berg-i hazan
0 şiiri ve 3 yazısı kayıtlı Takip Et

Yitirenlerin hikayesi



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 4.10.2007 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

YİTİRENLERİN HİKAYESİ

Belki bir bahar akşamı için fazlaca ağır olacak bir yazı bu. Kaleminin ucundakilerle yüreğindeki duyguları farklı iklimde yaşayan birinin sessiz çığlığı bu. Sizin, bizim, benim veya senin hikayen… Hep dilinin ucuna gelip de söyleyemeyenlerin, yitirenlerin hikayesi.

“ Hayatını kurtarmak isteyen kişi
Onu yitirecektir.”

Tam da bu söz geçiyor okuduğum kitapta. Miyasoğlu’nun “Bir Aşk Serüveni” kitabından alınmış. Arayanların, bulanların, yitirenlerin anahtar sözcüğü…Hayatı aramak, aşkı aramak, benliği aramak… Hepsi de aynı noktada başlayan ama sonu farklı yerlerde biten arayışlar. Kimi aşkı arar, bir çıkmaz sokakta biter yolculuğu, kimi benliğini arar, dipsiz kuyularda bulur kendini, kimisi de hayatı arar, bir uçurumun kenarında biter hikayesi. Oysa o hep bulup bulup yitirmiştir hayatı da, aşkı da… Yeniden başlamaktan yorulmuş, bir şeyleri kurtarmaya çalışırken yitirmiştir hayatın değerini. “Hayatını kurtarmak” işte burada çıkmaza giriyor her şey. Ne adına kurtarmak hayatını. Aşkı adına mı, kendisi adına mı kurtarmak? Bir başka deyişle yitirmek aslında. Kendin olan ne varsa yitirmek. Kurtarmaya çalışırken yitirmek, başlamaya çalışırken bitirmek, aramaya çalışırken kaybetmek... Kimin adına, neyin uğruna?
Her şeyin boş ve yalan geldiği bir an var dünyada. Zamanın durduğu, saatlerin değişmediği bir an.Tam kurtaracakken hayatı, yitirilen bir an. O zaman kasırgalar kopar yüreğinizde, yaşlar boşalır gözlerinizden kimsenin görmediği. Tek bir tanığı olmaz yaşadıklarınızın. Milyonların uyuduğu vakit devler uyanır da içinizde kimseye açıklayamazsınız nedenini bir türlü. Çünkü siz yitirenlerin safındasınızdır. Feryatlarınız gecenin sükunetini yırtar ama gökkubbede bir tek ona duyuramazsınız sesinizi. Onu kurtarmak, hayatı kurtarmak için tutunacak bir tek dal, sarılacak bir tek dost arasınız da bulamazsınız. Yitip gider soluk düşleriniz gecenin boşluğunda
Birbirine hiç benzemeyen insanlar, birbirinden farklı iklimler, coğrafyalar, bir de hikayesi farklı ama acıları ortak olan yitirmiş yürekler geçer aklınızdan. Güzelim bahar mevsiminde, umutlarla dolu mayıs ayında ne kadar da yalnız ve kederlisinizdir boş odalarınızda. Hafiften bir rüzgarla sallanırken ağaçlar, yüreğinizde ne kasırgalar kopar kimsenin hissedemediği.
Aslında hep kurtarmaya çalışırken yitirmek değil midir aşk? Mecnun vuslatın hayalini kurarken Leyla’yı bulunca yitirmemiş midir aşkını? Onunla tek vücut, tek yürek olup da hayatı kurtarmaya çalışırken yitirmemiş midir Leyla’yı da aşkı da hayatı da…
Hangi iklimlerde, hangi coğrafyalarda aşkı için hayatını kurtarmak isteyen Mecnunlar vardır bilmem. Başlangıç noktalarıyla bitişleri farklı kaç yitik hikaye, kaç kaybolmuş düş vardır. Hepsinin arasında ezilip gitmiş ne hayatlar, aşka dair söylenmemiş ne güzel sözler, ne sevdalı yürekler… Bu, yitirenlerin hikayesi: coğrafyaları, iklimleri farklı da olsa… Kederli bir mayıs akşamında hayatını ve aşkını kurtarmak isterken hepsini yitirenlerin hikayesi…
M.G.


Beğen

berg-i hazan
Kayıt Tarihi:3 Ekim 2007 Çarşamba 19:33:45

YITIRENLERIN HIKAYESI YAZISI'NA YORUM YAP
"Yitirenlerin Hikayesi" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ben sana yandım
11 Haziran 2009 Perşembe 11:59:34
Hangi iklimlerde, hangi coğrafyalarda aşkı için hayatını kurtarmak isteyen Mecnunlar vardır bilmem. Başlangıç noktalarıyla bitişleri farklı kaç yitik hikaye, kaç kaybolmuş düş vardır. Hepsinin arasında ezilip gitmiş ne hayatlar, aşka dair söylenmemiş ne güzel sözler, ne sevdalı yürekler… Bu, yitirenlerin hikayesi: coğrafyaları, iklimleri farklı da olsa… Kederli bir mayıs akşamında hayatını ve aşkını kurtarmak isterken hepsini yitirenlerin hikayesi…
güzel bir anlatımdı.Ben bu anlamda katılmıyorum size hayatı ve aşkı ne kadar tanıyoruz ki;AŞKI kurtarmak için ne kadar çaba gösteriyoruz ki,veya AŞK için Sevgi için ne kadar fedakarlık ediyoruz ki; neden bu kadar ümitsiz oluruz ki, bunları çoğaltmak mümkün aslında bana göre sevgilerimizi içimizden gelerek saf ve riyasız "SENİ SEVİYORUM"diyemediğimiz için hayata ve sevgiye dair ne varsa yitiriyoruz.Anlattığınız olay tamamıyla doğru ve akıcı bir anlatım tamam güzel ama tarafların hatalarını AŞKA yüklemek ne kadar doğru...Mecnun ölene kadar yüreğinde aşkıyla yaşamadımı?Leylasını bulunca yitirmediki aşkını o aşkla yaşadı hep...İşte bulamadığımız bu bence bizim AŞKI bulamadığımız için hayatın sonu zannediyoruz ama öyle değil işte...bir bakıyorsunuz AŞK kapıyı hayatınızın sonuna doğruda çalabiliyor.Kaybolan sadece ümitsizlik bunu ümiyvar olmak hayata sıkı sarılmak ve AŞKIN büyüklüğüne inanmakla devam ettirebiliriz diye düşünüyorum.Sizin görüşlerinizede saygı duyuyorum.Ama bende böyle düşünüyorum.arayacağız bulacağız küsmeye hakkımız yok...Aşk emek ister,yok öyle ne yapıyoruz ki birde şu günü birlik sadece aşkı cinsel arzulardan ibaret görenlerede katılmıyorum.Buna AŞk denmez sadece hayvani isteklerini gidermek denir.Evet biz büyük bir toplumuz Dünyanın hiç bir ülkesinde leyla ile mecnun aşkı yoktur.Kerem ile aslı aşkı yoktur.bir büyük aşk Taç mahal vardır.onun dışında bulamazsınız.olay budur.bu iş uzar gider ...sizi kutlarım düşüncelerimizi paylaşımlarımızı açma fırsatı verdiniz.lütfen eleştirilerime alınmayın bunlar benim düşüncem sizin anlattıklarınıza elbette saygı duyuyorum.kaleminiz daim olsun.Aşkınız büyük sevdanız yüce olsun efendim.selam ve saygılarımla...Ayrıca bu güzel okyanusa hoş geldiniz.

Cevap Yaz
furkan72
5 Ekim 2007 Cuma 19:11:58
kutlarım haklı başarınızı..çok etkileyici bir anlatım...akıcı bir dil kullanılmış,okunurken yaşanılanları birebir gözde canlandıran etkili bir anlatım..tekrar kutlarım...sevgimle...

Cevap Yaz
Esinti
4 Ekim 2007 Perşembe 23:02:36
Aman da aman şu an duyduğum gurur ayrı yazını burada görmek ayrı bir sevinç kaynağı. Tebrikler bir tanemmm .
Daha öncede okudum bu yazıyı inan aynı etkiyi yaptı bende. Yitip giden her hikaye bir yadigar bırakırken ardında yeni ufuklar açılır gökyüzünde. Diğer yazılarınıda özellikle sonbahar yağmurlarını burada okurlarla paylaşırsan sevinirim canım benim tekrar tebrik ediyorum.

Cevap Yaz
Gülizar Özlem SARAÇOĞLU
4 Ekim 2007 Perşembe 14:48:52
Sevgili Berg-i Hazan,
Hoş geldiniz. Gözümüz, gönlümüze kalem olmuş yüreğinizden çağlayan makalenizle kavruldum. Yüreğimden kahve kokuları yayılıyor tüm dostlara.
Akıcı ve güzel lisanınız var. Anlatımınız çok güzel. Yaşayıp, yaşattıranlardansınız siz de. Tebrik ederim, efendim.
Sevgi ve saygılarımla...

Cevap Yaz
ottoman
4 Ekim 2007 Perşembe 13:42:24
Herkesin evet "ben" dedigi harika bir yazı olmuş.
Tebrikler..

Cevap Yaz
berg-i hazan Yazının sahibi
4 Ekim 2007 Perşembe 13:13:34
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Bu siteye yeni üye oldum ve ilk yazımda böyle güzel tepkiler almak beni gerçekten mutlu etti. Herkese teşekkür ederim yazımı dikkate alıp okudukları ve fikirlerini paylaştıkları için.

Cevap Yaz
elifdicleli
4 Ekim 2007 Perşembe 11:54:53
tebrikler...

Cevap Yaz
İlkerpamukcu
4 Ekim 2007 Perşembe 10:59:23
güzeldi anlatım biraz daha olsaydı keşke
haketmiş kurdelayı
tebrikler

Cevap Yaz
ezom
4 Ekim 2007 Perşembe 08:39:55
içten samimi dökülmüş dizeleriniz,
yürekten kutluyorum,
yüreğinize sağlık.

Cevap Yaz
cabbar
4 Ekim 2007 Perşembe 06:54:18
yanız dokunaklı ve içten seni daha güzel yerlerde görmek dilegiyle

Cevap Yaz
hacı ali
4 Ekim 2007 Perşembe 06:31:23
güzel bir yazıydı.
teşekkür ederim paylaştığınız için.tam çağın şehirlisine yakışır bir yazı.günde neredeyse binlerce yüz gör.hepsi yabancı,hepsi yeni.nasıl dost tutulur,nasıl sadık kalınır.aşık olmaya zaman mı var,imkan mı.diyelimki oldunuz nasıl yaşatacaksınız.aşk bakım ister,tımar ister,emek ister.
.............değil mi.

Cevap Yaz
Karakalem
4 Ekim 2007 Perşembe 05:20:22
tekrar tebrikler, günün yazısı olmayı ziyadesiyle hak ediyordu zaten...

Cevap Yaz
GULRENGI
4 Ekim 2007 Perşembe 01:05:24
birdaha mı okusam acaba?

hayır!!

ağlamayacağım..

Cevap Yaz
ahmett_20
4 Ekim 2007 Perşembe 00:50:19
çok güzel yazmışsınız...
selamlar

Cevap Yaz
müptelâ
3 Ekim 2007 Çarşamba 23:18:19
"Feryatlarınız gecenin sükunetini yırtar ama gökkubbede bir tek ona duyuramazsınız sesinizi. Onu kurtarmak, hayatı kurtarmak için tutunacak bir tek dal, sarılacak bir tek dost arasınız da bulamazsınız."

mükemmel duygu anlatımı,samimi ifadeler...devamını bekliyoruz...
sorgusuz,sualsiz kapısını çalacağınız bir dost bulmanız dileğiyle sonbahar yaprağı...

Cevap Yaz
Hilmierçelebi
3 Ekim 2007 Çarşamba 22:38:21
ne güzel yazmışın çok etkilendim kutlarım.

Cevap Yaz
Karakalem
3 Ekim 2007 Çarşamba 21:20:40
ben de aradıklarımı bulmadan yitirdiğimden midir nedir ziyadesiyle dokundu yazınız yüreğime... bu kadar mı içten bu kadar mı güzel dile getirilir kaybedenlerin öyküsü...10 tam puan...müsadenizle yazınızın bir kopyasını da kendimde saklamak isterim...yüreğinize sağlık..

Cevap Yaz
Olgun Ekinci
3 Ekim 2007 Çarşamba 20:06:28
Hangi iklimlerde, hangi coğrafyalarda aşkı için hayatını kurtarmak isteyen Mecnunlar vardır bilmem.

BEN VARIM..

SEVGİYLE..

Cevap Yaz
Sarp Sevinç
3 Ekim 2007 Çarşamba 19:39:16

berg-i hazan öyle güzel anlatmışsın ki eklenecek tek bir kelime yok, bu hikaye benim de hikayem, ve kimbilir daha kaç kişinin, teşekkürler...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.