Aylak Adam

Yusuf Atılgan
  3,8 / 5 9 kişi · 28 yorum · 3.923 okunma · 22 tavsiye
Kitap Künye
ISBN:
9789750802446
Sayfa:
164 s.
Yıl:
01.01.2000
Ebat:
13,5x21 cm
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep "karşı" kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm yapıtlarıyla YKY`de. 1921`de Manisa`da doğan Yusuf Atılgan İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü 1944`te bitirdi. Bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Manisa`nın Hacırahmanlı köyüne yerleşti ve çiftçilik yapmaya başladı. 1976`da İstanbul`a yerleşti. 1980`den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları`nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları`nda redaktörlük yaptı. 9 Ekim 1989`da, üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını bitiremeden, geçirdiği bir kalp krizi sonunda Moda`daki evinde öldü. Yusuf Atılgan 1955`te Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında "Evdeki" öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birinci, "Kümesin Ötesi" adlı öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzuncu oldu. İlk romanı Aylak Adam 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı`nda ikincilik ödülünü aldı ve kitap 1959 yılında Varlık Yayınları arasından çıktı. 1973`te yayımlanan Anayurt Oteli adlı romanını Ömer Kavur 1987`de film yaptı ve film çok ses getirdi.


"Dış kapıyı çarpıp çıktığı sokak tenhaydı. Şehirdekilerin çoğu şimdi ya yataklarında ya da yataklarına yakındılar. Caddeye doğru yürüyordu. Karşıdan gelen bir kadın onun uzağından dolaştı. Arkasından gitmedi. Biliyordu. Yanından hızla geçen taksiye baktı. İçinde oturan kadınla erkek sanki iki mankendiler. "Neden? Neden böylesiniz?" Olanla yetinerek, aramadan düşünmeden yaşanılsın diye yaratılmış bir dünyada yalnızdı. Sırtı kaşınıyordu. Eve gidip yıkanacaktı."
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 9 Nisan 2021 Cuma 20:00:20
— İnsanın bir tutamağı olmalı.

— Anlamadım.

—Tutamak sorunu dedim.

Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz.
Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır.

Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine.
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 9 Nisan 2021 Cuma 19:16:57
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona.Onsuz olamıyor.
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 9 Nisan 2021 Cuma 19:16:47
Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona.Onsuz olamıyor.
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 9 Nisan 2021 Cuma 19:00:32
190 sayfadan oluşan ve “Kış” ile başlayıp akabinde “İlkyaz”, “Yaz” ve “Güz” ile devam eden bölümlerden oluşan Yusuf Atılgan romanıdır. “Kış”ı okurken kim konuşuyor, kimi anlatıyor, kim kimdir diye anlamaya çalışırken kendimi “İlkyaz”da buldum. Okuduk
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 9 Nisan 2021 Cuma 18:54:18
190 sayfadan oluşan ve “Kış” ile başlayıp akabinde “İlkyaz”, “Yaz” ve “Güz” ile devam eden bölümlerden oluşan Yusuf Atılgan romanıdır. “Kış”ı okurken kim konuşuyor, kimi anlatıyor, kim kimdir diye anlamaya çalışırken kendimi “İkyaz”da buldum. Okudukç
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 8 Nisan 2021 Perşembe 14:12:27
"sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı."
Vera Erendiz inceleme yazdı.
@vera-erendiz - 8 Nisan 2021 Perşembe 14:08:53
...
kayıtlı alıntı yaptı.
@kayitli - 30 Ağustos 2018 Perşembe 12:01:27

Bu iki adam dünyada hoşgörü diye bir şey olmadığını bilmiyorlar. İnsan kendininkine uygun olmayanı bağışlamaz. Biz, hoşgörüsü olmadığını bile bile, başkalarında kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz.

Yusuf Atılgan (Aylak A
kayıtlı alıntı yaptı.
@kayitli - 30 Ağustos 2018 Perşembe 12:01:27

Bu iki adam dünyada hoşgörü diye bir şey olmadığını bilmiyorlar. İnsan kendininkine uygun olmayanı bağışlamaz. Biz, hoşgörüsü olmadığını bile bile, başkalarında kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz.

Yusuf Atılgan (Aylak A
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 30 Ağustos 2018 Perşembe 12:00:43

Bu iki adam dünyada hoşgörü diye bir şey olmadığını bilmiyorlar. İnsan kendininkine uygun olmayanı bağışlamaz. Biz, hoşgörüsü olmadığını bile bile, başkalarında kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz.

Yusuf Atılgan (Aylak A
mahmutalikılıgür inceleme yazdı.
@mahmutalikiligur - 20 Ağustos 2018 Pazartesi 23:02:49
aylak aylak gezip leylek gibi laklak ediyosa okunmasin adam gibi iyi guzel ogut verip nasihat ediyor
adamin ufku aciyorsa okunmali anayurt hotel de de deli deli is yapiyo kedinin kafaya tava indirip
cok iyuyan o temizlikci kadini aman neyse ne akil
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 19 Ağustos 2018 Pazar 15:38:44
İçinde oturanları tanıyorum. Erkek en yakın lisede ingilizce öğretmeni. Karısı, onunla evlensin diye okulunu yarıda bıraktı. Sevişerek evlendiler. İki çocukları var: Biri kız, biri oğlan. Erkek akşamları elinde paketler, kese kağıtlarıyla döner. Yeme
Abdulmuttalip Gönül inceleme yazdı.
@abdulmuttalipgonul - 31 Ağustos 2016 Çarşamba 04:25:49
Okudum guzel kitap
Abdulmuttalip Gönül inceleme yazdı.
@abdulmuttalipgonul - 31 Ağustos 2016 Çarşamba 04:25:45
Okudum guzel kitap
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 30 Ağustos 2016 Salı 17:01:07
Kılığı düzgün bir adamın sokakta simit yemesi yasaktır. Bütün yasaklar gibi bunun da kaçamak bir yolu yok mu? Simidi kır, cebine sok. Tek elinle bir lokma koparıp, kimseye sezdirmeden ağzına at. Ama, ben dişlerim sağlamken ısıracağım.
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 30 Ağustos 2016 Salı 02:43:41
-Ya içmediğim zamanlar?
- O zaman ararım.
- Hep arayacaksın sen. Ya resim, ya kitap...
- Tutamak sorunu. İnsanın bir tutamağı olmalı.
- Anlamadım.

- Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutun
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 26 Ağustos 2016 Cuma 22:09:07
Kim bilir, iç sıkıntısı olmasa, belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'İş avutur' derdi. babası. O böyle avuntu istemiyordu. Bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. Kornasını ötekilerden
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 26 Ağustos 2016 Cuma 21:30:23
Hepimiz korkağız. Korktuğumuz için severiz; korktuğumuz için yaşarız; korku yüzünden öldürürüz.
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 26 Ağustos 2016 Cuma 21:14:21
Ya insanlar? Onların yaşamasında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamalarını k
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 26 Ağustos 2016 Cuma 20:57:13
İnsanlarda anlayamadığı bir şey de gazete okumalarıydı. Neden her sabah içlerini karartmak gereğini duyarlardı acaba? Futbol maçı hastalarınınkini anlıyordu. "Ya ötekiler? Binlerce gazete satılıyor bu şehirde. Örneğin şu yaşlı adam! Yoksa FATİH'TE İK
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 26 Ağustos 2016 Cuma 20:45:51
İnsan kendine uygun olmayanı bağışlamaz.Biz,hoşgörüsü olmadığını bile bile, başkalarından kendininkinden ayrıyı bağışlamaya çalışana hoşgörülü diyoruz .
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 18 Ağustos 2016 Perşembe 12:35:36
"Görürsünüz adam olmayacak bu çocuk" derdi. Konuşmazdım. Sevinirdim. Babam adamsa ben olmayacaktım.
yağmur5 alıntı yaptı.
@yagmur5 - 18 Ağustos 2016 Perşembe 00:45:10
"Onların gözünde bütün kadınlar birdir.Amaçlarına goturmekteki başarısı denenmiş o pek rahat sıralarını bozmazlar :Önce el tutulur,sonra öpülür,sonra memeler oksanır;en son ertekliğin altı gelir." Ben onun için yeni bir kobayım, bir deney hayvanı
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 18 Ağustos 2016 Perşembe 00:12:51
- En kötüsü güzel burunlu olmaktı. Adınız Güler, değil mi?
- Ben daha sizinkini bilmiyorum.
- öğreneceksiniz. Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden, başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor.
yağmur5 inceleme yazdı.
@yagmur5 - 16 Ağustos 2016 Salı 13:39:50
farklı bir kitap her kitap mutlaka biseyler katar almasını bilene mühim olan iyileri örnek alıp kötüleri ibret almakta....Yalnız aylak adamlar okumasın :). Ülkemi de toplumsal değerler var yazılı olmayan normlar bunlara uymayanlar kabul görmezl
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 14 Ağustos 2016 Pazar 21:32:18
İki çeşit içen vardır. Biri, benim gibi, kurtuluşu içkiden beklemenin utancıyla içer. Bir de şu çevredekilere bak. Bunlar neden içiyorlar? Toplum içinde yaşamanın baskısını, yükünü hafifletmek için.
kayıtlı inceleme yazdı.
@kayitli - 22 Ekim 2014 Çarşamba 22:17:20
Günlerin adı, sürelerince yaşanılan olayların değerine göre değişebilir. Bugün şimdilik ''paltosunu ilk çıkardığı gün''dü, sonra ''Güler'i ilk gördüğü gün'' olacaktı.
nâ-gehân inceleme yazdı.
@n-gehn - 22 Ekim 2014 Çarşamba 10:58:42


“ Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır.”


Budayıp uzayan dalları gövdeye yaklaşmak istedikçe, kökten devrilec
eliff_ inceleme yazdı.
@eliff- - 30 Haziran 2014 Pazartesi 12:34:41
kitapta aylak:) birşey olacak diye beklemeyin
türrehat alıntı yaptı.
@sirella - 14 Mart 2014 Cuma 15:39:01
"İçini böyle çırılçıplak açan birinin artık bunları gören insanı sevemeyeceğini sanıyordu. Beni bırakırsa, bunları anlattığı için bırakacak, diye düşündü."

"Babam adamsa ben olmayacaktım."

" -Neden bu kadar kötümsersin?
-Sen neden değilsin?
renbo inceleme yazdı.
@renbo - 18 Haziran 2012 Pazartesi 12:43:28
Benim
imlahatası inceleme yazdı.
@imlahatasi - 13 Haziran 2012 Çarşamba 08:37:32
...
Kitaba puan verin.
Puanınız:
Kitabı Kütüphanesine Ekleyenler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.