Hüdaverdi ER (Hüdai)
898 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Nedir bu 14 şubat rezilliği



Nedir Bu 14 Şubat Rezilliği

Sevgililer Günü’nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

Bu bayram, halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.

Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

İmparator 2. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem, ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden, Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı.

Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak İmparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine, insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ında Hıristiyan şehitliğine gömüldü.

Aynı zamanlarda Roma’daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı’nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar.

Hıristiyan Kilisesi’nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar, bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı’nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat’ı "Sevgililer Günü" olarak kutlanmaya devam ediyor ve yeryüzünde kadın ve erkek beraber olduğu sürece de kutlanmaya devam edecek gibi.

Bizimle, törelerimizle, yaşam şeklimizle zerre kadar ilgisi olmayan, kapitalist sistemin adeta kurtarıcı gözüyle baktığı bu günü kendinizden birşey buluyorsanız kutlamaya devam edin!...

Kaynak: Çeşitli internet siteleri.

Beğen

Hüdaverdi ER (Hüdai)
Kayıt Tarihi:13 Şubat 2012 Pazartesi 16:43:57

NEDIR BU 14 ŞUBAT REZILLIĞI YAZISI'NA YORUM YAP
"Nedir Bu 14 Şubat Rezilliği" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
KUVVA
20 Ağustos 2012 Pazartesi 15:59:12
Uydurma günlere olan tepkinizi ayakta alkışlıyorum efendim.Samimiyetinize güvenerek benzer bir konuda şeytanın avukatlığında birkaç soru sormak istiyorum.

20 Nisan miladi takvime göre Peygamber'in doğum günüdür.Her türlü ibadeti hicrî takvime göre düzenlenen bir dinde, Peygamber'in doğum günü kutlamalarının miladî takvime göre gerçekleştirilmesi size samimi geliyor mu?

Bu kutlamaların 23 Nisan Ulusal Egemenlik Haftası'nı gölgelemeye yönelik olduğunu iddia eden laik fanîler haksız mı?

Bir başka iddia da: Pensilvanya'daki ağlayan malum zatın doğum gününün 19 Nisan olduğu, ol sebepten bu haftanın kutlandığı savı zalim bir laikçi iftirası mıdır?

Şimdiden teşekkürler.

Cevap Yaz
bekir odaci
15 Şubat 2012 Çarşamba 22:19:33
efendim bu sevgilier gününün bu kadar eskiye dayandığını bilmiyordum sayenizde öğrenmiş oldum şimdi size yorum yapanlara bakınız baylar karşı bayanlar taraf buyurun bizim evde bile eşim tarafından soruluyorsa ne aldın diye işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor
kutlarım sizi değerli bilgilendirici yazınızı
saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 15 Şubat 2012 Çarşamba 22:40:20
Maalesef bu hallere gelmişiz dostum. Bir virüs gibi sokmuşlar beynimize bazı değerlerini.
Yorumunuz için teşekkürler hocam...
bestikoc
14 Şubat 2012 Salı 06:03:17
Kutlarım kardeşim bu paylaşımını çok güzel bir geçeği anlatmışsın
İnanın bu günler karı koca arasında tartışmaya kadar gidiyor
Yüreğine sağlık daim ol okuyanlar gerçeği öğrenmiş olur

Cevap Yaz
Veysel Başer
13 Şubat 2012 Pazartesi 23:18:26
Merhaba Hüdai Bey,

Böyle bir günün kutlanmasının size ne gibi bir zararı var ki? Yüce peygamberimiz;
"Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız," buyuruyor. Sevgisizliğin alabildildiğince hüküm sürdüğü bir devirde, tatlı bir sevgi sözcüğü, öpücük niye hoşgörülmüyor bunu anlamış değilim. Neymiş efendim, gavur icadıymış. Biliyorsunuz ki matba da gavur icadı sayılmıştı. Sonuçta sevgililer günü, dünyaca benimsenmiş bir kültür olayıdır. Bu kadar katı olmanın anlamı yok. Siz o zaman 23 Nisan ve 19 Mayıs bayramlarına da karşı olmalısınız. Onlar da, ailelere külfet yüklüyor. Kapitalislere yarıyor mantığı yapılır ki, bunun ucu açıktır.
Görüşünüze saygı duyuyorum ancak benim nazarımda Hüdai bey, olay ya da olgulara daha geniş açıdan bakan birisiydi.
Başarı dileklerimle saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 14 Şubat 2012 Salı 07:35:33
VeyselBey benim yazım gayet açık.
Sizin belirttiğiniz husularla benim arzetmeye çalıştığım hususların arasında deryalar var.
merveate
13 Şubat 2012 Pazartesi 22:20:20
Bence bizlerin bunu sevgi gününden öte hediye günü olarak bilmemiz daha doğrusu bunu bi SEVGİLİYE hediye almak olarak görülmesi.Ben suan çok gencim ve etrafımda bazı arkadaşlarım sevgililer gününde yalnızım,ne hediye alanım ne de hediye verebileceği kimse yok diyorlar.Bir insan nasıl yalnız olabilir nasıl sevmediği kimse olabilir ?
Erkekler için kız arkadaş,kızlar için erkek arakadaş.Yoksa yoktur etrafında sevgiyle iletişim kurduğun nice güzel bağlar vardır git onlarla vakit geçir,git onlarla birlikte ol.
Ahhh ahhh bir bilseniz neler var biz gençlerin aklında,ne alışkanlıklar aşılandı hayatlarımıza.Artık buna bir çare yoktur önümüzdekilere bakacağız.
Ne de olsa geç kalınmışlık diye bişey yoktur.
Nesil bilinçlendikçe kültürlerimiz daha da uygulanabilirlik seviyesine çıkacaktır.
Saygılarımla...

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
muhacir bozkurt
13 Şubat 2012 Pazartesi 21:03:37
Efendim,
Öncelikle yazınız dolayısıyla sizi yürekten tebrik ediyor ve İzninizle bir anımı burada paylaşmak istiyorum.

Hasbelkader 1989-95 yılları arasında Almanya'nın Bremen eyaletinde Türkçe ve Türk Kültür Dersleri Öğretmeni ünvanı ile gurbetçi ailelerimizin evlâtlarına hizmet maksadıyla bulunmuştum.
Lisan bilgimizi geliştirmek maksadıyla haftanın iki günü kursa tabi oluyorduk. Kurs hocamız Türkiye'de 4 yıl görev yapmış,Türkçemizi iyi bilen, Türkiyemizi en az bizim kadar tanıyan tecrübeli bir Alman hoca idi.
Sık sık kültürel değerlerimiz üzerine tartışmalarımız olurdu.
Bir gün (yılbaşına yakın bir zamanda) Noel Babanın hediyeleri üzerine konuştuk. Bunun, hayalî bir figür olduğunu, aslının bir aziz olarak Anadolu'da, Akdeniz sahilinde yaşadığını ama böyle bir hediye dağıtma meselesi olmadığını söyledim. "Doğru" dedi. Peki, öyleyse niçin bu hurafenin peşinde çocuklarınızı aldatmaya devam ediyorsunuz? diye sorduğumda; verdiği cevap bir gerçeği bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyordu.
"Sadece Noel değil, anneler günü, sevgililer günü, babalar günü.... gibi günlerin hepsinde asıl maksat dünyadaki dev hediye sektörünü ayakta tutmaktır. Bu günlerin üzerine yenileri her an eklenecektir. Ki, bu sayede hediyelik eşya üreten iş yerleri ve onlardan nemalanan insanlar hayatiyetini sürdürebilsinler."
Evet.
Durum bu.
Kutlanan günlere yüklenen manevî anlamlar, maddenin gücüne göre şekilleniyor, büyüyor.
Anlamak ve kendi kültürümüze uymayanları yapmamak bizim için en güzeli.
İdrak meselesi..

Saygılar sunuyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 13 Şubat 2012 Pazartesi 21:44:08
Hocam, muhteşem bir yorumdu.
Tebriklerimi yolluyorum zatıalinize.
Alptekin Yazar
13 Şubat 2012 Pazartesi 20:42:04
Bu açıklayıcı bilgilerle dolu yazınızı beğeni ile okumuş bulunuyorum... Emek vererek hazırladığınız aydınlatıcı bilgileriniz için sonsuz Teşekküelerimi sunarım. Zaten başından beri bu 14 şubat saçmalığına karşıydım... Hani büyük Yazarımız merhum Aziz nesin ne demişti......? sadece o meşhur sözünü 14 şubat'ın savunucuların hatırlatırım...
Bu aydınlatıcı ve anlam dolu yazınız için size Takdirlerimi sunuyorum.
En derim selam ve saygılar. Esenlikler dilerim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 13 Şubat 2012 Pazartesi 20:44:32
Sağol değerli abim. Saygı ve selamlar sunarım.
Talibi
13 Şubat 2012 Pazartesi 18:56:52
Valenteen day s olarak ta kutlanılan bu gün kapitalist sistemin halkı tüketime yönelttiği bir günün adıdır bu.Yoksa sevgiliye her gün bayramdır.En büyük aşkları yaşamış olan Leyle ile Mecnu nun sevgililer gününe,tektaş yüzüğe mi ihtiyacı vardı?Karacoğlan misali sevglinin bir gülümsemesi dünyalar değerdi.Bir diğer konu da sevgili deyince hep bayanlarakla getirilir.Erkekler karşıt boyutun bir unsuru olarak sürekli her sevgililer gününde kıza,ya da eşe hediye alma derdine koşar,hem de onca borcun içinde.Ya da eş,ya da sevgili kocasının parası ile kocasına hediye alır bugünü bahane ederek,oysa bir kaç gün öncesinden böyle bir şeye asla ihtiyacı yoktur,sebep 14 şubat ta hasıl olur ve krei kartları devreye sokulur.Var mı başka izahı?

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 13 Şubat 2012 Pazartesi 19:19:35
Tabiki başka izah yok değerli dostum. Eksik olmayın, nadide bir yorumdu. selam ve saygılarımla...
mehmetmacit
13 Şubat 2012 Pazartesi 17:57:34
ne yapsakta bu gün kutlanmaya devam edecek.Şair kardeşim, tüm kurumları milli servetleri ile birlikte, kapitalizme peşkeş çekildikten sonra 14 şubatı eleştirmenin bence hiç bir anlamı olamaz.
Kültürümüzde neler yozlaşmadıki.inanın saymakla bitmez.Dikkat edermisiniz, Ülkemizi yöneten brokrat kadroların, bir kısım siyasilerin okudukları liseler nereler.
Ülke derinden sarsılmış.Allah yardımcımız olsun.Siz 14 şubat konusunda haklısınız ama dedim ya daha öncesinde neler var.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 13 Şubat 2012 Pazartesi 17:59:55
Hocam muhakkak, ancak dilimiz döndüğünce bazı yanlışlarıda toplumla paylaşmak gerek diye düşünüyorum. selam ve muhabbetlerimle...
mehmetmacit 13 Şubat 2012 Pazartesi 18:46:53
elbette kardeşim.mücadele sonsuza kadar.beraberiz
inci*
13 Şubat 2012 Pazartesi 16:52:11
İnsanların belli bir günde sevdiklerini aşıkar ve açıkca söylemesi ve dile getirmesinden bi zarar gelmez diye düşünüyorum... saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Hüdaverdi ER (Hüdai) 13 Şubat 2012 Pazartesi 16:59:26
Eğer amaç sadece karşı cinse sevdiğimizi ifade etmekse, bunun için illa bir tarih belirlemeye gerek yoktur, her zaman bu duygumuzu sevdiğimiz kişiye iletebiliriz. Buna kimse karşı çıkmıyor zaten. benim anlamadığım bu tür günler neden putperestlerin bayram kabul ettiği bir güne geliyor veyahut neden romalıların bir geleneğini bizler devam ettirme durumunda kalıyoruz. Ben duygularımı karşı cinse aktarmak için 14 şubatı beklemem mesela. İlla bir gün olması gerekiyorsa bırakında o günü kendi neslimiz tayin etsin. Değerli yorumunuzdan dolayı teşekkür eder, saygılarımı sunarım efendim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.