım eğer, ona olan kıskançlığımdan ölebilirdim- demiştin.

"Sen hiç ölme Hilda !
Sen hiç ölme Hilda !
Ben katlanırım böyle yaşamamaya
Ama sen hiç ölme Hilda !
Ölme Hilda, ölme, ölme..."

....

Güneş doğuyor Hilda
Ben batıyorum.
Kalbim delik deşik
Nefes alamıyorum.
Ama güneş batınca da
Geceleyin ben doğuyorum.
Sana şiirler yazmak için,
Hilda’m, uyumuyorum.

Ve ben, senin Dokman’ın
Bilesin ki
Senin, her zaman senin
Hep senin kalacağım..

....

Akıl, aşk karşısında çaresizdir Hilda,
Güçsüzdür, zayıftır ve yitik.
Şiirsiz boş bir kağıttır, anlamsız
İşlevini kaybetmiş
Rüzgârların bir oraya bir buraya
Sürüklediği biçare süprüntü.
Aşk olmadıktan sonra Hilda
Akıl neye yarar?
Sevgi yoksa eğer
Aklın, ne anlamı var ?
Ama aşk varsa da yoktur bir akıl
Biz akla aşk dedik
Sevdiğimizi öyle sevdik
Seni öyle sevdim Hilda
Aklımı aldın sen
Yerine aşkını koydun
Ve çocukça şeyler yazıyorsam sana
Kızma Hilda’m
Çünkü bu sözler akıllıca değil,
Aşkça..
Bu dili yalnız aşıklar anlar,
Anlıyorsun değil mi beni ?
Yoksa unuttun mu dilimizi?
....

Eyy bunları okuyanlar
Benim adım Dokman.
Aradan kaç yüz yıl geçti?
Bileniniz var mı ben öldükten sonra,
Geldi mi Hilda’m?

Neden merak ediyorsun Dokman,
Yaşarken gelmedikten sonra
Ne önemi var demeyin.
Yetişip yetişememesi önemli değil
Gelmiş, dönmüş olması önemli
Benim için, benim için.

Ahh, zavallı ben !
Ölüp gitmişim asırlar önce
Ama aklım hâlâ onda
Ne olur söyleyin dostlar
Geldi mi Hilda ?

.....

Seni üzgün görürsem eğer
Bir yas sarar içimi,
Ben, senmişim meğer
Varlığım, ruhunun biçimi.

Sen hiç üzülme Hilda
Hiç, hiç,hiç.
Sen hep gül Hilda
Hep, hep, hep.

Ve o , umut veren ellerini
Çekme ellerimin üzerinden
Parmağın kıpırdasa
Ölüyorum korkudan

Hilda, benim yaşama sebebim !

sana bunları söylediğim gün
Yeminler etmiştin, çekmem demiştin
Şimdi ise o bahçede
Tek bir kırıntısını arıyorum,
Saçının telinin.

Bilmemen imkansız Hilda
Düşünmemiş olman imkansız,
Gidersen eğer benim ne çekeceğimi
N’edeceğimi,
Yoksa kıydın mı sen
Seni böylesine sevene ?

Dokman, kendine gel
Hilda hiçbir yere gitmedi
O burda ! Burda !
Nerde ? Nerde?
Gizleniyor musun yoksa bahçede?
Hayır , ahh akılsız ben !
Bak şu güneşe, aya, taşa toprağa,
Bak şu yere, göğe, yıldızlara,
Hepsi o işte, bunların hepsi
Hepsi Hilda ..

Kelebekler gibi geziniyorum
Ne zaman doğdum, ne yapıyorum,
Ne zaman öleceğim, bilmiyorum.
Ama doğar doğmaz çiçeğine koşan kelebekler gibi, gözümü açar açmaz sana şiirler yazıyorum.

Yanağından, dudağından, gözlerinden, alnından,
Kaşından, saçlarından topladığım
Öpücüklerimle, balımı yapıyorum
Seni, yazıyorum Hilda’m.

Belki yarın ölürüm Hilda
Belki de bugün..
Kelebekler ne kadar umursarsa ölümü,
bende o kadar umursuyorum.

.

Hangi acı, sevginin verdiği acıdan üstündür ?
Ayrılık bu kadar can yakar mıydı, duyulan sevgi olmasa?
Ölüm, kimin umrunda olurdu ?
Veya da yaşam?
Söylesene Hilda’m..

Seni sevmeden önce ben kimdim?
İçimde sevgi yokken ben neydim,
Uçsuz bucaksız bir boşluk ve
Karanlıktan başka ?

Doğar doğmaz neden ağlarız Hilda ?
Kim bilebilir bebeklerin gerçekten
Neden ağladığını ?

Ölürken gülümseyenler vardır Hilda,
Ama ben, doğduğum gibi öleceğim
Mosmor, çığlık çığlığa.
Sen benim mutlu ölme ihtimalimdin,
Ama felek, ihtimalleri yerle bir edermiş meğer, öğrendim Hilda’m

Dokman kim derlerse eğer;
Özlemin ateşinde kül olan bir aşık dersiniz.
Hilda kim derlerse eğer;
Dersiniz ki;
Dokman’ındır o, biz bilmeyiz..

.

Benim yolum bellidir Hilda’m
Herşey yararsız olsada,
mahvetmem onları, parçalamam.
Yararsızlıklarıyla severim onları ve
imkansızca basarım bağrıma.
Hiçlik, benim ruhumdur, özümdür,
Ama gerçek olmayan bu varoluş ise,
Benim aşkımdır, şiirimdir, sözümdür.
Ben sana aşık olmasaydım
daha ne kadar yaşardım?
Hiçlik ile varlığın arasında küçük bir
evdir aşk, oradan çıkma sakın,
Çünkü karanlık, dipsiz ve sonsuz bir uçurumdur bu evin dışı.
Bu eve sığınmasaydım,
Bu evde seni tanımasaydım,
Ne olacağımı tahmin ediyorsun
Değil mi Hilda ?

Sen evide alıp gittin, bahçe kaldı bana
İki yanı sonsuz uçurum olan bu bahçede
Seni yazarak delirmiyorum Hilda.

Tanrım, Tanrılarım ; Sizin oralarda güneş yok mu hiç?
Yoksa karanlık mı sevilir çok ?
Şu evreni biraz aydınlatsanız ya,
Işıkları biraz yaksanız ya,
Hilda’mı geri verseniz ya,
Birazcık içinize sevgi alsanız ya,
Tanrım, Tanrılarım; Dokman’ı, Hilda’ya kavuştursanız ya,
Şu acıyı dindirseniz ya..

....

Yanağıma kondurduğun o öpücük
Beni sana sonsuza kadar bağlayan bir tılsımdı Hilda
Gözlerin ise kendine mühürlemişti beni
İnsan nasıl cennet hayali kurabilirdi ki, cennet yanıbaşındaysa
Ve onunsa ?
Ama o hayaller şimdi kurulabilir
Cenneti ondan böyle çok uzaktaysa.

Dokman’ının suçu neydide böyle
Onu cezaların en büyüğüyle başbaşa bıraktın yokluğunla ?

Hiç acıman yok mu senin ?
Yok mu Hilda ?

..
Kimsesiz bir çocuk gibi küstüm hayata
İçime saldığın bu acınının tercümesi yok
Her gün öleceğimi hissediyorum
Meğer sen gittiğinde ölmüşüm ben
Yeni yeni farkediyorum
Ama Hilda , şunu bilmeni istiyorum;
Çocukların gönlü çabuk geri kazanılır
Çocuklar kıyamaz gönlünü almak isteyene ve dayanamaz
Gelmen bile yeter, gönlüm zaten sende kaldı
Hilda; seni seviyorum..
Hilda; seni sayıklıyorum..

"Çelişki ve kurgu olduğum, belli olacak bir gün. Benim kendimi açıklamama halim yok. Hayata uydum, sahte oldum. Sözlerim yalandı, çünkü edebiyattı. Ama hislerim tamamen gerçek. Yalancı ve içten bir şairdi, diyebilirsiniz ölünce. Kızdık ve sevdik gibi. Önemli değilim ben, kurguyum, hiçim. Sözlerime inandınız, bende tanrıya öyle inanmıştım. Neyse, veda yok, kavuşmakta yok. Selamlar. Anlaşılmadığımı anladım, olsun, şiirler devam edecek. Askerlik bahaneydi, kurguydu, yalandı, psikolojik tedavi gördüğümü söylememek için bir beyaz yalan. "
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hilda'm şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Hilda'm şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.