ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. EFLATUN Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Edebiyatın izinde bir Ortadoğu okuması

Kan ve gözyaşının eksik olmadığı Ortadoğu’da gelişen edebiyatın dünyadaki yeri nedir? Bu coğrafyada gelişmiş özgün bir edebiyattan bahsedilebilir mi? Ortadoğu’nun Batı’yla bin yıllardır devam eden çatışması neyin dışavurumudur? Hayri K. Yetik, Romantik Ortadoğu’da bu sorulara cevap arıyor.

7.1.2015

Edebiyatın izinde bir Ortadoğu okuması

ROMANTİK ORTADOĞU, HAYRİ K. YETİK, AYRINTI YAYINLARI, 640 SAYFA, 45 TL

Ortadoğu’nun son iki yüzyıllık tarihine tanıklık için edebiyata başvurulacak olsa ilk akla gelecek sorular hangileri olurdu? Hayri K. Yetik bu soruların peşinden giderek yazmış Romantik Ortadoğu’yu. İstilaların, savaşların, çatışmaların, kan ve gözyaşının hiç eksik olmadığı bir coğrafyada gelişen edebiyat, dünyada nasıl bir yere sahiptir? Bu coğrafyada gelişmiş özgün bir düşünceden, felsefeden, romandan bahsedilebilir mi? Ortadoğu’nun Batı’yla bin yıllardır devam eden çatışması neyin dışavurumudur? Arkeolojik kazısı yapılacak olsa Ortadoğu metinlerinin altından ne çıkar? Bu gibi soruların ardında yüzlerce yazarın, kitabın, metnin içerisinde gezinen yazar, geçmişin derinliklerine inerek geleceğin dünyasına ışık tutmaya çalışıyor.

Kitabın adındaki “romantik” kelimesi, hem romantizm akımına vurgu yaparak Doğu’nun bir felsefesinin olup olmadığını tartışmaya açıyor, hem de ‘roman’ üzerinden yaptığı okumaları bir çerçeveye oturtuyor. Ortadoğu, oryantalistlerin düşündüğü gibi masalsı ve egzotik yönleri de olsa esasında “romantik” değildir, acımasız gerçekleriyle insanı şaşırtır, hatta çoğu zaman derin bir umutsuzlukla birlikte hayal kırıklığına uğratır. Hayri K. Yetik, “romantik Ortadoğu” derken, bir yanıyla bu coğrafyanın kuralsızlığını da vurguluyor.

Ortadoğu: Bir labirent

Kitap sözgelimi bir sayfada Mısır’a uzanıp Kahire sokaklarını romanlar üzerinden okurken, oradan İstanbul’a geçerek Halide Edib Adıvar’ın kadın sorununu ele alış biçimini sorguluyor. Yazar İran’ın, Cezayir’in, Lübnan’ın, Filistin’in, Suriye’nin, Türkiye’nin ve başka ülkelerin yaşadığı toplumsal değişimleri, dönüşümleri geniş bir çerçevede ele almış. Bu birbirinden farklı dinamikleri olan ama bir o kadar da ‘yakın’ ülkelerin benzerlikleri dikkati çekiyor.

Hayri K. Yetik bir labirent gibi dolambaçlı yolları andıran Ortadoğu sokaklarında geçmişi derinlemesine kazarken geleceğe dair ümitlerini ve endişelerini paylaşmış. Pek çok farklı disiplini ve çalışma alanını bir araya getiren yazar, karşılaştırma yoluyla Türkçe, Farsça, Arapça, Kürtçe, Ermenice, İbranice ve Süryanice gibi Ortadoğu dillerinde üretilmiş edebi metinlerin arasında dolaştırıyor okurunu. Kitap, Ortadoğu’ya ilişkin sorulara cevap veren bir çalışma değil. Daha doğrusu şöyle söylemeliyiz, sadece sorulara cevap vermiyor, aynı zamanda yeni sorular üreterek okura düşünmesi için geniş bir alan sunuyor.

Yetik, Batı’nın değişmeyen kibrini, Doğu’ya bakışını, Doğu’nun kendini “ezik” görüşünü anlatırken, Doğu romanının dünya edebiyatındaki yerini derinlemesine irdeliyor. Yazar, Batı’dan çok sonra gelişen bir tür olsa da Ortadoğu’da iyi romanların yazıldığı, büyük romancıların çıktığı görüşünde. Doğulu yazarların daha az Nobel Edebiyat Ödülü almasını, Batı’nın “yanlı” tutumuna bağlıyor.

Doğu yazını mistik ve kaderci

Doğu anlatısıyla Batı anlatısını karşılaştırırken ilginç bir önermede bulunuyor yazar. Ona göre Doğulu yazar Allah’ın, yüce bir aşkın, ulvi bir amacın yani “soyut” olanın peşinden koşarken, Batılı yazar daha “somut” bir anlatıyı yakalar. Yazar, Doğu edebiyatının kaderci ve mistik bir söylemden serpilip geliştiğini savunurken, Batılı yazarın bu yönüyle “gerçeğe” daha çok yaklaştığını, insanı bir birey olarak ele alıp bugünkü modern dile ulaştığını vurguluyor.

Kadın-erkek meselesine genişçe yer ayıran Yetik, onlarca eserin kadın kahramanları üzerinden bütün coğrafyanın ‘kadın’ algısına dair ipuçlarının izini sürüyor. Kadın hareketlerinin ortaya çıkışını, ilk feminist edebiyat örneklerini, kadına yönelik şiddetin kaynağını, kadın yazarların yaşadıkları sıkıntıları derinlemesine inceleyen yazar her şeye rağmen gelecekten umutlu.

Kitabın göze çarpan bir kusuru, yazarın tercih ettiği ağdalı dil. Anlamayı zorlaştıran, hatta zaman zaman okumayı bile zorlaştıran öz Türkçe kelimelerin bolluğu metnin akıcılığını aksatıyor. Ayrıca yazarın, bilhassa İslam ülkelerinde kadının örtünmesi konusunda Batı’nın önyargılarını andıran yargılar taşıdığını düşünmemize yol açan cümleleri dikkati çekiyor.

Romantik Ortadoğu zengin içeriği, referanslarının bolluğu ile Ortadoğu edebiyatı ve düşüncesi üzerine yazılmış önemli bir kaynak kitap. Özellikle yazarın referans verdiği eserlerin zenginliği ve çeşitliliği, Ortadoğu’yu bütüncül bakışla incelemek isteyenlere yol gösterecektir.


Kaynak:
http://www.zaman.com.tr/kitap-zamani_edebiyatin-izinde-bir-ortadogu-okumasi_2268751.html


Yorumlar
"Edebiyatın izinde bir Ortadoğu okuması" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

Edebiyatın izinde bir Ortadoğu okuması ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.