Ummuhan Yıldız
142 şiiri ve 4 yazısı kayıtlı Takip Et

Karadenizli olmak.



Karadenizli olmak.



Özgür yaşadım Karadeniz’in sahil köyünde doğdum yaylalarında dağların eteklerinde uçsuz bucaksız vadilerin ortasında bembeyaz çağlayarak akan iki derenin kıyısında büyüdüm.
Yastıklardan bebek,çamurlardan oyuncak evler yapmayı,ellerimin,ayaklarımın yalınayak toprak kokmasını yaşadım. Taşlara takılıp düşmeyi başımdan kanlar akarken acı içinde koşarak eve gelip anneme sarılıp hüngür hüngür ağlamayı yaram silinip yeniden arkadaşlarıma katılıp kaldığım yerden devam etmeyi düşüp yeniden ayağa kalkabilmeyi.

Akarsuyun en son uçunu elimi değdirdim buz gibi soğuk suyu avuçlarıma alarak yudum yudum su içmeyi yaşadım. Yemyeşil çimenlere uzanıp gökyüzünün maviliğinde bin bir renkte çiçeklerin kokusuyla dağları seyretmenin zevkini yaşadım.

Benim köylük sırtı tepem o kadar yeşildi ki bir çok vadiyi aynı anda gözümün görme güzelliğinde alabildiğince en uzaklarına sonsuzlukları yaylaları tepelerini ormanını dereleri çimenine çiçeğine kuşuna böceğine bağıra çağıra sesimin çirkinliğine aldırış etmeden türküler söyleyerek haykırarak dağlardan sesimin yankısını duyarak zevk içinde seyretmenin mutluluğunu yaşadım.

Uyandığım yerden küçücük penceremden sabahın güneşinin tepelerden bir çizgi şeklinde vadime inişini.Komşuların kahkaha dolu yüksek sesleriyle ineklerini dağa bırakma sohbetlerinin gürültüsüyle güne başlardım.Fırından yeni pişmiş mısır ekmeği,sütün kokusu kaymağın lezzeti, yağın sıcak ekmeğin üzerinde eriyişi üstüme dökülüşü,çürük eski kokulu peynir minci ya muhlama kaç çocuktuk üç dört beş altı daha fazla ellerimizi bandırırdık kapış kapış yerdik.

Güneşin batışının kızıllığını dağların doruklara yansımasındaki renk ahengini gördüm.
Mayıs ayında lapa lapa karı.
Temmuzun ortasında çakıl taşı büyüklüğünde doluyu.....................
Gecenin sessizliğinin sesinde en parlak yıldız dolunayı
Sağanak yağmur damlaları altında vücudumun her yerinin sırılsıklam toprak kokusuyla ıslanmayı
Gökkuşağının en güzelini
Derenin sesiyle derin uykuya dalmayı
Dağların ağaçların çimenin derenin susuşunu sararıp solması…..sonbaharını Eylül hüznünü
Dumanı tüten evlerin ışıklarının sönüşünü göçleri yaşadım.
Doğanın sessizlikte ağlaması……
Terk edilişlerin yeniden baharlarla başlangıçlar olduğunu,.
Her yeni güne, bugün dünden daha güzel bir gün diyebilmeyi ………..
Bozulmamış nur yüzlü yaşlılarla sohbet edebilmeyi.Ellerini öpmeyi;içme sularını taşıyıp dualarını almayı yaşadım.
Ağaçlara tırmanarak en uçtaki en tatlı meyveyi ısırarak yemeyi;yerken denizi seyretme zevkini yaşadım.Annemin düşeceğim korkusuyla bana in aşağı diye bağırmalarına okkalı bir şamar yiyeceğimi bile bile kulak asmamayı asi olmayı,sonra annemi üzdüğün için boynuna sarılarak öpüp koklamayı.sevgisini almayı aldığım sevgiyle sevgi vermeyi.

Ben dağların kızı on yaşında anneannemin hastalanmasıyla on inekle yaylaların ıssız olduğu şenlenmediği ilkbaharında kocaman evde tek başıma yaylacı oldum. Oysa daha çocuktum çok korkmuştum korkularımla yaşamayı öğrendim. Onbeş yaşındayken yaylacı, Onbeş ustanın aşçısı evimizin inşaatına çimento, taş su taşıyıcısı fırsat bulduğum anda tarlalarımızda ot.çay, biçicisi… Sırtımda kendi ağırlığımdan fazla yük taşırken vücudumdaki bütün kasların ağrısıyla terden ıpıslak bedenim acıdan yorgunluktan isyan edip ağlarken anemim elimi tutup diz çöküp benimle birlikte ağlamasını yaşadım.O küçücük güçlü kadın hiç isyan etmedi kendi kaderine razı olurken bize aynı kaderi yaşatmadı.

Ben dağlarım kızı Ümmü Karadeniz de AYŞE FATMA EMİNE MELEK NEZAHAT DİLEK kadın olmak zordur-değildir Karadeniz de kadın olmak erkeğin yanında hatta bir adım geride değil beş adım önünden yürümektir.Erkeğine yardımca olandır eli ekmek tutandır. Merttir cesurdur çalışkandır sevgi doludur annedir.
Karadeniz de kadın olmak sırtında kendi ağırlığından fazla yükü,yokuş yukarı çıkarken düz yolda yürür gibi çıkmaktır.
.
Ben dağların kızı Ümmü erkeğin egemenliğine boyun eğmedim hiç kimse de boyun eğmedi eşit olduk erkeklerimizle kardeş akraba komşu el ele hep birlikte atma türküler eşliğinde tulumun sesinde haykırarak horonlar oynadık sohbetler ettik kadın erkek ayırımında yaşamadık.Düzgün yaşadık birbirimize saygımızı sevgimizi kaybetmedik Köyünde köylü şehirde şehirliydik tek yürektik.Vatanını Bayrağını Toprağı seven hırçın dalgaların asil yürekli çalışkan insanları gittiğimiz her yer uyum içinde yaşamayı başardık.

Tırnağı ojeli yüksek ökçeli ayakkabılar ayağında ter yerine parfüm kokan Dağların kızı evrak ayıklamakla başladığım işte bugün müdür oldu.

‘’Yaşamı su olarak adlandırırım berrak ve temiz . Çok şanslıyız su olarak akan hayatta toprağın kokusuyla, yağmur damlalarıyla yıkanmışız. Ellerimiz tezek kokar, sahip olduğumuz değerler avuçlarımızda yolumuzu kaybettiğimizde bize kim ve ne olduğumuzu hatırlatır’’

Ben geçmişimi nereden geldiğimi ASLA unutmadım.

Ümmühan YILDIZ


Beğen

Ummuhan Yıldız
Kayıt Tarihi:25 Mart 2011 Cuma 11:45:28

KARADENIZLI OLMAK. YAZISI'NA YORUM YAP
"Karadenizli olmak." başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hüseyin TOPHAN
30 Ocak 2012 Pazartesi 23:56:28
Kocaman sevgilir bendende hemşerime... slm


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 31 Ocak 2012 Salı 00:00:35
Çok teşekkürler.Selamlar
yetim ali
29 Mart 2011 Salı 00:27:15
Yazınızdan önce fotoğrafınıza bakınca,bu şaire karadenizli dedim...sağ tarafta bu yazıyı görünce gülümsedim...Bende de simadan bölgeleri bilme yeteneği var galiba:))Yazınızı okudum...Çok içten ve birebir yaşanmış hayat sahnelerinden kesitler buldum...
Çayeline kursa gidince karadenizilinin o eşsiz misafirperverliğini ve güzel yüreğini gördüm...Şahsınızda tüm karadenize selamlarımı gönderiyorum...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 29 Mart 2011 Salı 00:32:40
Ali bey, çok teşekkürler Karadenizin yaylalarında dağlarında büyüdüm fırsat bulduğum anda koşar giderim. Selamlar sizlere.
Sevgi Salman
25 Mart 2011 Cuma 22:44:13
Profilinize baktım, sitemize yeni üye olmuşsunuz ve ilk yazınız. HOŞGELDİNİZ, hayırlı olsun yazınız.

Karadeniz'e hiç gitmedim, anlatılanlardan çok güzel olduğunu biliyorum ve gitmeyi de çok istiyorum. Birçok karadenizli arkadaşım var, hepsini de çok severim. Şimdiye kadar hiç bir kötülüklerini görmedim, tabi ben de onlara kötülük yapmadım.

Sonuç olarak diyorum ki TÜRKİYE'li olmak bir ayrıcalık bence. Her bölgemizde ne cevherler var.

Yazınız akıcı, güzel. Sadece imlâ hataları var. Onlarda yerlerini bulursa, harika olacak.
Tabi bu benim fikrim:)
Tekrar hoş geldiniz. Sevgi ve saygıyla

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 26 Mart 2011 Cumartesi 00:23:56
Çok teşekkürler. Evet, Türkiyeli olmak ayrıcalıktır. Bir gün yolunuz düşerse Karadeniz’e gözlerinizin güzelliğinde seyretme zevkini yaşayın doğasını insanını o doğada çalışan kadınını. İmla hatalarım var Karadenizlinin genetik yapısı tez canlı oluşu yazıyor arkasına hiç bakmıyor. Özellikle düzeltmiyorum bir sonrakinde aynı hataya düşmemek için. Tekrar teşekkürler.
Sevgi Salman 26 Mart 2011 Cumartesi 00:29:42
Her yaz karadeniz turuna çıkmaya niyetleniyorum, bir türlü nasip olmuyor. Ama bu yıl daha fazla ertelemeyeceğim. :))) sevgilerimle
Nezahat Yıldız Kaya
25 Mart 2011 Cuma 17:10:43
Ne cok seyi yasamasiz , sen yazdin ben dusundum katarlarin omumden agir agir yol alisi gibi , gelip gecen onca senelere..
Sen benim her turlu rengi ustunde tasiyabilen kocaman dag cicegim , sehirde lukusunu tepesine asip cevresini isildatan serabimsin ..
iyi ki varsin , iyi ki bendesin .. uzun bir omurde bir cok kalemin elinde kisalmasi umuduyla...
sevgi ve dualarimla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 25 Mart 2011 Cuma 17:18:54
Ben unutmadım ablam ilk maaşınla koşup bize yaldızlı ayakkabı alıp kargo verip gönderdiğinde evdeki bayram sevincini.Ben sana babamın sevgi dolu mektuplar yazışını gözlerim doldu şimdi
Yıldız Toksöz
25 Mart 2011 Cuma 16:18:37
Ümmühan sen Harikasın.Gözlerim doldu okurken, annem karadenizli benim ve anlattığın şeylerin hepsini yazları köye gitiğimizde yaşadım ben.Yaylaları, göçük derlerdi bize adını göl gibi yerlerinde serinlemeye çalışıp, öbür ucunda su içtiğimiz dereleri, ah mısır ekmeği ve rahmetli anneannemin kendi yaptığı tereyağının kokusunu, yayıkta duran gidip gelip bir çelik tasla içtiğimiz ayranı, dağları, yeşillikleri ve dağ mantarlarını yengem Yıldız bak bunları tanı yoksa zehirlisini bulursun diyerek anlatırdı dağa beraber oduna gittiğimizde.Nasıl özlemişim o bakir yerleri, masumiyeti.Özlemi yaktı içimi biliyor musun? Karadenizli olmaktan ve oralarda yaşamaktan aldığınız gücünüz hiç bitmesin.Böyle kalın temiz ve insan gibi insan.Sevgiler güzel yüreğine canım.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 25 Mart 2011 Cuma 16:27:27
Yolun mutlaka benim yaylama düşecektir.Seni severek ağırlamaktan mutluluk duyarız. Gönülden teşekkürler
Ummuhan Yıldız Yazının sahibi
25 Mart 2011 Cuma 16:13:40
Karadenizli olmak ayrıcalıktır..
Bunu her gittiğim yerde söylerim toprağım değerini bilmeyen insan sevgisinin değerini bilmez.....
Kocaman sevgilir bendende hemşerime...

Cevap Yaz
SULTAN HÜRREM
25 Mart 2011 Cuma 13:48:21
Zor değildir aslında hiç bir şey..Yük olduğunu sanmaktır ağır gelen çoğu zaman..yılmamak yıkılmamak dimdik ayakta durmaktır kadın olma.


Karadenizli olmak ayrıcalıktır..
Bende karadenizliyim ..Koca koca dağların eteğinden keçi gibi tepemere tırmanmak düşeceğimi umursamamaktır aslında ..çünkü kalkacağını bilmektir toprağa düşmek..

Kendi yemişine uzandığında ağaçlarda dalların arasında yuva yapmış kuşlara özenip komşu olmaktır çocğu zaman..Böğürtlen toplayı merulcan ayıklamaktır diken aralarında.:)

Ben gittim bilirim ..Yazmayla bitmez bizim oralar yaşamak lazım ..

Sevgiler hemşehrime..Geçmişini unutan bizden değildir lafı tam deminde almış çay gibi ..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ummuhan Yıldız 25 Mart 2011 Cuma 16:28:01
Karadenizli olmak ayrıcalıktır..
Bunu her gittiğim yerde söylerim toprağım değerini bilmeyen insan sevgisinin değerini bilmez.....
Kocaman sevgilir bendende hemşerime...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.