Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

ÇOK SEVDİM EN ÇOK DA SEVMEYİ...

Yorum

ÇOK SEVDİM EN ÇOK DA SEVMEYİ...

( 4 kişi )

3

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

330

Okunma

ÇOK SEVDİM EN ÇOK DA SEVMEYİ...

ÇOK SEVDİM EN ÇOK DA SEVMEYİ...



‘’oysa bir şiir niyeydi sanki
yer içer sevişir miydi sanki bir şiir
bir şiir uyur muydu kuş gibi
başını alıp da kanatlarının altına?
oysa bir şiir neydi sanki’’(Alıntı)


İçimi çektim.
İçime çektim.
İçimi püskürdüm ve yer gök şiir ve yer gök aşk.
Rengim beyaz ve ben kasıtsız kayıtsız şartsız sevdim.
İklimlerden hazana yürüdüğüm ve de kurtuluşum hazanda saklı asla da neden, diye sormayın.
Zaten sevemedim yazları en çok kışları sevdim ve üşümeyi.
Hasta olmak bile korkutmaz kış kıyamette sonuçta beni koruyan kollayan kodlayan bir Rabbim var.
Günlerdir şiir diye diye sayıklıyorum ve şiirler benim tek servetim, diyorum.
Kendini bilmez üç beş açgözlü gülüyor sinsice yetmiyor…
Gerisini zaten Allah biliyor.
Bu kız ne yer ne içer?
Bir soran mı var?
Allah muhafaza Rabbim bana yeter.
Ben bana yeterim bir adım sonra.
Adımı soruyorlar.
Söylüyorum hatta kapı zilinde de yazıyor ve ısrarla başka adlarla ya da soyadımla çağırıyorlar beni ve ben artık dönüp de bakmıyorum.
Tuttuğum çetele.
Tuttuğum defter.
Hiç de meraklısı değilim teknolojinin ve o aptalların telefonunun ve kendi hesabımı el yazımla ben tutuyorum gerçi teknoloji diye diye kafayı yemiş toplumun günlük kaygılarının başına yerleşse de şu güncellenmiş frekans ayarı…
Bense sadece kendi ayarlarımdan mesulüm ve fabrika ayarlarına dönmeye de niyetim yok çünkü fabrika çıkışlı değilim ve şahsıma münhasır olduğum için daha birçok seviyorum kendimi.
Sevilmekse saçmalık.
Sevdiğim her kimse dönüşü muhteşem olmadı.
Verdiğim selamlar bile havada kalır.
Ey, yüce Rabbim, söyle bana seni gerçekten çok mu seviyor bu insanlar yoksa işleri düştüğü için mi aralıksız çalıyorlar kapını?
Ya, benim suçum ne?
Çünkü kendimi bildim bileli sevdim ben elbette en çok Rabbimi ve O’nun da beni sevdiğini biliyorum ve koruduğunu üstelik sırf işim düştüğünde yakınlaşmadım Rabbime kendimi bildim bileli ve bana ne verdiyse şükrettim hürmet ettim ve öpüp de 3 kere koydum başıma.
Bre, insanoğlu hiç mi durduk yere sevmeyi bilmezsiniz siz?
Sadece sevgi.
Ne alacak ne verecek.
Bu bir t-cetveli değil ki ya da bütçe analizi:
Ne kadar sevdim?
Ne kadar işime geldi?
Ya da:
Ne çok nefret ettim sonuçta cebimdeki parayı daha çok sevdim.
Ve aşk:
Bre, âşık!
Sevdiğin kadını buldun madem pek mi lazım o taşlı yüzükler?
Bre, beşer!
Sevgi bu kaç mı çeker?
Sevgi altı üstü ve saygı menfaat gözetmeksizin.
Sevince borçlanmazsınız merak etmeyin ama abartı derecede nefret ettiğinizde de etekleriniz zil çalar.
Çok sevdim en çok sevmeyi.
Sefil ve soğuk mesleğimi bile en azından sevmeyi denedim artık nesini sevdimse o soğuk devasa plazalardaki ofisleri ve banka şubelerini ve de genel müdürlüklerini?
Denedim.
Mesleğimi sevmiştim de ama soğuttular işte hele ki başıma gelen mobbing.
Bir baktım ki kendimden nefret ediyorum.
Bir baktım ki hayattan…
Sevmenin karşılığı bu mudur?
Ya da sev ve öl.
Ölürcesine sevdiğim insanlar oldu: dostlarım akrabalarım komşularım.
Şimdi neredeler?
Ama en çok ben annemi sevdim o da beni ve yüce Rabbim ikizimizi.
Bizi birbirimize bağışlayan yüce Mevla ve sevmeyi öğreten.
Aslında annem de aracı idi sevgi konusunda çünkü Rabbin bahşettiği sevgiyi ve sevmeyi bana annem öğretti.
Peki, onu kim sevdi benden başka?
Yazımın en başında da yazdığım gibi:
Yer gök aşk!
Somut bir kanıt mı istiyorsunuz benden?
Kusura bakmayın hiç niyetim yok vermeye.
Olmadığından da değil hani…
İçime çektim ve püskürdüm:
Yer gök şiir; yer gök sevgi
Gerçi şimdi etrafınıza baktığınızda bunlara rastlamayacağınızı biliyorum ama…
Üstelik herkes şiir sever diye de bir kaide yok.
Üstelik herkes Gülüm’ü sever diye de bir kaide yok…
Ama birileri illa ki sever:
O da bende kalsın…

Sevgimle…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Çok sevdim en çok da sevmeyi... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çok sevdim en çok da sevmeyi... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇOK SEVDİM EN ÇOK DA SEVMEYİ... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
18.8.2026 12:12:39
Saygın Gülüm,
Eserlerin yürek yangın yeri gibi. Anladımki kim ne isterse kendi payına onu algılıyorum kendi adıma ve genelde yansıyan her olumsuz ile olumlu insan düşün dünyasını zenginleştirir.
ve. _____
Yer gök aşk… ama sadece Rabbine ve annesine.
Bu yazı, sevmeyi menfaat hesabına, bütçe analizine, taşlı yüzüğe ya da “ne kadar işime gelir?” sorusuna indirmeyen nadir bir isyan. İnsanların kapısını sadece işleri düşünce çaldığı, selamların havada kaldığı, mobbingin insanı kendinden nefret ettirdiği bir dünyada; yazar hâlâ kışları, üşümeyi, şiiri ve en çok da Rabbini seviyor. Şartsız, kayıtsız, karşılıksız.
Sevgi burada t-cetveli değil, borç senedi değil… sadece sevgi.
Ve o sevgi, en saf haliyle, bende kalsın diyor.
Sonuç bir kadının bende kalsın dediğini cennet kapısını aralamak kadar zor. İşte sizdeki bu zorluğa selam ve sevgiler sunarım..
Etkili Yorum
gül peri
gül peri, @gulperi
18.8.2026 10:55:51
5 puan verdi
saf ve tertemiz kalbimin duygularını dökmüşsün dizelere. açık kalplilikle adeta içini yansıtıyor.
her şey gönlünün itediği gibi olsun sevgier
Etkili Yorum
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
18.8.2026 10:34:34
5 puan verdi
Gülüm Hanım, sevmeyi bir alışverişe, hesaba ya da karşılık beklentisine dönüştüren insanlara karşı içten ve güçlü bir itiraz olmuş. “Çok sevdim, en çok da sevmeyi” sözünüz yazının bütün ruhunu taşıyor. Annenizi sevginin öğretmeni, Rabbimizi ise o sevginin asıl kaynağı olarak anlatmanız çok dokunaklı. Yaşadığınız hayal kırıklıklarına rağmen şiirden, sevgiden ve kendiniz olmaktan vazgeçmemeniz yazının en kıymetli yanı. Kutluyorum hanımefendi, kalbi selamlarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL