Yeni edebiyat akımı

3.900 izlenme - 104 yorum -
/ » 11
Yorum Yaz
SERZENİŞ.
26 Şubat 2008 Salı 16:18:05
Küreselleşen hızla yenilenen bir dünyada yeni bir heyecan getirmesi edebiyata yeni bir tanım getirmesini istediğiniz bir edebiyat akımına ihtiyaç var mı? Eğer varsa nasıl bir akım olmalı, kuralları ne olmalı, dünya görüşü ne olmalı ?

Mehmet Özkan tarafından 6/12/2008 1:40:11 PM zamanında düzenlenmiştir.
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
13 Ekim 2010 Çarşamba 23:26:18



..bu forumda doğan özleşim : açık kapalı hece esasına dayanır..ölçüsü" ilham vezni’dir"...aruzun sıkıntılarına kesin çözüm dilimizin yapısına uygun serbest ölçülü aruz..bir nevi türk aruzu... türkaruz...:)

şiirin ilham olan ilk dizesi ölçüdür...ilk ilham olan dizeye uygun -açık kapalı hece eşitliğini sağlamaktır kuralı... diğer dizeler de ilk dizeye uyar..) çeşitleri de mevcuttur...
dünyanın sanalda doğan ilk edebi topluluğu ilk akımı özleşim ; durağan bir sürece giren edebiyatımızda da 70 yıl aradan sonra nisan-2008 de kurulan ilk edebi akım ve topluluktur ...hem içerik hem biçimsel edebiyatımıza getirdiği bir çok buluş ve yeniliklerle gelişimlere önderlik eden örnek olan "özleşim" bir edebi rönesans tır ...


70 yıl aradan sonra cumhuriyet dönemi dünyanın ilk sanal edebi akımı :özleşim

*)(*= özleşim=türk aruzu - ilham vezinli...

70 yıl aradan sonra cumhuriyet dönemi dünyanın ilk sanal edebi akımı :özleşim


doğumsitesi=edebiyat defteri
özleşim edebi akımı kuruluş yılı : nisan-2008
özleşim edebi topluluğu kurucuları: şahamettin kuzucular -güler turan-sabiha küçüktüfekçi
dünyanın sanal ilk edebi akımı özleşim topluluğu üye sayısı:109
özleşim edebi topluluğu kitabı: " özleşim -2009 "

özleşim tarzı ilk şiir (teori-öneri- ilk uygulama) : sabiha küçüktüfekçi
"gör o zaman"-1990 üsk. mus. cem.
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/64095

özleşim biçimi ilk şiir (teori-öneri- ilk uygulama) : sabiha küçüktüfekçi
"bir garip şiir"-mart-2008
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/97279

tüm edebi türlerin (hece-aruz-serbest -özleşim)
harmanlandığı karma-tür ilk şiir(teori-öneri- ilk uygulama) : sabiha küçüktüfekçi
"ya sonra" sü-1994
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/64642



merak ederseniz öyküsü bu linkte..:)
http://forum.edebiyatdefteri.com/forum-icerik/1717/


özleşim atölyesi
http://atolyeler.edebiyatdefteri.com/atolyedetay/12/ozlesim-toplulugu/

Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
13 Ekim 2010 Çarşamba 23:29:58
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
11 Kasım 2010 Perşembe 01:58:01


"Özleşim Topluluğu" kurulmadan önce bu sitede sayfamda yayınlanmış ilk özleşim tarzı -biçimi şiirler..




"gör o zaman"-1990 üsk. mus. cem.
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/64095

12.kasım .2OO7



"ya sonra" sü-1994
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/64642

14.kasım .2007



"bir garip şiir"
http://www.edebiyatdefteri.com/siir/97279

15 .mart-2008


Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
24 Kasım 2011 Perşembe 01:03:21



"Topluluğunuz nasıl kuruldu, sizler nasıl bir araya geldiniz?
Edebiyat Defteri Sitesinde kuruldu. Yeni Edebiyat Akımı adlı forumda elli senedir edebi bir akım ( aslında hareket olarak belirtmek gerekir ) oluşmadığını, edebiyatımızda tekrar bir edebi hareketin oluşması mümkün mü sorularına cevap arayan şairlerin yazılarına cevap olarak böyle bir harekete misyon olabilecek fikirlerimin olduğunu aynı düşünceyi onaylayan fikir sahipleriyle bir topluluk oluşturup edebi bir hareket oluşturabileceğimizi ilan ettim.
Bu forumda yazıları olan ve böyle bir topluluğun oluşabileceğini savunan SABİHA KÜÇÜKTÜFEKÇİ bana olumlu yanıt verdi ve hodri meydan dedik.
Pek çok noktalarda aynı fikirde olduğumuzu görüyorduk. Onun da şiir şekilleri hakkında değişik fikirleri vardı. Hatta resim konusunda farklı bir teknik oluşturduğunu belirtti. Hatta benim önerdiğim şiir şekillerine benzer daha öncesine ait çalışmalar içinde olduğunu da değerlendirdik. Zaten sanat, dil, fikir, zevk açsından da pek çok ortak noktalarımız bulunuyordu. Açıkça beni bu konuda ateşleyen Sabiha Hanım olmuştur. Hadi dedi başladık ve fikirlerimizi paylaştık." şahamettin kuzucular 2008


(berceste dergisi 2008/74 yayınlanan röportaj için yazar İbrahim Şahin'e gönderilen özleşim bilgilerinden )

emre_onbey
26 Şubat 2008 Salı 21:34:26
...içinde bulunduğumuz bir durum sanırım. kuralların önemsenmediği(dilbilgisi hariç) şekilciliğe kayan bir yığılma olabilir. küçülen toplumlardaki büyüyen düşünceler gibi(karmakarışık)...

-kendi adıma eskiden fuzuli,nizami gibi üstadların zamanlarına dönülmesini çok isterdim. ama mutlaka edebiyatta kendi alanında yeni akımlar geliştirmeli. bunun en büyük yararı bu zamanda yaşamış yazarların da edebiyata bir katkıda bulunduklarını göstermek olabilir. düşünsenize leyla ile mecnundan sonra kaç tane efsanevi aşklar yaşandı... önemli olan herşeyin emekle ve zihinle yoğrularak insanlara sunulması gerektiğidiri...

...maddiyatın söz konusu olduğu hiçbir yerde ilerici akım olmaz...bugün ki kitap satışlarından belli olduğu gibi de... yine yaptık yapacağımızı:)))

sevgilerimle...dostça..
yüreğinize iyi bakın(çok)
Şaban Aktaş (Homerotik)
27 Şubat 2008 Çarşamba 00:24:50
Olmalı ile olacak olanın öceden belli olduğu dünyada yazsan ne,çizsen ne demek geçti bir an için içimden,ancak dünyayı değiştiren felsefecilere haksızlık edileceğini düşündüm bir an!
-İnsana saygılı
-Hayvana saygılı
-Gelecekten kaygılı dersem yeterli görüyorum!

Saygılar.
Erhan Fuçucu
27 Şubat 2008 Çarşamba 01:53:36
Eğretizm...

Bu toplumun kaderi bu, her alanda...
murat şahin
28 Şubat 2008 Perşembe 06:48:56
başlamadan kural dedik


o akım olmaz bence :)


SERZENİŞ.
16 Mart 2008 Pazar 15:09:58
Yorumlarınız için teşekürler...
şahamettin
16 Mart 2008 Pazar 19:11:26
1940, Garipciler, üç kişilik bir topluluk, ortak bir şiir kitabı yayımlayarak adına "Garip" derler.Fikirleri özetle şudur." Kuralsızlık da bir kuraldır.Hiç bir kurala uyulmaksızın da şiirler yazılabilir.Şiir toplum içindir ve sıradan insanların anlayabileceği,sSIRADAN İNSANLARIN GÜNDELİK YAŞANTILARININ DA YAZILABİLECEĞİ, ev rendeki her şeyin şiirin konusu olabileceği konularda olmalıdır.

AMA ONLAR ŞİİRDE serpiştirilmiş bir kafiye kullanarak şiirselikten ve anlamdan uzaklaşmadılar.Şiirlerini espirili bir sonla bağlamaya hevesli oldular. O.VELİ,M.CEVDET ,O.Rıfat,.Aslında belki de sadece eğlence olsun diye ortaya atıkları çok taraftar buldu ve kendilerinin de beklemediği bir ilgi görerek bir şiir akımı oluşturdu.
Ama o günler böyle bir oluşum için sonderece uygun şartlar taşıyordu.
İnsanlık ,moryor ,elektirik,radyo,sanayi,telefon vs ile ilk kez ve yeni taşınıyordu binlerce yılda görülmeyen değişimler beş onyılda yaşanır olmaya başlamıştı.,

Cumhuriyet ilan edilmiş,halifelik,kalkmış,inkilaplar olmuş,toplum yapımız topyekün değişmiş toplum değişimleri yadırgamaz hale gelmişti.

On, onBEŞ YIL SONRA İKİNCİ DÜNYA SAVAŞIININ getirdiğiyeni dengeler,basında yayında,teknolijide başlayan yeni jenerasyonla,
işci sınıfının yaşam düzeyinin artması,köyden kente göçle ortaya çıkan gettolaşmalar,fakir zengin uçurumu artarken insanalrın bilinç düzeyinin artışı,kapitalizmin insan psikolojisi ile ataerkil yapımızın çökmeye başlaması sonucu, bireylerin artan kimlik bunalımları ve içlwerine düştükleri yalnızlıklar bizde İKİNCİ YENİ JENERASYONUNU
BAŞLATTI. Her şeyi proplem gören bu kuşak bir tür bunalım içe dönük sayıklamalar şiiri diyebileceğimiz, anlamı da şiirde külfet gören kendine özgü bir söylem oluşturdu.

Aslında edebiyatımıza pek önemli bir katkı sağlamayan bu topluluğun en önemli şairleri bile bu tarz şiirlerde sadece eleştirmenlerin dikkatini " NE DEMEK İSTEMİŞLER,BİR ŞEY LER İFADE ETMİŞLER Mİ"
gibi tartışmalara konu sağlamaktan öteye gidemediler.

Bu gün de bu akımın etkisiyle yazan pek çok şairmizn neden böyle bir analayışa yöneldiklerine kendilerine de cevap verememktedirler.

KISACA edebiyat AKIMLARI ortama ve şairlerin yeni bir tarz oluşturabilmeleriyle mümkündür .İçinde bulunduğumuz her an içerisinde yepyeni bir analyış ortaya konularak başka bir tarz ortaya konulabilir. BUNU TEK BİR ŞAİR DEBAŞARABİLECEĞİ GİBİ iKİNCİ YENİ DE
OLDUĞU gibi kalabalık bir şair kadrosuyla da yapılabilir.

Kısaca bu konu toplumsal yapı zorlamaları veya şairlerin yeni bir yaklaşım ortaya koyabilmeleriyle ilgili her an olabilecek gelişmelerdir.
TunçAY
21 Mart 2008 Cuma 19:35:08
herkesin malumudur, edebiyat akımları öyle pat diye çıkmıyor, toplumun ihtiyaçları ve ilgi alanlarına göre şekilleniyor. Aslına bakarsanız da şu anki Türkiye'de insanlarımız edebiyata ihtiyaçlarının olmadığını düşünüyorlar, siyasete kaçan ve bi şekilde televizyonlarda görünen eserler ünlü olup okunuyor. Etrafta okumak deyince "ekmek" diyen insanlar dolaşıyor, oysa bu halinin okumamaktan kaynaklandığının farkında değil. Edebiyata, okumaya zaman ayıramıyor ama televizyon(tembelizyon) başında saatler geçirebiliyor.
yani demek istiyorum ki, ihtiyaç olmadan, edebiyat da gelişemez, yeni akımlar da oluşamaz. oluşur ama kimsenin bundan haberi olmaz.
belki de büyüyüp gelen alan bu yüzden kişisel gelişim ve kolay para kazanmanın, insanları etkilemenin yollarını anlatan kitapların oluşturduğu gruptur.
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
21 Mart 2008 Cuma 20:09:40









kendimiz olduğumuz zaman ...
bir değil birçok yeni akımlar ortaya çıkacaktır..

kendi tarzımızı ortaya koymalıyız...kendimiz olmalıyız...

son dönemde yazılan birçok şiir etkilenmiş şiirdir....
orijinal şiire rastlamak pek mümkün değil gibi...

orijinali de fark etmek kapasite gerektirmektedir....





TunçAY
21 Mart 2008 Cuma 22:22:33
kendimiz olduğumuz zaman ...
bir değil birçok yeni akımlar ortaya çıkacaktır..

kendi tarzımızı ortaya koymalıyız...kendimiz olmalıyız...

son dönemde yazılan birçok şiir etkilenmiş şiirdir....
orijinal şiire rastlamak pek mümkün değil gibi...

orijinali de fark etmek kapasite gerektirmektedir....




gittikçe daha da küçülen(küreselleşen) dünyada orjinal olmak ne kadar mümkündür. yani diğer ülkelerin değerlerinden etkilenmemek... ama kendi öz değerlerimize bir dönüş olur mu... o da zor gibi.
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
22 Mart 2008 Cumartesi 04:46:26
TunçAY Demişki
( gittikçe daha da küçülen(küreselleşen) dünyada orjinal olmak ne kadar mümkündür. yani diğer ülkelerin değerlerinden etkilenmemek... ama kendi öz değerlerimize bir dönüş olur mu... o da zor gibi.)









Sayın TunçAY

kendimiz olmak o kadar da zor değil...
işe önce kendimizden birey olarak başlamalıyız...
kendimize özgü bireyler olabilmek... sorunların kaynağı burası..

bu yönümüzü aşmadan ülkeye ve dünyaya açılmak
ne sanatta ne bilimde mümkün değil...

bunun için farkı farkedecek kapasitesi yüksek özgür orijinal düşünebilen birey sayısının artması ve bu beyinlerin topluma yön veren ortamlarda örnek teşkil etmesi gerekir..

insanlar kendilerine benzeyenleri severler genelde..
farklı düşünen beyinler toplumda yadırganır çoğunlukla..tepki görür...ayrıca bu tepkileri karşılayabilecek gücünün de olması lazım..bir taraftan çalışmasını yapacak ..diğer taraftan var olma mücadelesi verecek engellere yok edicilere karşı...
desteklenmesi gerekirken ...zor iş...

onun için kolay benzer şeyler hep ortalarda dolaşıyor..alkış ve övgü alıyor..rağbet görüyor..hal böyle olunca hep eskilerle yola devam ...ve hep dışarılardan ithal...oysa insanımızın kapasitesi o kadar yüksek ki fark edemeden geçip gidiyor ömürler...

her birimiz orijinal farklı dünyayız esasında ..
ah bir farkına varabilsek...!
kendimizi bir keşfedebilsek...

saygılarımla..












SABİHA KÜÇÜKTÜFEKÇİ tarafından 3/22/2008 4:52:05 AM zamanında düzenlenmiştir.
Yorum Yaz
/ 11 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.