ha hayal denizi
109 şiiri ve 5 yazısı kayıtlı Takip Et

Konuşmayı bilmiyoruz



Çevreme bakıyorum da, söylemek istediğini doğru bir şekilde ifade edebilen çok az insan görüyorum. Çok konuşuyoruz fakat anlaşmakta zorlanıyoruz. Çoğunlukta da etkili dinlemeyi bilmiyoruz.
Çevremdekiler, benim konuşma dilimi kitap diline benzetiyor. Uzun uzun tanımlamalar ve detaylarla konuşuyorum sanırım. Konuşurken ise bu bana çok doğal geliyor. Eğer detayı ile anlatmazsam konu tam anlaşılamayacak sanıyorum demek ki.
Bir de insanları kırmamak için elimden geldiğince özen gösterince, benimle konuşan kendini kitap tanıtımında gibi hissediyor olmalı. Konuştuğum kişiler, anlattığım her şeyi çok iyi anlıyor fakat kitap okumaktan kaçan biri ise kitapla konuşur gibi hissediyor kendini ve tabi sıkılıyor. Allah’tan dinlemeyi biliyor ve karşımda ki kişinin hislerine çok özen gösteriyorum da benimle sohbet etmekten kaçmıyorlar. Konuşurken karşımda ki incitmemeye çok dikkat ediyorum.
Bir de kısa cümlelerle konuşup dağları devirenler var ki tahammül etmekte çok zorlanıyorum o kişilere. Kendilerine söylendiğinde çok kızacakları cümleleri, başkalarına rahatlıkla kurabiliyor ve pişkin pişkin bakıyorlar. Dillerinin hiç bir kontrolü yok bu tarz insanların.
Özelinizi sorgulamak, hayatınıza karışmak, sorulmadan fikir vermek, eleştirmek, haddini aşan espiriler yapmak. Bu tarz kişilerin bir kısmı kendini "dobra insan" diye tanımlıyor. Kontrolsüzce konuşmak olsa olsa patavatsızlıktır bence. Dobra konuşmak ise, insanların arkasından konuşmak yerine yüzüne uygun bir şekilde doğruları söyleyebilmektir. Dobra bir insan olmakla patavatsızlık günümüzde karıştırılıyor.
Eskiden insanlar birbirleri ve büyükleri ile saygı ve sevgi ile konuşurdu. Saygı ve sevgi dolu bir dil unutulmaya yüz tutuyor. İnsanlar, birbirlerini kırmaktan çekinmedikleri gibi gizli bir zevk bile alıyor. Belki de insanlar çok mutsuz ve birbirlerine saldırıyor.
Saldırgan dil, bulaşıcı bir hastlalık gibi dalga dalga yayılıyor. Tek bir çözümü var bu rahatsız edici durumun, o da insan olduğumuzu hatırlamak.
Olumlu tepki almak, sevmek ve sevilmek istiyorsak tanımadığımız insanları bile sırf insan oldukları için sevmemiz gerekiyor. Hoşgörülü olmayı, affetmeyi bilmeyi, incitmeden diyalog kurmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Gittikçe yalnızlaşan insanlar, dillerini sevgi yoluna çevirmeyi bir an önce öğrenmezse kendi sonlarını da hazırlayacaklar. Alçakgönüllü olmanın erdem sayıldığı bir kültürden gelen bizler, neden sahte zirvelerde dolaşırız anlamak çok zor. Ortak bir geçmişimiz var ve kimse kimseden çok üstün değil bence.
Eğer mutsuzsak, dermanı belki de hiç ummanıdığınız bir elin sevgi dolu dokunuşudur. Bir ağaca sevgi ile dokunmak, bir çocuğa kocaman gülmektir. Evet küçümsediğiniz şeyler aslında hepimizin doğal mutluluk kaynağıdır.
Güçlü bir iletişim, ummadığımız kadar hayatımızı kolaylaştırır.
Sevgiye açık olur umarım, insanlık kapıları.
Saygılarımla.

Beğen

hayal denizi
Kayıt Tarihi:16 Ağustos 2010 Pazartesi 20:02:48

KONUŞMAYI BİLMİYORUZ YAZISI'NA YORUM YAP
"KONUŞMAYI BİLMİYORUZ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Mehmet Ali Türkan
11 Aralık 2010 Cumartesi 00:38:48
Yanılmadığımı görmekten mutluyum. Gerçekten güzel. oldukça akıcı ve okuyanı sıkmayan bir anlatış. değişken örneklemeler, kendi kendini eleştiriş. hepsi güzel. öyle rahat yazmışsınız ki; sanki; kahve yapar gibi. ya da bir bardak su içer gibi. tebrikler.

Cevap Yaz
hoyratca
23 Ağustos 2010 Pazartesi 02:29:34
benim de sn dönemlerde kafami tirmalayip durmaktaydi bu konusma konusu ki yaziniz da tam üstüne oturmus oldu kafamdakilerin..insanlarin cogu bir seyler alabilmenin pesindeler her durumdan ve seylerden,iyi bir üslupla iletisim kurarak düzeyli, huzurlu bir yasam derdi bir cogumuzda yok sanirim. arzularin sonsuzlugu insani her ihtimalde fakirlestiriyor aslinda, gercek olan tek seyse huzurlu, mutlu , iyi bir yasamin ta kendisidir ki bu da birey-toplum iliskisinin özüdür...isi birazcik daha derinlestirerek demek isterim ki aslinda ben:
toplumun bir kismi kendi dilimizde konusmak yasak diye isyan ederken, kendi diliyle konustugunu zanneden diger kisim korkunc büyük bir dil erezyonu yasamakta..televizyon ve radyo isimlerini bir düsünün mesela, bunlarin kac tanesi turkce.....konusmak harbiden bir sanattir ve guzeldir bence de...bir durumu bir cok farkli sekillerde ifade edebilirsiniz degil mi.......cok guzeldi yazi efendim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hayal denizi Yazının sahibi 23 Ağustos 2010 Pazartesi 02:44:20
Hoşgeldiniz yazı sayfama efendim. Teşekkür ederim anlam kattığınız için yazdıklarıma.
Arzuların sonsuzluğu insanı her ihtimalde fakirleştiriyor.
Bu sözünüz, benim yazımda olması gerken bir sözdü. Anlatmak istediğim tam da oydu. Herşeye aynı anda sahip olmak isterken, dostlarından ve öz benliklerinden olan insanlardan bahsediyordum. Çok da uzakta değiller çok yakınımdalar ve acı veriyor bu durum bana.
Sahip olduklarımızın kıymetini bilmiyoruz, hazır bulduğumuz için olabilir. Zengin bir dil mirasına hazır konmuşuz, atıyoruz içinden bize zor gelenleri .
Sevgi dolu ve saygı çizgili nice sohbetler dilerim, konuşmayı bilenlerle.
Saygılarımla
Aykut KARAGÜLMEZ
18 Ağustos 2010 Çarşamba 16:35:19
Şair çok güzel yazmışsınız. Fakat yine insanla konuşulur. Gayesi konuşmak olmayan, insanlara birşey anlatılmıyor. Yada yaşamını kendisi için büyük ama herkes için küçük planlara yoranlarla konuşulmuyor. Hayatı oyun sanıp, kırk türlü oyun ve yüzü olanlarla konuşulmuyor. Hayatı yalan, dolan ve aldatma üzerine kurulu insanlarla konuşulmuyor. Dediğiğniz gibi bazı kelimeler çıkıyor ağızdan ama sadece boş kelime. Güzel yazınızı kutlar, konşabilecek, art niyeti olmayan, yıllarını verip en küçük birşeyde ise satmayacak dostlara diyelim. Saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hayal denizi Yazının sahibi 18 Ağustos 2010 Çarşamba 19:22:29
Teşekkür ederim. Çok haklısınız, konuşulacak samimiyet ve iyi niyette insan çok kalmadı artık. Fakat biz insanlar, konuşmadan da yaşamımızı sürdüremiyoruz. Sanırım birileri kendini yetiştirmeye karar vermezse, sınırlı sayıda insanla diyalog kurmak zorunda kalacağız.
Ağzından çıkanı tartamadan, etrafa saçan insanlara benim tahammülüm kalmadı artık. Uzak durmayı tercih ediyorum. Tabi onlar için bir kayıp olmuyor, benim içinse rahatlık oluyor. Hem kendimi yormamış oluyorum hem de canım sıkılmamış oluyor.
İş tabi dostlara düşüyor, onlar başımızdan eksik olmazlar inşallah. Bir bakışımızdan ruh halimizden anlayan dostlarımız da olmasa kimlerle paylaşırız gamı ve kederi. Umarım sizin de etrafınızda hoş sohbet, uzun soluklu olacak dostlarınız bol miktarda olur.
Selam ve saygılarımla
hicbitmez
16 Ağustos 2010 Pazartesi 21:07:35
neden sahte zirvelerde dolaşırız anlamak çok zor.

Görüntüsünden diline konusmasina kadar sadece yapinti insan var da ondan, davranislar öz degil.
Oldugundan farkli bir tutum icinde olanlar istesede baska olamaz o yüzden saygi da denge kuramaz ve haddini asar.

Saygi ve sevgiyi bilmeyenlerin bunu belirli bir yastan sonra ögrenmeleri mümkün degil bence.

Yüreginize saglik
Sonsuz sevgimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hayal denizi Yazının sahibi 17 Ağustos 2010 Salı 00:25:33
Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Belirli bir yaştan sonra sevgi ve saygıyı öğrenmek tabi ki zordur. Fakat imkansız değildir, yeter ki isteyelim ve çaba gösterelim. Önce kendimizi sevmekten ve kendi olumsuzluklarımıza saygı göstermekten başlayalım. Sevmeyi bilmeyenleri çok sevelim ve nasıl sevilir öğretelim.
Saygı gösterelim kişilerin tercihlerine ve bekleyelim zamanla öğreneceklerdir. Tabi tamamen umutsuz bir durumda değillerse.Tamamen kendilerine ve başkalarına saygıyı yitirmemişlerse. Fakat onlar bile profesyonel yardımla öğrenebilir en doğal ve kolay duygu olan sevmeyi. Sevmek, mucizevi bir duygudur ve dokunduğu her yere şifa ve mutluluk getirir.
Önce size ve sonra herkese sevgi dolu sohbetler diliyorum.
Sevgi ve saygılarımla
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.