Erzurumlu Selim
59 şiiri ve 95 yazısı kayıtlı Takip Et

İsli demlik -2-



İSLİ DEMLİK -2-



Dedemin, öğrettiği hat sanatı ile uğraşmak dinlendiriyordu ruhumu. Vefatından bir ay önce Padişaha yaptığı son tablo üzerinde çalışırken anlatmıştı; "Hat sanatı denilince Kur’an harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatı akla gelir. Bu sanat, Kur’an harflerinin 6 ile 10. yüzyıllar arasında geçirdiği uzunca bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkmıştır. Kuran-ı Kerim’in bir araya toplanmasından sonra, İslam dininin bilime verdiği özel önemin etkisiyle, çok sayıda katip yetişmiş, yazı da doğal olarak büyük aşamalar göstererek önemli sanat kolu olmuştur. Bu yazının ilk biçimi olan ve adını “Kufe “ kentinden alan köşeli karakterli “kufi” yazısının yerini 9. yüzyıldan sonra “aklam-ı site” (altı çeşit yazı) almaya başladı. Hat sanatı, tarihi seyir içersinde yer yer ve kol kol gelişmiş, mükemmelleşmiş ve güzel sanatlar arasında seçkin yerini fiilen almıştır. Bunun farkına varamayanlar, garp tarihçilerinin adetlerine uyarak hat sanatına “mimari süsleme” dediler ama… Oysa ki; mushaflar, cüzler, hilyeler, fermanlar, murakkalar, meşkler, karalamalar gibi değişik konularda verilmiş nice eserler vardır ki mimari süsleme ile hiçbir alakası yoktur. Hat sanatı; “Cismani aletlerle ortaya çıkan ruhani bir hendesedir”" şeklinde tarif etmişti. Hatta o gece epey uzunca sohbet içinde nasihatler etti.

Sohbeti bitirirken son paragraf olarak; “Dış mihraklar memleketin tüm sanat dallarını ortadan kaldırmak için sinsi planlar yapıyorlar. Alim, ulema ne kadar insan varsa ya yurdundan ediyorlar ya da zindanlara atıyorlar. Bu durum çok vahim. Halbuki; bunu yapanlar , Osmanlının üzerinde yaşadığı tüm coğrafyaya hediye ettiği eserler ile nümayişi hazmedemeyenlerdir. Çeşitli hile ve desiselerle plan yapıp üzerimize geliyorlar. Sevgili torunum sen de epey bir ışık görüyorum.Ben artık çok yaşlandım; Ola ki hak vaki olur, ruhumuzu ilahi kudretin eline teslim ederiz. O daim sen kaldığım yerden devam et. Her ne iş ile iştigal edersen et amma bu sanatı terk etme olur mu?” diyerek alnımdan öptü.

Ne demek istediğini o zamanlar anlamamıştım. Yaşadığımız zaman dilimi olarak çok çalkantılı yıllardı. Osmanlının son demleriydi. Sultan II.Abdulhamit Han hazretleri elinden geldiğince memleketi idare etmeye çalışıyordu.Doğuda Ruslar ve onların kışkırttığı Ermeniler,batı da Fransız, İtalyan, İngiliz casusları cirit atıyorlardı.Son okuduğum kitapta ecnebi bir yazar; “Eğer, Osmanlıyı yıkmak istiyorsanız; Elinden kur’anı ve sağlam manevi temellerle atılmış aile yapısını yıkarsanız;muvaffak olursunuz.” Diyordu.Şimdiye kadar başarılı olamadılar.Bu güne kadar Devleti Ali Osmaniyi yöneten sultanlar; Hak ve hakikat yolundan sapmadılar.Sultan Abdulhamit, İstanbul içine ve çevre vilayetlere imarı başlatmıştı.Daha önce dedemle iki kez sohbet etmiş ve ona hat sanatı ile ilgili siparişler vermiş,hat için gerekli olan alet edevatı sağlamış…Sonrasında yaptırdığı cami ve medreselerde kullanılmak üzere hat süslemeleri yaptırmış.

Öğlene doğru idi.Tarladan geliyordum.Öğlene kadar babama yardım ediyor, öğlenden sonra da hat ile uğraşıyordum.Hat öyle bir sanat ki,iğne ile kuyu kazmak gibidir.Bir insan ben bu işi öğreneyim dese on yılda anca öğrenir.Artık yirmibeşli yaşlarımdaydım.On üç yıl olmuştu dedem vefat edeli.Sultanın siparişlerini ben yapıyordum.Askerliğimi Sultanın emri ile Beylerbeyi kışlasında ve sonrasında sarayda yaptım. Orada o büyük sultanı tanıma şerefine nail oldum.Yüksek ilim,üstün zeka ve müthiş bir hitabet gücü vardı.

Onu ilk defa dedemin cenazesine bil umum devlet erkanı ile teşrif ettiklerinde görmüştüm.Bindiği arabayı hiç unutamıyorum.İlk defa kendi kendine hareket eden araba görüyordum."Sultan kendine ne güzel alet yapmış" dedim kendi kendime.Etrafında kalabalık insan seli vardı.Çünkü, sultanı seveni kadar ondan nefret eden insanlarda vardı.Bu durum göz ardı edilemezdi.Cenaze namazını Şeyhülislam kıldırdı.Binlerce insan vardı cenazede.O anı unutamıyorum.dedem daha bir büyümüştü gözümde "Kıymetini bilememişiz" dedim hayıflanarak.

Devamı Var

Beğen

Erzurumlu Selim
Kayıt Tarihi:11 Şubat 2012 Cumartesi 13:39:12

İSLİ DEMLİK -2- YAZISI'NA YORUM YAP
"İSLİ DEMLİK -2-" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
2 Mart 2012 Cuma 22:19:25
osmanlı sanatı hat ve minyatür he rikiside birbirinden güzelosmanlı sanatı keşke yine popüler olsa yani gözde olsa
tebrikler

Cevap Yaz
sami biberoğulları
14 Şubat 2012 Salı 13:37:03
Sevgili gardaş...

İlk iki bölümde giriş ve gelişme oldukça güzel. Ben sadece bir ekleme yapmak istiyorum.Bu bölümde Bir yazarın diye belirttiğin ve

“Eğer, Osmanlıyı yıkmak istiyorsanız; Elinden kur’anı ve sağlam manevi temellerle atılmış aile yapısını yıkarsanız;muvaffak olursunuz.”

Cümlesiyle noktaladığın olayın detayı ve kaynağı var aslında....II. Mahmut Döneminde Patrik Gregoryus'un Rus Çarı Nikola'ya yazdığı mektup var. Onu alsaydın buraya keşke...Çok daha müthiş olurdu. ( Google e girip yazarsan çıkıyor karşına )

Selam ve sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erzurumlu Selim 14 Şubat 2012 Salı 14:15:11
evet hocam haklısınız...olabilirdi...ama ekleyebilirim...selamlar
Talibi
13 Şubat 2012 Pazartesi 19:09:16
yaşınız bayağı var o zaman büyük Sultanı görmüş isen.Hat sanatı gerçekten mükemmel bir sanat olsa gerek.Çok ilgi duydum ama bir kurs almak nasip olmadı.tebrikler..

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erzurumlu Selim 13 Şubat 2012 Pazartesi 20:18:57
Yok dostum yaşım sadece 41 bu bir romanın ilk bölümleri...selamlar
Talibi 13 Şubat 2012 Pazartesi 23:47:31
hımm.anlaşıldı..
yeğinadnan
11 Şubat 2012 Cumartesi 16:16:48
Kendimi bir diriliş öyküsünün kapısında gibi hissettim.Gerek tanım gerek az ve öz ifadelerle net vurguların süslediği açılıma gebe doneler.Bizi bir doğru eksenine akıtacak ırmak hissi verdi.Başarılı gerekli ve tam zamanında diyebileceğim bir eserin ön sözü gibi geldi.Dilerim artan bir lezzet ile devam edin.Çok canlı ve konuya hakimsiniz.Kolay gelsin.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erzurumlu Selim 13 Şubat 2012 Pazartesi 20:19:23
Allah razı olsun..Teşekkürler
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.