Esmize - Perihan Kılıç
181 şiiri ve 114 yazısı kayıtlı Takip Et

Çanakkale ruhu



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 19.3.2012 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Ben bu gün burada savaşın imkânsızlıklarından ya da namüsait şartlarından bahsetmeyeceğim. Ben bu gün sizlere Çanakkale’yi Çanakkale yapan o muazzam ruhtan bahsetmek istiyorum.

Çanakkale,
Çağlar üzre destanların özüdür.

Bayraklar dalgalanır ya,
Yel bayrakların hızıdır.

Yiğitlerin, sonsuzluk,
Ekmeğidir, tuzudur.

Gök uyur ya buralarda, gök uyanır ya,
Yaşamanın gözüdür.

Hepsi de varır Ankara’ya ovalardan,
Kalanlar, ölenlerin izidir.

Deniz deniz, dağ dağ yazıdır.
Çanakkale,
Yeni Türkiye’nin önsözüdür.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Çanakkale yeni Türkiye’nin önsözüdür. Çanakkale zaferi’nin sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bu milletin makûs kaderi yine bu milletin azmi ve kararlılığı sayesinde yenilmiştir. Peki, bu milleti bütün dünya karşısına dikilse de göğsünü siper edip her şeyinden vazgeçirecek, vatan toprakları için gözünü kırpmadan ateşlere atlatacak kadar güçlü bir ruha sahip olmasının sebebi ne idi.? İmanıydı elbette. Öyle bir imandan bahsediyoruz ki o gün Koçyiğitler ne yar ne sıla ne ana ne baba düşündü . O gün onların gözünde dünya yoktu. O gün onların tek istediği cennetti. Cennete taliptiler.

İmanın, vatan sevdası ile birleşip çelikleştiği er meydanıydı Çanakkale.İnsanlığı tüm uğraşları ile öldü dedirtmeye gelenlerin, insanlığın bu millet var oldukça ölmeyeceğine şehadet getirdiği yerdi Çanakkale..Defalarca tanık oldular, yaralı olan düşman askerine el ol kol olan siper olan Mehmet’e..Çanakkale sadece bir savaş meydanı değil aynı zamanda bir okuldu düşmanını bile kendine hayran bırakan. Öğrendikleri ile insanız diye şu acunda gezenleri utandıran bir okul. Mertliğin tüm namertliğe rağmen elden bırakılmadığı insanlık dersinin verildiği bir eğitim yeriydi dünya durdukça unutulmayacak.

İşte bu ruhu anlatan o günün komutanı Mustafa Kemal “"Biz kişisel kahramanlıklarla uğraşmıyoruz. Yalnız size Bomba Sırtı olayını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak... Birinci siperdekilerin hiçbirisi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler onların yerini alıyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkül ile biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılmak yok. Okumak bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler kelime-i şahadet çekerek yürüyorlar. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Türk milletinin kahraman evlatlarınca yaşlı kadın kız demeden kundaktaki bebesini bile göz kırpmadan vatan toprağına feda ettiği yerdir Çanakkale… Akif ne güzel anlatır Çanakkale’ yi bir de Muhammed’in askerinin karşısına dikilen yedi cihanın vahşetini;

Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer!
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: vahşetler denk.

Ardından anlatır Mehmet’teki kükremiş sel gibi bendine sığmayıp taşan hali. Önce vatan diyen Mehmet’in göğsündeki İmanı..Düşünün ölüm karşısında hissedin kendiniz bir an için. Çanakkale’ye gidin kapatın gözlerinizi. Üzerinize bombalar yağdığını düşünün. Kurşunun kurşunu havada deldiği mahşer yerini. Öyle bir kıtlık hayal edin ki bir at tersinde bulduğunuz arpa tanelerini öğün kabul edebilmenin mutluluğunu hissedin. Bir er meydanı hayal edin ki bir ülkenin tüm geleceğinin bir darülfünunun toprağa karıştığı yeri hayal edin…Bir savaş içinde düşünün kendinizi.. İngilizlerin “Türkler de insan mı ki?” diyerek kendilerini insanlık tarihi içinde bir kez utançla anılacağı kadar korkunç ölümlerin tasarlayıcısı yapan olan ucu zehirli çivilere yalın ayak ya da yırtık çarıkla basıp geçmeyi. Çanakkale’de narkozsuz iğnesiz ağrı kesicisiz; bir parça keçeyi dişleri arasına sıkıştırıp kolunu ya da bacağını geride bırakıp gerisin geri cepheye koşmayı.. Çanakkale’de bazen o keçenin ucunda dişlerini bırakarak şahadet şerbetini içerek arşa kanatlanmayı. Yoklayalım bir sahi şimdi bizlerin göğsünde böyle bir iman var mı..? Öyle bir anlatıyor ki Akif tüm bunları yapabilen Mehmed’i ve yapabilmesindeki o herkesçe bilinen sırrı;

“Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından,
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?”

Aslında anlatılacak örneklenecek o kadar çok fedakârlık örneği var ki anlatmakla bitmez bu destan. Sadece bir örnekle sözlerimi noktalamak istiyorum. Fransız bir gazeteci olan madam Berthe Georges Gaulis Anadolu’daki bu büyük milliyetçiliğin kaynağını merak eder ve araştırma için Türkiye’yi gezer sonrasında bir de kitap yazacaktır. Yolu Eskişehir’e düşer her yerde yetim çocuklar vardır. Çocukların üzerinde bir çuvalın yukarıdan delinerek oluşturulduğu elbiseler… Bu şekilde sokakta oynayan üç çocuğa yaklaşır ve sorar;
— Evladım senin baban nerede?
— Babam Çanakkale’de din için öldü.
— Ya senin?
— Yemen’de din için öldü
Üçüncü soruya da aynı cevabı alır. Ve sorar
-- Peki size kim bakıyor?
Çocuklardan biri cevap verir,
--Bize burada bir ebe annemiz var, o bakıyor..
Daha sözünü tamamlamadan istasyon tarafından yıkık dökük bir harabeden yaşlı bir kadın çıkar çocuklara seslenir;
--- Gazanfer, Muzaffer, Mücahit çorba yaptım haydi gelin evlatlarım yiyin…

Le Mond Muhabiri şaşkındı. Ayakları yalınayaktı, giysileri çuvaldan bozma, evleri virane öğünleri ise yağsız yavan bir tas çorba..Yokluk içinde idiler ama adları Mücahit,Muzaffer, Gazanfer, Ahmet, Mehmet’ti.

Dönüp yanındakilere “dünya dünyaya gelse bu millet yenilmez” diyecekti Madam Gaulis…

………………………….

Ahzab suresi 23. Ayet der ki; “Mü’minler içinde Allaha verdikleri sözde sadâkat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adadığını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değişdirmediler.”

İşte Çanakkale’de canlarını veren yüz binlerce şehit; Allaha verdiği bu sözü canı pahasına tutan yiğitlerdir.

Şunu hiç unutmamamız gerekir ki, Çanakkale savaşında, bugün de çok muhtaç olduğumuz müthiş bir birlik ve beraberlik sergilenmiş, Akif’in “Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!” sözü adeta tarihe altın harflerle, Çanakkale sırtlarına da şehitlerimizin aziz kanıyla yazılmıştır. Edirne’den Kars’a belki klasik bir deyim olacak ama güzel yurdumuzun her ilinin, her bir hanesinde yaşayan, üç kişiden biri bu topraklara can olmuştur. Biz bu birlik ve beraberlik zırhını yeniden ve daima kuşanmaya mecburuz.
Milletçe Çanakkale ruhunu kavramaya, kuşanmaya muhtacız. Bu ruh, birlik ve beraberliğimizin, huzurumuzun teminatıdır.

Bu inançla Çanakkale Zaferi’nin 97.yıldönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde, bu toprakları bize mukaddes vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum. Her birinin manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum.18 Mart 2012

Perihan TUNÇOK KILIÇ
Esmize

Yazım bu zaferi anlatmaya bu ruhu anlatmaya yetmeyecek çünkü yaşananlar öylesine büyük bir ruhun tezahürü ki sanırım hiç kimse bunu tam anlamıyla ifade edemez..İfade edilemeyecek kadar büyük bir kahramanlığın mirasçılarıyız...Yazımı okuyup benimle birlikte onları anan ve yazımı güne getiren seçki kurulundaki arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler..


Beğen

Esmize - Perihan Kılıç
Kayıt Tarihi:18 Mart 2012 Pazar 12:53:44

ÇANAKKALE RUHU YAZISI'NA YORUM YAP
"ÇANAKKALE RUHU" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Emine UYSAL (EMİNE45)
19 Mart 2012 Pazartesi 22:06:49
Sevgili Esmize, yazın beni oldukça duygulandırdı. Çanakkaleyi Çanakkale yapan da Mehmetçikler deki duygu değil miydi. Bir eğitimci olarak sizi yürekten kutlarım.

Rahat uyusun şehitlerimiz.

Tebrikler, sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 20 Mart 2012 Salı 23:29:21
amin sevgili Emine çok teşekkür ederim sevgiler selamlar
Aynur Engindeniz
19 Mart 2012 Pazartesi 16:49:28
Peri Hocam, bugün kaç kere geldim u yazıya hatırlamıyorum. Nihayet şimdi bitirdim. Çanakkale hakkında çok şeyler okuduk dinledik son bir haftadır. Senin anlattıkların da hepsinin üzerine baharat oldu. Mantıklı içten ve destekli çalışmalarla tanıdım ben sizi. Bu yazınız da öyleydi. Bilmediklerim varmış, onları öğrenmiş oldum.

Teşekkür ediyorum.
Sevgiler ve tebrikelr hocam...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 20 Mart 2012 Salı 23:31:51
sevgili Aynur mutlaka bir alışverişimiz var hepimizin.. burada ki kimi yazıdan bilgi kiminden ibret kiminden o günün neşesini kiminden farklı farklı bakış açıları kazanıyoruz ben de senin sayfandan eteklerim hep dolu dolu döndüm senden de tüm dostlardan da Allah razı olsun iyi ki varsınız sevgilerim selamlarımla
Aysel AKSÜMER
19 Mart 2012 Pazartesi 10:47:38
Güne gelen anlamlı ve duygulu yazını kutluyorum. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Sevgilerimle arkadaşım.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 11:15:56
çok teşekkürler sevgiler Ayselciğim tekrar hayırlı uğurlu ve kıdemli olsun kitabın ve siparişimi az evvel verdim gelecek İnşallah
Aysel AKSÜMER 19 Mart 2012 Pazartesi 11:24:09
Çok naziksin arkadaşım inan çok duygulandım. Teşekkürler. Sevgilerimle.
balıbey
19 Mart 2012 Pazartesi 10:46:39
'' Kadınları eğitilmeyen milletlerin hüsranı mukadderdir . '' sözünü hatırlatan duyarlı , nazenin kaleminizi en kalbi saygımla selamlıyorum efendim !..

Nur olun , pür nur olun siz !..

Hafızam bendenizi yanıltmıyorsa eğer , Şeyh Galip'in olsa gerek şu kibar kelam ; '' Ne kadar dert , bela , iptila ve ızdırap varsa , hepsini toplayıp bir araya getirmişler de , adını AŞK koymuşlar .. ''

Aşk koymuşlar koymasına da ... Asırlardır o belaların cümlesine müptela olan bu aziz millete de , aşk yerine TÜRK diye çağırmışlar sanki ...

Vesilenizle , aziz şehitlerimize Fatihalar gönderiyor ve rahmetle anıyoruz bizler de ...

Daim yazmanız dileklerimizle efendim !..


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 11:14:43
O yüzdendir ki peygamber dilinde övülmüş bu asker bu millet o yüzdendir ki velayeti almıştır yıllar yılı ve hatta şimdilerde bile Türk ve İslam alemi içinde önderlik vazifesi vardır..O yüzden dünya durdukça nesline devlet olma sözü ötelerden verilmiştir..kimin bu ülke üzerinde ne hesabı varsa kendi idraksiz beynine ilelebet var olacaktır İnşallah Allah'ın izni ile saygılarım selamlarımla
atahan
19 Mart 2012 Pazartesi 02:41:45
harika yaziyi, kalemi ve yazari kutluyorum.

istiklal Türk milletinin karakteridir!

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 11:08:25
İstiklal de istikbal de yeniden şaha kalkan Türkiye cumhuriyetinin kaderidir diyorum saygılar selamlar
Billur T. Phelps
19 Mart 2012 Pazartesi 01:12:24
O zamanın askerlerine bir bakın, vücutları ordan burdan parçalanmışken dahi, vatanı korumak adına,
yeniden hazırlar koşmaya cepheye. Vatan giderse elden, ne kalır geriye. Şimdi ise çeşitli bahanelerle, nasıl askerlikten kaçılır (yırtılır) onun peşinde millet. Parası olanlar bunu iyi de beceriyor çeşitli bahanelerle.
Allah korusun bir savaş çıksa sonuç ne olur kim bilir. Çünkü o baba yiğitler o zamanlar vardı.

Kutlarım güzel yazını :)



Billur T. Phelps tarafından 3/19/2012 11:32:11 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 11:06:56
evet kolu omuzundan bir kaç damarın tutmasıyla sallanan bir yiğit dokrora şu sözleri söylüyor "kes at doktor kurtar beni şu parçadan da cepheme döneyim." yarabbi bu asalet şimdi bizlerin idrak sınırlarını zorluyor..bu büyüklüğün tasviri nasıl yapılabilir Hamd olsun onların torunlarıyız bu yüzden gururumuz sevgiler selamlar
Nilgün Akçay
19 Mart 2012 Pazartesi 00:40:00
Böyle muhteşem bir yazıya geç kalmışım, kendi adıma özrümü sunmalıyım. Layık bir evlat olamamanın ızdırabı var yüreğimde. Birbirinden nefret eden bir topluluğun bireyleriz.. Yüreklerimizden merhameti çıkartıp kin ve nefreti sokmuşuz. Biz bu Ceddin evlatları değil iyiz? diyesim geliyor. Allah imanımızı kuvvetlendirsin.

Bu arada; bir kaç kere gitme fırsatı buldum Çanakkale Geliboluya. İlk gidişim hayal kırıklığıydı, şimdi inanılmaz düzenleme yapılmış. Herkesin gidip MUTLAKA görmesi gereken bir yer. İnsan gerçek mutluluğu orada görüyor ve tadıyor.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 11:03:57
Amin her şeyin başı İman o iman duygusu kainatı karşına almakla eş bir duygudur sevgili Nilgün İman ve inançlarımız zayıfladığı için yerini kin ve nefret duyguları doldurmuştur.imanı olan birinin kin ve nefreti olamaz..Çanakkale de 3 gün kaldım sadece gezmek düşüncesi ile gitmiştik ve ağlayarak gezdim..havasında bile o maneviyatı hissediyorsunuz..bir şehrin topraklarında yatanlar o şehrin manevi havasını da mutlaka veriyor bunu bir de Amasya da çok hissetmiştim...selamlar sevgiler
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
18 Mart 2012 Pazar 23:18:48
Allah vermesin şimdi savaş olsa kaç kişi savaşa katılır ve kaç kişi kaçar bu ülkeyi fareler gibi terk eder yine zenginler kaçar halkın sıradan gariban çocukları savaşır ölür ülke kurtulurmu valla o da mechul ne o eski milliyeti ülkesi için canını verecek bir avuç dışında insan var nede bir avuç insana komuta edecek komutan var yani ne Mustafa Kemal var nede memedçikler ne de öüle bir ruh var. onun için Allah bize savaş göstermesin
yazınız günün yazısı olmuş tebrikler haklı olarak tabi ki
tebrikler çok güzel bir yazıydı
selamlar sevgiler

ERAY ÖZGÖR SARIKAYA tarafından 3/19/2012 1:20:44 AM zamanında düzenlenmiştir.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 10:58:51
kendi adıma samimiyetle korkuyorum Allah yaşatmasın iş başa düşerse İnşallah her birimiz bir nene hatun kesilirirz..Hani Atatürk diyor ya "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur diye" son raddeye gelsek te o asil kan kendini ortaya dökecektir inancındayım çıkmaz mı dediğin gibi çıkacak elbet inancı olmayan insanın yüreği bayağı değerlerle doludur o yüzden de sanmam ki büyük idealler peşinde koşabilsin onlarda kalbur altına düşecektir sonuçta okuyan yorumlayan yüreğine beynine sağlık sevgiler selamlar
MEHMET CEMALETTİN BAYHAN 19 Mart 2012 Pazartesi 20:17:35
ŞAŞACAK NE VAR ? BEDELİ KAN,CAN OLAN VATANÎ GÖREVİN BEDELİNİ ÜÇ KURUŞ ÖDEYEREK EVİNDE,KEYFİNDE YAŞAYANLAR YANINDA DAVULLA,ZURNAYLA,ALKIŞLARLA GİDENLER KAÇ KİŞİYSE İŞTE ONLAR.
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA 19 Mart 2012 Pazartesi 20:56:33
bu ülke benim ve benim gibilerin çlünkü bizim gideceğimiz başka ülke başka vatanımız yok bizim bir tane vatanımız var onun içinde ülkemiz ve vatanımız için canımızı veriiririz çocuklarımızı vatana millete hayırlı olsunlar diye büyütüyr okutuyoruz ve neşekilde hayırları dokunacağını Allah bilir
sami biberoğulları
18 Mart 2012 Pazar 14:51:12
Çanakkale Savaşları her 18 Martta iyi kötü anlatılır hep..Savaş dediğin nedir? Vurma-vuruşma...Önemli olan o Savaşın nasıl, neden yapıldığını, O savaşa katılan kahramanların nasıl insanlar olduğunu kavratabilmek. Yani sizin de belirttiğiniz gibi çanakkale'nin ruhunu ortaya koyabilmek. İşte bu sebepledir ki bugünkü yazınız ayrı bir güzellikte olmuş. Yazan ellere, düşünen beyine ve gönüle çok çok teşekkürler.

Düşmanına '' Allahım bu insanlarla savaşabilmek için bize biraz olsun nefret duygusu ver '' diye dua ettirebilmek...Bunu Türk'ten başkası yapamaz...

Selam ve saygılarımla.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Esmize - Perihan Kılıç Yazının sahibi 19 Mart 2012 Pazartesi 10:54:50
Düşmanını bile kendine hayran bırakan bir neslin torunları olmak çok güzel bir duygu teşekkür ederim değerli arkadaşım eksik olmayın selamlarımla
sami biberoğulları 19 Mart 2012 Pazartesi 11:01:03
Değerli Arkadaşım.

Kutlarım...Seçki kurulu oldukça isabetli bir seçim yapmış. Yorumumda da belirttiğim gibi her yazınız oldukça güzel olmakla birlikte bu tamamen ayrı, özel ve mükemmel bir yazıydı.

Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.