Günlük

89.755 izlenme - 1.993 yorum -
/ » 200
Yorum Yaz
li_la
24 Eylül 2010 Cuma 14:32:19
aralıksız 8 sene tuttuğum günlüğüm vardı her anımı yazıp sonunada gün için kısa şiirler yazardım.
ve geriye dönüp dönüp aynı heyecanla okurdum hey gidi günler hey selam olsun o günlere.

günlüğümü o kadar iyi saklamıştım ki nerden bilirdim annemin görüp hergün gizli gizli okuduğunu.
okuyup okuyup ağladığını. aklıma o günlerim geldi

alıp günlüğümüde tüm geçmişimide yırttıp attım :) o günden sonra günlük tutmadım tutmayıda
düşünmedim. anı yaşıyorum ve geride bıraktığım günü unutuyorum ,

şimdi buraya sevgili günlük diye başlayıp günümüzü mü yazacağız abla.
Elif Masal
24 Eylül 2010 Cuma 14:48:45
çok etkiliydi gerçekten...
li_la , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 15:02:13
8 seneyi silip 8 sene geriye gitmek evet çok etkiledi beni.
o yüzden çocuk oluşum. ayy susayım en iyisi ruh sağlığım
iyi degil bu mevsimde....

teşekkürler.
SILAY
14 Ekim 2010 Perşembe 15:52:42
Çok etkileyici yaa.:( Bu anneler neden böyledir ki...
Yazmaktan soğuyoruz.Benimde başıma geldi aynısına yakın birşey.:(( günlüktür sonuçta herkesle nasıl paylaşılır ki?...:(
saygılarımla...
suskunum aska
28 Mart 2012 Çarşamba 11:16:58
acı amaa gerçek malesefki haklısın
Mehtap ALTAN
24 Eylül 2010 Cuma 14:36:30

Sevgili günlük;

Eğer unutursam bugün yaşadığım hayalkırıklığını bana lütfen hatırlat...

Bilirsin ben hemen unuturum kırılan yanlarımın yüreğime ektiği ateşleri... Bilirsin o ateşlere an ıslak gülüşlerini ekince yakarım umut ışığımı hemen....

Yok yok bugünü bana sakın unutturma sevgili günlük ... Çünkü herkese derdimi anlatabilen, herkese kendimi ifade edebilen ben bugün ifadesiz kaldım...

Sustukça, içimdeki çocuğun yüreği nasır bağlıyor...Susmayacağım sevgili günlük beni sana akıttıkça suskunluğum en sıkı çığlığım olacak...

dünü yarına sar sabrım yoksa telaşım köz köz edecek kozamı...





Elif Masal
24 Eylül 2010 Cuma 14:50:57

Eğer unutursam bugün yaşadığım hayalkırıklığını bana lütfen hatırlat...
...
ya aynı hayal kırıklıkları yenileniyorsa ?
Mehtap ALTAN , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 14:52:47
o zaman ruhundaki buğuları cesaretin ellerine teslim etme vaktidir...

li_la
24 Eylül 2010 Cuma 15:03:36
ya hayal kırıklıkları yenileniyorsaaa

o zaman hayal kırıklıklarıyla mutlu olmayı denemek var.

en sevdiğim şeydir hayal kırıklığı
Mehtap ALTAN , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 15:14:33
hayalkırıklıklarıyla mutlu olmayı denemek mi...!!!
Elif Masal
24 Eylül 2010 Cuma 19:32:54
hayal kırıklıklarıyla mutlu olabilmek ..!!! ???
li_la
25 Eylül 2010 Cumartesi 08:47:21
evet yanlış duymadınız hayal kırıklığı ile mutlu olabilmek.

ve en azından hayali bile güzeldi diyebilmektir, yarına umutla
bakabilmenin yolu bunu 7 yaşımda küçüçük bir çocukken
kötü bir anımla öğrendim ve o günden beri hayalleri ve kırıklarını
seviyorum.
Mehtap ALTAN , forumun sahibi
25 Eylül 2010 Cumartesi 15:09:00
bu pencerene bakmamıştım..

Evet hayalkırıklığından çıkarılacak en güzel sonuç hayal kurabilecek bir zerre de olsa gücümüzün olması sonucu kırtıklık da olsa...
Elif Masal
26 Eylül 2010 Pazar 00:13:46
bende hep demişimdir, ''hiş yaşamamaktansa yaşamın olmak ta çok güzeldir'' diye...
Gözde İNAK
11 Nisan 2012 Çarşamba 01:57:07
Eğer sen hiç gelmeseydin gelmeyişin üzerdi.
Yani mutlu olmak için tutunacak bir dalı vardır herkesin,en azından "Bir zamanlar mutluydum." dersin,yaa hiç mutlu olmasaydın.İşte bu nedenle hayal kırıklıkları da,umutsuzluklar da,hüzünlerde belli bir ölçüde kaldığı ve hep olmadığı sürece güzeldir ve yaşanmaya değerler.Yaşanmaya değerler çünkü onlar sayesinde anlarsın mutluluğunu,sevincinin,hülyalarının değerini.
sahra
24 Eylül 2010 Cuma 14:39:56
..
Son Düzenleme: sahra @ 3.6.2016 16:05:45

li_la
24 Eylül 2010 Cuma 14:44:03
geçmiş doğum günün kutlu olsun. :)
sahra , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 14:45:18
Mehtap ALTAN
24 Eylül 2010 Cuma 14:46:25
Bir kere şiire bulaştıysa ruhunun bir köşesi artık sen istesende gidemessin şair...

Şiir sadakatin doruk noktasıdır...

geçmiş doğum gününüz kutlu olsun...
sahra , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 14:53:21
Elif Masal
24 Eylül 2010 Cuma 14:53:24
her ne kadar beni sevmezsende geçmiş doğum gününü kutlamak isterim :)
nice yıllara...
li_la
24 Eylül 2010 Cuma 14:59:35
ama ne olur küsme bilsem gerçekten kutlardım.

bilmeyişimin bir affı olmalı demi demi.
Cenker
25 Eylül 2010 Cumartesi 09:20:24
neden dert oldu ki içine
bende kutlarım
ama aslında kutlanmaması gereken bize yaşlandığımızı ve ölüme bir adım daha attığımızı
hatırlatır her doğum günü 1 yıl nasılda geçti koskoca 1 yıl
hayal kırıklıkları sevinçler gözyaşları yeni doğumlar ve yeni ölümler
yeni yılın farklı olur inşallah farktan kastım sevinçler çok üzüntüler az
doğumlar çok ölümler az olsun
candan emirsoy
20 Ekim 2013 Pazar 13:52:05
doğum gününüzü neden kimselerin kutlamadığını bir düşünün...belki de sizlerde hiç kimselerin kutlamadınız bugüne kadar doğum günlerini...şiir yazamamak konusuna gelince...orda biraz durun...bende şiir yazarım,bazıları hiç beğenmez,bazıları düşüncelerini yazar...kimselere kızamam ki...eğer kızsaydım ben yakında çıkacak bir şiir kitabım olmazdı ve şiirler antolojisine üç şiirim alınmazdı...
BAK
24 Eylül 2010 Cuma 15:25:38
Günlük tutmak hem iyi hem de kötü.Eğer günlüğe hep iyi şeyleri yazabilirsek daima iyileri yaşatmış ve yaşamış oluruz.Ama kötüleri de yazarsak aynı şey onlar için de geçerli.İnsanoğlu birşeyleri konuşmak isteyip konuşamayınca içini günlüğe döker.Gün gelir unutmak istediğiniz ve hatta unuttuğunuz konular günlükte karşınıza çıkar işte size olumsuz bir durum.Ben günlük tutmadım tutmaya da hiçbir zaman meyletmedim.Ancak şiirlerimin yüzde dosansekizini defterlere hapsettim.Bazen defterlerimi açıp yazdıklarımı okuduğumda bunu yırtıp atsam mı diye düşündüğüm oluyor.O zamanlar yaşadığım aynı ızdırapları;o günkü kadar acı olmasa da ,yine yaşıyorum.Günlük tutmayı;yaşadığımız herşeyi yazmak değil de,yaşadığımız anda rastladığımız güzellikleri kaydetmek şeklinde başarabilirsek kanımca çok daha iyi olur.
Lâ'l Sâye Bân
24 Eylül 2010 Cuma 15:56:54
ben düşünüyordum kuzucuk faliyete geçirmiş sevgili günlüğü :))

bana günlük tutma alışkanlığı annemden bulaşmıştı.. 2000yılına kadar yaşadıklarımı net yazarken o yıldan sonra yazılanların okunma riskiyle her daim başbaşa kaldıkları için sadece kendi anlayacağım imgelerle yazmaya başladım..
daha sonra insanlardan saklama ihtiyacı hissettiğim bir özelim olmadı ve yazmadım
şimdiyse edebiyat defterinin her köşesine döküyorum içimi :)
nilkurt
24 Eylül 2010 Cuma 19:28:08


Sevgili Hale,
Güzel bir forum konusu.
Özellikle benim gibi geçmişi unutanlar için, zaman zaman eline alıp anıları tazelemekte fayda var. Nasıl eski fotoğraflara bakarken heyecanlanıyorsak, eski günleri okumakta o denli heyecanlı oluyor. Her gün olmasada zaman zaman aldığım notları yıllar sonra okumak iyi geliyor.

Bu günümü paylaşmak isterim tabi ki.

Sevgili günlük

Bu gün hazır İzmir'e oğlumun göz muayenesi için gitmişken, Yıllardır birlikte çalıştığım öğretmen arkadaşım Belma'ya uğramadan edemedim.
Tam kahvemizi içerken, gene aynı okulda birlikte çalıştığımız ortak arkadaşımız Sibel'de kapıda görününce dokunmayın keyfimize. Roze kafe'de beni bekleyen oğlumu unutuverdim. Yedi aydır konuşacak öyle çok malzeme birikmişti ki, sözlerimiz birbirine karışıverdi. Bir süre sonra telefonla arayan oğlum,
''Anne istersen kafe ye yatak getirteyim'' deyince, zamanın ne kadar geç olduğunu farkettik. Haftaya Bir gün okula uğrayacağım, sözünü vererek ayrıldım, güzel insanların yanından.
Gule
24 Eylül 2010 Cuma 19:58:56


Günlüğüm; bugün çok kötüyüm...yok yok o aramadı diye değil, gribe yakalandım onun için.Ne kadar kötü bir durum.Gerçi birkaç gün önceden kendisini belli etmişti.Sesimin kısılmasını çok seviyorum, çok hoşuma gidiyor.Güzel geliyor kulağıma çıkmayan sesim...

Fakat vücudumda ağrılar olmasın...yani ayakta dik durabileyim ama başım çok ağrıyor...gözlerime de atıyor ağrısı...burnum da akıyor, yatmaya çalışıyorum ama yatamıyorum...ağzımdan nefes almaya hiç alışkın değilim bu yüzden başımın ağrısı ikiye katlanıyor...bu gece yatabilecek miyim acaba?..zaten uyku saatlerim düzensiz...geç yattığımdan sabahları uyanmam zor oluyor...akşam yengelerim ve halam geldi...özlemiştim çocukları...

O yine aramadı...

İstanbul'da geçen bir günün hikayesi...aylardan Aralık...yıl bilmem kaçıncı sene...
Gule , forumun sahibi
25 Eylül 2010 Cumartesi 23:37:21
sevgi herşeyin ilacıdır...eğer o geçmiş zaman diliminde bu sevgi yollanmış olsaydı ilaç gibi gelecekti ama şimdiki zamanda yani gripsiz durumda gelince yanaklarımda gülücükler açtı şimdi...şimdi asansöre biner gibi yapın ve bir alt kata inin lütfen ayrıntılar orda daha iyi anlayacaksınız...

sıcacık sevginize benden de yürek dolusu sevgiler...teşekkür ediyorum...
yakamoz9
24 Eylül 2010 Cuma 20:23:56
Sevgili günlük
Bugün yoğun bir gün geçirdim... Öncelikle son güne bıraktığım harç yatırma işini hallettim ve sonrasında sonbaharın hüzün kokusunu içime çekerek yürüdüm biraz...İyi geldi aslına bakarsan..Dün gece yine dalmıştım derin düşüncelere... Birkaç karmaşık cümle döküldü yine kalemimden...Paylaştım seninle biliyorsun zaten..Kızma ama tek okuyucum sen değilsin...:)Aldığım güzel eleştiriler daha da mutlu etti beni...Genel olarak mutluydum bugün ama yine de kalbimi sıkıp açan o hüzün yine benimleydi... Bi nedenini bilebilsem herşey çok daha anlaşılır olacak benim için... Ama şimdilik böyle.. nedensiz bir hüzün nedensiz bir keder... Allah sonumuzu hayretsin ne diyeyim...
Kısa oldu bugünkü sohbetimiz ama sen nasıl olsa her an her yerde benimlesin... Sonra yine görüşürüz..
Gule
25 Eylül 2010 Cumartesi 23:28:31
geçmiş bir zaman diliminde kaleme aldığım bir bölümden kesittir bu yazdıklarım...
yani dünkü mesele değil...yani ben grip falan değilim...)))
madem böyle bir forum konusu açılmış paylaşmak istedim geçmişe ait dünleri...artık günlük tutmayacak kadar büyüdüm şimdi yazdıklarımı okuyunca gülüyorum sadece...kim bilir belki gülmek istediğimden yazdım...ama hiç değilse o günlerin canlı şahitleri işte elimde kalan bu mişli geçmiş zamanlar...
teşekkür ederim yine de candan gelen yürek sesiniz için...
Gule
25 Eylül 2010 Cumartesi 23:31:09
özür dilerim yanlış yere postalandı yazdıklarım...bir üst kata çıkması gerekiyor ama bilgisayarın azizliğine uğradım:)))
eMİNeYZAMAN
24 Eylül 2010 Cuma 21:12:06
sevgili günlüğüm ;

gün hırçın bir rüzgarın eteğimde gezintisiyle başladı. bulutlar ıslak , kaldırımlar adımlardan uzak. tenha bir sessizlik yamacımdaki gözlerim uyanıyor . biliyorum ki yoğun bir tempo beni bekliyor ama bir yandan da son iş gününün sıcak nefesi geziniyor yüreğimde

ne olursa olsun geçecek bugün....

sabah mesajım gelmiş " günaydın prenses" :)
ilk telefon görüşmesi de beş dakika gecikmeli yapıldı :)

ve gün bitter çikolatamdan uzak başladı...ama ondan haber aldım ...yaşıyormuş :)

daha sana neler anlatacağım bir bilsen...

hoşgeldin bulutlu dünyama sevgili günlüğüm :)
nihat007
24 Eylül 2010 Cuma 21:53:07

bugün onu iş çıkışında bekledim saati geldi geçti ama o daha gelmedi,meraklandım yagmurda yagıyordu her tarafta araba sesleri telaşımı merakımı daha da artirdı...2 saat yağmurun altında tek düşündügüm oydu...kapı açıldı ve çıktı geldiginde kocaman sarıldım..bugün bi kere daha anladım ki onsuz zaman geçmiyor ve onu çok sevdigimi bi kere daha anladım
nihat007 , forumun sahibi
24 Eylül 2010 Cuma 23:07:38
aminn...yorumunuz için çok teşşekkür ederim hocam...
Yorum Yaz
/ 200 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.