Özgürlüğün Elli Tonu

E. L. James
  5,0 / 5 2 kişi · 2 yorum · 1.165 okunma · 0 tavsiye
Kitap Künye
ISBN:
9786053430179
Sayfa:
0 s.
Yıl:
E.L.James
Elli Ton Üçlemesi Üçüncü Kitap...

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...
Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Anastasia Steele'in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey'le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian'ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder.

Şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. Ana, Grey'i sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. Anastasia'nın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden Grey'in yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, Grey'inse kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir.

Ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. Tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip Ana'nın en korkunç kâbuslarını gerçeğe dönüştürür...
(Tanıtım Bülteninden)

**Havin_** , Kitap İnceleme
4 Mayıs 2014 Pazar 21:09:39
Kitabın 47. sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin, hadi oradan :)


Gri ve karanlık ve özgürlük. Okurken kıpkırmızı kesildiğim bir roman serisi. Yâni üçü de yanaklarımı mıncıklamışım gibi kıpkırmızı kesilmeme sebebiyet vermişti.. Hemen hemen her sayfasında. James biraz abartmış, çok abartmış. Ve pek tabiî bu bizi ilgilendirmiyor. Her insan bir dünya, bu da yazarın dünyasıydı..


Son sayfasında okura teşekkür notunu okuru olarak içten birkaç kez tekrarlamıştım. Ben duygusal bir kız çocuğuyum, final ağlatmamalıydı. Onca gün okuduktan sonra anlamsız bir sonuca bağlamamış olması Ray'in silah kullanmayı öğretmesinin, bir adamın bir kız tarafından etkisiz hâle getirme derslerinin ve pek tabiî maçoluğun işe yaraması gerekirdi nitekim öyle de oldu. Bu akademik bir eser değil, felsefik bir yanı yok neticede roman. Süpürgeli cadıların zafer çığlıklarına gerek yok. Her roman yazarı bunu bilmeli. Ya da romanlarını sıradanlıktan kurtarmalılar. O zaman bizler de akademik ölçüleri hesaba katarak eleştiri yapabiliriz. Bu hâllerle değil.



Eğer analizini yapsaydım ne yazardım acaba dediğimi biliyorum çok yerde. Bir Çalıkuşu etkisi yok elbette ve bir Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve tabi Tutunamayanlar ve bir Huzur.. Neden bu isimleri tekrarlıyoruma gelince, özledim. Her satırında, bu kitabın her cümlesinde kendi edebiyatımızın eserlerini özledim. Kendi kalemlerimizi. Murathan Mungan gelmedi bir tek aklıma. Onu sâdece bu kitapların yâni bu öykünün ikizi gibi olan yazarı başka bir isim olanın diğer kitabını düşününce anımsadım. İntihâller sizi târihe bile çiviler..


Bunu söylemeli miyim bilemiyorum ama geçmek istemem. Bu kitapları okumaya karar verdiğimde, yâni elli ton serisini okuma kararı aldığımda ikinci kitabın elime ulaşması biraz vakit aldı. O sırada vaktin boş geçmemesi için daha önce aldığım kitaplardan birini okumaya karar verdim. Nasılsa üç gün vaktim vardı. Tâlihe bakın ki okuduğum kitap ile bu seri aynı öyküyü barındırıyor. Adamlar ve kızlar aynı özellikleri taşıyor. İki kahraman Elli'ninki Christian ve diğerininki de Damien da çok iyi uçak kullanan pilotlarmış ve ne hikmetse ikisi de sâdece yemek yemek için kızları uçuruyorlar. Biri gökyüzünü seyrettiriyor diğeri gün doğumunu mu batımı mıydı emin değilim ama mesele buydu. İki adamın da karanlık geçmişleri varmış.. Ve ikisi de dünyayı satın alabilecek kadar çok zengin. Ve kızlar da yâni şu iki postmodern maçonun partnerleri de zenginliği umursamayan kendi hâllerinde henüz okulu bitirmiş sıradan iki kız.. Ve ikisinin de patronları farklı amaçlar peşinde koşan yanlış insanlar.. Adına yandığım aşk! Bu iki adama daha önce hiç yaşamadıkları duyguları bu hint kumaşı iki kız yaşatıyormuş.. Çok ilginç. Ya bu yazarlar tek bir insan ya da biri ötekini çok iyi tanıyor. Ve elbette elli ton serisi diğerine nazaran daha kıdemli. Diğerinin serisi olacak mı merak ediyorum, buna dâir bir bilgi yok henüz ama adım gibi eminim Damien Stark da gözlerinin hakkını verecektir.


Tavsiye etmek.. Hayır. Bu seriyi kimseye tavsiye etmiyorum ve ikizi olan ötekini de. Sebebi yok. Bana fenalık geliyordu bâzen. Yeter diye diye okudum pek çok sayfayı. Ben de kalpler ve çiçekler diyenlerdenim çünkü... Ya da bizler Türkiye'liyiz.. Midemizin ve kalbimizin kaldıramayacakları var. Hepsi bu. Şimdilerde televizyonların içine düştüğü tuzaklar kimseyi yanıltmasın. Her ne izletirseniz izletin kirpiğini dahî size çevirmeyenler var. Bu toplumun özü de budur. Bir çürük elmanın tüm kasa elmayı kirletemediği gerçeğini unutmamakta da fayda var. Yazarlar bunu bilseler iyi ederler. Tabi zengin kız çocuğu ve fakir fabrika işçisinin resmini de artık her yerde kullanmasınlar. Ya da her şeyin sonunu Leylâ İle Mecnûn efsânesine benzetmesinler..

Dediğim gibi her insan bir dünya. Yazarın emeğine saygı ile noktalamak istiyorum.


Teşekkürler James..
Ayrık Otu , Kitap İnceleme
2 Nisan 2013 Salı 10:55:31
harika bir final
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.