Denizcilik ve Yelkencilik

Sait Keresteci
  0,0 / 5 0 kişi · 0 yorum · 991 okunma · 0 tavsiye
Kitap Künye
ISBN:
9759252570
Sayfa:
134 s.
Yıl:
01.01.2000
Ebat:
14x23 cm
"Bu kitapta, önce denizciliğin öneminden bahsediliyor. Sonra tekne seçimi, teknenin ayrıntıları, yanaşma manevraları, yelken teknesinin idaresi ve çeşitli seyirler ayrıntılarıyla ele alınmakta... Ayrıca, harita, pusula gibi temel seyir yardımcıları ele alınmış olup oldukça kapsamlı doğa olaylarından hava tahmini yapılması gibi konulara yer verilmiştir."



"Bu kitabın özgün baskısı 1922`de, Osmanlıca`sı ise 1927`de basılmıştır. O yıllar, yelkenin dünyada hem balıkçılık hem de taşımacılıkta içdenizlerde ve açıkdenizlerde hala kullanıldığı yıllardır... Ama yelkencilikte 1000 yıldır aşağı yukarı aynı teknikle rüzgardan yararlanma biçimi hemen hemen hiç değişmemiştir. Bu yüzden kitabın içeriği günümüzde de neredeyse aynıdır... İçeriğin çoğunun hala güncelliğini koruduğuna inandığımı rahatlıkla söyleyebilirim."


İçindekiler
Sunuş (Hazırlayan)
Önsöz (Hazırlayan)
Denizcilik ve Deniz Sporlarının Önemi (Yazar)
Giriş (Yazar)
Deniz Tekneleri Hakkında Basit Bilgiler
Tekne Seçimi
Arma (Donanım)
Taşınacak Yelkenin Ölçülmesi
Hazırlanmak
Ana yelkeni Hisa Etmek
Baş Yelkeni Hisa Etmek
Ana Yelkeni Camadana Vurmak
Floku Camadana Vurmak
Iskotaları Volta Etmek
Kalkmadan Önce
Hareket
Orsa Seyir
Müteharrik (Hareketli) veya Salma Omurga
Kotranın Orsaya Kaçma Miktarını Düzeltmek
Dümencinin Yeri
Yekenin İdaresi
Orsa Seyirde Dümen İdaresi
Borda Rüzgarları ve Sağanakları
Sert Havalar
Kalın Denizler ve Çatlaklar
Orsa ve Boca Tıramola
Orsadan Dönmek
Bocadan Dönmek
Laşka Seyir
Pupa Seyir
Orsa Alabanda Yatmak veya Eğlenmek
Demir Yerinde Gitmek ve Şamandırayı Almak
Bazı Önemli Öğütler
Men-i Müsaademe (Çatışmayı Önleme) Nizamnamesi
Denizde Boğulmak Üzere Olan Bir Kimsenin Yardımına Yüzerek Gitmek
Harita Nedir?
Pusula Nedir?
Pusula ve Harita Yardımı İle Seyir
Fenerler Nedir?
Demirleme Hakkında Birkaç Satır
Gemici Meteorolojisi
Barometre
Termometre
Gökyüzü Manzarasından Sonuç Çıkarma
Rüzgarlar
Bora ve Fırtına
Hortum ve Kasırga
Güneş
Ay’a Yönelen Etki
Hale
İklil
Yalancı Güneş
Yalancı Ay
Gök Cisimleri
Yıldız Kaymaları
Sis ve Pus
Serap Kırılma/Şimşek ve Yıldırım
Gökkuşağı/Deniz Kuşları
Mevsimler
Yılların Sayıları Üzerinden Sonuca Varma
Fırtına İşaretleri
Çeşitli Yorumlar
Yelken ve Kotra Resimleri
Kaynaklar
Önsöz
Öncelikle kitabın özgün baskısının 1922 ve Osmanlıca’sının basıldığı 1927, yani 1920’li yıllar, yelkenin dünyada hala daha hem balıkçılık hem de taşımacılıkta içdenizlerde ve açıkdenizlerde hala daha sınırlı da olsa kullanıldığı yıllar olduğunu akılda tutmamız gerekir. Hala daha Nova Scotia’ya giden balıkçı teknelerinin bir kısmı 2 direkli ahşap gulet ve brik armalı yelkenlilerdi. Kutup keşifleri için kullanılan bazı tekneler yine yelkenliydi. Ama artık yelken hızla güvenilirliği ve hızı artan makineye karşı yenilmekteydi.


İngiltere ve Amerika başta olmak üzere Kuzey Avrupa Ülkeleri Fransa gibi ülkelerde hem sportif anlamda hem de ticari anlamda yelken önemliydi. Sadece donanmalarda yelkenli okul gemileri hariç kesinlikle yelken kullanımı kalkmıştı.


Kitapçığımızda söz konusu yelken biçimi, yatlarda ve orta boy balıkçı teknelerinde ana yelken “randa arma”, direk önü donanım ise kotra arma olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu yıllarda ise bu donanım çok sık rastlanmaktaydı. Randa yani direğin gerisine basılan altta ve üstte bumbası olan üst yakası daha kısa ve açılı dört köşe yelken, kotra ise konuyla dışarıdan şöyle bir ilgilenen için aslında tekne değil, randa gibi o da bir arma tipidir: yani yatlarda ve orta boy teknelerde direk önündeki yelkenin ikiye bölünerek daha kolay kullanım geliştirilmiş bir armadır. Kitabımızda yirmili yıllarda yazıldığı için doğal olarak randa kotra armayı esas alarak yelkenciliği anlatmaktadır.


Ama yelkencilikte 1000 yıldır aşağı yukarı aynı teknikle rüzgardan yararlanma biçimi hemen hemen hiç değişmemiştir. Bu yüzden kitabın içeriği günümüzde de neredeyse aynıdır. Tabii 1930’lardan sonra günümüz armalarına doğru bir değişim söz konusudur. Özellikle de II. Dünya Savaşında sonra şimdiki armalar tamamen kullanılır olmuştur. Çünkü orsaya daha çok girmek söz konumsudur.


Yine aynı 20’li yıllarda Krallarının bile yelkenci ve yarışçı olduğu İngiltere başta olmak üzere Amerika ve Avrupa ülkelerinin yatçılık geçmişi 100 yıla yaklaşıyordu. Biz o yıllarda varolma mücadeleleri verirken onlar hem kendi kendileriyle hem de birbirleriyle kıyasıya bir rekabetle yarışıyorlardı. Ülkemiz kıyılarında ise gerek balıkçılık gerekse küçük taşımacılık çoğunlukla yelkenle yapılmaktaydı. Kullanılan arma ise randadan biraz daha farklı Akdeniz tipi olarak kabul edilen latin yelken donanımının bir türüydü. Herşeyden önce rüzgar demek sıfır yakıt parası demekti. Osmanlı donanması 19.yüzyılın son çeyreğine kadar 3 ambarlı tabir edilen kalyonlar yapmaktaydılar. Sonraları makine takviyeli olan bu yelkenliler de ömrünü tamamladı ve makineye geçildi.


Ülkemizde gezi spor anlamında yatçılık yada o zamanki deyişiyle kotracılık için “…1890’larda Bahriyede eğitim amaçlı kullanılan “NÜVİD-İ FÜTUH” “BELKIS” “YUNUS” “MARTI” adlı yatlardan söz ediliyor*. Bunlardan NÜVİD-İ FUTUH kaba sorta arma iki direkli birikti son üç yat ise randa armalı kotralar olması gerekir diye düşünüyorum. Şimdiye kadar bir belgeye ulaşamadım.


Cem Atabeyoğlu’nun “Türk Yelken Sporu Tarihi” adlı küçük kitapçığında ise “…ilk olarak 1890’larda İstanbul’da yerleşmiş İngiliz tüccarların ve bunlara özenen varlıklı gayrimüslimlerin ve bunların müslüman Türk arkadaşlarının arasında gelişmiştir. Bunun sonucu olarak Büyükada’da “Prinkipo Yat Klübü” Bakırköy’de “Makriköy Yat Klübü” ve Moda’da “Moda Yat Klübü” kurulmuştur. Bu kulüpler kendi aralarında yarışmışlar. Yine aynı kitapçıktan öğrendiğimize göre 1898’de Prinkipo Yat Kulübü tarafından düzenlenen iki haftalık seri yarışlarda Faik Bey’in “AFACAN” teknesi birinci gelmiştir. Bu teknede randa arma donanımına sahip olması gerekir.


1913 yılında Donanma Cemiyeti “Büyük Deniz Yarışları düzenlemiştir. Ardından I. Dünya savaşında İngilizlerin teknelerine el konulmuş. Galatasaray Fenerbahçe ve Anadolu Kulübüne dağıtılmıştır….”


Daha sonra Yeni bir Ulus yaratan Türkiye Cumhuriyeti 1927 yılında bu kitabı çevirip basmıştır.


“….Yelkencilik konusunda asıl hamle 1932’de Celal Bayar ve Atatürk’ün direktifleriyle Fenerbahçe’de İstanbul Yelken Kulübünün kurulması direktifleriyle başlamışsa da yelken sporu 1950’nin başlarına kadar uzun bir emekleme dönemi geçirecektir…”


Sonra ki yıllar 1 Temmuz Denizcilik Bayramlarında ve yazın yelken yarışları yapılmıştır.


1920’li yıllarda Dünyayı dolaşmış yelkenciler bir elin parmakları kadar olduğunu düşünecek olursak bu kitabın önemi biraz daha artıyor sanırım.


Kitap adı yazmayan Türk çevirmenin önsözünde denizciliğin sporculuğun öneminden o zamanki strateji ve çağı yakalama hevesiyle dopdolu olarak bahsetmekte…Sonra İskoç yazarın önsözü olduğu gibi çevrilmiş. Denizcilik terimlerinin öğrenilmesi gereği ile başlıyor. Daha sonra bir kitap her ne kadar bilgi verse de uygulamanın gerçek öğreticiğini savunmakta. Burada eski Türkçeyi elimizden geldiği kadar anlaşılır kılmaya çalıştık. Ama yine de eskinin tadını tamamen kaybetmemeye çalıştık. Özellikle yazarın çevirisinde bulunan eski İstanbul ağzını içeren konuşma bölüm

İnceleme Ekle Alıntı Ekle

Henüz inceleme veya alıntı paylaşılmadı.
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Kütüphaneye henüz ekleyen yok.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.