Körlük

Jose Saramago
  4,6 / 5 13 kişi · 17 yorum · 7.677 okunma · 15 tavsiye
Kitap Künye
Yayınevi:
ISBN:
9786052980811
Sayfa:
0 s.
Yıl:
2017



Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Roman, kentteki akıl hastanesinde karantinaya alınan, oradan kurtulunca da birbirinden ayrılmayan, biri çocuk yedi kişiye odaklanır. Aralarında, bütün kentte gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere rehberlik eden bir kadın da vardır. Bu yedi kişi, cehenneme dönen bu kentte, hayatta kalabilmek için inanılmaz bir mücadele verir. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.
 
Körlük, ürkütücü bir roman, beklenmedik bir felaketi yaşayan bir toplumun nasıl çöktüğünün, nasıl bencilleştiğinin ve değer yargılarını yitirdiğinin hikâyesi. Konusunun ürkütücülüğüne rağmen olağanüstü bir şiirsellikle anlatılmış bu unutulmaz roman, usta yazarın belki de en etkileyici yapıtı.

Kimler Okudu?
Akif Türkmen Çiğdem Karaismailoğlu Sahir Neva FikrimeAL FATİH DEMİR ( ÖZLEMBAZ) emelipeky HERFE
Kimler Yarım Bıraktı?
Mustafa Çoban
Kimler Okuyacak?
İsabella yukapel gursel.ozkan Pınar Güneş 11caferabi12 Bersan Labarnas esra86 ANSIZIN
Yeter ergioğuz puan verdi
@yeterergioguz - 15 Mart 2022 Salı 21:01:34
HERFE inceleme yazdı.
@herfe - 19 Şubat 2022 Cumartesi 11:42:52
Kitabı dün akşam bitirdim...Okurken sorguladım için sayfa sayısı-okuma hızım orantılanırsa anlamak için yavaş yavaş okudum. Körlük metaforu üzerinden süper bir sistem eleştirisi yapılmış.
Yazar ve kitapla ilgili eleştirilere baktım.. Kitapta sadece virgül ve nokta kullanılmış. Diğer işaretler yok. Bazı bölümler karmaşık yazılmış ama kitabı okurken adeta o alana siz d e girdiğiniz için anlamakta zorluk çekmiyorsunuz. Kitapta isimler yok...Yabancı eserlerde pek çok insanın en zorlandığı konudur isimler. Birinci kör, gözlüklü kız gibi yazılmış...Bu da isimlere takılmamayı sağlıyor...Yazarı ve ülkesini daha iyi tanımış olsaydım rakamların ve bazı betimlemelerin anlamını daha iyi çözerdim .Görmek kitabını da almıştım.. Kitabı kapatınca körlük olayını, gerçek körleri ve metaforları sorguladım...Adeta elimden bırakamadığım bu kitaba hayran kaldım...Epeydir okuduğum bir kitabı bu kadar çok sevmemiştim...Harika bir kitap...Özellikle kadınlar hele ki kendisinde liderlik yönü gelişmiş olanlar mutlaka okumalı.
HERFE inceleme yazdı.
@herfe - 15 Şubat 2022 Salı 17:50:30
Kitabı şöyle bir bakayım diye elime aldım yüz sayfa okumuşum...Oldukça ilginç ve sürükleyici...Girişte bazı yerlerde cümleler karmaşık ve okuyucuyu pes ettirecek gibi görünse de bırakamadım.Bitirince tekrar yorum yazarım.Uzun zamandır almak istediğim bir kitaptı defterde görünce de aldım.
Koronada bizi de böyle kapatmadılar iyi ki deyip şükrettim halimize ilk 106. sayfada...Bakalım sonu nasıl?
Gülüm Çamlısoy inceleme yazdı.
@gulum-camlisoy - 19 Ocak 2022 Çarşamba 22:58:53
Büyük bir heyecanla aldığım kitabı bir kaç sayfa neticesinde yarım bıraktım. O kadar uzun ki paragraflar yine de denemek istiyorum baştan sonra okumayı. Konunun derinliği ve yazarın getirdiği açılımlarla ilginç bir deneyim olacağının da bilincindeyim.
kamil şahin puan verdi
@kamil-sahin - 23 Kasım 2021 Salı 22:09:36
Mehtap Yıldız inceleme yazdı.
@mehtaphumeyraguldalli - 23 Kasım 2021 Salı 17:48:23
her renk gözün tek renk olması. her bakış bembeyaz. koğuşların anlatıldığı bölüm hiç unutulur bir olay değil.
son kör olan dr karısı. onun akıbetini bilmek isterdim. coronadan el aman eden her insana tavsiye ederim.
FATİH DEMİR ( ÖZLEMBAZ) inceleme yazdı.
@fatihdemir-ozlembaz- - 28 Ekim 2021 Perşembe 19:10:57
Kitabı cok güzel oldukça etkili ama filmini asla seyretmeyin. Kitapla uyumlu olduğu söylenemez ama kitap Nobel ödülü almayı sonuna kadar hak etmiş
meraktanolenkedi puan verdi
@meraktanolenkedi - 14 Ağustos 2021 Cumartesi 21:06:43
meraktanolenkedi puan verdi
@meraktanolenkedi - 14 Ağustos 2021 Cumartesi 21:06:41
Mustafa Çoban inceleme yazdı.
@mustafacoban1 - 14 Haziran 2021 Pazartesi 11:55:33
Vaz gectım
Okuyacagım kitab degerli zamanımı alacaksa mutlaka kaliteli olmalıdır diye düşünüyorum..
Mustafa Çoban inceleme yazdı.
@mustafacoban1 - 14 Haziran 2021 Pazartesi 11:50:37
1.Gunkuk yaşam akışının
Sokaktaki hali binCagdas ölçüyle degerlendirmeleri2. Diğer taraftan toplum şnlaa etme çabası3. Dil: sıradan agız kullanılmış4. Basit ama toplum hayanı kşrketen sşradan meselelerZamanı genış olanı oyalaya bilir
Aynur ipek puan verdi
@aynuripek - 30 Mayıs 2021 Pazar 11:48:29
Akif Türkmen inceleme yazdı.
@akifturkmen - 19 Mayıs 2021 Çarşamba 05:53:53
1
Sarı ışık yandı. Öndeki iki araba, kırmızı ışık yanmadan
ileri atıldı. Yeşilli adamın silueti yaya geçidinde belirdi.
Beklemekte olan yayalar, kara asfalta çekilmiş beyaz
şeritlerin üzerinden yürümeye başladı, zebraya bundan daha
az benzeyen bir şey olamaz, oysa bu geçitlere “zebralı geçit”
diyorlar. Ayaklarını kavrama pedalının üzerinde tutan sabırsız
sürücüler arabalarını yüksek devirde çalıştırıyor, kırbacın
havada şaklayacağını önceden duyumsayan sinirli atlar gibi
bir ileri bir geri gidiyorlardı. Yayaların hepsi geçmişti, ne var
ki yolu arabalara açacak olan ışığın yanması birkaç saniye
daha gecikecekti ve kimi insanlar, görünürde önemsiz olan bu
gecikmenin, kentteki binlerce trafik lambası ile çarpıldığında
ve bu lambaların her biri için ayrı renkteki üç ışığın art arda
yanması hesaba katıldığında, araç trafiğinin sıkışmasının ya
da yaygın deyimiyle tıkanmaların en büyük nedeni olduğunu
ileri sürüyor.
Yeşil ışık sonunda yandı, arabalar ok gibi ileri fırladı,
ama hepsinin aynı hızla ileri fırlamadığı hemen anlaşıldı. Orta
şeritte en öndeki araba yerinde duruyordu, mekanik bir arıza
söz konusuydu anlaşılan, gaz pedalı yerinden çıkmış, vites
kolu sıkışmış ya da hidrolik sistemde bir arıza meydana
gelmiş, frenler bloke olmuş, elektrik devresi kesilmişti
herhalde ya da yalnızca benzin bitmişti, buna da ilk kez
rastlanmıyordu. Kaldırımlarda biriken yeni yayalar, durmakta olan aracın içindeki sürücünün, arkadaki araçlar sinirli sinirli
korna çalarken, ön camın ardında bir şeyler gevelediğini
görüyorlar. Daha şimdiden arabalarından fırlayan birçok
sürücü, arızalı arabayı trafiği aksatmayacak bir yere kadar
itmeye hazır, arabanın kapalı camlarına vuruyorlar, içerdeki
adam başını onlara çeviriyor, önce bir yana, sonra öteki yana,
bağırarak bir şeyler söylediğini görüyorlar ve ağız
hareketlerinden, bir sözcüğü durmadan yinelediği anlaşılıyor,
hayır, bir değil iki sözcüğü, evet, bunu zaten, içlerinden biri
kapıyı açmayı başardığında anlayacaklar, Kör oldum.
Hiç de öyle görünmüyor. İlk bakışta, şöyle bir göz
atınca, ki şimdilik bundan başka bir şey yapılamaz, adamın
gözleri sağlıklı görünüyor, gözbebekleri saydam, parlak,
gözlerinin akı porselen gibi beyaz ve sık dokulu. İri iri açtığı
gözkapakları, yüzünün kırışmış derisi, birden çatılmış kaşları,
bütün bunlar, bunu herkes gözleyebilir, içine düştüğü
bunalımın yıkıcı izleri. Gözle görülen bu belirtiler, adamın
beyninin içinde son yakaladığı görüntüyü, trafik lambasının
kırmızı ve yuvarlak ışığını korumak istiyormuşçasına yaptığı
ani bir hareketle, sıkılı yumruklarının ardında kayboldu. Kör
oldum, kör oldum, diye yineliyordu umutsuzca, çevredekiler
arabasından çıkmasına yardım ederlerken boşanan yaşlar, ölü
olduklarını ileri sürdüğü gözlerini daha parlak kıldı. Geçecek,
göreceksiniz, geçecek, kimi zaman yalnızca sinir
bozukluğundan ileri gelir böyle şeyler, dedi bir kadın. Trafik
ışığı değişmişti, meraklı yayalar, orada toplananlara
yaklaşıyor ve arkadaki arabalarda, ne olup bittiğini bilmeyen
sürücüler, sıradan bir trafik kazasından, kırılan bir far, ezilen
bir çamurluktan başka bir şey olmadığını, bu kadar gürültüye
ne var, diye düşündükleri olayı protesto ediyorlar, Polis
çağırın, diye bağırıyorlardı, kaldırın şu külüstürü yolun ortasından. Kör adam yalvarıyordu, Ne olur, biri beni evime
götürsün. Sinir bozukluğundan söz eden kadın, bir ambulans
çağırıp zavallı adamı hastaneye götürmek gerektiğini söyledi,
ama kör adam buna karşı çıktı, o kadarını istemiyor, onu
yalnızca oturduğu evin kapısına kadar götürmelerini
istiyordu. Buraya çok yakın, bana büyük bir iyilikte bulunmuş
olacaksınız. Peki, ya araba, dedi bir ses. Bir başka ses ona
yanıt verdi, Anahtarı üstünde, arabayı kaldırıma park ederiz.
Buna gerek yok, diye söze karıştı bir üçüncü ses, ben arabayla
ilgilenirim, bu beyi de evine götürürüm. Onaylayan
mırıldanmalar işitildi. Kör adam, birisinin onu kolundan
tuttuğunu duyumsadı, Gelin, benimle gelin, diyordu aynı ses.
Sürücünün yanındaki koltuğa oturması için yardım ettiler,
emniyet kemerini bağladılar, Görmüyorum, görmüyorum,
diye mırıldanıyordu adam, ağlarken. Nerede oturduğunuzu
söyleyin bana, dedi öteki adam. Arabanın camına, yeni bir
şeylere susamış meraklı yüzler yapışmıştı. Kör adam, ellerini
gözlerinin hizasına kaldırdı, hareket ettirdi, Hiçbir şey
görmüyorum, yoğun bir sisin ortasında kalmış, bir süt
denizine batmış gibiyim, İyi ama körlük böyle olmaz, dedi
öteki, körlerin karanlık içine gömüldükleri söylenir, İyi de
ben her şeyi bembeyaz görüyorum. Kadının hakkı vardı, bu
durum belki de sinirlerle ilgilidir, sinirlere gelince, şeytansı
şeylerdir onlar, Bir felaket, biliyorum bunu, bir felaket,
Nerede oturduğunuzu söyleyin bana, lütfen, ve aynı anda
motorun çalıştığı duyuldu. Kör adam, görememe durumu
sanki belleğini zayıflatmış gibi kekeleyerek adresini verdi,
sonra, Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum, dedi, öteki
yanıt verdi, Haydi canım, teşekkür edecek bir şey yok, bugün
size, yarın bana, yarının neler getirecegni kimse bilemez...
Gökhan KAVCI inceleme yazdı.
@gokhankavci - 29 Nisan 2021 Perşembe 23:49:37
Dünyanın hali böyleydi, gerçeğin amacına ulaşması için çoğu kez yalanlarla maskelenmesi gerekiyordu.
Sayfa - 131
karabatak441 inceleme yazdı.
@karabatak441 - 23 Nisan 2021 Cuma 20:31:16
...
hülya hicran inceleme yazdı.
@hulyahicran - 31 Mart 2021 Çarşamba 10:09:53
Vallahi bilemedim şimdi. Çok kitap okumuş zengin bir kütüphanesi olan biri olaraktan. Kitap özetini okurkan biraz ürkme duygusuna kapıldım. Hayatımız yeteri kadar heyecanlı, kaoslu fakat mantıki düşününce üyelerin yorumlarınada göz atınca aslında kitapta anlatılan derin mevzu içeriği farklı
Kanber ihsan inceleme yazdı.
@kanberihsan - 13 Mart 2021 Cumartesi 13:13:16
Cok koto bir yonetime bir kor gibi evet demek....
Kanber ihsan inceleme yazdı.
@kanberihsan - 13 Mart 2021 Cumartesi 13:13:12
Cok koto bir yonetime bir kor gibi evet demek....
AFFI_USULDUY inceleme yazdı.
@affi-usulduy - 13 Mart 2021 Cumartesi 00:54:33
gözler sırdı
AFFI_USULDUY inceleme yazdı.
@affi-usulduy - 13 Mart 2021 Cumartesi 00:54:16
gözler sırdı
ÜLKÜ KARA inceleme yazdı.
@ulkukara - 17 Kasım 2020 Salı 08:34:20





GÖREN KÖR
Son zamanlarda kitaplarını elimden bırakamadıgim bir yazar var. Jose SARAMAGO. Duyduguma göre Amerikan siyaset bilimcilerinin de elinden düşmüyormuş.Sormadan edemiyorum kendime, acaba devletlerin politikalarındaki hedefe kilitleyen acımasızlıklara hep bir kılıf bulma gayretlerini mi taçlandıriyor yoksa görmezlikten gelinme gayretlerini boşa mı çıkarıyor da bu yazar şiddetle tavsiye ediliyor siyasetcilere.
Bak olacaksınız böyle olun, yoksa görünmez olun der gibi adeta. Bir bir dökülüyor tepedekilerin eteğindeki taşlar. O taşlar ki hiçbir zaman tepedekilere isabet etmemiş. Hep yerdekilerin gözüne gözüne... KÖR olun dercesine. ĶÖRLÜK de GÖRENKÖR ile ne kadar umuda kapıldiysam GÖRMEK de o kadar çaresiz kaldım.Meğer GÖRENKÖR olmak her zaman geçerli akçe imiş. Sadece Duyuyorsan vay haline. Hele bir de Görüyorsan bittin demekmiş.Değil mi ki GÖRMEK, KÖRLÜĞÜ diskalifiye eder.DUYMAK da SUSMA’ yı bertaraf etmelidir. Her duyduğunu söylemek, başı beladan, dili vebadan kurtarmaz ama her gördüğüne KÖR olma nasıl bir illettir ki bu kadar tutulur hale gelmiş?!!!
Siyaset; en yabancı olduğum, cinliğine, hinliğine bir türlü akıl erdiremediğim bir oluşum. Ben Devleti siyasetcilerinden daha çok severim. Devleti uğruna canını verenler baş tacımdır. Mantığını çoğu zaman bertaraf eden, hayalperest atılımları deli cesareti ile kucaklayan biri olarak hayatı sorgularken hayatın içinde olanları hep bir metefor gizi ile sarıp sarmalamayı, kendi ruhsal çıkarımlarıma yine kendim ile bir çıkış yolu bulmayı şiar edindim.
Bu yolculukta SUSMA’ yı edepten sayan DİLİN SÜSÜ SUSMAK’ tır diyen büyuklerimizi pek dinlemedim. Ama görünen o ki hayat; insana doğru bildiğini yalanlatıp, bildiği yolda şaşırtanmış.
Aliya İzzetbegovic’ in canı pahasına baş kaldırışı, devleti ve milleti uğruna kaleminin susmayışı tepedekilere yerdekilerin gücünü göstermiştir.
Kutlu doğum sancıları çeken toprakların eşsiz haykırışlariydi şüphesiz, Cengiz Aytmatov’ un Gün Olur Asra Bedel kitabındaki Mankurt hikayesi.
Çığlık çığlığaydı hayat orda. Ceninden beklenen sabırsızlık hayata göz kırparken, Hayattakilerin hayattan bıkmışlığına göz yummalarına şahit bitirimsiz bekleyiştekiler...Kimse umduğunu bulamayacak...birileri haykirsin bunu lütfen.
Ceninin(cennetten gelenin) dünyaya gelme telaşı, dünyadakilerin cenin kalabilme (cennet kazanma) yarışı artık masumiyetini kaybetti. Masum kalan tek şey büyümesini istemediğimiz çocuk kalan yanımız.Çocuklarımız... Devleti bakî kılma uğruna ümit aşılayabildiklerimiz...
Gözün süsü GÖRMEK,
Kulağın süsü DUYMAK
Dilin süsü SUSMAK imiş.
Ya KÖRLÜĞE ne demeli?
Oysa dilin susu, kulağın pası gözü kör etmez mi?
MANKUT DEVRİ bitti artık. Zaman GÖRENKÖR DEVRİ
Tüm KÖRLÜK lerin sadece kitaplarda kalması dileğiyle. ÜLKÜ KARA/BURSA






Orhan KANZA inceleme yazdı.
@orhan-kanza - 16 Kasım 2020 Pazartesi 19:20:41
Pandemi Mevsimi Kitaplarından... Okuyunca Covid 19 için beterin beteri var diyerek Rabbulalemin'e hamd u sena ediyorsunuz.
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.