Hüdaverdi ER (Hüdai)
898 şiiri ve 27 yazısı kayıtlı Takip Et

Avşar(afşar)gelenekleri - 6 -



AVŞAR(AFŞAR)GELENEKLERİ - 6 -

AVŞAR DÜĞÜNLERİ (Devamı)

*** Kına Gecesi ve Kına Yakma ****

Düğünü üçüncü günü ikindi vakti oğlan evi , yengeler, bir kısım akraba ve dostlarla kız evine kına yakmaya giderler. Bunlar arasında daha çok kadınlar yer alır. Oğlan evinden gelenler kız eviyle birlikte akşama kadar oturur, sohbet eder, çalıp oynarlar. Karşılıklı Türküler ve maniler söylerler. Söylenen maniler çeşitlidir. Buraya alınan maniler kızların ve yengelerin daha fazla oynamasını teşvik etmek amacıyla söylenen manilerdendir;

Kız tarafı:
Sizde de elek
Bizde de elek
Yengeler köpek
Kalksın oynasın

Oğlan tarafı:
Sizde de elek
Bizde de elek
Yengeler melek
Kalksın oynasın

Kız tarafı:
Sizde de Eşe
Bizde de Eşe
Yengeler şişe
Kalksın oynasın

Oğlan tarafı:
Sizde de Eşe
Bizde de Eşe
Yengeler paşa
Kalksın oynasın

Daha sonra "Bire anam kalkın oynayın" diye birbirlerini oyuna davet ederler. yengeler kız evine gelirken "kına yemişi" denilen öteberi getirirler. Kızı süsler, kınayı hazırlarlar. Yenge: kadınlardan oluşan, oğlan evinden kız evine gelen, kızı süsleyip kınayı hazırlayan ve yakanlara denir.
Kına yakmak için kızın babasından müsaade istenir. Daha sonra anne ve babası sağ olan bir yengenin kınayı yakıp özemesi karması gerekir. Tepsiye kınalar top top dizilerek üzerine mumlar konur. Yengeler kadınların bulunduğu odaya gelin olacak kızı getirirler. Kadınlar halka vaziyeti alırlar ve halkanın ortasına yastık ya da sandalye konulur. Gelin olacak kızın başının üstünde kına tepsisi tutularak genç kızların Türkü söylediği alana getirilir. Daha sonra davul- zurna kına havası çalarak kına yakılmaya başlanır. Kına gecesi ağıtları söylenir. Gelin olacak kız, annesi ve arkadaşları ağlarlar. Kına yakıldıktan sonra topluluğa "kına yemişi" dağıtılır. Kız evinden gönderilen kına ile oğlanın eline de kına yakarlar.

Ayrıca gelin yıkanması veya temizlenmesi denen son gece kınadan sonra yapılırdı ki, Evleri müsaitse kendi evlerinde değilse en yakın akrabası evine götürülürdü. Ve gelin ayrı bir odada soyunarak simli peştamal sarınır, ayağına gümüş nalın giyer, omzuna sırmalı havlu atardı. Sağdıcı ( genelde görümcesi yada eltisi olurdu ) ve birkaç evli kadınla yıkanma yerine girer, girerken gelinin başından aşağı bozuk para serpilir, bunun uğur ve bereket getireceğine inanıldığından herkes bu paraları kapmaya çalışırdı. Gelin içerde yıkanırken dışarıda misafirlere düğün sahibinin imkanlarına göre - genelde bu çay ve börek yada kuruyemiş leblebi iğde üzüm çeşitleri olurdu ikram yapılır, tef çalınır, Türküler söylenir, oynanırdı. Bu bazı Avşar köylerinde kına hamamı denirdi.

Kına yakılırken söylenen ağıtlardan bazıları şunlardır:

Kız anası kız babası,
Başında mumlar yanası,
İşte koyup gidiyorum,
Büyük ev ıssız kalası.

Baba kızın çok muyudu?
Bir kız sana yük müyüdü?
Kırılası emmilerim,
Hiç oğlunuz yok muyudu?

Baba ekinin bitti mi?
Kardeş ekmeğin arttı mı?
İşte koyup gidiyorum,
El kızı keyfin yetti mi?

Elimi yuduğum arklar,
Belimi verdiğim dutlar,
Onu da göresim geldi,
Yolladığım koca itler.

Atladım geçtim eşiği,
Sofra da buldum kaşığı,
İşte koyup gidiyorum,
Büyük evin yakışığı.

Bindirirler Arap ata,
Dönderirler yüzüm öte,
Savuşturun eşim kızlar,
Yedioluk tan daha öte.

Ben giderim görünerek,
Siz kalınız yerinerek,
İşte geldim gidiyorum,
Sılayı terk ediyorum.

Çattılar ocak taşını,
Koydular düğün aşını,
Ağlatmayın kızlar şunu,
Silin gözünün yaşını.

Bindiğim atlar etlensin,
Gittiğim yollar otlansın,
İşte geldim gidiyorum.
Anam taş olsun katlansın.

Don yuduğum yastı,
Ariştiğim kabardışlar,
İşte geldim gidiyorum,
Hep birikin yarendaşlar.

Gıcılar kavak gıcılar,
Kavak değil oduncular,
İşte geldim gidiyorum,
İşte geldi kınacılar.

Yukarıdaki verilen kına ağıtlarından başka şu ağıtlar da Avşarlar arasında oldukça yaygındır:

Bir incecik su bulanır.
Öğnük bağım dört dolanır.
Ana besler, el gönenir.
Var git ağlaya ağlaya.

Bir incecik su akıyor.
Akar fırlanı fırlanı
Bir anasız kız çıkıyor.
Ağlar korlanı korlanı.

Şu göveren ekin sandım.
Ekin değil purçağımış,
Kız anadan ayrılması,
Yalan değil gerçeğimiş.

Atladım geçtim eşiği,
Sofrada kaldı kaşığı,
Büyük evin yakışığı,
Kız anam kınan kutlu olsun.

TONGÜL GELDİ KAPINIZA DAYANDI
ÇIPLAK GELİN AL YEŞİLE BOYANDI
AMAN TONGUL EVLERİNİZ NERDE OLUR
ELLER SARAR ODA BANA DERT OLUR

EVLERİNE VARAMADIM ARADAN
BENLERİNİ SAYAMADIM YAREDEN
YAZMAZ OLSUN SENİ BANA YARADAN
AMAN TONGUL EVLERİNİZ NERDE OLUR
ELLER SARAR ODA BANA DERT OLUR

EVLERİNE VARA GELE YOL ETTİM
KÜÇÜK KIZI BEN KENDİME YAR ETTİM
BÜYÜK KIZA PENCEREDEN EL ETTİM
AMAN TONGUL EVLERİNİZ NERDE OLUR
ELLER SARAR ODA BANA DERT OLUR

İŞTE GELDİK KIZINIZI GÖTÜRRÜK
YÜREĞİNE TAŞ BAĞLARDA YATIRRIK
MERAK ETMEN BAYRAMLARDA GETİRRİK
AMAN TONGUL EVLERİNİZ NERDE OLUR
ELLER SARAR ODA BANA DERT OLUR

Bu ağıtlar söylendikten sonra ya ağıt aralarında ya da kına yakılırken salavat getirilir. Kına tepsisi gezdirilerek kadınlar ellerine kına çalar, erkekler ise serçe parmaklarını kına tepsisine batırırlar.
Damadın kınasının yakılması esnasında ise orada bulunan gençler tarafından damat ve sağdıçlar yumruklanır ve eziyetlere uğratılır. Damadın herhangi bir eşyası veya kendisi çalınmak istenir. Sağdıçlardan da kurtarılması istenir. Böylece neşe ve eğlence içerisinde damada da kına yakılır, dualar edilir.

Beğen

Hüdaverdi ER (Hüdai)
Kayıt Tarihi:14 Ocak 2012 Cumartesi 10:05:21

AVŞAR(AFŞAR)GELENEKLERİ - 6 - YAZISI'NA YORUM YAP
"AVŞAR(AFŞAR)GELENEKLERİ - 6 -" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
AYSE 09
14 Ocak 2012 Cumartesi 10:23:29
evet güzel anlatımdı yaşatıyorsunuz saygılarımla

Cevap Yaz
cebirin defteri
14 Ocak 2012 Cumartesi 10:10:14
DEVAM ÇOK GÜZEL UNUTULMASIN

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.