tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Kekeme recep



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 16.4.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


KEKEME RECEP

İlk tayin yerim Şarkışla radarıydı. Askerliğin tabiriyle çömez yıllar, içimizdeki görev aşkı büyük, anaya, babaya yakın olma duygusu, birincilikle mezun olduğum branş okulundan, istek hakkımı, memleketimin kazasına kullanmıştım. Aileme en yakın yer burasıydı.

Hafta sonu ve nöbet istirahatlarımda, Sivas’a gidiyordum.
Yanımda götürdüğüm, Silahlı Kuvvetler sigarasını mahallede herkese dağıtıyor, pantolonumu ütüleyen ablama, gömleğimi kolalayan küçük kız kardeşime bahşiş veriyor, anneme ve babama hediyeler alıyordum. Havam yerinde, “ neden resmi gelmiyorsun biz hiç görmeyecek miyiz?” diyen ailemi, türlü bahanelerle atlatıyordum. Görev yaptığım yer, Anadolulun en mahrum ve mimli yerlerinden biriydi.

Okuldan tayin olan birkaç kişi vardı. Şark hizmetine gelenlerin yanı sıra, sürgün olan personelde buraya gönderilirdi. Hepsinin lakapları vardı.

TOMSON MAHMUT, makineli tüfekle herkese yat kalk verip yerlerde süründüren adam. Rütbe tenzilli

CAMBAZ SEBAHATTİN, sorumlu olduğu kantin ve gazino paralarını zimmetine geçirmiş. Rütbe tenzilli.

DİZEL APO, içki imalatçısı, onun yüzünden komutan kantinde kolonya satışını yasaklamıştı. Rütbe tenzilli.

FİRAR YUSUF izin ister, verilmeyince kaçan adam. Suçu sınırda işler, ne kadar ceza alacağını hâkimden iyi bilen biri. Rütbe tenzilli.

YABA HAKKI, çam yarması gibi, ellerinden dolayı bu unvanı almış. Erlerin korkulu rüyası, dövmediği kimse yok, kalbi taştan ve alabildiğine çirkin. Rütbe tenzilli.

Küçük, mütevazı gazinomuz yetersizdi. Mesaiden sonra tüm bekârlar burada buluşur, yemek yer, sohbet ederdik. Bizimkilerde orada olunca, her an bir olaya gebe kalır, pür dikkat, bu hilkat garibelerini korku ve merakla izler, devamlı tetikte bekler, muhatap olmamak için köşe bucak kaçardık. Bunlar hiç kimseden korkmaz, devamlı beraber olur, içki içer, kumar oynarlardı. Çoğu zaman kavga eder, birbirlerine hakarette bulunurlardı. Komutan bunlara ceza vermekten bıkmış, onlar ceza almaktan bıkmamışlardı. Hangi konumda olduklarını kendileri bile bilmiyordu. Aileleri de perişandı. Son görev yerleriydi. Burada da düzelmezlerse, disiplinsizlikten ordudan tart edileceklerdi.

Yüz on kişilik rütbeli personelden hiç kimse sevmezdi. Onlarda, bunu bildiği için hep beraber gezerlerdi. Birlikte herkes, onlar için “ vukuat timi geliyor” der birbirlerini uyarırdı. Üniformanın verdiği yetkileri çıkarları için kullanırlar, güçlerini, eli kolu bağlı Mehmetçiklerimizden çıkarırlardı. Kendisine faydası olmayan bu kişilerin ailesine, vatanına hiç faydası olur muydu? Nefret, sadist, yalan, dolan, kalleşlik kelimelerinin sözlüklerdeki karşılığıydı. Bir tesadüf eseri orduya girmişler, âli kıran, baş kesen olmuşlardı. Sayılı günlerini bildikleri için, dur durak bilmiyor, işi azıttıkça, azıtıyorlardı.

Gazinomuzun çaycısı Recep, hepimizin sevdiği, kısa boylu, bebek yüzlü, gözleriyle gülen, çalışkan, temiz, çok tatlı bir askerimizdi. Her istenileni yapar, oradan oraya koşturup dururdu. Biraz da kekemeydi. Bizleri, kendisine hayran bırakan Karadenizli şivesiyle gönlümüzde taht kurmuştu. Konuşurken bazen takılır, heyecanlanır, kelimeyi uzatır, hizmet ederken daha çok kekelerdi. Bunu en çok Yaba Hakkı hırpalardı. Zaman, zaman bir köşede Recep’i ağlarken görünce içim parçalanırdı. Karşısında, hazır olda duran savunmasız birine güç göstermek, basitliğin ta kendisi değil miydi? Günümüzde çok sık kullanılan, orantısız güç buydu. Bütün bekârlar toplanıp, bu insan azmanına bir ders vermeyi planlamıştık. Başımızda, bizden kıdemli ağabeyimiz, Saffet Okan vardı. Gazinoda kıstırıp, tabiri caizse, eşek sudan gelene kadar dövecektik. İçimiz içimize sığmıyor, uygun bir fırsat kolluyorduk. Kararlaştırdığımız gün gelmiş, tüm ekip gazinoda toplanmıştık. Bizlerden başka kimsede kalmamıştı. Plan, en ince ayrıntılarına kadar yeniden gözden geçirildi.

İçimiz kıpır, kıpır Saffet ağabeyi, can kulağıyla dinliyoruz.

“Cemal, sen Yaba Hakkı’ya telefon açıp, gazinoya gel sizi bekliyorlar diyeceksin.”

“Tacettin, sen gazinodan içeri girer girmez ışıkları söndüreceksin.”

“ Bülent, sen masa örtüsünü başına geçireceksin.”
“ Halis, sen dışarıda durup içeriye kimseyi almayacaksın.”

“İlhan, Oktay’la sen bacaklarına dalıp, yere yıkacaksınız.”

“Sabahattin, sen radyo ve teybi sonuna kadar açacaksın. Gerisini bana bırakın. Hiç konuşmayalım, sesimizden tanır.”

Böylece son direktiflerde almıştık. Safha, safha yürürlüğe konulan plan, kusursuz işliyordu. İçeride bir kafa darbesiyle sersemleyen ayı, böğürerek yere yığıldı. Elindeki copla, Saffet abi, hedef gözetmeksizin vuruyor, vuruyordu. Hepimiz şölene katılmış, çorbada tuzumuz olsun misali, tekme tokat girişiyorduk. Enkaz yığınını bulunduğu yerde bırakıp hiçbir şey olmamış gibi dağıldık.

Duyan herkes “çok iyi olmuş” dedi. En çok da ailesi sevinmişti. Komutan keyifli, keyifli gülüyor, “Kim yaptı? Hakkı, biliyor musun?” diye kafa buluyordu. Kaşı gözü patlamış, iki dişi, üç kaburgası kırık, kolu ve ayağı çıkmış vaziyette üç hafta hastanede yattı. Suçsuz yere dövdüğü askerlerimizin öcünü, ondan fazlasıyla almıştık. Çok rahat ve mutluyduk. Mağdur belli, yapan meçhuldü. Yeni demlediği çayı bana sunan Recep, o tatlı şivesiyle.

“Kokokomitanim, yayayaba hahahakkıya tititiren çaçaçarpmış dududuydunmu?”Demez mi.

O günden sonra, Yaba Hakkı gazinoya gelmedi. Diğerleri de kendilerine bayağı çeki düzen vermişti. Çünkü, sırada olduklarını tahmin etmişlerdi. Hepimizin bildiği ünlü bir söz vardır. Eski bir asker, devlet ve edebiyat adamı, merhum, Ziya Paşa’nın o muhteşem sözünü, emir telakki edip, bizlerde seve, seve yerine getirmiştik.

“Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

Tacettin YILDIRIM

Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:15 Nisan 2010 Perşembe 08:11:38

KEKEME RECEP YAZISI'NA YORUM YAP
"KEKEME RECEP" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
DENİZCANDAN
3 Ocak 2012 Salı 21:33:55
Erkeklerin askerlik anıları,kadınların da hamilelik,doğumla ilgili anıları hiç bitmezmiş,Aeadan ne kadar zaman geçerse geçsin erkekler bir araya gelince kontanlarının isimlerini ve memleketleriniz asla umutmazlar,Olayların içinde yer alan biri olarak çok canlı anlatmışsınız,o anın heyecanını yansıtmışsınız,elinize sağlık.

Cevap Yaz
Kunter
8 Mayıs 2010 Cumartesi 19:29:13
Ne güzel yapmışsınız.Ellerinize sağlık.Tomlum içinde,bitip tükenmeyen bu tip edepsizlere,''Meydanın Boş Olmadığı Usulünce Anlatılmalı.Başarılar diliyorum.

Cevap Yaz
kardanadam
5 Mayıs 2010 Çarşamba 22:05:37
Sevgili dostum
harika bir öyküydü

kekeme recep vicdanımızın sesi gibi gürledi sonunda

eğer bir ülkenin yasaları kamu vicdanını rahatlatmazsa
yumruklar başlar konuşmaya :)))

Cevap Yaz
KORDELYA
25 Nisan 2010 Pazar 00:48:15
Yazınızı merakla okudum.Çok akıcı bir üslupla yazmışsınız,kutlarım...Hikayenin başında birinin dövüleceğini tahmin etmiştim aslında.hakettiklerini de düşünmüştüm. Ama şiddetin her türüne karşı olan biri olarak,bir an düşündüm.Ben olsam yapabilirmiydim diye.Sanırım yapamazdım.Özür dileyerek şu sonuca vardım.Şiddet eril bir dürtü demekki..Yazı güzeldi ama içindeki şiddet..... paylaşım için teşekkürler.

Cevap Yaz
neneh.
19 Nisan 2010 Pazartesi 10:14:09
:) Demekki tekdir ile uslanmayanlardanmış.Güzel bir yazı.Anılar insanı zaman zaman gülümsetse de mazlum için birşeyler yapabilmek önemli olmalı.Güzel bir paylaşım.Kutlayorum yazan Usta kalemi.Saygılarımla.

Cevap Yaz
Son Damla
18 Nisan 2010 Pazar 00:23:34
Hem yüreğine Hemde ELLERİNE Saglık....Hayat akışında yaşananlar sizi daha bir olgun kılıyor yazılarınızda zaman geçip gitmemiş yürekte güzel birikmiş sayfalara kadar götürmüş Paylaşım ve Paylaşımlarınız hiç bitmesin kaleminiz hiç durmasın Güzel bir yazı daha okudum sayfanızdan KUTLARIMMMM

Cevap Yaz
Yükselenyıldız
17 Nisan 2010 Cumartesi 11:41:28
İşini bilir benim askerim. Yeter ki sabrını zorlamayın.

Akıcı, ders çıkarılması gereken bir yazıydı.
Paylaşım için teşekkür ederim.
Saygı öncelikli sevgiler.

Cevap Yaz
Nimet Vefa
17 Nisan 2010 Cumartesi 11:15:07
abim yaa çok güldüm:))))

Cevap Yaz
barış altunal
16 Nisan 2010 Cuma 23:39:57
anınızın bir kısmı acıklı da olsa anı olma özelliğini koruması önemli...okudukça devamı merak edilen bir yazı oldu...kutlarım hocam...saygılarımla

Cevap Yaz
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
16 Nisan 2010 Cuma 21:00:18

hababam sınıfını hatırlattı anınız..:) ..ne kadar içten ...

ne yazık ki bu sorunlar toplumunda hep yaşanmakta... bu tür olaylar incelendiğinde
insanlara eziyet zulüm edenlerin çocukluklarında bu tür şiddete maruz kaldıklarını görürüz...

ya içlerine kapanırlar ya da ilerde fırsatını bulduklarında geçmişin acısını haketmeyenlerden çıkararak o gün veremedikleri bilinçaltı tepkiyi verirler ..tedaviye ihtiyacı vardır bu tür tiplerin...toplum adına üzücü iç kanatan durumlar...

anne babalara büyük sorumluluklar düşüyor... anne baba okulları gerek... önce onları eğitmeli.. okullarda bu konularla ilgili dersler uygulamalı olarak ...tiyatral empatik işlenmeli ..velilerle işbirliği yaparak...

filmler.. diziler.. haberler vs yanlış örneklerle dolu ...

aile toplumun temelidir.. toplumun temeline adeta bomba konmakta aileler parçalanmakta birlik beraberlik kaybolmakta sorumsuz saygısız acımasız nesiller oluşturulmaktadırne yazık ki...

aile birliği kavramını sevgisini bağlılığını bilmeyene toplum bilincini ulus kavramını veremezsiniz...
sanki kasıtlı yapılıyormuş gibi...dünya da savaş yöntemleri değişti..

..aileyi ahlakı çökertiğiniz an düşman kazanmış demektir çünkü artık ülke de insanlar kaybolmuştur demektir bu .....:(

özellikle çocuklara olumsuz etki edecekleri izletmemeliyiz...devletin bu konuda ciddi önlemler alması gerek...
..körpe beyinlere sürekli yanlışlıklar aşılanmakta...arka beyine sürekli yanlış mesaj gönderilmekte...

ve en önemlisi çocuklara güzel örnek davranışların sergilendiği bir atmosferde sıcak mutlu bir yuvada aile olmanın bilincinde sevgi saygı dolu mutlu yaşamayı yaşayarak örnek olarak uygulayarak öğretmeliyiz...

düşündüren toplumsal sorunlara parmak basan çalışmalarınızı ayrıca kutluyorum yürekten...

sevgim saygım tebriklerim günün yazısına değerli yazarına...




Cevap Yaz
lazuşağı
16 Nisan 2010 Cuma 20:41:30

Komutan bir iki gündür açmadım bu melet bilgisayarı
Kurallı atışma formunda başımıza musallat olan bir adam var
İşi gücü bizi zıvanadan çıkarmak ne durdan alıyor nede ricadan
Küfür söylesen olmaz söylemesen olmaz sırf onun için siteyi açmak istemedim
onun için yazınızı da geç okudum güzel bir anıydı
hep başkasının yaptığı yaramazlıkları yazıyorsunda bekliyoruz bakalım sıra sana ne zaman gelecek.

Eline sağlık ...selamlarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım Yazının sahibi 16 Nisan 2010 Cuma 21:38:39
bende bu olayın içinde birebir vardım hocam..... dövenlerden biride bendim ....hep esas oğlanı oynamam tüm yazılarımda sansürsüz ve olduğu gibidir olanı yazarım.....belki yazılarımı beğenenler bunun farkında....sizin gibi......askeri hiyelarşide konumumuz bellidir....yürütücü kademedeydik yani emekçi sınıfı hocam....oğlumuzdan küçüklere komutanım diyenlerdendik.....biz bu ülkeyi karşılıksız sevenlerdeniz hocam....bizim aşımıza haram girmedi....geleceği çalan bir makamda görev almadık....kurtlar sofrasının etrafı tıka basa doluydu ......akşam yatağıma yatınca uykuya dalanlardandık.....her gece kabuslar görüp ter içinde uyananlardan değildik hocam......ne bir para ne bir servet var çocuklarımıza ..... şu zamanda hiçte değeri olmayan .....onur ve gururumuzu bırakacağız...ilahi adalette suçlu ayağa kalk derlerse... ben oturanlardanım hocam oturanlardanım....saygılarım daimdir....
Leyla Küçük Ülker
16 Nisan 2010 Cuma 18:36:38
Yaşadığınız ne varsa,öyle güzel,rahat ve doğal yazıyorsunuzki...Okurken orda yaşıyormuş gibi kıyıdan seyrediyorum bende...Tabi bunun yanı sıra çok yerinde bir dayak olmuş,hoş karşıyım aslında ama nadirde olsa hakeden hakettiğini de almalı diyorum.Elinize sağlık.

Cevap Yaz
RİHME
16 Nisan 2010 Cuma 11:39:44
BAZI İNSANLARIN MAYASINDA EŞEKLİK VARDIR...
GERÇİ ÖYLELERİNE EŞEK DEMEK BİLE HAYVANA HAKARET OLUR YA...
MANA YERİNİ BULSUN MUKABİLİNDEN HEMDE EŞEĞİN HASINA İSTEDİĞİ OTU, YADA HAK ETTİĞİNİ YEDİRDİĞİNİZ İÇİN;

ELİNİZE SAĞLIK.

SELAMLAR

Cevap Yaz
Hikmet Özkul
16 Nisan 2010 Cuma 11:37:08
sevgili abim elinize yüreğinize sağlık... aslında az bile ama yeterli gelmiştir sanırım. sevgi ve saygılar sunarım.

Cevap Yaz
Neva Ney
16 Nisan 2010 Cuma 11:34:03
kaleminize sağlık ...

Cevap Yaz
feray soydan
16 Nisan 2010 Cuma 10:49:53
İnsanoğlunun egosuyla rütbesi birleşince neler yapabileceğini anlatan yazınızı zevkle okudum....Tebrikler...
Saygılarımla

Cevap Yaz
Gurbuz
16 Nisan 2010 Cuma 08:06:26
Herkeste bolca bulunanan askerlik anılarını; sıkmadan, etkili bir dille anlatmışsınız....tebrikler ve çalışmalarınızın devamı dileğiyle...

Cevap Yaz
Aysel AKSÜMER
16 Nisan 2010 Cuma 07:59:58
Günün yazısı ve yazarını kutluyorum. Saygılarımla...

Cevap Yaz
GÜLAY BİRKL
16 Nisan 2010 Cuma 07:00:01
VALLAHI TACETTIN OMURSUN HA. HIC ASKER ANILARINI BOYLE SEVECEGIM AKLIMA GELMEZDI
ANLATIMIN HOSLUGU BENI BUYULEDI HEP. HELE EN SONUNU HER YAZINDA OYLE BIR
BAGLIYORSUN KIBAZAN AGLATIYOR BAZEN GULDURUYORSUN.
IYIKI VARSIN TACETTIN. SEVGILERIM SENINLE. CANIM SEN

Cevap Yaz
Nihat YURT
16 Nisan 2010 Cuma 03:42:18
HOCAM SİZİN YAZILARINIZ ŞİİRLERİNİZ KADAR GUZEL ZEVKLE OKUYRUM DEVAM EDEIN HOCAM ELLERİNİZE SAGLIK SELAM VE HURMETLERİMLE NİHAT YURT KANADA SELAMLARIM SASNADA

Cevap Yaz
hicbitmez
16 Nisan 2010 Cuma 02:37:18
cok gec okudum degerli dost
her zaman ki tadinda güzelliginde ve gerektigi yerinde.
yüreginize emeginize saglik.
sonsuz saygimla.

Cevap Yaz
tacettin yıldırım Yazının sahibi
16 Nisan 2010 Cuma 01:23:38
sayfamda yorumlarıyla bana güç ve şevk veren....okuyan yazımı ....güne taşıyan edebiyat sitesindeki tüm dostlarıma.....teşekkür eder saygılar sunarım.....

Cevap Yaz
mehmet ali unsal
16 Nisan 2010 Cuma 00:49:39
CAN DOSTUM BENDE RADARDA YAPTIM USTA BİRLİĞİMİ ÇOK TEŞEKKÜRLER ÜSRADLARA YAKIŞIR BİR YZI EMEĞİNİZE SAĞLIK...
SELAMLAR...

Cevap Yaz
Oya gedik
16 Nisan 2010 Cuma 00:27:23
Değerli komutanımız, anılarınızı keyifle okumaktayız ,eşim Hava assubaylık dönemlerini bölüm bölüm an lattığında saatleri farkına varmayız ben çok keyif alırım,askerlik dönemleri anlatıldığında.Yalın bir dille de yazmışsınız,bazı kendini bilmezlere de ders bence;
çam yarması gibi, ellerinden dolayı bu unvanı almış. Erlerin korkulu rüyası, dövmediği kimse yok, kalbi taştan ve alabildiğine çirkin. Rütbe tenzilli. ..

Bazı insanların kalplerinin çirkinliği yüzlerine vururmuş efendim ...

Hoştu sayfanız her zaman ki gibi sıkılmadan okudum...

saygılar ve selamlar...

Oya gedik tarafından 4/16/2010 12:28:20 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Mehtap ALTAN
16 Nisan 2010 Cuma 00:04:20
güne gelen çalışmayı kutluyorummm...

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
16 Nisan 2010 Cuma 00:01:55
Günün yazısını kutlarım...Sevgilerimle...

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
16 Nisan 2010 Cuma 00:00:49
Tavettin Abi, yürekten kutluyorum. Saygılar, selamlar

Cevap Yaz
_aşıkvehbi_
15 Nisan 2010 Perşembe 23:38:31
herkesin anladığı dilden konuşmak lazım eşeğe lütfen durur musun dersen durmaz ama çüşşşşşşş dedinmi durur siz de çüşşşş demişsiniz. kutlarım saygılarımla

Cevap Yaz
Fethi
15 Nisan 2010 Perşembe 23:10:54
Sevgili Tacettin ,
Kırk iki yıl önce yaşanmış bir olayı sanki dünmüş gibi hatırlayıp, hem de şahitleri ile beraber, anılarını bizlere aktarman (böyle akıcı bir uslupla) kadar güzel birşey olamaz.
Çok Teşekkür ederiz,o günleri bize hatırlatıyor ve yaşatıyorsun..Eile,diline,kalemine sağlık...

Cevap Yaz
Numan Kurt
15 Nisan 2010 Perşembe 22:11:41
Tacettin Bey,
Yaşadıklarınızı hoş, samimi bir dille anlatıyorsunuz. Fotoğrafınızda besbelli olan babacanlığınız, yazılarınıza da yansıyor.
Selamlar, saygılar.

Cevap Yaz
ozan zeki
15 Nisan 2010 Perşembe 22:11:29
üstat evet kalem bu yazan bu çok çok güzeldi yazan kalemin daim yüreğinde var olsun.

Cevap Yaz
GÜLDESTE
15 Nisan 2010 Perşembe 21:54:40
candostum sizin yazılarınızı büyük bir beğeniyle okuyorum iyiki varsınız değerli kaleminiz hep bizlerle olsun şimdi merakla yeni yazınızı bekliyorum sevgi ve saygılarımla

Cevap Yaz
su_misali(Gülhun Ertilav)
15 Nisan 2010 Perşembe 21:39:00

NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDİR, TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR

Ahh ne güzel demiş büyüklerimiz

sağolasın Tacettin ağabeyim ellerine sağlık

saygılarımla her daim


Cevap Yaz
Devrani
15 Nisan 2010 Perşembe 21:22:15
Asker ocağı.Vatani görevini yapmak için gelen mehmetçiğin tezkere aldıktan sonra bile onlarca yıl anlattığı,unutulmayan anılarla dolu bir yuva.Öyle bir ocak ki iyisiyle ,kötüsüyle hepsi bizden vatan evlatları.Civan mert anadolu insanının en olumsuz zamanlarda bile mazlumun yanında olduğunu gösteren bilge bir yaklaşımın ustaca ifadesi.Hikayeyi okurken kendinizi mehmetçiğin yanında hissediyor adeta soluklarını duyuyorsunuz.Hikaye kahramanları bir roman sayfasından fırlamış, hayat bulmuş bir kurgu değil tamamen gerçek.Tabi bunda da bu güzel havayı solumuş,olaylara gönül gözüyle bakmış yazarın katkısı inkar edilemez bir gerçek.Bu yazıyı kaleme alan mürekkebi vatan kokan üstat Tacettin YILDIM'ı gönülden kutluyorum.Siz yazın ki bizler hayali kurguların ötesindeki gerçek yaşantıları tatlı bir gülümsemeyle okumaya devam edlilim. Saygılarımla.

Devrani tarafından 4/15/2010 9:23:14 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Tülay Aslan
15 Nisan 2010 Perşembe 21:20:09
Tacettin hocam emeğinize sağlık,güzel bir anınızı bizimle paylaşmışsınız,teşekkürler. Çok güzel bir yazı okudum.Usta kalemi kutluyorum.selam ve saygılar.

t_a_polat tarafından 4/15/2010 9:21:24 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
15 Nisan 2010 Perşembe 18:38:24
“Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

Değerli arkadaşım Tacettin, emekli bir komutan olarak, yaşadıklarınızı çok güzel kaleme alıyorsunuz. Her zaman tarafsız olmayı ve mazlumun yanında olmayı başarıyorsunuz. İşte yine bir mazlumu koruma yazısı ve insanlık dersi veriyor. İnsan olmayı beceremeyen beyinlere...

Kutlarım...sevgi ve saygılar...

Cevap Yaz
eyüp DEMİRCİ
15 Nisan 2010 Perşembe 18:33:04
... güzeldi
... toplum ahengini
... bozan tiplerin
... alacağı bir dersti
... ayrıca
... verdiğiniz bu dersi
... vermek isteyen çoğu kimselerin
... yapmak isteyipte
... yapamadığı
... kine göre illegal
... bana göre
... hayatın derin bir felsefesiydi !...

... mükemmel bir yaşam öyküsü
... mutlu son
... yüreğine sağlık "koca şair"
... güzel insan "modern mevlana"
... öperim kaleminden !...

... ailene hürmetler
... sevgi saygı ve selamlarımla
... değerli ağabeyim,
...

Cevap Yaz
Murat Çakır (şeker29)
15 Nisan 2010 Perşembe 17:56:54
insanın askerlik günleri yıllar geçsede unutmayacağı günlerdir,abi send eyaşadığın bu güzel olaylarla bizleri o günlere götürdüğün için tşk eiyorum

Cevap Yaz
Günay ÖZDEMİR
15 Nisan 2010 Perşembe 16:42:43
Yaba Hakkı ve diğerleri gibi kendini bimez personel hep vardır teşkilatlarda. Onların sorunu rütbe değil, şahsiyet sorunudur aslında. Toplumun her kurumunda bunlara benzer kişiler olmuş ve olacaktır. Bazıları bunu kabul etmekte zorlanırlar. Oysa az sayıda da olsa bulunmasından öte bir şey yoktur. Çünkü askerler de bu toplumun içinden gelirler. Uzaydan değil.

Şunun da farkında olmak gerekir sanırım: Eğrisiyle doğrusuyla, iyisiyle kötüsüyle...
Bu ordu bizim ordumuzdur.
İçindeki çürük elmalar ayıklanmalı ki bunu en iyi yapan kurumların başında gelir. Tüm yaşananlara bakıp haksız eleştiri ve ithamlarda bulunmak kimseye fayda sağlamaz.

Yaşadıklarınızı sade ve akıcı bir dille anlatımınız, okuyanı adeta olayın bir parçası haline getirmeniz ve gülümsetmeniz...

Hepsi çok güzeldi Komutanım. Sizlerin yazıları bana ilham ve güç veriyor.
Geç de olsa sizinle tanıştığım için çok mutluyum. İyi ki varsınız.
Hürmetlerimle .

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


flycan57
15 Nisan 2010 Perşembe 16:24:42
çok güzeldi..anlatım akıcı..kurgu değil..hayatın içinden..tebrikler..saygılar..selamlar..

flycan57 tarafından 4/15/2010 4:25:09 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Nilgün Akçay
15 Nisan 2010 Perşembe 16:16:36
Gülmekla ağlamak kardeştir diyenlere; bu gün hak verdim, bu güzel yazınız da...

Böyle güzel kişilikleri, kaleminiz ne güzel işlemiş sayfanıza...

Yazının geçtiği dönem bir çok acıyı barındırmış olsa da, anlatımınızda ki, samimiyet ve sorunların üstesinden gelme başarınız, gülümsetti biz okuyanları...

Sevgi ve saygım sonsuz size sevgili Tacettin Bey

Cevap Yaz
Mehmet Aktaş
15 Nisan 2010 Perşembe 15:35:57
Ellerinize sağlık değerli arkadaşım.
Beğenerek okudum.
Sağlıcakla kalınız...

Cevap Yaz
ayhansarıkaya
15 Nisan 2010 Perşembe 14:46:05
KONUTANIM,YİNE DÖKTÜRMÜŞSÜN YA HELAL OLSUN SİZE...HER ZAMAN BEKLİYORUM BÖYLE GÜZEL ANILARINIZI...
SEVGİLER GÖNDERİYORUM SANA... HAAA,UNUTMADAN SÖYLEYEM,NİYA ADINI YAZDIRMADIN BAKEM.SENSİZ ANKARANIN TADI OLMAZ ,ONA GÖRE...

SELAMLAR...

Cevap Yaz
duygusal_cocuk
15 Nisan 2010 Perşembe 14:38:21
yazınızı sonuna kadar bazen tebessumle bazende farklı aromalı duyguları bırlestırerek bır karısım halınde okudum.ayrıca kısılerın o sıvesel vfarklı konusmalrını analız etmenız ve yazıya bunu serpıstırmenız cok hos olmus.okuyucunun sıkılmaması ve daralmaması açısından guzel olmus
basarılarınızın devamını dılerım
saygılarımla abıcıgım.
morıs MİZRAHİ

Cevap Yaz
Sevgi Salman
15 Nisan 2010 Perşembe 14:26:56
Tacettin abi, öyle akıcı yazıyorsunuz ki, sanki olayı an be an yaşatıyorsunuz...Recep adına çok sevindim "Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste " misali, siz de çıkarmışsınız.Ellerinize sağlık.
Onca yıllık mesleğinizde, kimbilir daha nice anılarınız vardır.Usta kalem uzun aralar vermeden yazsın, bizler de okuyalım...
Sevgilerimle

Cevap Yaz
emre vehbi alkan
15 Nisan 2010 Perşembe 13:55:50
Gerçekten hoş bir anıydı. Ama bunu okuyan biz dostlardan başkası olmaz dimi. Yoksa halin harap dostum :))...
Askerlik yıllarımı hatırlattınız bana eyvallah. Uzun olsun ömrünüz...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım Yazının sahibi 16 Nisan 2010 Cuma 00:53:05
sevgili kardeşim....bu mesleğimi yaparken iyi ve kötü hep yanyanaydı...doğruyu bulup o yönde gitmek kişinin becerisine kalmıştı....kurtlar sofrasında kuzu budu olmadık devletin yiyen bir kademesinde görevimiz olmadı....utanacak hiç bir durum yaratmadım...birebir yaşadığım anılarım suç unsuru olacaksa ben bu suçu işlemeye zevkle devam edeceğim...günah ve haram mekanizmasının enflayonunu yaşıyoruz suçlu ayağa kalk derlerse ben oturanlar safındayım..nasip olursa anılarımı siz beğenen dostların verdiği moralle kitap haline getirip....herkesin ve her kesimin önüne sunacağım...
AŞKA SELAM
15 Nisan 2010 Perşembe 13:38:20
TACETTİN BEY,ANLAŞILDIĞINA GÖRE ASKERİYEDEN EMEKLİSİNİZ...SİLAH TUTAN ELLERİN, BÖYLE GÜZEL ANILAR YAZMASI SİZİN YÜREĞİNİZİN GÜZELLİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR...

KUTLARIM...

SEVGİLERİMLE...

Cevap Yaz
Mustafa Sakarya
15 Nisan 2010 Perşembe 13:37:56
Bilmem ki bu anlamlı yazıya nasıl bir yorum yapmalı! Hani yabanın yediği dayağa mı sevinsem? Yabanın dövdüğü mehmetçiklere mi üzülsem. Bilmiyorum ama bu yazı bana bir çok duyguyu aynı anda yaşattı. Tacettin abi şeffaf ve dobra dobra bir insansınız. O yüzden her yazınızı merakla bekleyip, "Bu kez hayatın hangi gerçek kesitini göreceğim" diye sabırsızlanıyorum.

Sizi gönülden tebrik ederm.

Cevap Yaz
IRIZA
15 Nisan 2010 Perşembe 13:36:32
Emekli bir ordu mensubu olarak taraf tutmadan kaleme alınmış yazınızı beğenerek okudum..
Rütbe ve mevki sahibi insanlarımızın büyük çoğunluğu ne yazık ki bu güçlerini egoları doğrultusun da hep kullanmıştır..
Toplum yapısı, kurumların yapısı da buna her daim müsait olmuştur..
En alt rütbeden en üst rütbeye ve mevkilere kadar egolar hep tavan yapmıştır ve hala yapmaya devam etmektedir..
Bu sahneleri görmek istersek eğer haber programlarını izlemek yeterlidir..
Güzel bir anlatım hocam.Saygılarımla...

Cevap Yaz
Özden Özpınar
15 Nisan 2010 Perşembe 13:30:40
Kişilğindeki boşlukları doldurulmayan ,Şiddet korku salarak benlik kazanmaya çalışan acınacak insanlar.Çok üzücü olmuş.Eskiden okula kayıt yapılırken öğretmene*eti senin kemiği benim * sözünü anımsadım.Ağaç yaşken eğiliyor,sevgi emek adalet kavramıyla tanışık olmayan çocuğun yetişkin birey hali.Ezenler ezilenler ...Keşke komutanlar onların duygularını kıracak cezalar verseydi..saygılarımla değerli dostum

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
15 Nisan 2010 Perşembe 13:11:31
Yine harika bir yazıydı Tacettin Abi. Zevkle okudum. Çok sık yazmıyorsun ama yazınca da Edebiyat Defterini sarsıyorsun. Bayıldım bu yazıya da. Takdirlerimi ve hakeden puanımı bırakıyorum sayfanıza. Saygı ve selamlarımla

Cevap Yaz
Gökhan KAVCI
15 Nisan 2010 Perşembe 12:54:59
ne zaman okusam anılarınızı, gözümün musluğuna mukayyit olamıyorum..burnumun da akmasıyla salya sümük kalıyorum.. yok yok bir daha gelmeyeceğim bu sayfaya...keşke herkes rütbe ve makamın gelip geçici bir yer olduğunu, o yeri bahşeden GÜÇ' ün bizi neden o yere seçtiğini idrak edebilseydik..yine müthiş bir hatıra okudum sayfanızda.. koca yürekli KOMUTAN'ıma saygılarımı sunuyorum.. sağlıcakla kalınız...

Cevap Yaz
Eser Akpınar
15 Nisan 2010 Perşembe 12:53:15
Siz bunu hep yapıyorsunuz Tacettin Bey. Bir yandan gülümsetirken bir yandan da ders veriyorsunuz. Anılarınızdan çıkan öğretileriniz, altın değerinde.

Saygılarımla.

Cevap Yaz
bahattintonbul
15 Nisan 2010 Perşembe 12:51:17
çokgüzel bir anı anıyı anlatan başka bir mutlu çünkü çok güzel anlatmış sıkılmadan okudum zevkle kutlarım

Cevap Yaz
ahmet umut
15 Nisan 2010 Perşembe 12:08:46
Güzel anlatım.Sen Karadenizli Recep'i unutmadığına göre...Ya Recep bu anısını köyde nasıl anlatıyordur..işte onu merek ediyorum...
İçerik,anlatım güzel...ama o yıllardada komutanın havası bir başkaydı değil mi?
Bu aniları anlatmak sana ,anlatım tarzına yakışıyor.....
Kutlarım selamlar dost

Cevap Yaz
guler birsozu
15 Nisan 2010 Perşembe 12:06:14
Dayak cennetten çıkmış.
Güzel bir yazı.Seyreder gibi okudum.
Dinsizin hakkından ,imansız gelirmiş. Bu tip insanlardan korunmak lazım.
Ve korumak lazım insanlarımızı.
Çok saygılar

Cevap Yaz
siyahgecem
15 Nisan 2010 Perşembe 11:58:58
merhaba ablam .))))))))
sen varya sen dünya tatlısı bir insansın ablam bitanesin yazılarının hayranıyım nasıl başlıyorum nasıl bitiyor anlamıyorum elleriniz dert görmesin ohhhhhhh ne güzel olmuş dedim vallahi NUSH İLE YOLA GELMEYENİ ETMELİ TEKTİR TEKTİR İLE USLANMAYANIN HALİ KÖTEKTİR .)): vuran elleiniz dert görmesin ablam anılarını dinlerken sanki bende yanında olayı gözler gibi oluyorum öyle güzel bir anlatımın varki sanki olayı canlı yaşıyor gibi hissettiyorsun insana kötüler çok ama bunun yanında senin gibi mert insanlada var çok şükür malumun hakkını koruyan güzel yürekli insanlarımızda var var olasın ablam bende asker kökenli bir aileden geliyorum HER ZAMANDA GURUR DUYDUM iyiki varsınız mehmetciklerim can kurban sizlere bu aralar çok uykudalar bir üzüntüm o yalnız ablam her zaman olduğu gibi her yerde bu tür insanlar var astığı astık kestiği kestik insanlar çok bir yollada böyle güzel cezalarını görüyorlar ama bu arada olanda garibanlara oluyor insan nasıl kıyar ordaki evlatlara bunu anlamıyorum işte onlar nasıl evlatlarımızı allahım bizlere emanet ediyor bizlerde evlatlarımızı VATANI BEKLESİN diye KOMUTANLARIMIZA emanet ediyoruz bu emanete hiyanettir bence oları kendi evlatları gibi koruyup gözetmeli deyilmi ablam sizlerin yaptığı gibi ALLAHIM sizler gibi yüreği güzel insanlarla karşılaştırsın canım kadeşim hele o askerimin konuşması yine beni güldürdün canım ablam mevalamda seni ömür boyu güldürsün hep mutlulk çalsın kapını dilerim mevlam hep güldürsün yüzünü ablam kutlarım güzel yüreğini senin gibi güzel yürekli insanlara çok ihtiyacımız var var olasın seni bütün kalbimle kutluyorum sevgilerimi bıraktım hoşçakal ablam iyiki varsın iyiki benim canım kardeşimsin valığın için çok teşekkür ederim hoşçakal allaha emanet ol

Cevap Yaz
AZAP
15 Nisan 2010 Perşembe 11:53:12
Namuslular namussuzlar kadar cesaretli olsa zaten bu işler olmaz...kurtar çekilince ortalığı köpekler talan edermiş...Her şeyin bir sınırı vardır...Onaları bu güne kadar idare edenler utansın...yediği nimeti pisleten hiç bir zaman adam olmaz onlardan adam olmasını beklemek cahilliktir...olması gereken olmuş ah yerde kalmamış...esen kalın...ders alınacak bir yazı kutlarım...

Cevap Yaz
Müjgan Akyüz
15 Nisan 2010 Perşembe 11:34:53
Hayat bu yapılanlar karşılığını bir şekilde görüyor demek.
zevkli bir tarzda yazılmış yazıyı zevk ve beğeniyle okudum.
Teşekkürler paylaştığınız için.
Selamlarla...

Cevap Yaz
ALİ ÇAĞLAYAN
15 Nisan 2010 Perşembe 11:23:58
harika bir anı/öykü okudum dost..bahsettiğiniz türden yaratıklarla ben de karşılaştım hayatım boyunca..görmüşüzdür,duymuşuzdur mutlaka..ama bunların anladığı tek şey dediğiniz gibi kötektir ve köteği eksik etmeyeceksin çorak dünyalarından..
bu güzel anı paylaşımınız için teşekkürler..
sevgim ve saygımla..

Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
15 Nisan 2010 Perşembe 11:06:32
tacettin abi öncelikle bana bu yazıyı okumamı tavsiye ettiğiniz için tşk ederim...

şiddete karşıyız ama hani bazen dayak cennetten çıkmadır diyesi geliyor insanın böylesi durumlarda... ohh iyi olmuş... canıma değsin...

Kokokomitanim, yayayaba hahahakkıya tititiren çaçaçarpmış dududuydunmu?”Demez mi.
:)))) Nasrettin Hoca kıssası gibi bir hikaye okudum sağolasın... saygılarımla...

fusfukara tarafından 4/15/2010 11:07:10 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
zaralıeren
15 Nisan 2010 Perşembe 10:57:40
can gardaşım kıymetlı komutanım

bir kez daha insanlığınla gurur duydum böylesi bir hemşerim olması beni çok mutlu etti

yazın o kadar canda o kadar ustaca kaleme alınmışkı olaya şahit gibiydi sizleri izleyen bir çift göz oldum

var olsun komutanımın yüreği kalemı

nice mutlu yaşamlar diliyorum saygı ve selamlarımla

Cevap Yaz
nur benlioğlu
15 Nisan 2010 Perşembe 10:48:05
DEĞERLİ DOST!


GEÇMİŞİMİZ, ANI YÜKLÜDÜR.İSTER ÇOCUKLUK, İSTER, GENÇLİK, MESLEKİ,YAŞLILIK...ZAMANLARIMIZA ÖZGÜ ANILARIMIZ, SİLİNMEYECEK BELLEKLERİMİZDEN.AMA BAZILARI DA, DERİN İZ BIRAKIYOR ŞÜPHESİZ.

GÜZEL YÜREKLİSİNİZ VE KÖTÜLERE KARŞISINIZ, BİLİYORUM. ANINIZDA, TÜM İÇTENLİĞİNİZLE, DAYAK OLAYINI ANLATMANIZ DA BUNU KANITLIYOR..ŞİDDETE KARŞI,ŞİDDET UYGULAMIŞSINIZ.CAYDIRICI OLMUŞ BU CEZA.İYİ Kİ, DAHA KÖTÜ DURUMLARA NEDEN OLMAMIŞ.OLABİLİRDİ DE DEĞİL Mİ ? SİZ, ŞİDDET ADAMI DEĞİLSİNİZ.ANILARDA KALSIN BIRAKIN VE BİZLER, OKUYALIM SİZİN ASKERLİK ANILARINIZI, TÜM İYİ NİYETİNİZLE YAZDIĞINIZ.
KUTLUYORUM.YAŞATTINIZ, HİSSETTİRDİNİZ YA SATIRLARDA, ÖNEMLİ OLAN BU.

SAYGILARIMLA DEĞERLİ DOST !

Cevap Yaz
handan akbaş
15 Nisan 2010 Perşembe 10:26:13
Tacettin bey her ne kadar dayağa karşı olsam da, masumlara zulm eden zalime gereken dersi verdiğiniz için, ellerinize sağlık.Anlatımınız her zamanki gibi harika, askerlik anılarınızı kitap halinde toplasanız, çok güzel bir eser çıkar ortaya, tebrikler, tam puan yıldızlı...Saygılarımla...

Cevap Yaz
duygusalsair
15 Nisan 2010 Perşembe 10:21:02
Merhaba Tacettin bey güzel ifadeler güzel anlamlar bu kadar güzel bir ifade şeklinizi tebrik ederim dost

Saygı ve selamlarımla

Cevap Yaz
canandemirel
15 Nisan 2010 Perşembe 10:19:48
Tacettin bey anlatımınız çok güzel,güne hoş bir yazı okuyarak başladım , yazılarınız ve tasvirler sizin insancıl yönünüzü gösreriyor.Bu askerlik anınınzı çok severek okudum,sanki olayı orada bende yaşadım ve o katı yüreklileri gördüm yani yazının içine girdim.Güzel bir ders vermissiniz.Birlikten kuvvet doğar.KUTLUYORUM,sevgiler.....

Cevap Yaz
Fatma Biber
15 Nisan 2010 Perşembe 10:11:53
Her ne kadar dayaşa karşı isem de; 'Hak etmiş, elinize sağlık.' diyorum. Bu tür insanlara bir şekilde haddini bildirmek gerek. Yine zevke okudumve bir an düşündüm: Hakkı ve timi de gururla anılarını yazabilir mi?
Teşekkürler Tacettin Bey.

Cevap Yaz
N. B. Ç.
15 Nisan 2010 Perşembe 09:35:58
Normalde şiddet ve dayağa kesinlikle karşı olsam da bazıları fazlasıyla hak ediyorlar; hikâyemizin kötü adam karakteri gibi.
Ellerinize sağlık diyelim, ne deyelim.
Anılarınızın devamını okumak dileğiyle.
Saygılarımla...

Cevap Yaz
sevgidamlalarim
15 Nisan 2010 Perşembe 09:35:34
oldukca manidardı anılarınız askerlik anılarını dinlemek hep keyif vermiştir ama bunda ders de vermişsiniz kutlarım yazan yüregi selam ve saygılarımla...

Cevap Yaz
ağla yüreğim
15 Nisan 2010 Perşembe 09:23:26
TACETTİN ABİM ASKERLİK ANILARINIZI OKUYORKEN O GÜNLERİN ÇEKMİŞ OLDUĞUNUZ ANILAR GÖZÜMDE CANLANDI SİZİN ANILARINIZI OKUYORKEN CANIM ABİCİĞİM AKLIMA GELDİ ODA MARDİN DARGEÇİTTE DAĞ KOMONDOSU İDİ KAÇTANE TERÖRİSTLER VURMUŞLARAMA NEYAZIKKİ ORDA ABİM AYAĞINDAN VUURULDU ŞİMDİ ÇOK İYİ AMA OZAMAN YANINDA BİZİM KÖYE YAKIN SİLAH ARKADAŞI VURLMUŞ BİZEDE ABİMİN CENAZESİ GELİO DİE HABER VERDİLER ÇOK ŞÜKÜRKİ SADECE AYAĞINDAN VURULMUŞ BİZLER MAHVOLDUK PERİŞŞAN OLDUK BABAM HEMEN MARDİNE GİTTİ BAKMIŞKİ;ABİM SAÇ SAKAL BİRBİRİNE KARIŞMIŞ BİR DİLENCİ MİSALİ MAĞARADA YARALI YATIYORMUŞ BABAM ÇOK SEVİNMİŞ ONUN SAĞ OLDUĞUNU GÖRÜNCE NEYSE TACETTİN ABİCİĞİM SİZ YAZINCA BENDE BU ANIYI PAYLAŞMADAN GEÇEMMEDİM RABBİM TÜM ŞEHİT AİLELERİNE SABIRLAR VERSİN ŞEHİTLERİMİZİNDE MAKAMLARI CENNET OLSUN ASKERLİK ANILARINIZN DEVAMINI BEKLİYORUM SEVGİ VE SAYGILARIMLA ABİCİĞİM HAYIRLI GÜNLER DİLERİM SİZLERE

Cevap Yaz
AHMET ACAR
15 Nisan 2010 Perşembe 09:17:13
KEKEME RECEP



KEKEME RECEP

İlk tayin yerim Şarkışla radarıydı. Askerliğin tabiriyle çömez yıllar, içimizdeki görev aşkı büyük, anaya, babaya yakın olma duygusu, birincilikle mezun olduğum branş okulundan, istek hakkımı, memleketimin kazasına kullanmıştım. Aileme en yakın yer burasıydı.

Hafta sonu ve nöbet istirahatlarımda, Sivas’a gidiyordum.
Yanımda götürdüğüm, Silahlı Kuvvetler sigarasını mahallede herkese dağıtıyor, pantolonumu ütüleyen ablama, gömleğimi kolalayan küçük kız kardeşime bahşiş veriyor, anneme ve babama hediyeler alıyordum. Havam yerinde, “ neden resmi gelmiyorsun biz hiç görmeyecek miyiz?” diyen ailemi, türlü bahanelerle atlatıyordum. Görev yaptığım yer, Anadolulun en mahrum ve mimli yerlerinden biriydi.

Okuldan tayin olan birkaç kişi vardı. Şark hizmetine gelenlerin yanı sıra, sürgün olan personelde buraya gönderilirdi. Hepsinin lakapları vardı.

TOMSON MAHMUT, makineli tüfekle herkese yat kalk verip yerlerde süründüren adam. Rütbe tenzilli

CAMBAZ SEBAHATTİN, sorumlu olduğu kantin ve gazino paralarını zimmetine geçirmiş. Rütbe tenzilli.

DİZEL APO, içki imalatçısı, onun yüzünden komutan kantinde kolonya satışını yasaklamıştı. Rütbe tenzilli.

FİRAR YUSUF izin ister, verilmeyince kaçan adam. Suçu sınırda işler, ne kadar ceza alacağını hâkimden iyi bilen biri. Rütbe tenzilli.

YABA HAKKI, çam yarması gibi, ellerinden dolayı bu unvanı almış. Erlerin korkulu rüyası, dövmediği kimse yok, kalbi taştan ve alabildiğine çirkin. Rütbe tenzilli.

Küçük, mütevazı gazinomuz yetersizdi. Mesaiden sonra tüm bekârlar burada buluşur, yemek yer, sohbet ederdik. Bizimkilerde orada olunca, her an bir olaya gebe kalır, pür dikkat, bu hilkat garibelerini korku ve merakla izler, devamlı tetikte bekler, muhatap olmamak için köşe bucak kaçardık. Bunlar hiç kimseden korkmaz, devamlı beraber olur, içki içer, kumar oynarlardı. Çoğu zaman kavga eder, birbirlerine hakarette bulunurlardı. Komutan bunlara ceza vermekten bıkmış, onlar ceza almaktan bıkmamışlardı. Hangi konumda olduklarını kendileri bile bilmiyordu. Aileleri de perişandı. Son görev yerleriydi. Burada da düzelmezlerse, disiplinsizlikten ordudan tart edileceklerdi.

Yüz on kişilik rütbeli personelden hiç kimse sevmezdi. Onlarda, bunu bildiği için hep beraber gezerlerdi. Birlikte herkes, onlar için “ vukuat timi geliyor” der birbirlerini uyarırdı. Üniformanın verdiği yetkileri çıkarları için kullanırlar, güçlerini, eli kolu bağlı Mehmetçiklerimizden çıkarırlardı. Kendisine faydası olmayan bu kişilerin ailesine, vatanına hiç faydası olur muydu? Nefret, sadist, yalan, dolan, kalleşlik kelimelerinin sözlüklerdeki karşılığıydı. Bir tesadüf eseri orduya girmişler, âli kıran, baş kesen olmuşlardı. Sayılı günlerini bildikleri için, dur durak bilmiyor, işi azıttıkça, azıtıyorlardı.

Gazinomuzun çaycısı Recep, hepimizin sevdiği, kısa boylu, bebek yüzlü, gözleriyle gülen, çalışkan, temiz, çok tatlı bir askerimizdi. Her istenileni yapar, oradan oraya koşturup dururdu. Biraz da kekemeydi. Bizleri, kendisine hayran bırakan Karadenizli şivesiyle gönlümüzde taht kurmuştu. Konuşurken bazen takılır, heyecanlanır, kelimeyi uzatır, hizmet ederken daha çok kekelerdi. Bunu en çok Yaba Hakkı hırpalardı. Zaman, zaman bir köşede Recep’i ağlarken görünce içim parçalanırdı. Karşısında, hazır olda duran savunmasız birine güç göstermek, basitliğin ta kendisi değil miydi? Günümüzde çok sık kullanılan, orantısız güç buydu. Bütün bekârlar toplanıp, bu insan azmanına bir ders vermeyi planlamıştık. Başımızda, bizden kıdemli ağabeyimiz, Saffet Okan vardı. Gazinoda kıstırıp, tabiri caizse, eşek sudan gelene kadar dövecektik. İçimiz içimize sığmıyor, uygun bir fırsat kolluyorduk. Kararlaştırdığımız gün gelmiş, tüm ekip gazinoda toplanmıştık. Bizlerden başka kimsede kalmamıştı. Plan, en ince ayrıntılarına kadar yeniden gözden geçirildi.

İçimiz kıpır, kıpır Saffet ağabeyi, can kulağıyla dinliyoruz.

“Cemal, sen Yaba Hakkı’ya telefon açıp, gazinoya gel sizi bekliyorlar diyeceksin.”

“Tacettin, sen gazinodan içeri girer girmez ışıkları söndüreceksin.”

“ Bülent, sen masa örtüsünü başına geçireceksin.”
“ Halis, sen dışarıda durup içeriye kimseyi almayacaksın.”

“İlhan, Oktay’la sen bacaklarına dalıp, yere yıkacaksınız.”

“Sabahattin, sen radyo ve teybi sonuna kadar açacaksın. Gerisini bana bırakın. Hiç konuşmayalım, sesimizden tanır.”

Böylece son direktiflerde almıştık. Safha, safha yürürlüğe konulan plan, kusursuz işliyordu. İçeride bir kafa darbesiyle sersemleyen ayı, böğürerek yere yığıldı. Elindeki copla, Saffet abi, hedef gözetmeksizin vuruyor, vuruyordu. Hepimiz şölene katılmış, çorbada tuzumuz olsun misali, tekme tokat girişiyorduk. Enkaz yığınını bulunduğu yerde bırakıp hiçbir şey olmamış gibi dağıldık.

Duyan herkes “çok iyi olmuş” dedi. En çok da ailesi sevinmişti. Komutan keyifli, keyifli gülüyor, “Kim yaptı? Hakkı, biliyor musun?” diye kafa buluyordu. Kaşı gözü patlamış, iki dişi, üç kaburgası kırık, kolu ve ayağı çıkmış vaziyette üç hafta hastanede yattı. Suçsuz yere dövdüğü askerlerimizin öcünü, ondan fazlasıyla almıştık. Çok rahat ve mutluyduk. Mağdur belli, yapan meçhuldü. Yeni demlediği çayı bana sunan Recep, o tatlı şivesiyle.

“Kokokomitanim, yayayaba hahahakkıya tititiren çaçaçarpmış dududuydunmu?”Demez mi.

O günden sonra, Yaba Hakkı gazinoya gelmedi. Diğerleri de kendilerine bayağı çeki düzen vermişti. Çünkü, sırada olduklarını tahmin etmişlerdi. Hepimizin bildiği ünlü bir söz vardır. Eski bir asker, devlet ve edebiyat adamı, merhum, Ziya Paşa’nın o muhteşem sözünü, emir telakki edip, bizlerde seve, seve yerine getirmiştik.

“Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”

Tacettin YILDIRIM

SEVGİLİ DOST NE KADAR MÜKEMMEL İFADELERLE O GÜZEL ANILARI YAŞAMIŞSINIZ.BİZE DE YAŞATTIĞIN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.VEFALI YÜREĞİNİ KUTLUYORUM.ASKERLİK HER TÜRK GENCİNİN YÜREĞİNDE İYİ KÖTÜ BİR İZ BIRAKIYOR.NE MUTLU SİZEKİ O SEVDİĞİNİZ İNSANLARI HALEN YÜREĞİNİZDE YAŞATABİLİYORSUNUZ.KALEMİNE YÜREĞİNE SAĞLIK ÇOK BÜYÜK BİR KEYFLE HEYECANLA OKUDUM.PUANIM TAMDIR.

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
15 Nisan 2010 Perşembe 08:53:15
Ah Tacettin Bey , bir taraftan askeliğinde böyle kötülerin zulümlerine mazhar kalanların anıları tazelenirken, diğer taraftan hepsinin adına yaptığınız o intikam olayı da ''oooh ! '' dedirtiyor herkese...

Cevap Yaz
hazan444
15 Nisan 2010 Perşembe 08:35:54
Tebrik ederim.İnsan zaman zaman geçmişe dönüyor,anılar silinmiyor.Tebessüm ediyor,hüzünleniyor.Çok anlamlı,çok güzel bir yazıydı.Aynı zamanda ders vericiydi.Yüreğinize,emeğinize sağlık efendim.Saygılarımla..

Cevap Yaz
melahat çetinkaya
15 Nisan 2010 Perşembe 08:33:43
HARİKAYDI YİNE .SENİN ASKERLİK ANILARINI İPLE ÇEKİYORUM .ÖYLE GÜZEL ANLATIYORSUN Kİ ....BAYILIYORUM RAHMETLİ AZİZ NESİN DİLİ VAR SENDE .YAP ŞU DEDĞİMİ ARTIK .ASKERLİK ANILARI KİTABINI İLK BEN ALACAĞIM .BİLİYORMUSUN BENİM OĞLUM DA GENÇ ,ÇİÇEĞİ BURNUNDA BİR TEĞMEN .MÜMKÜN OLSA SENİNLE TANIŞTIRIRDIM ONU. HAYAT DERSLERİNİ SENDEN ALSIN DİYE ASKERLİKLE İLGİLİ .
ELLERİNİZE SAĞLIK ÇOK İYİ ETMİŞSİNİZ BİR DESPOTA HADDİNİ BİLDİRMİŞSİNİZ .BUNA BENZER BİR OLAYI BİZ DE ÖĞRETMEN OKULU YATAKHANESİNDE IŞIKLARI KAPATARAK MANYAK BİR BAYAN HOCAYA VERDİK DERSİNİ .ÇOK İŞE YARADI .AKILLANDI .ZİYA PAŞA DOĞRU DEMİŞ .HAKEDENE BİLDİRECEKSŞİN HADDİNİ .KEŞKE BU MİLLETTE BİLDİRSE BİLMEYEN DESPOTLARA ARTIK .DEĞİL Mİ ? YÜREĞİNE SAĞLIK .TŞKLER .

Cevap Yaz
Toynak
15 Nisan 2010 Perşembe 08:31:36
şimdi...Recep!in kaRadenizli olması itibariyle bunun ucu bana dokunur biraz...Yok öyle aba altından sopa göstermek "kargadan korkan darı ekmez" derler...Her şeye hazır ve nazır bekliyoruz..her hareket karşı harekati tetikler...Ben daha bir sinsi plan yapmalıyım...)))

gerçekten hayatın içindeki öykülerin tadı bir başka oluyor..okurken hem dersler çıkarıyor insan hemde ibret alabiliyor..Asker ocağının tabiiki bir çok anıları vardır kolay değil 30 küsür yıl bir kurumda dirsek çürütüyor...

eh artık ankara savaşından sonra sağ kalırsan ankara hatılarını da okur arkadaşlarımız..Bence hiç şansın kalmadı ağabey...))))

Cevap Yaz
AYSE 09
15 Nisan 2010 Perşembe 08:28:37
günaydın
yine güzel anlatım la
geçmişi bize yaşattınız çok güzeldi kutlarım
ve devamını bekliyorum
saygılarımla

Cevap Yaz
Aysel AKSÜMER
15 Nisan 2010 Perşembe 08:24:20
Tacettin Bey; çok güzeldi anlatımınız, severek ve beğenerek okudum. Olayın geçtiği yer, kişileri tanıtımınız, tasvir, akıcılık, üslup ve zayıfın yanında olan güçlü tarafınız yazınızın daha da devleşmesine neden olmuş. Sizi kutluyorum, emeğinize ve kalemine sağlık. Saygılarımı sunuyorum.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.