Emine UYSAL (EMİNE45)
193 şiiri ve 246 yazısı kayıtlı Takip Et

Eğitim mi asalet mi?



Eğitim mi asalet mi?



Vaktiyle bir padişah ve veziri varmış. Bu padişah ile vezir, bir konu üzerinde ateşli ateşli tartışmışlar.
Padişah; eğitim önemli derken, vezir, eğitim önemli ama asalet daha önemli demiş. Padişah, vezire hiç olmadığı kadar kızıp, ülkenin dört yanına haber salmış. Ülkesinde ne kadar iyi eğitmen varsa hepsini sarayına çağırmış.

Her birine neler yapabileceğini sırayla sorup öğrenmiş. İçlerinden birisi şöyle demiş; bir kediye kahve servisi yaptırabilirim. Bu konu padişahın çok hoşuna gitmiş ve eğitmene hemen işe başlamasını söylemiş.

Altı ay gibi bir zaman içersinde eğitmen, kediyi kahve taşır konuma getirmiş. Olay ülke çapında çabuk duyulmuş. Padişah, kendi haklılığını ortaya koymak için bütün ahaliyi gösteriye çağırmış. Ve şehir meydanına padişahın tahtı taşınıp gösteri başlamış.

Eğitmen, kendi eliyle pişirdiği kahveyi tepsiye koyup kedinin eline vermiş. Padişaha kahve servisi yapmasını söylemiş. Kedi tepsiyi alıp yolu yarıladığında vezir, cebinde sakladığı bir fareyi yavaşça salıvermiş.

İşte o an olanlar olmuş… Kedi kahve tepsisini padişahın yüzüne fırlatıp farenin ardına düşmüş. Padişahla eğitmen kedinin ardından bakıp kalırken vezir; asalet! Asalet! Asalet!
Diye bağırmış.

24.04.2012 /Emine UYSAL


Beğen

Emine UYSAL (EMİNE45)
Kayıt Tarihi:24 Nisan 2012 Salı 23:14:52

EĞITIM MI ASALET MI? YAZISI'NA YORUM YAP
"Eğitim mi asalet mi?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
uranus
11 Haziran 2012 Pazartesi 23:52:00
....heykeltraş granitten başlar işe,onca emeğim boşa gitmesin diye.Çürük taş emek götürmez.Eğitimcilere saygım var ama,gerçek bu.Granit,az bulunur,zor işlenir,asalettir bu.saygımla hocam.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 11 Haziran 2012 Pazartesi 23:57:23
İşte, istediğim cevap buydu. Teşekkürler Hocam...

Selam ve saygımla...
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
7 Mayıs 2012 Pazartesi 17:37:35
Selamlar

sonra o padişah o vezirin kellesini almamış mı o zaman padişah da asilmiş öğretim ile eğitim farklıdır
birine bir şey öğretirsin bilgi verirsin ama eğitim onun insanlığında hayvanlığını da kişiliğinide asaletini de eğitebilirsin onun için padişah asilmiş eğitilmiş eğer eğitilmemiş bir padişah olsaydı kendisine meydan okuyan vezirin kellesini alırdı.
sevgiler

Cevap Yaz
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
7 Mayıs 2012 Pazartesi 17:35:18
sonra o padişah o vezirin kellesini almamış mı o zaman padişah da asilmiş öğretim ile eğitim farklıdır
birine bir şey öğretirsin bilgi verirsin ama eğitim onun insanlığında hayvanlığını da kişiliğinide asaletini de eğitebilirsin onun için padişah asilmiş eğitilmiş eğer eğitilmemiş bir padişah olsaydı kendisine meydan okuyan vezirin kellesini alırdı.
sevgiler

Cevap Yaz
NAZCA
3 Mayıs 2012 Perşembe 11:55:19
çok güzel bir konu aslında uzak olmadığımız ama bazen yakınında da bulunmadığımız.
asalet eğitimle mümkün mü sorusu en doğru soru sanırım.insanında bazen hayvanlar kadar vahşi olabildikleri gerçeğini de göz ardı etmemeli diye düşünüyorum.
kutluyorum kalemini

Cevap Yaz
3B-3B
25 Nisan 2012 Çarşamba 19:17:25
Bu iki kavram bir bütün oluşturursa anlam kazanır. Değindiğiniz konu farklı ve güzel bir anlatıma sahipti. Saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 20:12:19
Görüş bildirdiğiniz için çok teşekkür ederim.

selam ve sevgilerimle...
Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi
25 Nisan 2012 Çarşamba 19:03:00
Değerli arkadaşlarım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.


Cevap Yaz
Hasan Özaydın
25 Nisan 2012 Çarşamba 11:23:10
Münazara yapmadığımıza göre bence ikisi.Tebrik ederim saygılarımla.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:04:07
Değerli arkadaşım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:04:07
Değerli arkadaşım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:04:08
Değerli arkadaşım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

tacettin yıldırım
25 Nisan 2012 Çarşamba 06:59:47
güzel bir örnek...... üzerinde çok tartışılabilinir kişisel görüşüm eğitimin olgusunun büyük önemi vardır asaletide gözardı edemeyiz....genetiktir....helal be emine sayende biraz düşündük.... saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:04:51
Değerli Komutanım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

Kemnur
25 Nisan 2012 Çarşamba 03:01:49
fotoğraf ilginç...Sami hocanın ve padişahın haklı olduğunu gösteren bir fotoğraf olmuş... ama, asaletten kastımız, soykütüğüne bağlı değilse, asaleti yaratan "erdem" de eğitimin bir sonucudur...SAYGIYLA

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:05:32
Değerli arkadaşım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:05:33
Değerli arkadaşım, böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

Kemnur 26 Nisan 2012 Perşembe 00:00:33
Asaleti, iyi aile çocuğua bağlayacak olursak, ne insanlar bilirim ben, pırlanta değerindeki ailelerin yozudurlar ve ne asiller tanımışımdır öksüzlükle büyümüşlerdir... Asaleti temin eden, insandaki 'erdem'dir. Erdemi temin eden ise eğitim/öğretimdir. (Ama aile içi, ama sosyal kurumlardan temin edilen ) SAYGILAR...
sami biberoğulları
25 Nisan 2012 Çarşamba 02:19:07
Değerli arkadaşım.

Anlattığınız hikaye bana yıllar önce seyrettiğim bir filmi hatırlattı. Filmin adı ''Dobermanlar''dı.

Adamın biri Amerika'da Doberman köpeklerini eğiterek banka soyduruyor onlara. Dobermanları o kadar güzel eğitiyor ki. O köpekler bankayı bir güzel soyuyorlar...Veznedarlar kasalardaki bütün paraları köpeklerin boyunlarındaki çantalara dolduruyor ve köpekler bankadan çıkıyorlar. Amaaaa

Evet işin aması var...Adam köpeklere her şeyi öğretmiş. onalrı tam bir soyguncu yapmış lakin bir şeyi unutmuş. O da para dolu çantaları kendisine teslim etmeleri....Yani köpekler para dolu çantaları adama vermediler. Adam elini çantalara uzatınca ona hırladılar. Çünkü aldıkları eğitime göre çantalara hiç kimse elini süremeyecekti. Adam unutmuştu bu ince noktayı. İş bittikten sonra çantaların kendisine verilmesi gerektiğini öğretmemişti onlara. Demek ki eğitimde bir eksiklik olmuş değil mi?

Aynı şey sizin hikaye için de geçerli...Eğitim tam verilememiş...Eğer önünden geçen bir fareye aldırış etmemek de öğretilseydi o kediye mutlaka o tepsiyi fırlatmayacaktı.

Kısacası genetik faktörler ne kadar etkili olursa olsun önemli olan eğitimdir. Ama öyle bir eğit,im olmalı ki onda eksiklik olmamalı...İşte mesele bu.

Selam ve sevgilerimle.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 25 Nisan 2012 Çarşamba 19:06:57
Değerli arkadaşım,

Böyle bir yazı yazmakla eğitimi küçümsediğimi düşünmeyin sakın. Aksine ben de; EĞİTİM! Diyenlerdenim. Lakin şunu da hep düşünüyorum ki, onca eğitim almış, kariyer sahibi bir insan nasıl olup da saygısız, hoşgörüsüz, bencil ve kırıcı olabiliyor. Kendini küçük dağların sahibi gibi görürken, çıkarları için harcayamayacağı insan yok gibidir(!)


Başka bir kişiye dönüyorum; o da eğitimli. Kariyeri çoğaldıkça nefsi küçülüyor. Kirli yüzlü çocuğun yanağından şap diye öpüp, tarak değmemiş saçlarını okşuyor. İnsanları dinliyor, zorluklar karşısında yardımcı oluyor.

Bir başka insan; mektep yüzü görüp tebeşir tozu yutmamış. Parmaklarını sayarak günlük hesaplarını yapıyor ama değil insanı, karıncayı bile incitmekten korkuyor. Hak’tan korkuyor.

Sonra, neden? diye soruyorum kıt aklıma. İkisi de aynı eğitimi almış, belki aynı işi yapıyor ama birinin çalımından yanına varılmazken diğeri dünya tatlısı. İşte burada şu devreye giriyor; aile terbiyesi ya da ASALET.

Bu konuyu geçen gün arkadaşlarla yaptığımız toplantıda konuşmuştuk, aklımda kalanları paylaşmak istedim.

Bu konu böyle uzar gider. Önemli olan güzellikleri görüp, doğrunun yanında olmak değil midir?

Görüşleriniz için teşekkür ederim.

Saygılar.

ahmet umut
24 Nisan 2012 Salı 23:41:10
Güzel ama ben eğitim demek zorundayım..
Tabiki kalıtsal faktörleri göz ardı edemeyiz.....
kutladım selamlar......

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 24 Nisan 2012 Salı 23:43:48
Ahmet Hocam, sen bir eğitimci olarak tabii ki eğitim diyeceksin. biz de diyoruz ama asaleti de es geçmiyoruz.

Teşekkürler, saygılar.
Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 24 Nisan 2012 Salı 23:43:48
Ahmet Hocam, sen bir eğitimci olarak tabii ki eğitim diyeceksin. biz de diyoruz ama asaleti de es geçmiyoruz.

Teşekkürler, saygılar.
AYSE 09
24 Nisan 2012 Salı 23:34:37
güzel anlatımdı yine canım sen harikasın sevgilerimlesin

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 24 Nisan 2012 Salı 23:38:20
Sen de öylesin canım, iyi geceler.

çok sevgimle...
Nilgün Akçay
24 Nisan 2012 Salı 23:24:08
Ben bu hikayeyi farklı kişilklere uyarlanmış şekliyle okumuştum. Hiç okumasaydım ve bilseydim içeriğini, cevabım benim de asalet olurdu. Bu sanıyorum genlerle alakalı ve bu konuda birkaç kitap da okumuştum. yine güzel vurgu yapmışsın canım eminem. Artık emine abla demiyeceğim. Eminemsin :) oluy mu:)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Emine UYSAL (EMİNE45) Yazının sahibi 24 Nisan 2012 Salı 23:32:05
Canım benim, sen istediğini de, ben abla olmaya da varım, arkadaş olmaya da dost olmaya da...

Elbette asalet önemli, kişi ne kadar eğitimli olursa olsun, onu bir kez öfkelendir bakalım gerçek yüzünü görecek misin. Öfkeli anında sukut edebiliyorsa; işte ASALET budur derim.

çok sevgimle can.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.