Mustafa Doğan.
145 şiiri ve 10 yazısı kayıtlı Takip Et

Komşusu açken tok yatan...



Komşusu açken tok yatan...

KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN…

Bir saattir odanın içinde en az yirmi defa dönmüş, her seferinde başka bir plan kurup vazgeçmişti. Eşi üç ay önce geçirdiği iş kazası nedeniyle hastanede yatıyordu. Eldeki avuçtaki de gidince bir dilim ekmek bile ihtiyaç olmuştu. Bir kaç akrabasından bir şeyler istediyse de gönülsüzlükleri kendini çok incitmişti. Kaçtır kapısına gittiği komşunun zilini çalamadan geri geliyordu, son bir hışımla kendini toparlayıp yeniden üst kat komşusun ziline doğru yaklaştı, titreyen dudaklarını örtecek cümleler aradı. Dalgınlıkla zile basmış bulundu. Hızla kaçmayı düşündüğü anda kapı çoktan açılmıştı.

__Hoş geldiniz.
Sıcak bir karşılama bulunca bir anda rahatladı kadın komşu diyecekti ki:
Niye geldiğini sormadan hızla anlatmaya başladı kadın:
_Yaaa sorma komşu kaçtır, gelecem gelecem bir türlü kısmet olmadı. Eşin hastanedeymiş, kaç gün oldu hakikaten nasıl iyimi şimdi?
başını öne eğerek usulca : _ Üç ay dedi kadın.
_Ooo baya olmuş ya kusura bakma ne olur. Eşim geç geliyor. Çocuklar, okul derken zaman akıp gidiyor. Ya hakikaten eşim arife günü fakirleri sevindirmeyi çok sever. Bana iki yüz milyon verdi. Ben yüz milyonunu harcadım tanıdığın bir fakir varsa bununla ona biraz yiyecek alalım olmaz mı?
_ Bir tanıdığım var dedi kadın.
_ Öyleyse hazır sende gelmişken biraz sonra çıksak, şu marketten bir şeyler alsak hem ben tek götüremem bana yardım eder misin?
Her şey aniden gelişiverdi. Bıraktı kendini zamana, içinde yaşattığı umutlarla…
_ Biraz işim var ama yinede gidelim. Çabuk gidip gelirsek olur. Saat on ikide de eşimin yanına gitmem gerek, malum çocukta küçük.
_Tamam tamam hemen hazırlanıyorum o zaman.

Evine geldi kadın oğluna: Ben bir saat sonra gelirim, sana bir şeyler alıp gelecem, sakın kapıyı kimseye açma, hem baban gelecek bayram diye hastaneden izin vermişler. Seni nasıl özlemiş bir bilsen öyle pencereden bakmakla doyamam ben oğluma dedi. İşimiz bitince hemen dönerim. Öptü yanaklarından usulca.
Az sonra zil çaldı :
_ Hadi komşu gidelim, daha işlerim çok bir an önce yapalım şunu.

En yakın markete gidiyorlardı ki biraz duraksadı kadın ve markete olan borçları geldi aklına.
_ Şey şurdakine gitsek olur mu? Ne fark eder ki ama senin dediğin olsun dedi komşu. Tam öbür markete doğru yol alırken…
Market sahibi :
_Hülya hanım eşiniz ne zaman çıkıyor hastaneden?
Dönüp bakmak bu kadar zor muydu?
_Yakında inşallah diyebildi. İyi iyi geçmiş olsun dileklerimizi ilet. Sağ olasınız dedi sustu kadın.

Komşu hızla alış verişe daldı. Un, şeker, pirinç azar azar doldurdu poşetleri.
Ya her şey pahalı bak yüz otuz milyon tuttu iki torba şey.
_” Evet.” dedi kadın.
_ Nerde bu senin fakirler hangi semtte bari uzak olmasa kendi ellerimle vermezsem rahat edemem öyle bir huyum var.
Böyle olacağını hiç düşünmemişti kadın.
Ne desem ki dedi sessizce. Öyle biri yok ki, nasıl olur benim de ihtiyacım var, nasıl derim ne yapacağım şimdi…
Kime götürsem soruları arda arda sıkıştırıyordu.
_Komşu sana diyorum daldın yine.
_ Az başım ağrıyor.
_ Şuraya oturalım istersen, nerde evleri?
_Az ilerde.
_ İyi yakınmış bari.
Bir kaç sokak daha dolandılar. Artık pes etmişti kadın. Valla yoruldum atık elimizde torbalar.
Tam karşıda bir gecekondu gördü kadın.
_İşte burası dedi.
_Oohhh yaa! Hadi verelim de gidelim.
Aldıklarını yaşlı adama teslim ettiler. Komşu rahatlamıştı.
Nasıl perişan görünüyor ya, nasıl içim rahatladı bir bilsen. Zahmet ettin buralara kadar. Dur sana bir simit alayım.
En azından oğluma götürecek bir şey vardı artık diye içinden geçirdi kadın.
_ Ben buradan kendime bir şeyler bakacam, görüşürüz. Eşin çıkınca haber ver de bir gün oturmaya gelelim.

Eve gidecek kadar gücü var mıydı? Göz pınarları direncini zayıflatsa da sıkı sıksıya sakladığı simidiyle evinin yolunu tuttu. Oysa aldıklarını kendi evine götürmeyi ne çok istemişti, ne hayaller kurmuştu yol boyunca. Dalgın dalgın yürürken marketçinin arkadan az önce biri geldi diye seslendiğini bile çok sonra fark etmişti ama bu kez duymamış gibi davrandı.

Kapıya geldiğinde içerden kalabalık insan sesleri geliyordu. Annelik içgüdüsüyle hışımla kapıyı açtı. Gülen bir yüzü ne çok özlemişti kadın:
_ Abii! abimmmm! Diyebildi.
Sonra uzun uzun sarıldılar. Kaç senedir yurt dışında olan görmediği abisi sanki tüm ihtiyaçlarını biliyormuşçasına almıştı. Kusura bakma geç kaldık izin alamadık deyip üzülüyordu.

Ama her şey!..
Yok yok tam zamanında geldin diyordu…

Beğen

Mustafa Doğan.
Kayıt Tarihi:22 Kasım 2010 Pazartesi 15:08:08

KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN... YAZISI'NA YORUM YAP
"Komşusu açken tok yatan... " başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
ayhan çoban
19 Ekim 2011 Çarşamba 10:01:58
MÜSLÜMAN

Uğraşmam hiç, inkarcıyla işim yok.
Kardeşi aç, müslümanın karnı tok.
Faiz, borsa, haram para sorma çok.
Servetine servet katar müslüman.

Bu bir yetim, başını okşa dersin,
Beklersin ki, bir lokma ekmek versin,
Giydirecek üst, baş; ümit edersin,
Köle deyip, yetim satar müslüman.

Gamı bilmez, tasayla hiç uyumaz.
Yükselen feryadı, ahları duymaz.
Musallaya bir gün nefsini koymaz.
Kuş tüyü yatakta, yatar müslüman.

En pahalı mağazadan giyinir,
Faiz yüksek, keyfi gıcır sevinir,
Hangi hisse çok getirecek bilir,
Piyango, miyango yutar müslüman.

Farzı yumuşatır, sünnetten kaçar,
Zekat deme, sözü yokluktan açar,
Pavyonda dansöze dolarlar saçar,
Mercedesle hava atar müslüman.

Sormayın bunları yazdım ben, niye?
Ehli iman biraz ders alsın diye.
Anlayana elbet kâfi hediye,
Kızar, kaşlarını çatar müslüman.

Müslümanım demek yok öyle ucuz,
Çorba elden, haydi senden olsun tuz,
Kaşınır durur, sanırsın ki uyuz,
Böyle, yahudiden beter müslüman.

İğne, önce sahibine batmalı,
Müslüman, yokluğa yokluk katmalı,
Rahatı satmalı, acı tatmalı,
Böylece nefsini atar müslüman.

hocam daha neler yazmak istiyorum da edebim müsaade etmiyor.Hadisi şerifin Bizden değildir kısmını görmez mi, anlamaz mı bu ahmak müslüman? anlayamadım, ağlayamadım.

Cevap Yaz
dağ gülü
25 Kasım 2010 Perşembe 21:46:37
* * *
Ne kadar güzel anlatmışsın değerli hemşerim, çocukluğumda radyodan dinlediğimiz kısa hayat hikayelerini anımsattınız, çocukluğuma döndüm bir anda, çok keyifliydi, var olsun yüreğin, var olsun nefesin.. Ben kendi adıma çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum inan ki. Ya hikaye! İbretlik, harikaydı, dinimiz çok güzel şeyler emrediyor, uyulsa hiç kimse darlık çekmez, herkes tok yatar yatağına, hem bu dünya sırayla, varlığına güvenme bir kıvılcım yeter, güzelliğine güvenme bir sivilce yeter derler. Zaman ne getirir ne götürür bilinmez, lakin şu gerçek ki ne verirsen elinle o geliyor seninle, üstelik bire bin veriyor rabbim onla ticaret yapanlara! Her zaman paylaşmalıyız elimizde avucumuzda ne varsa, göreceğiz ki hiç boş kalmayacak elimiz, cennetin kapısını da cömert açar hadisini de ciddiye alırsak ki almalıyız, bütün hadisler ayetlerden uyarlanmıştır, hiçbiri uydurma değildir, o halde Kur'an ehli olup, bütün emirleri yerine getirlmeliyiz, bu bizlerin selameti için gerekli. Yaşarken mutlaka keser dönüyor sap dönüyor ve hesaplar bizlerin lehine ya da alehine de dönebiliyor, iyilik yapan asla kötülük bulmaz, belki iyilik yaptığı kişiden görür ama Hak Teala kat be kat karşılığını verir kendi hazinesinden. İyilik yap at deniz balık bilmezse Halık bilir demişler.. Bu örnekler o kadar çok ki, yaşanarak görülmüş ve sabitlenmiş, İşin özü şu; yaşadıkça her zaman bir elimiz ihtiyaç sahiplerinin üstünde olacak, vicdan sahibi her insanın yapması gereken en güzel davranış şekli "yardımlaşmak"
Yüreğine, kalemine, nefesin sağlık değerli hemşerim, gönülden kutlarım, başarıların daim olsun yaşamda, sağlıcakla kal, huzur içinde.. Her zaman gülsün yüzün neşeyle...

Selamlar sevgiler saygılarım her daim gani gönlüne...

* * *

Cevap Yaz
Remziye ÇELİK
23 Kasım 2010 Salı 01:15:58
selamlar mustafa bey yazın mükembel söyleyecek söz bulamıyorum nerde o eski dostluklar nerde yere kurulan yer sofrası bir tabak yemeği paylaşan komşularımız şimdi ise misafir ğeliyor kaldırın yemeği çabuk toplayın sofrayı zamanında yokluk cekenler şimdi bal şeker yiyenler komşum açmı tokmu kimin umrunda yazın okadar güzel ki yaşananları öyle yansıtmışsınız dinlerken ağlamamak mümkünmü sizi tanımak benim içim bir onurdu sayğılarımı bırakıyorum sayfama .

Cevap Yaz
Yeganem
22 Kasım 2010 Pazartesi 23:27:03
Komşusu açken nice tıkınarak yiyenler hiç gözetmeyenler var..Bir yanda yemekle hasta olanlar azanlar diğer yanda açlıktan benzi sararanlar midelerine kramp girenler..Açlıktan ölenler..Bir kişi açlıktan yoksullktan ölüyorsa bunda tüm insanlığın kabahati var..Güzel anlamlıydı yazınız Allah razı olsun..Selam ve dua ile..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 23:34:32
çok şey kayıp gidiyor elimizden dost ve geri gelemmek üzre

aeo
SelamiSevinç
22 Kasım 2010 Pazartesi 22:59:11
Hoş geldin NESİRİSTAN'IMIZA Mustafa kardeşim.

Bu sesi seviyordum şiirleriyle,galiba nesir kalemini de sevecegim.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 23:33:02
ya vala bu ilkti :)) yanımda görmek çok güzeldi

ama açık söyleyim bu çok daha iyi olamlıydı ilkini hatarını acemiliğime verin emi:))

onur duydum dost
şiir_dostuu
22 Kasım 2010 Pazartesi 22:58:29
komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.HZ.MUHAMMED ( SAV)
günümüzde kaybolan değerler büyüklerimiz ne derdi ev alma komşu al
beğeniyle dinledim nefesiniz daim olsun Mustafa bey yüreğinize sağlık
güzel paylaşım için sonsuz tşkler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 23:33:49
hoş geldin onur verdin şir dostu
sayfamda sizi görmek
mutluluk verici
yasem
22 Kasım 2010 Pazartesi 22:20:37
inanılmaz duygulu okudum harika bir yazıydı ve tamamen gercekleri kaleminize dökmüşsünüz.yüreğinize sağlık saygıyla kalınız

Cevap Yaz
yorgun-kalem
22 Kasım 2010 Pazartesi 21:43:39
Sevgili dost...
bu yazı gayet iyi geldi.
o yüceler yücesi dara düşene hep bir abi mutlaka yollar. lakin bunu böylesi hoş bir dille ifade etmek ayrı bir güzellik,

saygı ve selam ile...

yorgundukalem tarafından 11/22/2010 9:44:18 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 21:46:48
hoş geldin dost onur verdin
geçmiş bayramını tebrik ederim
sagılarım her dem
Mehtap Yıldız
22 Kasım 2010 Pazartesi 21:41:29
çoğunlukla puan vermeyi unutuyorum ben...

nisyan işte....10....güne gelsin dilerim...

tekrar dua selam ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 21:44:47
kardeşim bu ilk hikayemde beni yanlız bırakamdın ya varol emi
saygılarımla dularım her dem
Mehtap Yıldız
22 Kasım 2010 Pazartesi 21:37:53
ne yazık ki gerçeğin gerçeği tam bu gerçek işte.
sosyal hizmetlerde koşturduğum dönem çok yaşadım böyle duygulu anları ve ağladığımı biliyorum bir Annein haline çokca...

bazı yoksullar varki onlardaki onur dağlar kadar engin ve yüce. bazı zenginlerde varki onlardaki onur zerredende zerre...

başarılı ve anlamlıydı....berektli olsun dilerim....saygı ve duamla...


Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
CemalettinGÜRPINAR
22 Kasım 2010 Pazartesi 20:32:55
Değerli kardeşim yazıyı şöyle süzerek okudum tema güzel, harıka. İşleniş gayet iyi. Bu bir hikeye ve denem yazısı, fakat çok güzel bir yazı olmuş. Baştan sona anlatım içerik olarak çok güzel. Analtımda ifade yerinde, kısacası yazı mükemmel. Çok başarılı bir çalışma. Mustafa kardeşim bu işi başaracaksın. Yazı yazma hayatında başarılar dilerim. Yolun açık olsun...
Saygılarımla...

seslendirmede güzellik üzerine güzellik kattı esere Mustafa bey... tebrikler...

CemalettinGÜRPINAR tarafından 11/22/2010 9:36:00 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


CemalettinGÜRPINAR 22 Kasım 2010 Pazartesi 20:42:07
DEĞERLİ KARDEŞİM NE YAPMIŞSIN BÖYLE YORUMU MU PEMBEYE BOYAMIŞSIN. BU HARELEKTİNLEDE BENİ DUYGULANDIRDIN. ÇOK SAĞOL TEŞEKKÜR EDERİM...
SAYGILAR, SEVGİLERE, SEŞLAMLAR...
Mehtap ALTAN
22 Kasım 2010 Pazartesi 18:47:15
offf sevgili Mustafa Doğan...

etkilendim çok...

değerlerimiz tehlike de ama bitmedsi inşaALLAH...

TEBRİKLER ....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 20:28:31
keşke bunlar sadece kurgu olsa keşke

hoş geldin dost bu ilk hikaye dememde yanlnız bıramadıgın için varol
@ŞK_M£L£Ğİ
22 Kasım 2010 Pazartesi 15:26:15
güzeldi sabirla okudum..ayrica şimdiki insanlar komşularindan haberleri yok..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Mustafa Doğan. Yazının sahibi 22 Kasım 2010 Pazartesi 15:33:49
teşekür ederim bu ilk hikaye denememde yalnız bırakmadıgınız için
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.