4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma
Barındırdıklarının dökülen saçları gibiydi huzurevinin çatısı.
Sonbaharını yaşarken serin rüzgârlar tarıyordu kiremitlerini.
Kimi kırık, kimi rengini güneşe sunmuş,
kiminin üstüne vakitsiz kar yağıp kırlaştırmıştı…
Bütün yoksulluğuna rağmen
yağmurun titreten damlalarını geçirmiyordu içeriye.
Yer yer yosun tutmuştu yüzü,
zamanın verdiği acılara katlanmak mı zor gelmişti acaba?
Yanaklarından süzülen gözyaşları mı yeşermişti üstünde?
Ama her şeye rağmen güzeldi,
en azından şen kuşlara salata tabağı gibi görünüyordu.
Hüzün aryası söylüyordu titreyen camları.
Silik anılar canlanıyordu solgun simasında.
Hâlâ hayatın var olduğunu haykırıyorlardı sanki
delip geçen bakışlara.
Belki duyulmuyordu,
dikkat etmeyince rüzgârın şarkıları sızıyordu camlardan.
Bazen doğudan bir barağın,
bazen kuzeyden horonun nağmeleriydi
pencere pervazlarını okşayan.
Kaç parmak izi kalmıştı kim bilir
yıpranmış duvarlarda.
Kaç özlem çizgileri konmuştu
kaçıp alınlardan.
Kaç gölgenin kanatları
anıları taşıyordu ürkerek bakan gözlere.
Sıvaları ağlıyor,
damlalarını toprağa akıtıyordu artık.
Yine de beyaz perde görevi yapıyordu ya,
yine de kötülüklerden koruyordu ya…
Sorguların sessizliği çökmüştü merdivenlere,
her çıkılan basamak başka bir öyküyü dillendiriyordu.
Her basamak
ölüme yaklaştırıyordu biraz daha.
Yorgun bacaklara destek olan bastonun tıkırtısı çınlıyordu
beton zeminde,
duyamıyordu o sese alışkın kulaklar.
Ya kapı?
Yorgun gönülleri hapseden kapı?
Gecelerin kâbusunu düşlere kilitleyen kapı?
Gıcırtıyla açılıp kapanıyordu her seferinde,
suskun dillerin çığlığı gibiydi.
Kayıp ülkenin çocuklarını saklıyordu duvarlar arkasına.
Zalimdi,
kapanınca açılmak bilmiyordu
ama en çok gözlenen kapıydı.
Belki elinde çiçeklerle gelecek bir ziyaretçi,
belki bir arkadaşının ruhu uçan bedenini taşıyacak tahta sandık.
Fersiz gözleri hep kapıdaydı huzurevi sakinlerinin.
Umutsuzluğa tuş olmuş umutlarla
misafir bekliyorlardı.
Şefkat çiçekleriyle
gelecek olan.
NOT:
"Barındırdıklarının dökülen saçları gibiydi huzurevinin çatısı..."Çatısındaki kırık kiremitlerden koridorundaki baston tıkırtılarına, ardında koca bir ömrün sızısını saklayan o sessiz kapıya kadar... Bir huzurevinin duvarları arasında yankılanan yalnızlığı, bekleyişi ve insan ruhunun en fersiz anlarını kelimelerle resmettik.Suno’nun minimal sinematik altyapısı ve fısıltıya eş değer o derin seslendirmesiyle, kayıp ülkenin çocuklarına, şefkat çiçeklerini bekleyen o fersiz gözlere bir selam durduk. Her mısrasında zamanın çizgisini, her basamağında hayatın gerçeğini hissedeceğiniz bu dramatik dinletiyi sizlerin beğenisine sunuyoruz. Değerli yorumlarınızı, hissettiklerinizi bizimle paylaşmayı ve kanalımıza abone olarak bu sessiz çığlığa ortak olmayı unutmayın.
Söz: Afet Kırat
Müzik & Seslendirme: Suno AI
#Huzurevi #ŞiirDinletisi #SpokenWord #SinematikŞiir #EdebiyatNotları #AnlamlıMetinler #Yalnızlık #Hayatınİçinden
www.youtube.com/@AfetinceK%C4%B1rat
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.