Şiir nedir, nasıl yazılır ve diğer yazın türlerinden farkı

3.608 izlenme - 112 yorum -
/ » 12
Yorum Yaz
Nail Yavuz
19 Mayıs 2007 Cumartesi 00:45:45

Şiirin ne olup olmadığı konusunda hep tartışmalar, farklı görüşler
olmuştur. Bundan böyle de olacaktır. Bu konunun tartışılmasının
da hep katkısı olmuştur şiire, yazara ve sanata.

Evet, şiir nedir ve nasıl yazılır. Şiiri diğer yazın türlerinden ayıran
özellikler nelerdir.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz sevgili şiir dostları.
Kyrie
19 Mayıs 2007 Cumartesi 13:07:55
Sevgili dost Yavuz,

Şiir edebiyatın diğer dallarına göre kısa olmak zorunluluğundan doğan kısıtlayıcılığıyla; anlamı, temayı, vurguyu, sesi ve melodiyi en ahenkli şekilde verebilmek açısından en zor sanat dalıdır diye düşünüyorum. Roman da çalıştım ama romanda kurgu, bütünlük, konunun akışı, kahramanların karakter örgüsü, yer, zaman, mekan... Bütün bunlar çalışmanın başına oturduğunuzda sizi elinizden tutup istediği yere çeken veya kendiliğinden akan bir nehir gibi... Uzun bir süreçte yer yer dokunarak, yer yer büyük küçük müdahalelerde bulunarak istediğiniz şekilde yönlendirebileceğiniz bir tür. Şiirde ise anlık duyguları kaleme almak isteriz ki tıpkı bir roman kurgusu yapıyormuşçasına özen göstermek zorunda hissetmeliyiz. Zorluk metnin kısa olmak zorundalığında. Kısacık bir metinde anlatmak istediğimizi en kestirme yoldan ve aynı zamanda ses ahengine, vurgulara, imlâ kurallarına büyük ölçüde uyarak anlatmalıyız. Ve en önemlisi de, her şiir bilinen ve sık rastalanılan bir temayı da işlese çok değişik bir bakış açısı sunmalı, konu hakkında yeni bir şey söylemeli ki unutulmaz olsun. Kelime tekrarından kaçınmak az kelimeyle çok şey anlatmak prensibimiz olmalı. Bütün bunların yanı sıra her şairin kendine has bir üslûbu olmasından yanayım ve bir şiir okuduğumda "işte bu şiir falanca şaire ait." diyebilmeliyim.
Nasıl yazılmalıdır konusunda belki ancak eğitmenler fikir yürütebilir; ben yalnızca uzun yıllardan edindiğim tecrübe sonucunda kendi başıma vardığım sonuçları aktarmak istedim.

Sevgi ve saygılarımla...

kyrie tarafından 5/19/2007 1:09:48 PM zamanında düzenlenmiştir.
hayaletsuvari
19 Mayıs 2007 Cumartesi 13:22:39
sevgili kyrie'e her konuda katılıyorum ve bir kaç şey eklemek istiyorum...evet şiir edebi sanatın en zor dalı...akıcılığı kaybetmeden,çok sadeleşmeden çok da anlaşılmaz olmadan kısa bir hayat oluşturmalısınız dizelerle...bunu yapabilmek için vurucu deyişler üretebilmelisiniz...kullandığınız bir kelime bir çok farklı anlam taşımalı...öyle ki aynı şiiri her okuduğunuzda farklı duygulara kapılabiliyorsunuz...bu yüzden seviyorum şiiri...
suyun susu
19 Mayıs 2007 Cumartesi 20:00:02
Şiir bir uranyum çekirdeğidir. Küçücüktür patladığında dağılır binlerce algıya....
Nail Yavuz
19 Mayıs 2007 Cumartesi 21:30:46

Şiir; insanın geleceği için bir tasarım içerir ve bunu da önerir.
Şiirden söz etmek gelecekten söz etmektir. Şiir bütün gelecek
zamanlarda var olmalı ve okunmalıdır.

Şiir en az bir kişi tarafından okunup algılanınca yazılma süreci
tamamlanmış olur.

Şiir yaşamın diyalektik bir toplamıdır diyor şair Veysel Çolak
ve şiir üzerine söylenmiş bir kısım söylemler şöyle sıralanıyor.

“şiir sanatı; zaafları güzelliklere çeviren bir simya ilmidir”
ARAGON


“şair kişisel duygularını anlatmaktan ileriye gidemediği sürece
ona şair denemez; dünyayı kendine mal etmesini bildiği, bunu
dile getirebildiği zaman şair olur.
GOOTHE

“ne masayı anlatacağım diye masa kelimesi kullanacaksınız, ne
kuşu anlatacağım diye kuş kelimesini, ne de aşkı anlatacağım
diye aşk kelimesini”
J.COCTEAU

“şairin kullandığı kelimelerin insanlar için çeşitli anlamları vardır;
herkes beğendiğini seçer”
R.TAGORE


“şiir olmayan yerde insan sevgisi olmaz. İnsanı insana
ancak şiir sevdirir.”
SAİT FAİK

“bir şiirde önemli olan ne söylenendir, ne söyleşidir, ne anlamdır,
ne de musiki. Başka bir şeydir, tarif edilemez”
J.COCTEAU

“içinizde olmayan şiiri başka bir yerde bulamazsınız”
SHELLEY

“şiir, düşünceyi duygu haline getirinceye kadar yoğurmaktır”
YAHYA KEMAL

“insan iyi anlamadığı bir sözden heyecan duyabilir”
R.DE GOURMONT

“rüyasını bile yazmak isteyen şair, uyanık bulunmak
zorundadır.”
PAUL VALERY

“şair heceleri saymaz, söylediği mısra vezne uyuyor mu, uymuyor mu
diye araştırmaz, söylediği söz kendiliğinden ölçü olur”
NURULLAH ATAÇ

“şiir sadece kelimelerle kurulmuş olmayacak, söylenmek istenilen
şeyleri duyuracak; bütün sözler duyguların önünde silinecek”
S. MALLARME

Ve

“şiir sanatının büyüklüğü(aşkınlığı) evrensel olmasındandır.
Şiirin içinde taşıdığı evren, kişiliğini sınırlayan çerçevelerden
Ne ölçüde taşıyorsa o ölçüde büyüktür”
TRİSTANTZARA

Şiir tanımlanamaz demek yeterli değildir. Zira var olan
Her şey tanımlanabilir. Ancak yazıla gelen şiirlerin tek bir
tanımı yapılamaz.
Nail Yavuz
19 Mayıs 2007 Cumartesi 22:11:19

Şiir kaynağının büyük bölümünü aşktan alır. Onunla beslenir,
ateşlenir ve kalıcı izler bırakır.
ve
şiir ancak sevgiyle konuşulabilir. Sevginin ise yanıltma hakkı
olmadı hiç.
Üretilenin içine ve sürecine insanın kendini katması nesnel
gerçeğin algılanmasıdır.

Zaman içinde yaşar ve gezinirken şiirlerin oluşmasını sağlayan
küçük notlar alırız. Yazmak, yalnızlık gerektiren bir uğraş,
önünüzde duran sayfalarda sözcüklerle başbaşa kalıyorsunuz.
Orada belleğinizin, yaşamışlıklarınızın, hayal gücünüzün
ışığında yalnızsınız. Ancak yazdıkca çoğalıyorsunuz.
Düşgücümüzden kaynaklanan kişilerin bireysel ve toplumsal
yaşamlarına ortak olduğunuzu farkediyorsunuz.

Şair şiire ne kadar yaşamını ve kendini katmalı, katıyor,
bir şekilde katar. Satır aralarında bir şekilde kendini bulur.
Tabi ki, bire bir kendini yazarsa bu şiir değil anı olur.

Çoğunlukla şiire sevgi dolu bir pencere açarken, aynı öiçüde
ona acıları da katarız.

Yazmak;

Hayatın her yerine sızmak, yaşamadıklarını sanki
yaşamışcasına kurgulamak, yaşadıklarını izleyerek
buna birikimlerini de katmak suretiyle şiir diliyle anlatmak
ve hayal ile gerçek arasındaki ince çizgiyi yakalamaktır.


Nail Yavuz tarafından 5/19/2007 10:13:00 PM zamanında düzenlenmiştir.
aynur soysal kumcu
19 Mayıs 2007 Cumartesi 22:41:48
hocam,
sızı okumak sızı takıp etmek ne güzel şiir hakkında yorum yazmak ısterım ama sızın sozunuzun ustune söz bulamadım...
Nail Yavuz
20 Mayıs 2007 Pazar 11:38:47



1892 ila 1982 tarihlerinde yaşayan şair ve oyun yazarı ARCHİBALD MACLEİSH
bir şiirinde konuyu şöyle dile getirmiştir.

ŞİİR SANATI
Dokunabilir ve sessiz olmalı şiir
Yuvarlak bir meyve gibi
Başparmağa bir şey söylemeyen
Eski madalyonlar gibi sessiz
Yosun tutmuş pencere pervazındaki
Aşınmış taş gibi suskun
Kuşların uçuşu gibi
Sözsüz olmalı şiir
Zamanda kımıltısız olmalı şiir
Ayın tırmanışı gibi
Geceye takılan ağaçları dal dal
Özgür bırakır ya ay
Kış yapraklarının gerisinde
Anı anı bellekte kalır ya
Gerçeğe eşit olmalı şiir
Gerçeğin kendisi değil
Acının bütün tarihi çünkü
Boş bir eşik, bir akçaağaç yaprağı
Çünkü aşk
Yana yatmış otlar ve denizin üstünde iki ışıktır
leylim
20 Mayıs 2007 Pazar 12:46:55
şiir hakkında nice söz söylenmiş ve söylenecekte.Ben biraz daha çapı dar tutucağım.Belki sorunuza cevap vermeyecek.belki bu bambaşka bir forum sorusu ama benim yaram burda...şiir tarihinden başlayıp günümüze kadar yazılan şiirlerin % 70'ini erkekler yazmış. Kadın'ın bu alana girmesi öyle yavaş olmuş ki hala bu böyledir.Aşk,özlem,ayrılık,kahramanlık konulu şirlerin en güzellerini erkekler yazmış.Biliyorum ki şiirin cinsiyeti,ırkı,dini olmaz. benim meselem burda başlıyor.Şiir yazan kadının aşkı yazarken bile dikkatli olması gerekir benim yurdumda.İlginçtir dimi.
şiir benim için bana ait özel bir dünya.Sadece benim izin verdiklerim girebilir.hürüm burda hem de kalabalığa rağmen. Yüksek bir köprüden kendimi ipsiz derin bir çukura atar gibi heyecan veren bir yaşam şiir.kalemim yazar ben seyrederim...NE KADAR ŞAİR VARSA O KADAR ŞİİR TANIMI VARDIR.Saygılar...
erolbasci
20 Mayıs 2007 Pazar 16:34:58
Anıların şiirleştirilerek anlatılması mümkün değil midir?
Birebir kendini anlatırken araç olarak şiiri seçmek yanlış mı olur?
Bana sanki şiirle anı da, hikaye de yazılabilir gibi geliyor..
Bilinen birçok örneği de vardır..
Yorum Yaz
/ 12 »
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.