mhrcck
127 şiiri kayıtlı

Eskici (Öykü)

mhrcck
  0,0 / 0 kişi ·1 beğenme · 0 yorum · 799 okunma

Eskici (Öykü)



Eskici, sabah ezanı okunmadan kalktı abdestini aldı, kale içerisinde

bulunan dükkanını açmak için yola koyuldu. Ekmek kapım dediği dükkanına

vardığında ezan okunmak üzereydi. Biraz ötesinde bulunan camiye gidip

cemeatle namazını kıldı. Sabah aydınlığında dükkanın önünü süpürdü.

Komşuları ile selamlaştı hal hatır sordu iyi pazarlar diledi. Dükkanına girdi

ya Allah bismillah diyerek köşede bulunan üzeri halı kaplı çekmeceli küçük

tezgahın ardında bulunan iskemleye oturdu ve her gün olduğu gibi mutat

bereket duasını yaptı. Avcı yeleğinin sol cebinden çıkardığı anahtarla

çekmecenin kilidini açtı. Çekmecenin içerisine siftah olsun diye akşamdan

hazırladığı beş kuruşu attı ve siftah benden bereket Allahtan dedi. Oturduğu

yerden başını kaldırdı, iki duvar arasına yerleştirilmiş su borusuna asılı çeşitli

bedende az giyinilmiş elbiselere şöyle bir göz attı.Yerinden kalktı elbise

indirme çatalını eline aldı, asılı elbiselerden sıradaki birinciğ elbiseye

çatalı taktı ve aşağı indirir gibi yaptı. önce müşteri oldu fiyatını sordu;

- Selamünaleyküm emmi, elbise alacaktım da acaba şu birinci sırada bulunan

elbise kaç lira?

- Yeğenim sana yüz lira olur.

- Doksan dokuz lira versem olmaz mı !

- Olmaz ağzını yediğim yeğenim kanaatin olsun ki kurtarmaz dedi.

Aynı cümleleri tekrarlayarak baştan sona tüm elbiseleri değerine göre

fiyatlandırdı. Tezgahına oturup pusuya yatmış kurt gibi avının gelmesini

bekledi.
....................

Başkaya’dan Sarıların Köşker Mehmet erken o gün erken

kalkmıştı.Ahırda süt sağan hanımı Hacca’ya seslendi "gız hacca oğlanı

kaldır, satılacak neyin varsa denkle. Okullar açılmadan, mektep için kıyafet

alacağım. Hadi çabuk otobüs kalkmadan yetişmemiz lazım" dedi.

Köşker Mehmet, şehirde satacağı ne varsa burunlu köy otobüsünün

damına yükletti, ayaklarından çitilediği iki tavuk bir horozu da yanına alarak,

oğlu pısırık Ali ile birlikte otobüse bindi. Oğlunu yol boyunca tekrar tekrar

tembihledi

- Bak şimdi Ali, malları sattıktan sonra, elbiseciye diyeceğim ki, bu

komşumuzun çocuğu, babasız yetim diyeceğim. Okullar açılmadan hayrıma

olsun, çocuğu da sevindireyim diye alıyorum diyeceğim. Tamam mı , he mi

aslan olum anladın mı, aman ha yalanımı çıkartma emi!

-Tamam baba dediğin gibi hiç konuşmam susarım dedi Ali.

Köşker Mehmet, köy garajından at arabasına yüklerini yükleyip kale içine

götürdü. Ali yükün başında bekçi olarak beklerken parça malını pazar

esnaflarına satıp paraya çevirdi. Yine kalenin batı tarafı cami arkası sur

dibinde bulunan sıra sıra barakalarda eski elbise satanlara doğru yürüdü.

Uyanık müşteri edasında barakalardan birine girdi.

- Selamın Aleyküm emmi, hayırlı işler olsun.

- Vealeyküm selam yeğenim

- Emmi, Başkaya’dan muhtar Mustafa selamını söyledi.

- Mektepler açılacak hayrıma bu yetime bir elbise alıyım dediydim.

Bu çocuk komşumuzun oğlu yetim anlayacağın, muhtar benim

selamımı söyle ne alacaksan fiyat hususunda sana yardımcı olur dedi.

- Kolay Yeğenim onu düşünme, hele bi hasbıhal edelim.

- Ee muhtar ne yapıyor, oğlu askerden geldi mi

- Emmi muhtarın oğlu yok kızı var.

- Ee kızı everdi mi bari!

- Emmi kızı daha küçük orta mektebe gidiyor.

- Amanın tövbe tövbe iyice karıştı kafam yav, ben karıştırdım her halde.

her neyse sende ona benim selamımı söyle.

Eskici baktı iş uzayacak yönünü çocuğa çevirdi

- Söyle bakalım delikanlı nasıl bir şey istiyorsun.

Çocuğun ağzı var dili yok tembihli ya ses vermedi, baba devreye girdi.

- Emmi o ne bilsin, ben göstereyim, baştan birinci elbiseyi bir indiriver hele.

Eskici çatalı taktı istediği elbiseyi indirdi, yerde serili gazete kağıdını

göstererek giyin dedi. Gönülsüz önce pantolonu ardından ceketi giydi çocuk.

Bedeni yaklaşık kırk beden olmasına rağmen, kırk altı beden elbise

giydirdiler. Çocuk giyindiği elbiseyi beğenmedi. Zira pantolonun paçası,

ceketin kolu bir karış uzundu içinde kaybolmuştu.

Eskici çocuğu razı etmek için dil ne diller döktü.

- Bak yeğenim, emmin (çocuğun babasından için) seni terziye götürür,

pantolonun paçasını, cekedin kolunu büktürür, birazda yanlardan içine

aldırır, üzerine mıh gibi oturur. Bakarmısın emmisi sanki üsdüne dikilmiş

gibi.
Çocuğun zaten söz hakkı yoktu, mecburen boynunu büktü,

babasına (emmisine) masumane baktı gözlerini olur dercesine kırpıştırdı.

Köşker Mehmet ekiciye dönerek,

- Borcumuz ne olur acep emmi.

- Muhtarın hatırına bu iyiliği yapdığın için,

yüz lira versen yeter yeğenim

- Emmi Kurbanın olayım pek pahalı dedin biraz ikram et de seninde

hayrına olsun.

- "Günahın vebalin boynuma olsun ki sabah doksan dokuz lira verdiler vermedim.

Köşker Mehmedin diyecek la bulamadı, elbiseyi yüz liraya aldı. Eskici,

elbiseyi gazete kağıdına sarıp, Köşgerin koltuğunun altına yerleştirdi.

- Eğer köyde terzi yosa, üç dükkan aşağımda terzi mustafa var, selamımı

söyle üç beş kuruşa büker daraltır.

Köşker Mehmet dükkandan çıkar çıkmaz arkasına bakmadan gözden kaybolurken

kendi kendine mırıldanır.

- Muhtarın selamıyla yediğim kazık yetmedi, senin selamınla terzi

Mustafadan mı. Yürü oğlum anan terziden iyi büker.

Köşker Mehmet gözden kaybolurken köy durağına doğru yol aldı.

Eskici, Köşkerin arkasından bakarken şöyle mırıldandı.

- Vay kösnük vay, oğlunu yetim diye, kırk yıllık eskiciye

yutturacaktı.Yermiyim ben bu numaraları dedi. (derleme) 060315 mcicek
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Eskici (Öykü) şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Eskici (Öykü) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.