prosayko
129 şiiri kayıtlı

Ce, ıslık ve düşme sanatı

prosayko
  5,0 / 8 kişi ·18 beğenme · 3 yorum · 1290 okunma
Ce, ıslık ve düşme sanatı

Ce, ıslık ve düşme sanatı




...... bisikletinin arkası boşluk ve gülücük ölüsü...

hayatı kaçıranlar
çirkin birer at hırsızı.
biz ce’yle el ele verip
her yerde aradık onları.
o atlara özgürlük derdindeymiş,
ben hayatın...
haliyle,
bulamadık...




sonra birbirimize verdiğimiz ellerin
bizim olmadığını anladık.
kalbimizi aklayıp
ellerimizi suçladık.
ben ona bi ironinin
o bana bi fesleğenin ellerini vermişti.
yabancı ellerde dilimizde yabancılaştı
ıslıkla da anlaşabiliriz dedi ce,
ıslık çalarak
çağıralım atlarımızı.

ardından bi kaç ışık yılı boyunca
konuşmadık.
ardından aramızdaki bi kaç ışık yılına
kalpli bi kaç emoji, şirin bi kaplumbağa
ve gülümseyen bi bok sığdırdık.
takılıp duruyorduk kısır bi algoritmada
ruhumuzu her güncellediğimizde
bi şeyler eksiliyordu; en fazla da anlam!
"aman boş ver" diyordu ce;
"su sudur, hava hava ve at da at"
ihtiyacımız yok daha fazlasını anlamaya.
bu beta sürümün arka planında da
özgürce koşturabiliriz atlarımızı.



denizin rastlantı kenarına düşüyorduk ara sıra ce’yle
aramızda bi bisiklet yalnızlığı.
ay ışığının acıyla yansıdığı
adamlar ve kadınlar arasında
denizin ten kenarında sevişiyorduk.
hisleri emoji, tenleri kozmetik
ve saçları hep cuma akşamı
öyküsüz adamlar ve düşsüz kadınlar arasında
üşüyorduk ara sıra
denizin rastlantı kenarında.
aldırma diyordu ce, aldırma!
gülüyordu inadına..

birbirimize kızdığımızda
birbirimizi iyice kırıp, içimize bakıyorduk.
içim fesat diyordu ce, gördün mü?
senin ki de sümüklü bi çocuk!
sonra gülerek uyuyor
uyanıp ıslık çalıyorduk.



sonra bi gün
eski bi kitap çalmıştım ona
bi meyhane duvarı
bi yılbaşı zamanıydı
kozmik bi ceza kesti tanrı.
ceye göre bi sarhoşluk anıydı
bana göre farkındalık..
fırsatçı bi at hırsızı gülümsememizi çaldı.
ayrılalım dedik,
beraberliğin bi anlamı kalmadı.

sen rüzgar ol dedi ce
sevdiğin taşlarını okşa
su ol, derenin yatağına sız
bulut ol dağlarınla seviş.
ben sadece at olacağım kızıl çayırlarda
ve bi ıslık arayacağım.



hoşçakal dedim,
hoşçakal düşmeler ustası
aklıma her düşüşün nasılda estetik.

yabancı ellerde, sanal bi dilde
herşeye güldük ce’yle.
gözyaşının sesi olsa ama
şarkısını en güzel o çalar
hem de sadece ıslıkla.
ve en güzel ben ağlarım
ıslık çalarken
içimdeki boşluğa...



sayko
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ce, ıslık ve düşme sanatı şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Ce, ıslık ve düşme sanatı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Doğan Güneş. , 5 puan verdi
28 Temmuz 2018 Cumartesi 00:20:43
Doğanın berrak ezgileri yerine metalik sesler, tutku yerine
ruhsuz, silik bir 'ben' duygusu, şiir yerine soğuk bir mantıkla
örülüyor insanın dokusu..

Dengesini bulan bir belleğin izini sürerken
telde yürüyen cambazın denge arayışındaki gibi
tutunuyoruz yaşama..
Yaşamak imgesi bir tutkuya dönüşmüyorsa içimizdeki boşluklar
çoğalıyordur bir anlamda..
Herkesi ve herşeyi dışlayan bir sahneye dönüşüyor zaman..
En kötüsü de, herkesi saran korku ve endişe, kaçış güzergahları
çoğaltıyor..Güzergah çoğaldıkça ölümden kaçışta o denli
umutlandırıyor..
Hiçbir zaman birbirini bu yakınlıkta görmemiş olanlar
birbirine yapışmış, birbirinin bakışından, birbirinin
heyecanından, birbirinin kokusundan soluyor..
Birbirinden ayrılmamaları, düşenin geride kalmakla
yüzleşeceği korkunç akıbetten kurtulmanın da tek yolu.
Kaçacak bir yerleri yok oysa, dönüp kalmaktan
başka bir çareleri de. Kaçtıkları yer, yurtlarını da
kendilerini de zaten kurtların önüne atıp köşeyi
dönenlerin durduğu yer..
Islığımızda sarılı ezgilerimizi yitirdikçe düşme sanatı de kendiliğinden
eyleme geçiyor sevgili prosayko..


İnsan yazgısına karşı ne zaman Giacomo Leopardi ile birlikte
yürekten seslenmeye hazır olacak acaba?..
Metalik seslerden, çürümüş kokudan, bozulan uygarlıktan
ne zaman sıyrılıp ürkmüş ruhların yıkıntıları arasından
gülümseyen gökkuşağını hissedecek?..

Dağınık yüzler, endişe, kaygı, yarım bir gülüş,
toprak altlında kıpırdayan bir parmak, izbe mekanlar,
kırık dökük evler, paramparça ruhlar, çalınan hayaller,
gecenin son kalıntıları..Eriyerek suya karışan
kar taneleri gibi kaybolup gidiyor insan denen varlığın
yer yüzündeki kalıntısı..

İnsana dair hiçbir şey, insanı anlatan, hayattan kopuk
olamaz; onun çevresinden, psikolojisinden, şiirlerindeki gibi..
İnanıyorum ki birgün ıslığımız özgürce saracak yeryüzünü..
Sevgilerimle..
Bu yoruma 2 cevap yazılmış.
Doğan Güneş.
28 Temmuz 2018 Cumartesi 00:35:19
Kırılgan, umutlu, naif, aşkla ve özgürce dolu nitelikli şiirlerin
elbette beynin ve kalbin o engin sınırsızlığından ileri geliyor..Böyle olunca,
kıyısından köşesinden harflerinle gönül bağı kurmakta kendiliğinden gelişiyor
sevgili prosayko..
Yazıma gelince, dilediğin gibi, ne zaman açıp okumak istersen
kapımızda gönlümüzde hep açıktır sana..
Şiirin sahibiprosayko , şiirin sahibi
28 Temmuz 2018 Cumartesi 00:25:32
Doğan hocam iki bildiri geldi.. Bıri senin siirinden biri senin yorumundan.. Yorum dağıttı beni.. Şiirini yarın mı okusam dedim. Şimdi dayanamam.. Ama gidiyorum okumaya..
Teşekkürler bu arada..
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
24 Temmuz 2018 Salı 14:30:16
24 Temmuz Basın Bayramımız Kutlu olsun...
Gönlüne sağlık...
.......................................... Saygı ve selamlar..
Dramatik Buluntular , 5 puan verdi
21 Temmuz 2018 Cumartesi 21:28:59
Zaten bir şaire mutluluk yakışmıyor
Çünkü şair taşla bile konuşur ve o taşa aşkı anlatır
ve dönüp yanılgılar ustası kalabalığa hayretle bakar şair
ve şunu mırıldanır içinden: Ne tuhaf! Hiç bulantıları yok!
ve şunu yapmak ister:
belindeki şarjörü dolu şiiri çıkarıp toplumu sözcüklerle taramak!

Şair düşmeler ustasıdır
gerçekliğin pavyonuna düşmüş bir kadındır bazen şair
bazen de başkaldırının atlasında hayalhane yöneticisi

politikacılara palyaço demez örneğin şair
çünkü palyaço güldürür
politikacı ise ağlatır ve aldatır
onlara çölün bekçileri der, güneş oyalayıcıları der

Bir gün bütün insanlar delirecek
ama şair zaten delirmiş bir insandır
şair belki insan bile değil; tahtadır!
gelip geçen hissizlerin çiviler çaktığı!

...

Sevgili kardeşim, çok farklı, ironi dolu ve çok İn'ce şiirine hariçten eşlik ettim.
Affola
sevgilerimle...




Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiprosayko , şiirin sahibi
22 Temmuz 2018 Pazar 09:28:03
Senin eşlik etmen sadece gurur verir. Iyi ki seni tanıyorum.

Taşlara bakıp aşkı anlatamadım hiç ama nesnel anlamda bi taşa bakıp aşık olmuşluğum çoktur. (Soyut anlamda da böyle oluyor abi, köstebek gibi kör bi aşkla taa o derindeki taşa ulaşana kadar kazıp duruyorum... kostebek atasözü: çarpacağı taşı düşünenler aşka ulaşamaz, bunu sonuna bi emoji eklemek isterdim ama monalisanin emojisini hala yapmadılar)

Simdi keyifle gidip şu güne düşen yazını okuyacağım.
Sana harikalarla dolu günler diliyorum.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.