Hayata 1 şiirlik ara...

13.069 izlenme - 594 yorum -
/ » 60
Yorum Yaz
Nar-ı Çiçek
12 Ağustos 2011 Cuma 20:43:15

An'a...
z'amana...

Şu anınıza, blunduğunuz ahvale,
yani hayata bir Şiirlik ara verecek olsaydınız bu hangi Şiir olurdu?
edebiyat aşkına......
8 Eylül 2011 Perşembe 11:58:13
canım :) güzel bir konu açmışsın, yüreğine sağlık...
perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 13:46:45
çiçeğim başladım sıradan bütün yazılan şiirleri okumaya.. bilmediğim , okumadığım ne çok şiir varmış...bu ara dolu dolu geçecek sanırım..şiir donanacağım sayende.. eyvallah..:)
tabbi ki bir tane de ben ekleyeceğim....sevgiler, teşekkürler...
Nar-ı Çiçek , forumun sahibi
9 Eylül 2011 Cuma 00:53:40
Güzel gören yüreklere selam olsun...
Erol Yaşadıkça
9 Mayıs 2014 Cuma 21:29:44
Varsın uzun olsun bu kara geceler...
Bir zamanlar öpüşmekten uyuşan dudaklarımız,
çınlayan kadehlerde buluşsun...
Adii bir ayrılığın ardından sövmeden sevişelim
bu yokluk akşamıyla.
Tövbesiz bir muhabbetin içine uzanalım
en çıplak şekilde!

Erol Almak
Ali Asaf
8 Eylül 2011 Perşembe 09:57:31
Seyfullah Kartal'ın ''Mavi Bir Ölüm'' isimli şiiri.İnanılmaz güzel...
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 00:55:56

Gecenlerde dinledim bu siiri, harika ötesi demistim, ve halen aklimda siir ara ara...
tskler.
Ali Asaf , forumun sahibi
10 Eylül 2011 Cumartesi 18:59:31
Her şiir sever en az bir kaç kez dinlemeli. Şiirin derinliği dışında seslendirme de mükemmel bence.
Müjgan Akyüz
15 Kasım 2016 Salı 08:21:00
şair Ömer Çelik, seslendirme Seyfullah Kartal.
MEZARKABUL55
8 Eylül 2011 Perşembe 10:05:55



Gidiyordun bir yere...

İlk kez böyle öpüştük...Tutkusuz,zor bir günde
Alt dudağın bendeydi,üst dudağın sürgünde

İçindeki o sesi bir tek sen duyuyordun
Gidecektin bir yere,geriye sayıyordun

Önce dilini kesip,sözlere küsüyordun
Sonra bir ceset gibi çok sesli susuyordun

Bakışın soğudukça bir düğüm kopuyordu
Gözlerim gözlerine otopsi yapıyordu

Bir diriliş misali kalktın sonra yerinden
Kan ile damarını ayırdın birbirinden

Gidiyordun bir yere maziyi döke döke
Bir ayrılık anını içine çeke çeke

Hem mesafe,hem zaman sana eşlik ediyor
Yollar senle beraber ayaklanmış gidiyor

Peşine düşemeden uzaklar seni içti
Yolların ayağıma pranga gibi geçti

Öyle gidiyordun ki sürgünler üşümüştü
Sen yollara değil de yollar sana düşmüştü

Bir seyir perde perde zihnimi dışlamıştı
Ufuklar gözlerimi kusmaya başlamıştı

Sen uzağa gittikçe uzaklar bana erdi
O an sanki yol bendim adımların neşterdi

Gidiyordun bir yere,gündüzü yara yara
Mesafeler peşinden koşuyordu o sıra

Bizi böyle yapan ne?Hangi sitem,hangi iz
Döllenmemiş bir rahmin düş çocuklarıydık biz

Kalan son pencereme demirden ağlar ördün
İçimdeki çocuğa kürtajı layık gördün

Gidiyordun bir yere...Gidiyordun öylece
Sessizliğin bir ilah oluyordu böylece

MEZARKABUL55

Kendi şiirim, kendi duygularım olurdu...
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:01:38


Derin bir anlatim, derinligince kaybolmak gerek duygularda
en cok icinde kaldigim dize;

"Gidiyordun bir yere maziyi döke döke
Bir ayrılık anını içine çeke çeke"

Eyvallah Sair.
Şâire B.
23 Nisan 2012 Pazartesi 22:44:25

Yok oldum yokluk içre varlığımdan sıyrılıp
Sen oldum her zerremle benliğimden ayrılıp
‘Ölmezden evvel ölün’ hitabıyla buyrulup
Yandığım günden beri ölüm bile kalmadı
Rüzgarda savrulacak külüm bile kalmadı

Ş.B.
dervişim
8 Eylül 2011 Perşembe 10:44:46
YALNIZLIK..
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
Ne tuhaf, vaktim olmazdı
yalnızlığı bunca bilirken
kendimi hiç yalnız sanmazdım
çevremde hep birileri vardı,
ben hep birilerinin yanındaydım
günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı
aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla
kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat
bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı
bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza
bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları
sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık
elde olmayan nedenle
sudaki halkalar gibi genişleyen
küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara
vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
birbirimizi çok sevdik hep
yıllarla azala azala

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara
telefonun başına geçiyorum
alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası
gün ölüyor meşgul numaralarla
şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
şimdi ne kadar yalnız...
yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
her zaman yalnızdım, bunu biliyorum
büyücü ellerimin kara sanatı yazı
en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu
bağışlamasız sanarken kendimi
en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını
tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini
denenmemiş başlangıçları göze aldım,
hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı
mutfağı beklemek hep bana kaldı
bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp
her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata
hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim
odalarınıza, ruhlarınıza
buraya

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.
Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,
yalnızca, Merhaba, deseniz,
o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,
bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size
sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun
sanki beni yeniden sevdiniz
ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,
yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de
isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna
ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki
bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım
o yıkanmış zamanlara...

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler
her zaman yalnızdım
kitaplar kadar yalnız
yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım
herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

her zaman yalnızdım
yanardağlar kadar yalnız
ey kafiye sevenler,
şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

nankörlük etmeyeyim gene de,
yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı
gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni
yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde
yalnızlık için çalar telefonlar kapılar
İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok
iş var
MURATHAN MUNGAN
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:04:20
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum **

kim bilebilyior ki...
bü/yük siir vesselam, paylasan yürege saygilar.
Mehtap ALTAN
8 Eylül 2011 Perşembe 10:57:32
Sanırım bu şiiri ruhumdan yüreğime akıtır sonra da varsa imkanım iznimi kullanırdım!



İZİN

Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin derdi ,Öğretmenim.
Bunca yıl.bunca yol,bunca hayat ve kitaptan sonra
Bütün kelimelerin altını çiziyorum
-Öğretmenim ,artık izin istiyorum

MURATHAN MUNGAN
dervişim
8 Eylül 2011 Perşembe 11:03:47
murathan mungan ve onun şiirleri harika. hele birde sevenlerinde sizin gibi anlam tomağı oluşturuyorsa... keşke o izin tez zamanda olsa benim için...
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:05:20


bir izin hakki da ben alsam keske :(
Gule
8 Eylül 2011 Perşembe 11:53:54


Yılmaz Güney' in & Canım, Sevdiğim, Yüreğim adlı şiiriyle ara verebilirim şu an...





Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:07:24
iyi ki siir/ler var degil mi...

sevgiler
YağMuRun İzİ
8 Eylül 2011 Perşembe 11:54:44


TEK HECE (AŞK)

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğime Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı icin kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim

Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Embiyanın yüzündeki nur benim

Kimsesizim hısmımda yok hasmımda,
Görünmezim cismimde yok resmimde,
Dil üzmezim tek hece var ismimde,
Barınağım gönül denen yer benim.




Cemal Safi

perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 13:48:34
çok severim bu şiiri hacı..:)
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
8 Eylül 2011 Perşembe 13:50:04
nefistir hacı ya.bu şiir için ta Ankra'dan kitap getirttim ben.sağolsun Cemal beyden imzalı :)
perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 13:58:06
ooo, çok şanslısın valla..kendi sesinden dinledin mi hiç?..:)
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
8 Eylül 2011 Perşembe 14:00:01
şaka yapıyorsun heralde :))
defalarca paylaşmışımdır :))
perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 14:04:04
nerde paylaştın? aaa ben neden görmedim?..seslendirmesi de harika... kendi duyguları olunca içten okuyor haliyle ve çok etkilenmiştim ilk dinlediğimde.. zaten sözlerine diyecek yok...eyvallah..:)
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
8 Eylül 2011 Perşembe 14:06:25
malum sosyal platformda :)
az eskilere doğru gidersen görürsün...
kendi duyguları ile işlenince mahvediyor evet.
muhteşem bir eser ya.aklımdan geçiyor, belki çerçeveletip kocaman antremde duvara asıcam...
perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 14:12:46
anladım, bakıcam..:)
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
8 Eylül 2011 Perşembe 14:13:24
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:06:26
YağMuRun İzİ , forumun sahibi
9 Eylül 2011 Cuma 14:47:06
aynen...

Teşekkürler Nar-ı Çiçek...
edebiyat aşkına......
8 Eylül 2011 Perşembe 11:57:08
İnfilak / Edip Cansever



Ben gidince hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.

Bazan da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.

Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.


perimasalı
8 Eylül 2011 Perşembe 14:00:57
Edip CANSEVER'in bu şiirini nasıl es geçmişim ben...çok beğendim , sayende okumuş oldum Nur'um, teşekkürler..:)
edebiyat aşkına...... , forumun sahibi
8 Eylül 2011 Perşembe 15:28:45
ne mutlu bana o zaman, okumana vesile olduğum için perim =)
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:10:10
Aynen, bende okumamistim...Vesile olan yüregine tesekkür ederim can...
HakkınSesi
8 Eylül 2011 Perşembe 12:45:32

Zafiyet İksiri

Heykelde rol alan bir ağaç
gibi havada asılı durur sarkaç!
kalp ile mermerin mesafesi daralmış
kusur, hükme mühim bir mühür
ölüm, aşka dair ihtiyaç!

Hayatta bir yer edinmek lazım
eğer, ıstıraba doğru esiyorsa sahte
hüzünlerden kalkan zahiri kainat!
Ah bu simsiyah sirayetin saldırısına
dur demek lazım tabip! Dur demek lazım
etteki meleğe, kayıptaki tedavüle!
Çünkü,
laf, keder israfı
veda, insana dair ihtiyaç!

Kanda biriktim!
Kanda soğudum!
Artık cehenneme el lezım
artık cehenneme el lazım tabip!
Çünkü
ateş, söndüğü geceye mahsus
ruh, maddede bir yantesir
ihanet, korkunç sevdalara mahlas!

Küçük İskender
Nar-ı Çiçek
9 Eylül 2011 Cuma 01:11:33


Bü/yük laf etmis Kücük iskender dedim siiri okuyunca,
var ol degerli kalem.
HakkınSesi
8 Eylül 2011 Perşembe 12:46:41
Zihinboşluğu

Bir porno dergiyi karıştırırken
rüzgarın darmadağın ettiği
şehirlerarası mezarlıklarda

Dedim ki partizanca
bu fırtına, boşalmak üzere olan
dağların sıklaşan soluğu'dur

çünkü üstümde incecik bir gömlekle geçecek kış

Küçük İskender
ressam12
8 Eylül 2011 Perşembe 12:48:19
Yorum Yaz
/ 60 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.