İnsanları ikna etmenin en iyi yollarından biri onları dinlemektir. dean rusk
Umut
Küçük hikayeler, büyük umutlar......
1. Bölüm

Kaybolan Rüzgar Değirmeni

278 Okuyucu
1 Beğeni
0 Yorum
Dağların eteklerinde kurulmuş küçük bir kasabada Arda adında bir çocuk yaşardı. Arda, diğer çocuklardan biraz farklıydı. Oyun oynamayı severdi ama en çok eski şeyleri keşfetmeye meraklıydı. Kasabanın dışındaki terk edilmiş yapıları, kırık taş yolları ve yıllardır çalışmayan eski değirmenleri dolaşırdı.

Kasabanın en yüksek tepesinde, yıllardır dönmeyen büyük bir rüzgâr değirmeni vardı. Kimse oraya gitmezdi. Büyükler, “Orası artık çok eski,” der geçerdi. Bazılarıysa geceleri değirmenden garip sesler geldiğini söylerdi.

Ama Arda korkmazdı.

Bir sonbahar akşamı, gökyüzü gri bulutlarla kaplanmıştı. Rüzgâr dalları sallıyor, kuru yapraklar sokaklarda savruluyordu. Arda, büyükannesinin verdiği eski kahverengi montunu giydi ve her zamanki gibi tepeye doğru yürümeye başladı.

Tam değirmene yaklaşırken içeriden hafif bir ışık gördü.

Bir an durdu.

“Orada biri mi var?” diye mırıldandı.

Kasabada yıllardır kimsenin değirmene girmediğini biliyordu. Merakı korkusundan daha güçlüydü. Ağır ahşap kapıyı itti. Kapı uzun bir gıcırtıyla açıldı.

İçerisi toz kokuyordu.

Kırık tahtalar, örümcek ağları ve eski un çuvalları etrafa dağılmıştı. Ama en üst kattan gerçekten bir ışık geliyordu.

Arda yavaşça merdivenleri çıktı.

Her adımda tahtalar gıcırdıyor, rüzgâr pencerelerden uğulduyordu. Son basamağa geldiğinde küçük bir oda gördü. Odanın ortasında yaşlı bir adam oturuyordu.

Adamın beyaz sakalları vardı ve elinde eski bir yağ lambası tutuyordu.

Arda şaşkınlıkla, “Burada ne yapıyorsunuz?” diye sordu.

Yaşlı adam gülümsedi.

“Bu değirmeni bekliyorum.”

“Ama değirmen yıllardır çalışmıyor ki.”

Adam pencereye baktı.

“Çünkü insanlar rüzgârı dinlemeyi bıraktı.”

Arda bu sözü pek anlamadı ama adamın sesi huzur vericiydi. O gece uzun uzun konuştular. Adam ona değirmenin eskiden kasabanın kalbi olduğunu anlattı. İnsanların burada buluştuğunu, birlikte çalıştığını, şarkılar söylediğini…

“Şimdi herkes evlerine kapanıyor,” dedi adam üzgünce. “Birbirlerini duymuyorlar.”

Tam o sırada dışarıda büyük bir gürültü koptu.

Fırtına başlamıştı.

Rüzgâr öyle güçlü esiyordu ki değirmenin eski kanatları hafifçe hareket etmeye başladı.

Arda hayretle pencereye koştu.

“Bakın! Dönüyor!”

Gerçekten de yıllardır kıpırdamayan kanatlar yavaşça dönüyordu.

Yaşlı adam ayağa kalktı.

“Çünkü biri sonunda buraya yeniden umutla geldi.”

Bir anda lambanın ışığı güçlendi. Oda sıcak bir sarı ışıkla doldu. Arda gözlerini birkaç saniyeliğine kapattı.

Tekrar baktığında yaşlı adam yoktu.

Sadece yerde eski bir anahtar duruyordu.

Arda şaşkınlık içinde anahtarı aldı ve aşağı indi. Ertesi gün kasabadaki herkese değirmeni anlattı ama kimse yaşlı adamı tanımıyordu.

Yine de insanlar merak edip tepeye çıkmaya başladılar.

Birlikte değirmeni temizlediler.

Kırık tahtaları tamir ettiler.

Paslanan çarkları yağladılar.

Ve haftalar sonra, uzun yılların ardından rüzgâr değirmeni yeniden dönmeye başladı.

Kasabanın çocukları tepenin etrafında koşuyor, büyükler birlikte ekmek yapıyordu. Akşamları insanlar yeniden sohbet etmeye başlamıştı.

Arda bazen değirmenin en üst katına çıkıp pencereden gökyüzünü izlerdi.

Rüzgâr estiğinde hâlâ aynı sesi duyduğunu düşünürdü:

“İnsanlar birbirini dinlediği sürece hiçbir yer gerçekten terk edilmiş değildir.”

Ve Arda o günden sonra şunu öğrendi:

Bazen bir yeri yeniden canlandıran şey taşlar ya da makineler değil… bir insanın taşıdığı küçük bir umuttur.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL