Yahyâ Sâlih Altındağ
45 şiiri ve 28 yazısı kayıtlı Takip Et

Zikirler ve nuri zikrullah



ZİKİRLER VE NURİ ZİKRULLAH


Bilindiği üzere zikir, Allah’ı anmak demektir. Acaba biz insanlar Allah’ın güzel isimlerini anmakla,çokça tekrar etmekle, Allah’ı mı zikretmiş olduk,yoksa isimlerini mi? Tabiiki aklını kullanan insanlar hemen, Allah’ın güzel isimlerini andığını söyler. Allah’ın güzel isimlerini anmakla Allah’ı anmış olmayız. Allah’ı gerçek manada zikretmek, Nuri zikrullah ile olur. Allah dostlarından Hasan fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri şöyle diyor.

Zikrin olsun zikrullah,
Fikrin olsun fikrullah,
Hubbun olsun hubbullah,
Hiç kalmasın gayrullah.

Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri bizlere,Nuri zikrullahı bu beyitinde işaret etmektedir. Zkirlerimiz,Nuri zikrullah olacak ki;Allah’ı hakiki manada zikretmiş olalım. Peki nedir Nuri zikrullah. Nasıl bulalım da Nuri zikrullahı zikredelim? Nuri Zikrullah kelamsızdır.Yani bî hurf olan zikirdir. Bu zikirde Yüce Allah’ın doksan dokuz ismini söylemek yok. Nuri Zikrullah,kalp ile yapılan bir zikir türüdür. Nuri zikrullahı yazılı kitaptan alamazsın,arasan da bulamazsın.Onu canı olmayan,ölü kitaptan değil,ancak ve ancak kitab-ı natık’tan yani canlı kitaptan alabilirsin.
Canlı kitap’ta bir Mürşid-i Kâmil’dir. Bakınız canlar,yine Allah dostlarından bir zat olan Zeynep Arıcan hanımefendi hazretleri bir beyitinde ne diyor!.

Zikreden benim derdim,
Dedikçe arttı derdim,
Ne zaman canım verdim,
Ayan oldu zikrullah,
Lâ ilâhe illallah.

Bu Allah dostu hanımefendi Zeynep Arıcan hazretleri. Nuri zikrullahı yapmak için canından geçip ölmekle olacağını dile getiriyor. İnsan öldüğü zaman zikredebilirmiş ki,Nuri zikrullah Ayan olsun. Zikir Allah’a açılan kapıdır demiştik. Allah;Nuri zikrullah ile kuluna görünür ve kulu ile konuşur... Sevgili kardeşlerim şimdi hepimiz biraz durup düşünelim. Ve kendimize şu soruyu soralım! Ben;yıllarca zikrettiğim halde Allahü Teala bana Ayan olmadı,olmuyor. Acaba ben gerçekten zikretmyor da,sadece zikrettiğimi mi zannediyorum. Demek ki ben zikretmemişim ki, Allah bana Ayan olmuyor. Eğer Allah’ı gerçek manada zikretseydim Allah bana Ayan olurdu. O zaman nasıl zikretmem gekeriyor ki Allah bana Ayan olsun? Bunun için yapmak gereken tek şey,çok zikirlerden ,bir zikre geçmek lazımdır düşüncesini aklımıza koyalım ve Nuri zikrullahı arayıp bulalım ve Allahü Teala bizlere de Ayan olsun. Ama bu kolay değil. Nuri zikrullahı almaksa hiç kolay değil kardeşlerim. Neden kolay değil diyorum?! Çünkü Nuri zikrullahı almak,en sevdiğin şeyleri vermekle olur sevgili can sultanlarım. Bunu hepimiz böyle bilelim ve aklımızdan çıkarmayalım.
Peki,şimdi söyleyin bakalım. insanın en sevdiği şey ne olabilir sizce?. Acaba insanın en sevdiği şey Malı-mülkü,parası,Arsası,varsa hayvanları mı? Ya da yatları katları mı,ne dersiniz?
Cevap vermeden evvel biraz düşünün,sonra cevabını kendinize verin. Allahü Teala; Kur’an’ı Kerim’inde şöyle buyuruyor.
92- Âli İmran 92: Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça,iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanıZ Allah onu bilir.
Bizlerin, Allah yolunda bir tek harcayacağımız şey! Canımızdır. İnsanın canından daha çok sevdiği nedir ve varmıdır? Aklı olan ne der?! Tabiiki yok der. Demek ki, Nuri zikrullahı almak için dünya servetine gerek yok. Zaten bütün malını- mülkünü,servetini versen bile,Nuri zikrullahı alamaz,servetinden de olursun mazallah.Gerçek Mürşid-i Kâmil olan erler,Nuri zikrullahı vermek karşılığında,insandan servetlerini vermelerini istemezler! İstedikleri tek şey,sadece ve sadece,ver canını al Nuri zikrullahı derler.
Nuri Zikrullah,insanı Hakk’a ulaştırır ve kişiyi Hakk’da Hak ile zikrettirmeye başlar sevgili can sultanlarım bunu her kes böyle bilsin ve aklından çıkarmasın. Allah dostlarından Niyazi-i Mısrî hazretleri,bir beyitinde şöyle dyor bizlere.

Mürşid gerektir bildire,
Hakk’ı sana Hakkel yakiyn.
Mürşidi olmayanların,
Bildikleri güman imiş.

Her mürşide dil verme kim,
Yolunu sarpa uğratır.
Mürşidi kâmil olanın,
Gayet yolu asan imiş.

Ey benim gözlerimin nurları olan sevgili derviş kardeşlerim. Hak mürşid olan erenler, İhvanlarını Nuri zikrullah ile Hakk’a ulaştırırlar. Nuri zikrullah ile abdest aldırırlar ihvanlarına ve onlara daimi namazı kıldırırlar.Zikri daim ile,Salat-ı daimiyi devam ettirirler,zahiri ibadetleriyle beraber olarak. Onlar ahkam-ı şeriyyenin emri olan zahir ibadetlerinin tümünü ellerinden geldiğince devam ettirirler.Namazlarını kılarlar,Oruçlarını tutarlar,Zekatlarını verirler,Hac ve diğer ibadetlerini yapmaya çalışırlar. Sevgili bacım sultanlar,Can sultanlar,bakınız Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri bir ilahisinde,kalbi zikir olan Nuri zikrullahı ne de güzel açıklıyor biz ihvanlarına. Şöyle sesleniyor o mübarek Zat-ı muhterem.

Abdest alan su ile onun dışı pâk olur
Kalbî zikir olursa onun içi pâk olur

Bir odanın içinde bir spürge olmazsa
Ona giren bir kişi bir daha girmez olur

Bir bardağın üstüne yaldız cilâ verseler
Necis olsa içinde suyu içilmez olur

Pis sarâyın içinde reîs-i cumhûr oturmaz
Sultân sarâyı denen içi dışı pâk olur

Tefekkürle Tanrı’yı bir saat zikreylesen
Yetmiş sene ibâdet etmeden efdal olur

Cehrî kavlile değil Tanrı’yı zikreylemek
Mü’minin kalbinde ol bîhurûf devrân olur

FEHMİ, zikr-i Hakk’ı sen sanma öyle bulunur
Ol bir Pîrden mü’minin kalbine ilkâ olur

Evet sevgili can kardeşlerim,güzel dervişler. Demek ki cehri zikir ile yani çok olan zikirlerle,sadece ve sadece dışımızı pak edebiliriz. O’nu da yapabilirsek. İçimizi pak edecek olan zikir kalbi zkirmiş. Yani Nuri zikrullah imiş. Değerli ihvan kardeşlerim,kalbi zikir süpürgedir ve kalpte olan,Allah’tan gayrı varlıkları süpürür atar. Ey banim can sultanlarım,sohbetimizi Allah dostu hanımlardan Annemiz Zeynep Arıcan hanımefendi hazretlerinin bir ilahisi ile noktalarken, Allahü Teala’dan,cümle İhvanımızı Nuri zikrullah’tan ayırmamasını ve zikrimizin son nefeslerimize kadar daim olmasını,bizleri yaradan Yüce Rabbim’den aşk-ı niyaz ederim.Huu...

Masivadan sıyrıldık Hakk’a aşık olalı,
Kavrulup pişmekteyiz Aşk oduyla dolalı.

Hakikat güneşiyle aydınlandı gönlümüz,
Nura gark olduk şükür Ol nurdan feyz alalı.

Kurban eyleyip canı Tevhid ile bezendik,
Zikrile safa bulduk Hak yolunda öleli.

Lâ faile illallah deyip çıktık aradan,
İşlenen her fiili Hakk’dan bildik bileli.

Lâ mevsufe illallah sırrına mazhar olduk,
Sıfat ayinesinden Zat’a hayran kalalı.

Verdik varlığı Hakk’a Selamete eriştik,
Yaradılan her şeyde Yaradanı bulalı.

Huzuru Hakk’a durduk İfnayı vücud edip,
Ebedi miraçdayız Hakk’la namaz kılalı.

"Men arefe nefse hu fakat arefe Rabbe"
Sıırına erdi "Zeynep" Hu bahrine dalalı.

Cümle can kardeşlerimize,ihvanlarımıza,cümle dervişana ve cümle Mü’min ve Mü’mine kardeşlerime sonsuz saygılarımla. Cümleniz Allah’a emanet olunuz inşallah.

Fakirullahmelâmî.

12/01/2011/Çarşamba.

Kaynak: www.fakirullahmelami.com/?Syf=22&Mkl=103990

Beğen

Yahyâ Sâlih Altındağ
Kayıt Tarihi:22 Haziran 2011 Çarşamba 20:33:53

ZİKİRLER VE NURİ ZİKRULLAH YAZISI'NA YORUM YAP
"ZİKİRLER VE NURİ ZİKRULLAH" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Yahyâ Sâlih Altındağ Yazının sahibi
25 Haziran 2011 Cumartesi 17:46:11
Eyvallah can;yolun başı da zikir sonu da!.Amma bu bedene nerede ne zaman indik acaba htırlıyormuyuz,ne dersiniz?.Saygılarımla.Aşk ile huu...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


yok,sul 8 Temmuz 2011 Cuma 15:31:25
efendim ben bu bedene beş yaşlarımda falan girmeye başladım

ewlhamdülillah eksik melekem yoktu..çok şükür derken

kırk elli yaşları arasında da tapusunu çıkarttım

belediyeye ibraz ettim tescil lettim beni de arsa olarak arsa ların arasına

iliştirdiler..
Yahyâ Sâlih Altındağ Yazının sahibi 8 Temmuz 2011 Cuma 19:20:05
Hayırlısı olsun Sevgili Yoksul.Aşk ile hûû...
OSMAN EFENDİ
22 Haziran 2011 Çarşamba 22:41:40
Sayın Hocam şeyh Ümmi Ahmed ( DENİZ ) şöyle der

yolun başı da zikir, sonu da
mürşidsiz yol beyhude
nefes ile indik bedene
adem olduk cümle aleme

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.