Yorum örnekleri

1.964 izlenme - 55 yorum -
/ » 6
Yorum Yaz
Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 13:34:10

Bazı şiirlerin altında yapıcı eleştiriye örnek çok güzel
yorumlara raslanmaktadır. Yazanı ve okuyanı geliştirici
yönde olan bu yorumlar şiir sayfadan düşünce o kişinin
sayfasında kalıyor ve sadece bu katkı koyan yorumlardan
o gün o şiiri okuyanlar yaralanmaktadırlar. Bu tür nitelikli
yorumların kalıcı olmasını sağlamak için bu forum bölümünde
yararlı olacağı kanısındayım. Bu tür yorumlar YORUMLAR başlıklı
forumun tartışmaları arasında silik kalmaktadır.

Bu itibarla bu foruma YORUMLAR başlıklı forumdaki yapıcı eleştiriye
ilişkin bir şiir ve bir yorumu aktararak başlıyorum.

Siznde karşılaştığınız nitelikli yorumlar varsa bu bölüme aktarak
hepimizin yararlanması için katkı koyalım.

Zaten bir şiirin zenginliğine yorumlardan ve yorumlardaki
farklı duygu ve algılamalardan ulaşabiliriz.


YORUMLARDA YAPICI ELEŞTİRİ ÖVGÜNÜN ÖNÜNDEDİR..................................................


Örnek olsun diye bir şiir ve bu şiire yapılan yorumu aktarıyorum. Şiiri yazan hiç tepki götermedi, hatta eleştirene teşekkür etti.


ŞİİR


göz bağı







ey müneccim başı
sana gelmek
ebediyeti arzulayan
korkak adım

annemden kalan
gümüş köstekli
o günden beri durmuş
aşk-ı muhabbette
lenfi saran kanser nakış
işlemekte

kirli bir fanilaya okunmuş
hangi dua tutar
hangi asra nefesin sığar

semada başım
çitin dışında koşarken terliğimi kaybettim
lale bahçesinde bir çocukluk unuttum
nabzım düşüyor


dur üfleme
bacada tüten
afsun bozulmadı
kendimi akarsuya bırakacağım






not: gelene ve bekleyene...

Z E L L A L



YORUM


bürran (06-10-2006, 16:59)
ÖZEL MESAJ
ÜYE DETAYLARI

ey müneccim başı
sana gelmek
ebediyeti arzulayan
korkak adım

…”müneccim başı” gerçek hayatta “geleceği görene” denk gelir belki falcılara! İyi de tasavvufi felsefeyle “ebediyeti arzulayan! ” -“ölümsüzlük ve cenneti” biri için ölüm! korkulacak bir şey değildir.
yok sildim yazdıklarımı! “tanrıysa” buradaki tematik bağlam “müneccim başı” tuhaf kaçmadı mı! ? .


annemden kalan
gümüş köstekli
o günden beri durmuş
aşk-ı muhabbette
lenfi saran kanser nakış
işlemekte

doğumdan devamla her evresinde yaşamın “aşk” vardır! aşkın hem de sürekli “işleyen” hani çıbanın işlemesi de yahut insanın sanatçı gibi işlenişinde de belki ironik “kanser” dese de şiir oturduğu yere mıhlamakta insanı… tümce bölünmelerini dikkatlice okumak gerek yoksa kopabiliyor anlam bağıntıları…


kirli bir fanilaya okunmuş
hangi dua tutar
hangi asra nefesin sığar

bu bölümü ne “müneccim başına” bağlayabildim ne de şiirin genel yapısına.
“kirli bir fanilaya okunan dua’nın” neden tutmayacağı ise ortada kalmış! Bölümün üzerinde çok da düşünülmediğini ve şiirin iskeletini zayıflattığını düşünüyorum!

semada başım
çitin dışında koşarken terliğimi kaybettim
lale bahçesinde bir çocukluk unuttum
nabzım düşüyor

yine şiirin aliterasyonunu bozan şiirin içinde kendi başına yüzen ama güzel betimlemeler! ! ! bağlantıların oldukça zayıf kalmasına çalışılmış anlaşılan ama okuyanın da “nabzını düşürüyor” tiyatro diliyle “sahnesi düşüyor” şiirin…

dur üfleme
bacada tüten
afsun bozulmadı
kendimi akarsuya bırakacağım

şiirin tamamında bir ikincil kimlik dolaşmakta o kadar flu bir limlik ki şiire girip çıkmalarının da hiçbir olumlu katkısı yok!
“üfleyen” baştan beri kendi başına dolaşan betimlemelerin nişan aldığı biri mi? yoksa “müneccim başı’na” gönderme mi anlayan beri gelsin…

şiirin bilindik efsun’a afsun deyişinin “ses” aramaktan mı kaynaklandığını da uzunca düşündüm!

tematik bir bütünlüğü hiç değilse biraz zorlayabilen dizeler dışında şiir için önemli ipuçları verir gözüken! ve bence alelacele asılan bir metin. sapmalarıyla ve birbirinden uzak kendi içinde bir bütünlüğü olduğunu ezberinden yola çıksam da dizeler; şiirsel bir bütünlük oluşturamamış.

pragmatik dili seviyorum, işte bu öznel yanıdır insanın ve bu bakmayla şairin şiir yazabilme yeteneğinden kuşkum yok! ne ki üzerinde çalışılmamış metinlerin ve yazanların “övgüyle boğuluşunu” üzülerek izliyorum.

monist yahut düalist, teolojisi olmayan edebiyatın “imgelemde bir gezinme” den öteye gidemeyeceği açık ve doğrusu olumlu sinyallerin artık “çok çalışması” gerekliliğini vurgulamak gerek…
teoloji olmasa ne olur diyenlere ise tarihin boş uğraşlar mezarlığı olduğunu söylemek gerek…

sembol kullanarak düşünme yeteneği ya da “soyut zeka” anlamıyla şairi asla yadsımadan sadece “yazmak” yerine, sentaksı,fonetiği ve semantik göstergelerini kendi tarihsel bilinciyle buluşturarak, şiirini çok daha geliştirebileceğini söylemek isterim.

sitenin eli kalem tutanları çok çok daha dikkat etmeli ayrıca!


Sevgimle
Bin şiirle kalasın “zellal”
Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 19:05:32
sitemizde yayımlanan;

bir şiir
iki yorum
bir yanıt


E P İ F A N İ



adım adım kerpeten tadıyla yaklaşır
pas tutmuş suyun tırnakları sökülmüş gibi
merhemini yitirmiş prangalar

ayranı kabarık
kenger kokuları sarhoş ediyor beni

gamzeli külüstür bir kaval üfleyişi
külyutmaz avcı yelekleri

yüzlerini bugün
munzurun bulunduğu tarafa çevirdiler

yetiş kızılayın buruşuk yorganı
ılgıt ılgıt kerkenez uçuşunda
hayalet köpükleri üzerime yıkılıyor

deli zırvası sayıklamaları bunlar
diyenler çıkmadı değil

suskuları daha sonra duymaya başladığım söyleniyor
böyledir...

yüzer gezer uykuyla uyanık
arasına sıkışık sersem sepelek ağlamalar
yaktığım türkülerim at üzerinde cirit atıyor

sen söyle bari
hoşçakal bir rüzgar adı mı ?

toprağa vurulan sabah gölgeleri
sen kokularının deli divanesi
kılı kırk yaran devşirme yollar
paramparça sereserpe suskular
es...

tükendim

şimdi...
kafes içinde sana
serkeş bir nefes var epifani
ister yak ister savur

umrumda değil

dünyam karanlığa gömüldüğünde
mola yerine varamamıştım zaten


SUSKU


Okunma Sayısı:59


Yorumlar

Nail Yavuz




21.10.2006 22:25:47


Şiirin ismi dikkatimi çekti. Biraz araştırdım. Zaten şiirin isminin ne anlama geldiğini bilemezsek şiirin senaryosunu
kaçırırız ve şiirin bütünlüğüyle vermek istediği mesaja
ulaşamayız.
EPİFANİ= Ermiş, tanrıların insanlara insan kılığında
görünmesi, mistik, tefekkür

"adım adım kerpeten tadıyla yaklaşır
pas tutmuş suyun tırnakları sökülmüş gibi
merhemini yitirmiş prangalar"

kerpetenin; sökmek,koparmak gibi bir işlevi
vardır. Kerpetenin tadı da acıdır. Zira tırnak
sökme işinde kullanılmış.

"merhemini yitirmiş prangalar"

üstelik prangaların takıldığı yerdeki yaralar için de
merhem olmadığı için bu acı daha büyümüş.

PRANGALAR sözcüğü eskiden esirlere ve ağır suçlulara sürgünlerde kaçmalarını engellemek için takılan zincirler
olup günümüzde bu tür cezalar yoktur. Çok kulanılan ve
kullanıla kullanıla yıpranmış bir sözcük. Ancak şiirde acııyı
pekiştirmek için kullanıldığı için bu yıpranmışlık biraz azalmış.

Munzur dağının soğuk gözelerinden sulandırılmış yoğurtlar
dan yapılan ve bir yabani dağ bitkisi olan ve de kabukları
soyulunca içinden çok lezettli bir yiyecek çıkan kenger
gezginlerin, çobanların, seyyahların, avcıların ve Munzurda
dolaşanların en iyi bildikleridir.

"gamzeli külüstür bir kaval üfleyişi
külyutmaz avcı yelekleri"

Bu dizelerle yukarıda açıkladıklarım bütünleşmiş.

şiirin daha iki kıtasını yorumladım. Tümünü bu şekilde
yorumlamaya kalkarsam sayfalar tutacak ve uzun saatlerimi
alacak. Kalan bölümlerini de başka zaman yorumlasam olmaz mı? :)))

yanlız sepelek ağlamalar bölümünde "sepelek" sözcüğünü
anlayamadım. Türkçe de böyle bir sözcük varmı ?

susulan, konuşulmayan suskuları sonradan duymaya
başlamışsınız.

başına buyruk , kimseyi umursamayan ve inatçı
bir nefesİ EPİFANİ'nin

umurunuzda değil

zor bir şiir

dizelerin üzerleri sıkı sıkı örtülmüş

kutlarım dostum

sevgiyle








KargülüALMILA




21.10.2006 23:49:03

kenger kokuları !!!!!!
Çocukluğum ve buruşuk yollar
ve ille de şeker dikenleri
burnuma kadar geldi bu koku
tebrik ederim şair....



susku




22.10.2006 00:21:58

şiir dostum sevgili Nail


edebiyat adına çok önemli bir vaktinizin bir şiir üzerinde başka pencereden bakarak
kurgusunun irdelenerek nelerin anlatılmak istendiği noktasında kendi yorumlarınızı da katarak şiiri renklendirmeniz
takdire şayan

size saygı duymamdan öte

pardon !
şapkam yok ama
durun önce müsadenizle ben bir ayağa kalkayım

sonrasında

şiir ise
mistik bir anlatım içersinde bir kurgulama
kullanılan kelimeler estetiğini bozmadan özellikle seçilmiş sözcüklerdir

karalamaya başladığımda

deli zırvası sayıklamaları bunlar
diyenler çıkmadı değil

:))))


"sepelek"

kelimesinin, kulağa daha sevimli gelen fonetiğiyle, kimileri tarafından ağır bulunabilecek
"sersem" kelimesini bir nebze olsun yumuşatma eylemi olarak kullanılır

serserilik yapan bir zevceye
kalp kırmadan sarfedilebilecek sataşma tamlaması diyelim


sevgilerimle,
Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 19:14:18


Faydasız

ne gelseniz
ne sarılsak
fayda yok
yaprakların sessizliği
gibi yalnızlığa

fayda yok
çok baş var
ve çok boş yüz var
vazgeçmişim çoktan

kimse yok
söyleyin neden
yaratılan ve sonra hergün
yeniden eskitilen sabahlarınıza
fayda yok

bütün odalarınızdan sürüldüm
toprak dağ rüzgar söyleyin neden


bu şiirin yalnızlığı mı
bu yalnızlık dondurulacak mı
fayda yok mu

bu talan etmek mi
kendimizi
ve
bu talan etmek mi
hayatımızı
kayıp acıyı bulmak için
öfkesi biçilmiş
bu duvarlar
bu kapılar
faydayı ya- sak- la- dı- lar- mı

fayda yoktu..


Rengin Özesmi




Okunma Sayısı:51


Yorumlar

Nail Yavuz




16.10.2006 16:49:02


Şiire yatay olarak dize bazında baktığımda
ve dikey olarak tüm dizelerin tamamını bir
bütün olarak değerlendirdiğimde anlam bütünlüğünü
ararım.

Şiire bütün olarak baktığımda bu anlam bütünlüğünü yakalıyoruz.
Ancak bazı dizeler iki dizeye bölünerek anlam bütünlüğü
yok olmuş.

örneğin,
"yaprakların sessizliği
gibi yalnızlığa"

burada her dize başlıbaşına bir şey ifade etmiyor.

Elbette ki yazanın biçimselliğine saygım var. Ben yazsaydım
bütün olarak şöyle yazardım.
"yaprakların sessizliği gibi yalnızlığa"

ben dizede de anlam bütünlüğünden yanayım.
eğer "gibi yalnızlığa" dizesi kıtanın tümünü bağlasaydı
olabilirdi.

Şiirde sorularla okuyucuyu düşündürmeye yöneltme var.
Evet doğru bir tavır.
Zira şiirde soru yanıttan önce gelir.

son dizede okurken ses düşüklüğüne neden
olabilecek kelimeyi bölmeler var.

suyu bullandırarak nasıl suya derinlik kazandıramazsak
bu tür ayırım veya kesmelerle şiire derinlik
kazandıramazsınız. Sözün değeri ne ise odur.

şiirinize kakıda bulunmaya çalıştım.

eleştirilerimin yapıcı olduğunu düşünüyorum.

yine de sürçü lisan ettiysek affola..

şiire bütün olarak baktığımda güzel bir şiir

kutlarım

sevgi ve dostlukla

Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 19:30:53


Töz ...




ıslık çala çala keyifle
ölüm döşeğinde günah çıkarma senetleri
gözle görülecek son bir nedenim olsun
ki...

avucumda sımsıkı
tam da şurada
ne mutlu emziklere

rüzgarım dinmez bugün
herkes kendine bir ölüm seçmekle özgürdür ki

bunu nicedir istiyorum...zümrüdüanka yok
bu çok incedir

bir lokma ekmek
kayıtsız şartsız teslimiyet
dolap sizin için dönmeyecek
siz dolabı çevirmek için yaşayacaksınız

amuda kalkmış canbazlar gibi yürütülüp
bileklerdeki kelepçe az daha sıkılarak

her şey tanrının inayeti oysa

açlığı cinayetle destekleyen bağnaz
inansız kürek cezaları
yasaklanan bir meyve
o da ayaklar altında

bir tek mavi zemin üzerinde yıldızlar
tutamıyorum
gücüm yok

bir nefes parmaklarımda
gülün isterseniz şimdi
zevk düşkünü dalkavuklar

bir hayvanın gerçek adından ne anlaşılabilir ki ?

soluk açımı
akşamın mavisindeyim hala

ışığımı karanlıktan kim ayırdı
gök kubbemi ırmaklardan
denizin sınırlarını kim çizdi
kim okşuyor ruhumu

gözlerim...
büyük boyutları tanımak için verilmedi
bu yüzden seni göremiyor olabilirim

sizler...
filozof olmak ister misiniz ?

ama sakın bunu fakirlere söylemeyin


SUSKU



Okunma Sayısı:75


Yorumlar

sessiz71




20.10.2006 22:56:39

kimileri çarkın içindedir kendi adına kazançları için. büyürler ya da bu dünyada büyük olduklarını sanırlar. son an herkes aynı konumdadır ama onların ödemesi gereken daha çok borcu vardır...kendini çok büyük sananlar vardır belki ama görülmediklerinin farkında değiller ki. masallar çocuklukta kaldı şimdi. gerçek dünyada ince bir çizgi var aslında kendini büyük sananlarla küçükler arasında. aslında dalkavukluk yaparak yaşayanlar kendilerini dev aynasında görüyorlar. ama son nefesine kadar herşey tepetaklak olmuş bu dünyaya goğüs gerenler bence gerçekte büyükler aynasız olarak...bu şiirde beni böyle etkiledi işte ve bunları düşündürdü.yazayım dedim bilmem iyimi ettim. örtülü anlamlarla bezeli bir şiir güzeldi...saygı ve sevgiyle kalın...


Tayyibeatay




21.10.2006 01:20:46

şiire oturan güzel imgeler var. ama ben "rüzgarım dinmez bugün" ve

".ışığımı karanlıktan kim ayırdı
gök kubbemi ırmaklardan
denizin sınırlarını kim çizdi
kim okşuyor ruhumu"

dizelerini sevdim...filozof olmadığım için de,filozofça söylemleri seçemedim:)))))özür dilerim..

güzel bir şiirdi,kutluyorum sevgi ve saygılarımla...



Işıl AKGÜL




21.10.2006 01:44:43


canbazlar (cambazlar)
istermisiniz ? (ister misiniz) yazım yalnışlarınızı düzenlerseniz, şiiriniz kusursuz olacaktır.

Sevgiler





susku




21.10.2006 02:22:10



Türk dil kurumuna farsça giren bir sözcüktür,
her giren sözcük noter olarak bakılacak diye bir kuralımız yok

o sözlükten ayıklanacak o kadar sözcükler var ki
bir çalışma bu doğrultuda ilerliyor zaten


evet türkçe kelimelerde genellikle "nb" ünsüzleri yanyana gelmez, gelirse bile n harfi m ye donüşür kuraldır bu
bunu biliyoruz ...

İstanbul özel isim olduğu için bu istisnadır katılırım bir noktada


ancak nb ünsüzleri kullandığımız yerlerde vardır
binbaşı onbaşı vs gibi


anlam ifadesinde yanlış yazılan bir sözcük değildir ...tercihlere göre değişebilir
özdemir asaf , turhan selçuk özellikle canbaz olarak kullanmıştır bu sözcüğü


kumarbaz
dilbaz
küfürbaz

başka örneklemelerde katabiliriz

(baz) farsça oyun demekse anlam yüklemesi "canbaz"dır
burada söz konusu "can" dır , para uğruna canlarını hiçe sayarak gösteri yapanlardır


sevgi saygıyla,


Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 20:15:37

Bu mudur..

Gecenin karanlığında boğuluyorsam
Yalnızlık çöreklendiyse yüreğime
Sevdamı arıyorsam derinlikerimde
Bu mudur.Savunduğum sevgi sevdan...
Yaşıyorsam bu hayatımı bilerek
İki can getirmişim geleceğim diyerek
Her adımda takılıp sendeleyerek
Bu mudur.Yaşanılan zaman kaybedilerek...
Dostumu sırdaşımı arkadaşımı seçerek
Hayat sürüklemişse biriktirerek
Sahte yüzler yormuşsa isteyerek
Bu mudur.Kazanmak isteyip kaybetmek..
Yaşam geçmişse zaman nehrinden
Yürekler kaleme akmışsa çırpınarak
Kırılmışsa kalemler küstahça saygısızca imalarla
Bu mudur.Şair olmak yazar olmak duygusuzca...


fatoş Şiire Resim Eklemiş


Okunma Sayısı:161


Yorumlar

maeve_binchy




15.10.2006 02:02:31

bu mudur...
nedir?
bu şiir midir affınıza sığınıyorum ama?
naçizane fikrim.


maple




15.10.2006 03:03:23



Lütfen acımasız olmayalım maeve_binchy.........bazı yüreklrin kabukları hassas olabilir....Emekleye emekleye olur herşey........Beğenmeyebilirsiniz ama kırıc olamazsınız. Eleştiriniz belli bir baza oturmalıdır efendim.......Eğer çok iyiyseniz tek tek dizeleri alıp, inceleyip yol gösterici olursanız bence daha iyi olur. Nacizane fikrim.......
sevgi ve ışıkla kalın...


maeve_binchy




15.10.2006 03:12:57

yanlış anladınız sanırım acımasız olmak gibi bir niyetim asla olamaz kaldı ki şair değilim ki eleştireyim...
sevgili fatoş un şiiri ilk düzenleme şekli yanlışlıkla aynen şöyleydi:

bu mudur...

başka bir dize yoktu. bende öyle bir yorum getirdim. kendisi de durumu açıkladı yeni halini eklemiş siteye
sanırım bu durumda da acımasız olan siz oluyorsunuz.
paradigma kelimesi size bişey anımsatıyormu acaba


maeve_binchy




15.10.2006 03:15:57

ayrıca sanırım nasıl olacağım konusunda da bana ögüt vermeye yetkiniz ve de hakkınız yok...kusura bakmayın ama bu da biraz ağır



fatoş




15.10.2006 03:17:42

özür dilerim...hata tamamiyle benim...ilginize saygı duyuyorum.sağolun varolun...saygılar


bayşiir




15.10.2006 03:27:22

Valla şiirdir değildir bilmem ama insana ait duygudur ve insan daima öncelikli olmalı ki kutsal kitap da bunu yazar.
Ve benim adım şaire çıkmış ama şu "özür dilerim...hata tamamiyle benim...ilginize saygı duyuyorum.sağolun varolun...saygılar " cümlesini kitaplarca şiire değişmem.Bu mudur, bence budur, sevgiler fatoş.
Sadece başlığı "Bu mudur" diye düzeltmeni tavsiye edeceğim.



bayşiir tarafından 10/15/2006 3:29:22 AM zamanında düzenlenmiştir.


Çınar GÖLE




15.10.2006 03:33:16

Şair olmak bu mudur sorusuna tabii ki benim yanıtım hayır olacak sevgili Fatoş yani dizelere karşı değil bu sözlerim şairler duygusuz olamazlar olmazlar zaten öyle olsa hasretleri,acıları sırtlarına vurup da yıllarca taşımazlar yüreğine sağlık diyorum sevgiyle ve sevdiklerinle kal her zaman sevgilerimle..

Çınar GÖLE


sessiz71




15.10.2006 03:39:34

şiirin ilk hali sadece başlıktan ibaretti ben de ilk gördüğümde bir anlam veremedim ve yorum yapmaktan kaçındım...şimdi ilk halini görmeyenler yukardaki yorumlara anlam veremediler tabii...neyse güzel bir şiir yine yüreğine sağlık...saygı ve sevgiyle kal...


samibekmez

15.10.2006 16:10:57

Duygularını satırlara dökebilmek bile büyük cesaret değilmi..Tebrikler Fatoş..



Nail Yavuz

15.10.2006 19:57:12

Şiirde ne söylendiğinden öte neyin nasıl söylendiği önemlidir.

Örtük anlamlar, farklı okuyucuda farklı duygular ve
çağrışımlar uyandırmalıdır. B u da şiirin zenginliğidir.

Deyim yerindeyse verili dilin ağır bastığı, kullanıla kullanıla
yıpranmış sözcüklerden uzak durulmalı ve yeni bir şey
söylemi ağırlıklı olmalıdır.

Elbetteki şair yaşamdan aldığını yaşama verir. Ona duygularını katar. Katmalı da ... Ancak bire bir yaşanılanları
yazarsa bu anı olur.

ben ilk yazdığım şiirlerimi beğenmiyorum. İma yok, çağrışım
yok, betimleme yok. Bir şeyi açık açık anlatma düşüncelerim
ağır basmış. Çoğu (sevdim,yandım,öldüm,bittim,kül oldum gibi) ağlama duvarı, sümük boçası...

üye arkadaşımız,
lokonia'nın düşüncelerine katılıyorum. Bu şiirin altında
böyle bir konu açıldığı için yazdım. Yoksa üye arkadaşımız
Fatoş'un şahsına değil. Genel olarak söylüyorum. Bu söyle
diğim anlamda çok fazla şiire rastlanmaktadır.



Yapıcı eleştiri övgüden önce gelir. Yorumlarda Yapıcı eleştiri olmazsa ben dahil kendimi geliştiremem. Şiir olmayan metinlere övgü düzmek yazana ne kazandırır. Diye düşünmek gerekir.

Sevgili üye arkadaşımız Fatoşun demokratik ve hoşgörü
anlayışına güvenerek sürçü lisan eylediysek affola

Sevgi ve dostlukla






ruyabahcesi

15.10.2006 20:05:50


..Yürekler kaleme akmışsa çırpınarak
Kırılmışsa kalemler küstahça saygısızca imalarla
Bu mudur.Şair olmak yazar olmak duygusuzca... ..........
Cevap verilmiş zaten.Yoruma gerek kalmamış...
Eleştirmeden önce,o insan,diğerlerinden ne görmüş de,bu şiiri yazma gereksinimi duymuş,diye düşünmemiz gerekir sanırım. Emeğe saygı,kişiye saygıyı gerektirir.
Kutlarım arkadaşım...
Saygılar.



yolcu_




15.10.2006 23:13:27

Bu dur be sevgili fatoş bu dur
...
...Hayat yaşamak kadar kutsal
şiir duygular kadar berrak
...sevgi namlular kadar soğuk
bekleyiş ölüm kadar acı
...
Bu dur sevgili fatoş bu dur
...
kutluyorum yorumun bu dur
:)


fatoş

16.10.2006 01:41:00

hepinize cok teşekkür ederim...saygılarımla...




Nail Yavuz
22 Ekim 2006 Pazar 20:36:34


Evli Kadınlar

Dışardan bir sorun görülmez belki
Fakat umutsuzdur evli kadınlar
Yüzdeyüz bir hüküm verilmez belki
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Ayşe on beşinde gelin olmuştur
Sevdiği dururken elin olmuştur
Her gece sararmış, her gün solmuştur
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Fatma’yı birine zorla vermişler
Tomurcuk gül iken zorla dermişler
Hep onu suçlamış, onu yermişler
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Gül biraz şanslıymış sevilmiş, sevmiş
Kocası gözünde sanki bir devmiş
Hiç farkı kalmamış hapismiş, evmiş
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Hülya’nın ne aklı ne fikri ermiş
Kendini oğluna, kızına vermiş
Her işin peşine kendi gidermiş
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Zeyneb’in kocası kahveden gelmez
Gelse de asıktır yüzü hiç gülmez
Tatlı söz söylemez, sevmeyi bilmez
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Hatice kaderle kendini aklar
Hep mutlu görünür, derdini saklar
Istırap gölünde ruhunu paklar
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Emine eşinden ilgi görmemiş
Ömründe bir defa sefa sürmemiş
Sevgiyi tatmamış, hazza ermemiş
Genelde mutsuzdur evli kadınlar

Keramet koksa da nikah masası
Silinmez hayatın gamı, tasası
Velhasıl arkadaş lafın kısası
Genelde mutsuzdur evli kadınlar



Not:Bu şiir hayâl ürünüdür(2.kıta hariç) ve inşallah hiç bir gerçek payı da yoktur.

Bay şiir
MUAMMER BAYDERE


Seslendiren:Muammer Baydere

Okunma Sayısı:123





Yorumlar

HikmetElitaş



20.10.2006 10:28:40

Mutlulukla mutluluğu ayıramamışsınız. Genelde kelimesi hiç ama hiç olmamış, olmaz.
Evli kadınlar genelde mutsuz değildir. İyi düşünmek lazım.

Görüşünüze de, şiirinize de Katılmıyorum.Ben olsam bu şiiri yayınlamazdım.




bayşiir

20.10.2006 10:43:03

İnşallah dediğiniz gibidir...! de keşke sizi aşan bir ifade kullanmasaydınız:( ben olsam..... gibi)
Not:Bu ilk ve son, şiirsel bir hata ve ahlaka mugayir bir kelime bulamayan kimseyi muhatap almam.

Teşekkürler sevgili mutedil, üstelik bu şiirin konum olarak muhatabı olmadığın halde anlayış ve sağduyuna, gerçekçiliğine hayranım.Düştüğüm notu okuyabildiğine göre okunabiliyormuş demek:)) sevgiler.






mutedildalgalı

20.10.2006 10:43:17

Hikmet bey ben üstüme alınmadım mesela ama bence doğru bir tesbit. Zaten hepsi demiyor, genelde denmiş dikkat ederseniz. Üstüne almak istemeyen almaz. Çok ta güzel ifade edilmiş, sevgisiz başlayan evliliklerin sürdürülme mecburiyeti... Güzel olmuş, yüreğine sağlık şiir adamı. Allah hiç bir kadını mutsuz etmesin evliliğinde. Sevgiler.

mutedildalgalı tarafından 10/20/2006 1:17:50 PM zamanında düzenlenmiştir.



sırçakalem

20.10.2006 11:15:12

Ben size katılıyorum Muammer Bey. Yani şiirinizin konusu aslında gerçekleri yansıtıyor. Sadece kulağı tırmalayan şu bana göre. Bu durum sanki nikahla alakalıymış gibi görünüyor. Hele de son kıtada...Bu yüzden tepki almış olabilir. Ama şunu söyleyeyim. Anlattığınız kadınlar yaşıyor, hatta dokunacağımız kadar yakınımızdalar.

Selamlar efendim...Kaleminiz daim olsun.



kum tanesi

20.10.2006 11:17:23

yani genelleme yapmak zor olmalı.
iddalı bir şiir. tartışmaya açık........



chnnmkiz

20.10.2006 12:03:02

Doğruya doğru...
evli erkekler bu şiire tepki vereceklerdir çünkü hiçbiri eşini mutsuz ettiğini yada mutlu etmek için bi çaba göstermediğini kabul etmez.
Evvet çok doğru
Genelde mutsuzdur evli kadınlar...
Belki evlilikten belkide zaten depresif bir yapıya sahip olduklarından...
Bayşiir teşekkür ederim bu şiir için erkek gözüyle nekadar da güzel görmüşsünüz kadınların hayatını.





şeyda

20.10.2006 14:09:18

Gerçeklik payı var şiirinizde.Bir de evli erkekler şiiri yazarsanız o na da aynı yorumu yapabilecekmiyim merak ediyorum.



Şahika

20.10.2006 15:02:05

Delarca okudum ve sesinden dinledim bu şiirini, tospembe gözlükler çıkarılınca geriye bu manzara kalıyor işte...

Kutluyorum sevgili muammer




bayşiir

20.10.2006 16:29:42

Sevgili dostlar, hepinize teşekkür ediyorum ama sevgili sırçakalem'e bir açıklama yapmak istiyorum.Asla ve asla nikahı hedeflemedim ki "ben evlilik aşkı öldürüyor" diyenlere bile karşı durdum, nikahı nasıl suçlarım.Burda kastettiğim tamamen istek dışı bir evliliğe zorlanan ve "nikahta keramet vardır" diye ikna edilmeye çalışılan durumlardır.
Ben altına not düşmeme rağmen şiirimin arkasındayım ki kimseyi birebir hedef almadım ve kimseye sen mutsuzsun, eşin mutsuz demedim ki olmamaları için duacıyım da...
Eğer olanlar varsa bir nebze durur düşünür ümidiyle kaleme aldım işte, en nihayetinde şiir denilir geçilir.
Ayrıca sevgili şeyda'ya da şunu ifade etmek istiyorum.Evli Erkekler bu şiirin içinde zaten var ama ayrıca yazmaya doğrusu cüret edemem, beni tefe koyarlar alimallah:) Fakat yazsam mutlaka "Genelde Bencildir Evli Erkekler" diye yazardım:)) Hani çevremdekilerin çoğu öyle de...

Sevgiler saygılar

Bu arada sevgili cennet diyorsun ya "evli erkekler bu şiire tepki vereceklerdir çünkü hiçbiri eşini mutsuz ettiğini yada mutlu etmek için bi çaba göstermediğini kabul etmez" diye, örneği çıkıyor maalesef. Neyse ben ilk ağızlara bakarım genelde..:)
Sağolasın sevgili Şahika, akdenizce ve fatoş.


Teşekkürler sevgili sessiz, sen ve nerdeyse bütün dostların sözleri şiirimden daha gerçek ki kadınları en iyi sizler bilirsiniz.Üstelik ben şiirimin eksik bile kaldığını düşünüyorum, neyse pire için yorgan yakmayalım ama alkol ve şiddeti de es geçmeyelim, tabii "yarası olan gocunsun" diyerek.
Sevgiler.






akdenizce

20.10.2006 16:48:35

Konunun tartışılmasına yol açması bile bu şiir için başarıdır diye düşünüyorum... Hani, kelime seçimleri tartışılabilir ama o da şairin seçimidir sonuçta... Nereden bakarsanız bakınız kötü niyet sezilemiyor, sadece acı gerçekler diyebiliriz. Ne yazık ki...




sessiz71

20.10.2006 17:23:16

sevgili bayşiir tespit çok doğru. eğer bende bu konuda bir şiir yazsaydım hiç çekinmeden aynı sözleri kullanırdım. etrafımda öyle çok bu durumda olduğunu bildiğim evli kadın var ki... kocası tarafından eziyet gören bir kadın evet çok mutsuzum derken eşi neyin eksikte mutsuzsun der ve aynı hikmet bey gibi tepki gösterirdi. çünkü erkekler kadınların kendileri yüzünden mutsuz olduğunu kabul etmezler. ve bu nedenlede kadınlar ewvli mutsuz olamazlar. tabiiki evli ve mutlu olan kadın muhakkak vardır. zaten onların üstüne alınmasına gerek yokki. bence erkekler acaba bizim kadınlarımızda mutsuzmu diye bir düşünsünler de birşeyler yapsınlar.evli ve mutsuz kadınların sayısını azaltmak için...çok doğru, çok güzel, çok harika bir şiir tam evli kadınları anlatan bir şiir yüreğinize kaleminize size sağlık... iyiki bizimle bu şiiri paylaştınız okumakta dinlemekte çok güzeldi...saygı ve sevgiyle kalın...



fatoş

20.10.2006 17:23:48

Dışardan bir sorun görülmez belki
Fakat umutsuzdur evli kadınlar...
saygılarımla



oktayzerrin

20.10.2006 23:51:11
olaya yapıcı bir açıyla bakmakta yarar var...bir de size göre yanlış olan bir konu veya görüş bir başkası tarafından yanlış olmayabilir ki buna da saygı göstermek gerekir..her zaman bizim her dediğimiz doğru olmayabilir...duyguyla değil de mantıkla değerlendirmek gerekir..ayrıca ben sevgili Muammer'in ne kadar insan canlısı ve aşığı olduğunu bildiğim için hak veriyorum kendisine..çok agresif yaklaşım ve sert söylemlerde bulunmaktan kaçınmalıyız diye düşünüyorum...bu vesileyle sevgili Muammer'i yürekten kutluyorum...sevgi,selam ve saygılarımla..



bayşiir

21.10.2006 00:43:27

Sevgili Oktay dostum, hakkımdaki söz ve düşüncelerine çok teşekkür ediyorum.Bu kadar uzağımda olup da beni böylesine iyi tanıyan ender dostlarımdansın, hoş yakınımda olan bir çoklarına göre de öyle ya...:)
Ayrıca senin de pozitifliğin beni sevindirdi ki ben de hep öyleyim, kaldı ki benimki bir görüş, bir iddia da değil.Şimdi şiirimin altında düştüğüm nota ters düşüp gözlemlerimi yazdım ve bunları ispat da ederim diyebilirim ama böyle bir niyetim de zorunluluğum da yok.Hadi bunu yaptım diyelim, bu birebir tanıdığım çevrenin dışına çıkmaz ki, burada bulunan her hangi biri niye alınsın!, öyle değil mi dostum?
Her neyse ben de sizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

SEVGİLİ AYNUR, ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM VE EVET HAKLISIN KEŞKE OLMASAYDI AMA BU CEHALET BU BENCİLLİK OLDUĞU SÜRECE KORKARIM OLMAYA DEVAM EDECEK:( SEVGİLERİMLE.




oktayzerrin

21.10.2006 12:49:47

rica ederim sevgili Muammer..ben bunu dostluğumuzun dışında ayrıca bir insan yüreğinin verdiği sorumluluk duygusuyla yapıyorum ki az önce sn.dostumuz değerli kardeşimiz Hikmet ELİTAŞ'ın bir şiirine de yorum yazıp,duygularımı ifade ettim..kendisi çok memnun oldu ve teşekkür dilekleri yanında bayram mesajı da yolladı....işte dostluklar böyle kurulmalı...çıkarsız ve sevgiye-saygıya dayalı...sanırım ne demek istediğimi çok iyi algılamışsınızdır...ben, sizin gibi gerçek bir gönül dostum olduğu için kendimi çok şanslı addediyorum...bu vesileyle sevgi ve selamlar...saygılarımla kardeşim...iyi ki varsınız...



AYNUR

22.10.2006 07:46:44

Bence istemeden evlendirilen ve eşinden hiç ilgi göremeyen kadınlar ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Etrafımızda bu şiire tıpa tıp uyan okadar kadın var ki...Edebi açıdan da gayet hoş

Nail Yavuz
24 Ekim 2006 Salı 17:56:10


...YENİ...

Bir çocuk dudağımın kenarında.
Koynumda bahar çiçekleri,
Beyaz, kırmızı, lila.

Hüzne burnum bükük.
Korkuttum ışığımla.

İçimde patlamış mısır kokusu.
Şimdi bembeyaz ve değişik.
Ateşlere dayanamadı çiçek açtı.

Sessizliğim heyecanıma yenik.
Ayaklarım yerde mi?
Yüreğim mi salıncakta?

Gerçek sonbahar.
Ruhum kırlarda.
Papatya taçlarına sarılı,
Efkarını dağlara satmış,
Sevdamın heybetli başı.

Yeni nesil güller filizlenmiş,
Dikensiz.
Yeni bir başarı
Üzülme ey çocuk
Artık yakamazlar canını...

ASLI DEMİREL....

sessiz71 Şiire Resim Eklemiş

Okunma Sayısı:89





Yorumlar

Nail Yavuz

22.10.2006 23:51:58

"Bir çocuk dudağımın kenarında.
Koynumda bahar çiçekleri,
Beyaz, kırmızı, lila."

Çocuksu bir gülüş dudağınızda
ve koynunuzda rengarenk çiçekler
yürek yeni baştan baharını yaşıyor.

Her annenin koynundaki çocuk, onun için
baharın en güzel renkleri ve çiçekleridir.

düşten bir bahar düşmüş yeşermiş yürek

Çocuksu bir gülüş "bir çocuk dudağımın kenarında"
dizesiyle mükemmel seslendirilmiş.
işte
şiirde ima budur.

"Hüzne burnum bükük.
Korkuttum ışığımla."

evet
gelin hep birlikte hüzüne burun kıvıralım.
korkutalım hüznü yüreğimizden gelen ışığın coşkusuyla

"İçimde patlamış mısır kokusu.
Şimdi bembeyaz ve değişik.
Ateşlere dayanamadı çiçek açtı."

mısırı ateşe attığımızda kızarmaz, yanmaz, patlar
ve beyaz papatyalar gibi çiçek açar.
çoçuk sevgisinin veya aşk ateşinin filizlendirdiği
yürekte açan bahar çiçekleri gibi.

şiirin bütünlüğünü çok iyi tamamlıyor bu dizeler.

ve
işte

"Sessizliğim heycanıma yenik.
Ayaklarım yerde mi?
Yüreğim mi salıncakta?"

sessizlik bozulur heyecandan,
öyle bir coşku ki

yeterli sevgiyi almış sa mutluluktan uçar. Sallanan
bir salıncak hızıyla. Ayaklar yere basmaz, bulutlarda
dolaşır duygular.

işte sevgiyi, mutluluğu ve coşkuyu yakalamak bu.

"Gerçek sonbahar.
Ruhum kırlarda.
Papatya taçlarına sarılı,
Efkarını dağlara satmış,
Sevdamın heybetli başı."

bu öyle bir sevgi ki
papatyalardan yapılmış bir sevgiyle taçlandırılmış,
sonbahar ve efkar dağlara satılmış.

"Yeni nesil güller filizlenmiş,
Dikensiz.
Yeni bir başarı
Üzülme ey çocuk
Artık yakamazlar canını..."

hepimizin bir çocuk yanı vardır. Olmalı da...
korumalıyız çocuk yanımızı filizlenmiş yeni nesil
gülleri gibi. Bu anne sevgisi ve koruyuculuğu olduğu
sürece.

Coşkudan sevgiden başları bulutlara değmiş dizelerin.

Her kelimeye ayrı bir anlam yüklenmiş, her kelime
dizeye ayrı bir hayat vermiş.
Dolayısıyla, şiire sözcüklerin toplamı olmanın yanı sıra,
dizeler; yatay ve dikey bir toplam olarak güzel bir
bütünsellik oluşturmuş.

içimizi serinleten bir söz, küçük bir umut, ayırdına
varılmasa da doyumsuzluğun,
insanı kendi içinde yolculuğa çıkaran,
derinleştiren ve duygu yoğunluğuna sokan bir şiir.



Gecemin şiiri. Uyku öncesi iyi geldi.


çekim alanı yüksek bir şiir

kutlarım dostum


sevgiler






ruyabahcesi

23.10.2006 00:28:18

Evet şiir güzel,fonda ki melek ayrı bir güzel.Laf aramızda bu melek benim meleğim di.Ama çok güzel çocuksu bir şiire malzeme olmuş,o yüzden aldırmıyorum.Ama size şunu söyliyeyim,Halk arasında mayıs gülü,literatürde,Isparta gülü hariç,Lila rengi gülün kokusunu çok ender çiçekte bulursunuz.
KUTLARIM...
SAYGILAR




susku

23.10.2006 02:18:14

susturulmuş düşüncelerde bir kadın yaşardı bir zamanlar ... dizelerin kraliçesi bir kadın
pek öyle geçmez ismi bizim buralarda
işin aslı demireldi adı ..

pencereden salın başınızı bakın sizde göreceksiniz

bir çocuk dudağının kenarında .. koynunda bahar çiçekleri
beyaz
kırmızı
lila

rengarenk patlamış mısır kokuları düşecek tutun ,
ha gözyaşları bir de buluttur korkmayın sakın

papatya misali koklayın baharını



bayşiir

24.10.2006 00:04:00

Zevkle okuduğum bir şiir, sevgili sessiz tebrikler.
Bir Hata da göremedim ama maalesef bu kez de bir klavye sürçmesi olmuş:)

"Sessizliğim hey(E)canıma yenik.
Ayaklarım yerde mi?
Yüreğim mi salıncakta?


Nail Yavuz
27 Ekim 2006 Cuma 21:30:14
Seyrine daldım

Siyaha teslim oluyor ortalık...

Orman saklanırken sislere
Yeşil etekleri sıyrılır ağaçların
Uzar bacakları

Gölge raylar belirir
Hayalet trenin seyre çıktığı
Usulca dizilir vagonlar
Kirpiklerime

Bir şeyler geçer içimden
Bir şeyler gider...

Rüzgarda şarkı söyleyen dalların
Esleri düşer yapraklara
Sus pus olur yeşil
Uyur gün dalıp sulara

Aç kurtların uğultusunda
Seyre dalar yaşlı baykuş
Yarasalar gölgesini bırakır toprağa
Toprak uykuda

Bir şeyler geçer üstünden
Bir şeyler gider

Gümüş pullu
Lacivert bir örtü serilir üstüne uykuların
Kim bilir hangi yorgun kuşun kanadında
Bekler rüyalar

Küçük bir yıldız çalsam gök yüzünden
Saçların için
Delinir mi gece
Boşalır mı üzerimize güneş

Bir şeyler geçer mi gözlerinden
Bir şeyler gider mi..

Uyanır mısın bensiz uykundan?

Gözlerin benden uzaktayken
Karanlıktayım...
Korkum karanlıktan da öte
Yokluğundan

Uyanmasan da boş ver
Gölgesi olup dolunayın
Seyrine daldım
Düşmediğim teninin

Bir şeyler gitmez
Bir şeyler geçmez artık.

Uyuyalım.


Altincicek





Yorumlar

akdenizce

26.10.2006 14:22:01

Siyaha teslim oluyor ortalık...

> Kış mevsimini çağrıştıran ilk dizeyle bir yolculuğa buyur ediyor şair. Çok geniş bir yelpazede, bavullarda bekleyen tüm çağrışımlarınızla misafir oluveriyorsunuz bu heyecana...

Orman saklanırken sislere
Yeşil etekleri sıyrılır ağaçların
Uzar bacakları

> Gözümüzün önünde bir tuval, bir ressam çalışıyor, döküyor tüm renklerini yaşamın...

Gölge raylar belirir
Hayalet trenin seyre çıktığı
Usulca dizilir vagonlar
Kirpiklerime

> Hayalle gerçeklik buluştuğunda, kavuştuğunda, gidenler gitmeden düştüğünde kirpiklere...

Bir şeyler geçer içimden
Bir şeyler gider...

Rüzgarda şarkı söyleyen dalların
Esleri düşer yapraklara
Sus pus olur yeşil
Uyur gün dalıp sulara

> Yapraklarca notalar, delik deşik sayfalar ve terli ressamın heyecanı tek karede...

Şairin, 'uyuyalım' diyerek bitirdiği dizeler, umutsuzluğu hissettirse de, umutsuzluğun karanlığından çok, geniş tasvirin içinde yer alan 'umudun' olmayışıyla ortaya çıkan / çıkacak acının tasviriydi diyebiliriz...

Teşekkürler...

Nail Yavuz
29 Ekim 2006 Pazar 11:02:08
Sarı Gelin

uçsuz bucaksız bir kaç kulübe
kerpiçten bir köy
çarşı pazar köyün dışında

burası çorak bir yayla bir tutam kavruk bitki
toprak toprak kül rengi yaslı bir adam

bıldırcın kadar ağır ölü bir yıldız
ateş kesen gökyüzü şarap tortusu renginde

bugün karpuzdan kan akar testere ağzı diş diş

ölüm tezgahlarında satılan gelinlik
sarı gelin''e masalımsı bir hediye olmalı

sarı sarı çiçekler
üşümeyi öğrenir bulutların arasında

sonra...
bir şey sızıyor kan sıçrıyor ya da gün batıyor
bu gün bana

rüzgarlarla uçuşan
soluk mavi yırtık kumaş parçaları
yaşayan bir efsane şimdi lime lime bir ağaç kütüğü
bastırılmış bir öfkenin titrettiği hançer ucu bir ses
bozkırın doğusunda biraz daha gün be gün suna yarim

küçülen gözlerde kışlar dokuz harfli bir kayboluş
tartıda bekler hep sabahın ilk ışıkları

koşarım yakalayamam
yarın belki

hiçlikten varlığa geçtiği tarihi aradım sayfa sayfa
ne seni ne de hiçi bulamadım kan kokusu buralara yayılınca

kamçılanan bir iç çekiş
yüreğimde tarla kuşları

bir özlem
hazır/an da geldi

off
sandal da ortalıklarda yok

uyanmamın bir anlamı olması lazım
bari sen sarı sarı gel bana

ne olur bu sefer dikkatli ol ama !

sana her şeyi öğreten ırmak
unutma ki seni yutmuştu

S U S K U





Y O R U M L A R
------------
susku

başka bir masaldan ödünç alınan Gelin

-------------

KargülüALMILA

SARI GELİN

düşlerimi kana kesen bir elin
arkasında yitik
sessiz
ve solgun
g e l i n

o ben miyim?

-----------------

cameron

günbatımı
avuçlar kanar
ucu batar gözyaşlarının ...
bir gelin hiç durmadan ağlar

sözümü dudağımda büken şair
tüm dizelerinle örtüyorum gördüğüm
tüm şiirleri ...

sevgim çooook
----------------------------


sonhazan

dokuz harf ucu keskin testere dişleri
ne kışlar eskitti içinde tartıya sığmadı belki düşleri...
kim bilebilirdi...
ırmaklar kaç gülüş yutmuştu....

ilk okuduğumdan bu güne...kaç şiir kondu dallarına
sarı gelin olduğu yerde...

sevgim ve saygımla

-----------------------------

oktayzerrin

vay gözü doymaz ırmak vay..bizim de Kızılırmak nittin allı gelini...diye meşhur bir türkümüz ve destanımız var...gelin kızı yuttmuştu o gözü doymaz, azgın deli dalgalar...güzel şiirin bana bir anda bu olayları çağrışım yaptırdı...güzel şiirin için yürekten kutlarım...sevgiyle kal susku...

-------------------------------

Tayyibeatay

2.türkü olmalı bu "sarı gelin"e yakılan...biri dizi dizi,öteki Anadolum'un sesi...

"Erzurum çarşı pazar,leylim aman aman
leylim aman aman,sarı gelin...
içinde bir kız gezer,ah nenen ölsün
sarı gelin aman,sarı gelin aman,sarı gelin aman suna yarim..."

hem söyledim,hem ağladım...hadi siz devam edin ötesine emi sayın susku!..

kutluyorum saygı ve sevgilerimle...
-------------------------------------------


Nail Yavuz

SARI GELİN

Şiirin karşısına geçip fotoğrafını çektim. Fotoğraflar
sessizdir biz onları seslendiririz dizelerimizde.

"uçsuz bucaksız bir kaç kulübe
kerpiçten bir köy
çarşı pazar köyün dışında

burası çorak bir yayla bir tutam kavruk bitki
toprak toprak kül rengi yaslı bir adam "

işte manzara ve manzaranın şiir diliyle seslendirilmesi bu
kadar güzel olur.

"ateş kesen gökyüzü şarap tortusu renginde "

insanı sarhoş edecek güzellikte bir grup rengi ancak
böyle bir betimleme ile bu kadar güzel anlatılabilir.

"bugün karpuzdan kan akar testere ağzı diş diş"

Çocuk kitaplarında karpuz diliminin şekline bakalım
o dilimler hep testere ağzı gibi değil midir. İnanılmaz
bir tarif ve "ateş kesen gökyüzü şarap tortusu renginde "
dizesiyle bu dizede ki manzaranın renk uyumu.

ve

Sarı Gelin
çeşitli öykü ve hikayelerde
hep türkülere konu olmuş ağıtlar yakılmıştır. Sayın Tayyıbe Atay'ın da belirttiği gibi;

"Erzurum çarşı pazar,leylim aman aman
leylim aman aman,sarı gelin...
içinde bir kız gezer,ah nenen ölsün
sarı gelin aman,sarı gelin aman,sarı gelin aman suna yarim..."

ve şiirin son dizelerinde ki,

"sana her şeyi öğreten ırmak
unutma ki seni yutmuştu"

anlatımı bana şu türküyü de anımsattı:

"Şu Fıratın suyu akar derindir
yarimi götüren kanlı zalimdir"
Bir hayat olan su işte böyle bazen de kanlı bir
zalim olur.

ve
bu öykünün sarı gelini:

"ölüm tezgahlarında satılan gelinlik
sarı gelin''e masalımsı bir hediye olmalı

sarı sarı çiçekler "

bastırılmış bir öfkenin titrettiği hançer ucu bir ses
bozkırın doğusunda biraz daha gün be gün suna yarim.

"bari sen sarı sarı gel bana"

bunlar da bu şiirde ki sarı geline ilişkin vurgulamalar.

"küçülen gözlerde kışlar dokuz harfli bir kayboluş
tartıda bekler hep sabahın ilk ışıkları"

evet bu dokuz harfli bu kayboluşa oldukça kafa yordum.
ikinci dizedeki "sabahın ilk ışıkları" sözcükleriyle bağlantı
kurararak dokuz harfli kayboluşu şöyle algıladım.

"tanağardı"

yanıldıysam yazar hangi anlamda yazdığını açıklar herhalde.

"bir özlem
hazır/an da geldi"

Ölüm yıl dönümünde sarı gelinin gelişi hep
hayal edilir ve bir de tembih vardır.

bari sen sarı sarı gel bana

ne olur bu sefer dikkatli ol ama !

Acılar boynuzları kırılmış bir boğa gibi çarpmış
şarabın, ufkun rengine ve kırmızının her tonuna.

Acı verir acıların dile getirilişi.

konu bütünlüğü var şiirde baştan sona

Çekim alanı yüksek bir şiir

kutlarım dostum

kaleminin koyuluğu ile

sevgiler



Nail Yavuz
30 Ekim 2006 Pazartesi 23:50:41

Korsan

yakamozlar yalazlanır yüzünde
yüreği zokalı yurtsuz ve firari korsan
kılıçlar kırılmış ay basılmış kaç yara
yağmalanmış bir ömür
eskil kadırgalardan
zaman ki nice umman
diyemem sorsan

gençliğim talanlanmış
acının adalarına çıkmışım
uzak dedikleri burnumun dibi
uzak hasretlere yürek yakmışım
kaç düşüm parçalandı fırtınalarda
ömür kulaçladım
sabır yağmalattım
satır yemiş aşklarım kolundan
yarde kalmış parmaklarım

deniz tanrıları yüzümde remil atar
kör bir falcı gibi uğursuz zaman
içimde bir uğultu..ölümcül batıklardan
alevden yelkenli gemiler kaptanıyım
som ateşten kapılardan geçen
yürek zokalanmış yardan
nereden bilsin dolunay
gözlerim neden korsan

bir nefesten yakın uzaklıklarda
kurumuş dalgalarda yüzdüm
deniz kızları ne bilsin bunu
ay sarhoşu gecelerde kusmalarım nedendir
kırılmış kılıcımı kaç fırlatıp sulara
kaçmışım
gözlerine
mil çekilmiş
akşamlardan

deniz bu
zaman
dalgalarda köpüren belki
yaşanmamış onca düş
ölmüş tayfalardan
çığlıklar
ortadan yarılan bir ay sesi
uzaklardan

susarım
sular da susar
sular yarılır şerha şerha susuzluktan
dilimde mor bulut tadı
dilimde kor tadı
yar bilmez bunu
susuşumun altındaki fırtınalardan
sorarım suskularda
yarin yüreğinde benden kalan yakamoz
büyüdü mü gül açarak ayışığında
bekler mi geride kalan içinde ateşler saklayarak
kırılmaz ki unutuşun ipliğini eğiren kirman

ben nereden bileyim
döşüne dişlerimle çizdiğim menekşeyi
soldurdu mu yangınları söndüren zaman...
ağustos 2004 bodrum
adnan durmaz

adnanDURMAZ Şiire Resim Eklemiş





Y O R U M L A R

Nail Yavuz

30.10.2006 22:08:51


talanlanmış bir gençlik
ve
yağmalanmış bir ömür
satır yemiş aşklar

her şiirin bir özeti var
hayatında

Bazen içimizdeki acıların ne kadar olduğunu ölçemeyiz.
Bunlar yansır dizelere. Yaşanmışlıkları, ve hayalleri
veya öykülerden algıladıklarımızı şiir diliyle
seslendiririz.

Yazarın ne düşündüğünü söylediklerinden değil,
kullandığı dilden, bu dildeki şair ustalığından, seslemden
ve vurgulamalardan anlarız.
Bir bilim adamının dilinin estetik olup olmaması onun
kişisel tercihidir.
Ancak,
şairin dilinin estetik olma zorunluluğu şiirden yana olma
zorunluluğu kadar geçerlidir.

Bu şiirde dildeki estetiği yakalıyabiliyoruz.

üstelik verili dilde birbirine tokuşturulan sözcüklere
bile bir mevzi ve bir derinlik kazandırılmış.

Her dize düşündürüyor ve kendini tekrar okutuyor.

"deniz tanrıları yüzümde remil atar
kör bir falcı gibi uğursuz zaman
içimde bir uğultu..ölümcül batıklardan
alevden yelkenli gemiler kaptanıyım
som ateşten kapılardan geçen
yürek zokalanmış yardan
nereden bilsin dolunay
gözlerim neden korsan "

şiirin büyülü dizeleri bunlar.

çekim alanı yüksek bir şiir.

kutlarım şaiiri

dostlukla






adnanDURMAZ

30.10.2006 22:13:25

kendi şiirimi ölçüt olarak almadan ,eklemem gereken bir şey var sevgili nail, sözünü ettiğiniz şiir dili şair tarafından üretilmeli ama okur tarafından da anlaşılmalıdır.eğer okuyucu bulmaca çözer gibi ,burada ne anlatılmış diye uğraşıyorsa,şiir şairin kendi alanından dışarıya çıkmamış demektir. selamlar


ahmetturan

30.10.2006 22:37:45

...ve 'paylaşılmaya/anlaşılmaya ihtiyacım yok' diyorsa bir şair, niçin şiir yazar ki?..
yani 'sanat yapacağım' derken halkını yahut geniş okur kitlesini saymamazlık yapmamalı şair...
bence 'aydın' bir düşünce değil her ne kadar edebiyat camiasında tartışılıyor olsa da bu konu...
şahsi düşüncem elbette:)
resimle birlikte bütünleşmiş demeden geçemeyeceğim şiirinizi...
kutlu/yorum izninizle.


sessiz71

30.10.2006 22:47:00

herkesin gençliği yada en güzel zamanlarında çok talan olmalar yaşadığını düşündüm bu şiirle. yani en azından ben gençlik yıllarımı hatırladım. zaten kendimi tanımaya çalışırken bir sürüde gönül yarası vardı beni savurup atan.

şiirde şairin bu günlerini anımsadığını ve şimdi de merak ettiğini görüyorum. uğruna dilinde kor tadı hissettiği acaba onun yangınında mı yoksa söndümü ?...

güzel ve zor bir şiirdi. belki benim anladığımı anlatmadı şair ama şiirde bu değil mi zaten herkesin kendinden birşeyler bulması okuduğu şiirde.

çok sevdim bu şiiri...saygı ve sevgiyle kalın...


Nail Yavuz

30.10.2006 22:53:05


Evet Sayın Durmaz, size katılıyorum tamamen bulmaca çözer gibi anlamak için uğraştığımız şiirler var.
Ancak yine çoklukla bir şey anlatmaya
çalışan ve anlattıklarını da okuyucu tarafından net ve
açıkca anlaşılması çabalarını içeren şiir diyemiyeceğimiz
(ki ben bunlara çalışma diyorum) çalışmalarla karşılaşıyoruz.

"sizin şiiriniz bu ölçütlerin tamamen dışında"

Bir şiir farklı okurlarda farklı algılamalar ve farklı duygular
uyandırmalıdır.
Bu da şiirin zenginliğidir.

Forumlarda da sürekli tartışıyoruz.

Şiir bir şey anlatır. Ancak anlatılacak şey şiir diliyle anlatılır.

Şiir örtülü söylemlerdir. imge, İma, betimleme yöntemiyle anlatılır. Açık açık bir şey anlatılacaksa bu düz yazı ile anlatılmalıdır.

Şiir bir düşünceyi, duyguyu falan açıklanarak ona yandaşlar bulmak gibi bir şey için yazılmaz.Şiir bir dildir ve ne ise o dilin içindedir. O dil bir şey söylemek, anlatmak için değil, söyleşi ile sizi bağlamak/ sarsmak / sarmalamak içindir. Yani o dil nasıl bir söylemin yanıtı olarak karşımıza gelir. Nasıl söylenmeli? sorusunun şiiri kurduğunu, biçimlendirdiğini unutmamak gereklidir. Şiir mesaj vermeli ve düşündürmelidir. Bir şey anlatan dizelerde şiir değil, şiirsel akıcılıkta bir metin aramalıyız. Yani bu alt alta sıralanmış bir düz yazıdır. Zaten yan yana getirildiğinde bir düz yazı niteliğinde olduğu anlaşılır.

Siz şiir bir şeyi açıkca anlatmalıdır diye bir düşünce geliştiriyorsunuz anlamında söylemiyorum. Zaten yanıtınızda da böyle bir şey yok. Yanlış anlaşılmasın.
Sizin de katılacağınızı bildiğim genel bir düşünceyi dile
getirdim.

sevgi ve dostlukla


Yorum Yaz
/ 6 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.