Heba

Hasan Ali Toptaş
  5,0 / 5 3 kişi · 2 yorum · 1.646 okunma · 3 tavsiye
Kitap Künye
ISBN:
9789750511585
Sayfa:
0 s.
Yıl:
2013
İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Ne
bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazen
henüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağı
aklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen de
etrafımızda olup biten, bizim fark edemediğimiz meçhul bir şey deler.

İşte o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama dışarısı görünür.
Hakikat oradan gerçekte olduğu gibi görünmez tabii; uykunun sisi yüzünden, kendisinin biraz berisinde yahut gerisinde görünür.

Sise benzemeyen tuhaf bir sisin içindeydi şehir. On dokuzuncu katın hizasında ben gerçeğim diyen bir güvercin kanat çırpıyordu. Binnaz Hanım'ın tombul elleri vardı. Ucu bucağı görünmeyen bir boşluğa düştü Ziya. Hışır hışır öten naylon şeritler. Te ilerde Suriye! Kaldır başını! Huoop! Yüzü çilli bir çocukluk. Efil efil tüten bir pişmanlık.

Hiç işte, hiçbir şey olmadı. Şikâyetçi misin? Değilim Komutanım.

Kolonya, limontuzu ve su. Bakma öyle karanlıkta Mensur. Aynalı
kahve. Güzel Nefise. Kim o uzaktaki adam? Tufana emanet bir dünya.

Her kötülük, bir iyiliğin içine akıyor işte...

Heba, göz gözü görmez insafsızlığın, doğruya benzemeye muvaffak olan yalanın, utanmazlığın, lincin, kıstırılmışlığın romanı.
Edebiyatın kirişlerini çatlatan büyük bir yazardan yalnızlığın, pişmanlığın, askerliğin, heder olmuş bir ömrün romanı. İpek kadar yumuşak ve ipek kadar sağlam.

Sadık okurları için yeni keşifler sunacak, yeni tanışanları sadık
okurlara dönüştürecek bir Hasan Ali Toptaş romanı...
(Tanıtım Bülteninden)
zeynep ulya , Kitap İnceleme
7 Aralık 2014 Pazar 20:48:52
dilde manayı koca bir ummana çevirip kelimelerin bambaşka manalarına uzanan nadir yazarlardan... yine bir Toptaş klasiği..
lacivertiğnedenlik , Kitap İnceleme
29 Ocak 2014 Çarşamba 13:33:11
''Türk edebiyatının önemli yazarlarından olan Hasan Ali Toptaş,
Heba adlı romanında çocukluk, askerlik, evlilik ve ölüm süreçlerinin
toplamından oluşan yaşamı boyunca, aynı çocuk saflığıyla yaşayan
Ziya’nın içe dönük kişiliğini işler. Bu özelliği, onun reel zamandan çok
rüyaların ve fantezilerin dünyasında yaşamasına neden olur. Eşini ve
doğmamış oğlunu bombalı saldırıya kurban verdikten on altı yıl sonra
kentin kalabalığından uzaklaşıp yerleştiği Yazıköy, bu yönünü besler.
Böylelikle doğanın içinde geçirdiği saatler bir ibadete dönüşür. Ancak
aradığını Yazıköy’de bulan Ziya’nın tüm huzuru, Kenan’ın
öldürülmesiyle son bulur. Her şeyin bir anda karıştığı bu süreci,
hakkında çıkan dedikodular yüzünden linç edilerek öldürülmesi takip
eder.
Acı olayların ölümle noktalandığı, heba olmuş bir yaşamı konu
edinen roman, Jung psikolojisi ışığında yeniden okunduğunda çekilen
acılar sonrasında elde edilen ölümsüzlüğe ulaşma mükâfatının
hikâyesine dönüşür.
Ziya’nın bir cennete benzeyen Yazıköy’den kovulana dek
yaşadıkları, rüyalar ve fantezilerle örülü büyülü bir ortamın eşiğinde
gerçekleşir. Bilinçdışı düzlemin, rüyalardaki simgesel içerikler
aracılığıyla kendini göstermesi, Yazıköy’ün bir coğrafya olmanın
ötesinde bilinçdışı dünyayı temsil ettiğini, kentten doğaya yapılan
yolculuğun, bilinçten bilinçdışına doğru bir yol izlediğini ifade eder.
Bilinçdışının meçhul karanlığında ilerleyen Ziya’nın en derindeki
içsel hazineyi keşfetmesi, yüzeyden merkeze doğru her bir aşamanın
Jung’un “arketip” olarak adlandırdığı bilinçdışının farklı bir figürüyle
kat edilmesini gerektirir.
Bu çalışmada söz konusu sürecin boyutları Jung Psikolojisi
açısından ele alınacak; onun düşüncelerinin izi, romanın içeriksel
boyutuna yansıyan yönleriyle ayrıntılı şekilde irdelenecektir''

...

Bazen bir figürü tanımamızın en belirgin özelliği içsel arketiplerdir. Hasan Ali Toptaş edebiyatın sessiz ve yalın devlerinden biridir. O'nu okumayı her zaman sevdim.
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.