Kaşgarlı Mahmut

Ahmet Caferoğlu
  0,0 / 5 0 kişi · 0 yorum · 100 okunma · 0 tavsiye
Kitap Künye
Yayınevi:
ISBN:
9786056600913
Sayfa:
0 s.
Yıl:
2016
Kaşgarlı Mahmut onbirinci asırda yaşamış büyük bir Türk alimidir. Devrin Türkçesinin büyük ve harikulade bir lügatini yazmıştır. Divanü Lügat-it-Türk adını taşıyan bu eserin bugün yer yüzünde bir tek yazma nüshası vardır. O da İstanbulda Fatih Millet Kütüphanesinde Ali Emirî kitapları arasındadır. Kaşgarlı Mahmudun diğer eserleri maalesef ele geçmemiştir. İlk devlet kuruculuğu tarihinden bu yana, sıkı sıkıya millî diline bağlı kalan Türk dünyası, V. asırdaki yazılı abideleriyle ortaya çıkmış, Türk diline millî bir devler dili hakimiyeti temin etmiştir. Daha milattan önce ikinci asırda, millî bir şairi ile tanınan Orta Asya Türkleri, komşuları bulunan kuvvetli Çin medeniyetinin baskısına ve durmadan devam edegelen savaşlara rağmen ana dillerini işleyerek onu yazı dili, edebî dil haline getirmeği başarmışlardır. V. asır Yenisey ve civarının Kırgız Türklerine ait kitabeleri ile, daha sonraki Orhun kitabeleri, bu çağ Orta Asya Türklüğünün, tarihî vesikalar diliyle konuştuklarını ortaya koymuştur. Hatta matbaa kurarak Türk dilli, Orhun hurufatlı kitapların baskısını dahi temin etmişlerdir. Bu suretle, Orta Asyanın göbeğinde yerleşmiş ve diğer milletlerle geniş temasta bulunmuş olan Türkler, müşterek ana yurt çevresinde, karma medeniyet kaynaşmasında dahi dillerini muhafaza etmiş ve komşularına bir çok yeni şeyler aşılamışlardır. Orhun kitabelerinin yalnız Türk milletine mahsus bir tarihî hitabe olmayıp, Türk komşularına da Türk tarihini ve millî Türk dilim aşılamaya yarar bir vesika olduğuna, bugün artık şüphe kalmamıştır. Tarih yazmayı ve devlet sırrını öz vatandaşına devretme geleneğini kuran bu abideler eğer elimize geçmemiş olsaydı, belki bugün Kaşgarlı Mahmudun Divanü Lügat-it-Türk adlı eserine de ihtiyaç duyulmamış olurdu. Bunlarla Türkün hükümran bulunduğu ülkelerde, 1500 yıl önce, millî bir dilde yazı yazma zarureti mevcut olmuş olduğu meydana çıkmaktadır. Zamanla bu millî bir gelenek haline getirilerek, Türklerin yerleştikleri, devlet kurdukları, hatta konup göçtükleri bütün sahalarda devam ettirilmiş, Türk dilli medenî abidelerin türeyişini sağlamıştır.
(Tanıtım Bülteninden)

İnceleme Ekle Alıntı Ekle

Henüz inceleme veya alıntı paylaşılmadı.
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Kütüphaneye henüz ekleyen yok.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.