Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
Karadenizin_Asi_Sairi
Karadenizin_Asi_Sairi

Sıcak Ekmek Kokusu

Yorum

Sıcak Ekmek Kokusu

( 2 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

154

Okunma

Sıcak Ekmek Kokusu

Sıcak Ekmek Kokusu

Bizim mahallede sabahlar başka türlü başlardı.

Güneş daha tam doğmadan uyanırdık. Kışın ayazı pencerelerin kenarına vurur, sobanın çıtırtısı evin sessizliğini bozardı. Annem mutfakta çayı koyarken, ben daha yatağımdan kalkmadan fırından gelen sıcak ekmek kokusunu duyardım.

O koku bütün mahalleye yayılırdı.

Sanki herkes aynı anda uyanır, aynı anda hayata karışırdı.

Sokağa çıktığımda komşular birbirine selam verir, kapı önlerinde kısa sohbetler başlardı.

— Günaydın.

— Günaydın, çay hazır mı?

— Gel, iki bardak içmeden bırakmam seni.

Bizim mahallede kimsenin misafire ihtiyacı yoktu. Çünkü herkes birbirinin evine misafirdi.

Bir evde çorba pişse diğer eve de giderdi. Birinin sobası sönse komşusu odun getirirdi. Çocuklardan biri hastalansa bütün mahalle geçmiş olsun demeye gelirdi.

Biz birbirimizi böyle severdik.

Sessizce.

Gösterişsiz.

Ama çok derinden.

Akşamları sobanın etrafında toplanırdık. Çayın buharı camları buğulandırır, yaşlılar geçmişten hikâyeler anlatırdı. Biz çocuklar da aynı hikâyeleri defalarca dinlediğimiz hâlde yine gülerdik.

O zamanlar zamanın kıymetini bilmiyorduk.

Çünkü zaman hiç bitmeyecek sanıyorduk.

Meğer insanın en büyük yanılgısı buymuş.

Bir gün büyüdüm.

Sonra mahalle değişmeye başladı.

Önce çocukların sesleri azaldı.

Sonra kapı önlerindeki sandalyeler boş kaldı.

Bazı evlerin ışıkları artık hiç yanmadı.

Bir gün fırına gittim. Sıcak ekmek aldım. Elimde ekmekle sokağın başında durup etrafa baktım.

Her şey yerli yerindeydi.

Ama hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Sanki mahalle aynı mahalleydi de içindeki insanlar eksilmişti.

O gün anladım.

İnsan bazen bir yeri değil, o yerde bıraktığı insanları özlüyormuş.

Gidenlerin bazıları başka şehirlere taşındı.

Bazıları hayatın telaşına karıştı.

Bazılarıysa gökyüzünde bir yerlerde kaldı.

Onların ardından mahallede sessizlik biraz daha büyüdü.

Eskiden bir kapı çalındığında içeriden kahkaha gelirdi.

Şimdi bazen kapılar çalınıyor, kimse açmıyordu.

Ölümler çoğaldı.

İnsanlar içine kapandı.

Diyaloglar sessizliğini korudu.

Etrafta kime ne sorsam anlatacak bir hikâyesi vardı.

Tıpkı benim gibi.

Benim de bir hikâyem vardı.

Tatlısıyla, acısıyla…

Erken büyümek zorunda kaldığım, hayata meydan okumaya çalıştığım, elimden geleni yaptığım yıllar…

Bazen geriye dönüp bakıyorum.

Meğer ben, sevdiklerim yanımdayken varmışım.

Şimdi bir yanım eksik.

Sevdiklerimin yarısı gökyüzünde bir yerlerde.

Bazıları hâlâ yanımda.

Ve ben her sabah uyandığımda onları biraz daha özlüyorum.

Bir gün yine eski fırının önünden geçtim.

İçeriden sıcak ekmek kokusu geliyordu.

Bir an durdum.

Gözlerimi kapattım.

Sanki yıllar geri geldi.

Sobanın çıtırtısını duydum.

Çayın buharını gördüm.

Çocukların seslerini işittim.

Bir kahkaha yükseldi sanki sokağın öbür ucundan.

Ve o an, zamanın bir saniyeliğine gerçekten durduğuna inandım.

Sonra gözlerimi açtım.

Sokak yine sessizdi.

Ama içimde bir şey vardı.

Bir umut.

Çünkü hâlâ nefes alanlar vardı.

Ben de onlara seslenmek istedim:

“Ne olur, siz de gitmeyin.

Birbirinizin kıymetini bilin.

Bir sofrayı paylaşın.

Bir bardak çayın hatırını bilin.

Birbirinize sarılın.

Küs kalmayın.

Çünkü hayat sandığımızdan çok daha kısa.

Artık eksilmek istemiyoruz.”

O gün eve dönerken elimde yine sıcak ekmek vardı.

Ekmek sıcaktı.

Çay sıcaktı.

Ama içimde yıllardır soğumayan bir özlem vardı.

Başımı gökyüzüne kaldırdım.

“Biliyorum,” dedim içimden.

“Siz hâlâ buradasınız.”

Çünkü bazı insanlar ölmez.

Sadece gökyüzüne taşınırlar.

Ve bazı mahalleler de hiç kaybolmaz.

İnsanların kalbinde yaşamaya devam eder.

Benim mahallem gibi…

Ben eski günleri çok arıyorum.

Meğer özlediğim geçmiş değilmiş...
Meltem Mesture Güven

Geçmişte kalan insanlarmış.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sıcak ekmek kokusu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sıcak ekmek kokusu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sıcak Ekmek Kokusu yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
3.9.2026 08:30:31
5 puan verdi
Harika bir anı okudum. Yürekten kutluyorum sizi güzel insan. Başarılarınız daim ilhamınız ölümsüz olsun. İki katlı şehrimden selamlar gönderiyorum çokça… Müsait olursanız sizleri de beklerim…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL