Sesim Talat Sabra
55 şiiri kayıtlı

Pooemm

Sesim Talat Sabra
  5,0 / 6 kişi ·9 beğenme · 6 yorum · 343 okunma

Pooemm




Şiir Nedir?

Şiir (ar. si’r, fr. poésie, ing. poem), en eski edebiyat türüdür. Değişik sanat anlayışlarına bağlı olarak çeşitli tanımları yapılmış, şiirin tanımlanamayacağı da öne sürülmüştür. Yine de genelde, şiirin ritime ve imgeye dayanan, kendine özgü dili ve söyleyiş özelliğiyle estetik etkilenmeler yaratıcı bir söz sanatı olduğunda birleşilmektedir.

Türkçede şiir karşılığı "koşuk, yır, özün" gibi sözcükler önerilmişse de hiçbiri yaygınlaşamamıştır. Bugün "koşuk, nazım" karşılığı kullanılmaktadır. Ayrıca nazımla şiiri birbirine karıştırmamak gerekir. Birincisi yalnızca bir anlatım yoludur. Geçmişte şiirin uyak, ölçü, nazım biçimleri gibi biçimsel özelliklerden ayrı düşünülemeyişi şiirle nazmın eşanlamlı sayılmasına yol açmış, giderek şiir «mevzuu ve mukaffa (ölçülü ve uyaklı) bir söz sanatı» olarak tanımlanmıştır. Günümüzde bu anlayış aşılmıştır.

Edebî türlerin en eskisi olan şiir, insanlık tarihi boyunca duygu, düşünce ve hayalleri etkili biçimde anlatmanın bir yolu olmuştur. Şiirin edebî tür olarak en önemli özelliği, özel bir anlatım diline sahip olmasıdır. "Şiir dili" olarak adlandırılan bu özel dil, gündelik dilden farklı, çok anlamlı ve katmanlı bir yapıya sahiptir. "Sembol ve mecazlara dayalı bir anlatım dili", "ahenkli bir ses akışı" ve "duygu yoğunluğunu öne çıkaran söyleyiş" gibi özellikler, şiiri diğer edebî türlerden farklı kılar. Her dönemin kendine özgü bir sesi, söyleyişi ve dünyaya bakış tarzı olduğu için şiir de tarih içinde farklı dönemlerde, farklı özellikler göstermektedir.

Türk şiirinin tarihi, İslam öncesinde dinî törenlerde söylenen şiirlere kadar uzanır. İslamiyet’in kabulüyle birlikte aruz vezniyle yazılan ve kendine özgü bir benzetmeler dünyası olan Divan şiiri, edebiyat tarihimizde uzun süre varlığını sürdürür.

Hece vezniyle yazılan ve halk zevkine hitap eden halk şiiri, Türkçenin konuşulduğu bütün coğrafyalarda söylenmeye devam etmektedir. İslamiyet’le birlikte tasavvuf düşüncesinin de Türk şiirine önemli etkileri olmuş, bu düşünceleri yansıtan bir şiir geleneği de oluşmuştur.

Yaklaşık altı yüz yıl varlığını sürdüren Divan şiiri, Tanzimat Dönemi’nden itibaren yerini yavaş yavaş farklı şiir anlayışlarına bırakmıştır. Batılı şiir anlayış ve akımlarının etkisiyle yeni nazım şekilleriyle şiirler yazılmış, şiirin içeriğinde ise önemli değişimler yaşanmıştır. Şiirin içeriğini değiştiren Tanzimat şairlerinin ardından, Servet-i Fünûn Dönemi’nde şiirin estetik yapısına önem verilir.

1910’larda hece vezni, sade Türkçeyle söyleyiş ve millî konular şiire hâkim olur ve bu şiir eğilimi Cumhuriyet’in ilanından sonra da devam eder. 1940’larda şiirin dili değişmeye başlar ve sıradan insanın dertleri şiirin merkezine taşınır. Gündelik konuşma diline dayanan bu yöneliş, 1950’lerin sonuna doğru ortaya çıkan imgeci şiiri anlayışı ile etkisini kaybeder. Türk şiiri 1960’lardan günümüze hem tarih içinde kazandığı değerler hem de yenilikçi arayışlarla çok farklı ses ve söyleyişlere sahne olur.

Şiir; şekil özellikleri bakımından nazım birimi, vezin, kafiye, redif ve ses tekrarları gibi unsurların birleşmesiyle oluşur. Mecazlar, edebî sanatlar, imgeler, sembol ve imaj gibi unsurlar ise şiirin anlam katmanlarını tamamlar. Bütün bu şekil ve anlam unsurları şiir denen bütünü oluşturur ve şiir bunların bir toplamı olarak ortaya çıkar. Bu sebeple şiir denilen yapı bunlardan birisine indirgenemez.

Şiir Nedir?

Şiir (ar. si’r, fr. poésie, ing. poem), en eski edebiyat türüdür. Değişik sanat anlayışlarına bağlı olarak çeşitli tanımları yapılmış, şiirin tanımlanamayacağı da öne sürülmüştür. Yine de genelde, şiirin ritime ve imgeye dayanan, kendine özgü dili ve söyleyiş özelliğiyle estetik etkilenmeler yaratıcı bir söz sanatı olduğunda birleşilmektedir.

Türkçede şiir karşılığı "koşuk, yır, özün" gibi sözcükler önerilmişse de hiçbiri yaygınlaşamamıştır. Bugün "koşuk, nazım" karşılığı kullanılmaktadır. Ayrıca nazımla şiiri birbirine karıştırmamak gerekir. Birincisi yalnızca bir anlatım yoludur. Geçmişte şiirin uyak, ölçü, nazım biçimleri gibi biçimsel özelliklerden ayrı düşünülemeyişi şiirle nazmın eşanlamlı sayılmasına yol açmış, giderek şiir «mevzuu ve mukaffa (ölçülü ve uyaklı) bir söz sanatı» olarak tanımlanmıştır. Günümüzde bu anlayış aşılmıştır.

Edebî türlerin en eskisi olan şiir, insanlık tarihi boyunca duygu, düşünce ve hayalleri etkili biçimde anlatmanın bir yolu olmuştur. Şiirin edebî tür olarak en önemli özelliği, özel bir anlatım diline sahip olmasıdır. "Şiir dili" olarak adlandırılan bu özel dil, gündelik dilden farklı, çok anlamlı ve katmanlı bir yapıya sahiptir. "Sembol ve mecazlara dayalı bir anlatım dili", "ahenkli bir ses akışı" ve "duygu yoğunluğunu öne çıkaran söyleyiş" gibi özellikler, şiiri diğer edebî türlerden farklı kılar. Her dönemin kendine özgü bir sesi, söyleyişi ve dünyaya bakış tarzı olduğu için şiir de tarih içinde farklı dönemlerde, farklı özellikler göstermektedir.

Türk şiirinin tarihi, İslam öncesinde dinî törenlerde söylenen şiirlere kadar uzanır. İslamiyet’in kabulüyle birlikte aruz vezniyle yazılan ve kendine özgü bir benzetmeler dünyası olan Divan şiiri, edebiyat tarihimizde uzun süre varlığını sürdürür.

Hece vezniyle yazılan ve halk zevkine hitap eden halk şiiri, Türkçenin konuşulduğu bütün coğrafyalarda söylenmeye devam etmektedir. İslamiyet’le birlikte tasavvuf düşüncesinin de Türk şiirine önemli etkileri olmuş, bu düşünceleri yansıtan bir şiir geleneği de oluşmuştur.

Yaklaşık altı yüz yıl varlığını sürdüren Divan şiiri, Tanzimat Dönemi’nden itibaren yerini yavaş yavaş farklı şiir anlayışlarına bırakmıştır. Batılı şiir anlayış ve akımlarının etkisiyle yeni nazım şekilleriyle şiirler yazılmış, şiirin içeriğinde ise önemli değişimler yaşanmıştır. Şiirin içeriğini değiştiren Tanzimat şairlerinin ardından, Servet-i Fünûn Dönemi’nde şiirin estetik yapısına önem verilir.

1910’larda hece vezni, sade Türkçeyle söyleyiş ve millî konular şiire hâkim olur ve bu şiir eğilimi Cumhuriyet’in ilanından sonra da devam eder. 1940’larda şiirin dili değişmeye başlar ve sıradan insanın dertleri şiirin merkezine taşınır. Gündelik konuşma diline dayanan bu yöneliş, 1950’lerin sonuna doğru ortaya çıkan imgeci şiiri anlayışı ile etkisini kaybeder. Türk şiiri 1960’lardan günümüze hem tarih içinde kazandığı değerler hem de yenilikçi arayışlarla çok farklı ses ve söyleyişlere sahne olur.

Şiir; şekil özellikleri bakımından nazım birimi, vezin, kafiye, redif ve ses tekrarları gibi unsurların birleşmesiyle oluşur. Mecazlar, edebî sanatlar, imgeler, sembol ve imaj gibi unsurlar ise şiirin anlam katmanlarını tamamlar. Bütün bu şekil ve anlam unsurları şiir denen bütünü oluşturur ve şiir bunların bir toplamı olarak ortaya çıkar. Bu sebeple şiir denilen yapı bunlardan birisine indirgenemez.
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Pooemm şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Pooemm şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
amelie poulain
21 Temmuz 2019 Pazar 17:28:15
Beşerden merdiven kurmuşsun hakka
Sanat emek işi
Epikür , 5 puan verdi
20 Temmuz 2019 Cumartesi 19:12:00
Iç alemi kaleme bu büyülü havayla üflemek ne denir dilim lâl. Sevgilerimle
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
20 Temmuz 2019 Cumartesi 23:18:48
Sen, azize u temizesin.

Hürmetler...

Düzenleme:21.7.2019 10:20:00
Nef'
20 Temmuz 2019 Cumartesi 00:46:14
Ah !
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
20 Temmuz 2019 Cumartesi 23:19:52
Ve, âh!..
Bahar Batıl , 5 puan verdi
19 Temmuz 2019 Cuma 18:42:15
Pooemm

Bahar Batıl tarafından 7/23/2019 7:00:24 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Bahar Batıl
19 Temmuz 2019 Cuma 18:48:38
Asla yanlış anlamam Cem şair. Çok teşekkür ederim
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 18:45:57
Lütfen ifade, farklı anlam ve mecralara çekilmesin;
Seni seviyorum Bahar Batıl; sen de kalbinin istikamet verdiklerindensin.
yaşar/casına
19 Temmuz 2019 Cuma 17:34:29
Daha ön sözü bu

Yorum yazmak için yola ciktim seferi oldum.

Saman sarısı gibi yaa

Tebrikler hayran hayran.

yaşar/casına tarafından 7/19/2019 5:37:36 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:43:28
Seferiliğin avantajlarından yararlanmayı unutma Yaşar aleyhi selam..
Rüzgâr , 5 puan verdi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:05:46
Sen ne yapmışsın böyle kedi?

Hangi dagın ululuğu, hangi denizlerin kabartısı olmuşsun da; lokma lokma, ilmek ilmek, söz söz, göz göz, köz köz yanmışsın.!

Zaten söyleceklerimin eksikliği çok olacağından-şiirin şahını- alır giderim ben.

Her kim yazdırdıysa da afferim derim o'na.

Vallahı milyon milyon tebrik.
Bu yoruma 10 cevap yazılmış.
Rüzgâr
19 Temmuz 2019 Cuma 18:09:38
Her ikisini de tescillediğin için, mühürlü bir teşekkür kedi.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 18:03:20
Sadece güzel değil, akıllı da bir insansın..
Rüzgâr
19 Temmuz 2019 Cuma 17:59:53
Son tahlilde anlaştık. Ben benden daha akıllı birine karşı gelemem.

Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:54:13
İbret-i alem olsun diye, kaçak bir sarayın çatısını uçursam, ağaçlarını söksem, gelecek nesle vesika olur. Yıkım, hep kötü değildir.
Rüzgâr
19 Temmuz 2019 Cuma 17:51:35
Ağaçlara kıyamam ki. Çatılara hiç. Amaa kötü insanlara es be kedi! Çok çok fena es!

O kabulümdür.
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:45:02
Tamam..
Hangi ağacı söküyoruz?
Hangi çatıyı uçuruyoruz?
Rüzgâr
19 Temmuz 2019 Cuma 17:42:36
Çok dumanlı bir takatsizlik içindeyim. O vakit; benim yerime de es!
Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:30:34
Takatsiz kaldığında, haber et; üflerim ben
Nefesim kuvvetlidir.
Rüzgâr
19 Temmuz 2019 Cuma 17:27:18
Kimse dediğin nedir ki kedi? Kimseye yazılmaması çok daha güzel.

Minnacık bir esintim kaldı. Ama minnacık.

Şiirin sahibiSesim Talat Sabra , şiirin sahibi
19 Temmuz 2019 Cuma 17:16:12
Aşk şiirlerim, kimseye yazılmamıştır.
Esmeye devam..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.