0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
200
Okunma

Bundan daha güzel müjde mi olur?
Merhaba diyorsun telefonda sen,
Sen ki konuşursun derdim mi kalır?
Nasılsın diyorsun telefonda sen...
Cemal Safi
Okumak, konuşmak ve duymak için oyuncaktır Telefon… Gece ne yazacağım, yatakta beynimde şekillenir. Unutmamak için telefona kısa kayıt düşerim. Sabah yazmayı sürdürürüm. Bu yazı da öyle doğdu, diyebilirim.
Edindiğimiz bilgilere göre: İnsanlar hayatta kalabilmek, var olabilmek ve uyum içerisinde yaşayabilmek için iletişim kurmak zorundadırlar. İletişim kurmanın birçok farklı yönü ve bu iletişimi sağlayan birçok araç vardır. Gelin birlikte kronolojik sıraya göre yakından bakalım.
Sabit telefon dışındaki ilk telefon deneyimini, Türkiye’de 1991 senesinde 1G teknolojisini temsil eden araç telefonları ile yaşadı. 3 sene sonra; 23 Şubat 1994 senesinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aramasıyla Türkiye tarihinde ilk defa cep telefonu ile görüşme yapılmış oldu.
Eski haberleşme yöntemleri ve araçları
• İptidaî (ilkel) Yöntemler: Duman, ateş ve sesli işaretler uzak mesafelere kısa ve temel mesajlar göndermek için kullanılırdı.
• Canlı Kuryeler: Ulaklar (atlı haberciler) ve eğitilmiş posta güvercinleri yazılı mesajları elden ele taşır ve günlerce süren yolculuklarla ulaştırırdı.
• Mektup ve Posta: Kâğıdın yaygınlaşmasıyla mektup en temel iletişim aracı oldu. Posta teşkilatları kuruldu.
• Telgraf: Elektrik sinyalleriyle mors alfabesi kullanarak metin göndermeyi sağlayan telgraf, mesafeleri günlerden dakikalara indirdi.
• Sabit (Kablolu) Telefonlar ve Ankesörlü Telefonlar: Evlerde ve sokaklardaki ankesörlü kutularda yer alan kablolu telefonlar, sesli iletişimi halkın gene
İnsanlar yazının icadından önce resim ile iletişim kurmaktaydı. Bu yüzden mağaraların duvarlarına resimler çizmişlerdir. Bu sayede benzeri resimler ile iletişim kurulduğu düşünülmektedir.
Posta Güvercinlerini dizi, film, romanlarda görmüş ya da duymuşsunuzdur. Posta Güvercinlerinin yazının icadı ile birlikte iletişimin sağlanmasında büyük katkıları vardır. Güvercinler eğitilmişlerdir. Yazılan not ya ayağına bağlanılarak ya da gagasına konularak karşı tarafa gönderilmektedir. Bu sayede iletişim sağlanmaktadır.
Ulak, haberci demektir. Bu yöntem genelde devletlerarasında görülmektedir. Söylenen veya yazılanı hızlı bir şekilde karşı tarafa ileterek sağlanmaktadır.
Kâğıt üzerine basılan ilk gazete Johann Carolus’un 1605 yılında yayınladığı “aller Fürnemmen und gedenckwürdigen Historie” olarak bilinmektedir. Dünyanın en eski gazetesi ise Roma İmparatorluğu’nda Acta Diurna olarak bilinmektedir. Acta Diurna, günlük olaylar anlamına gelmektedir. Birçok insan aynı anda olayları görmekte ve haberdar olmaktadırlar. Bu sayede insanlar daha çok kişiyle ve daha iyi iletişim sağlayabilmektedirler.
1792 yılında çalışmalara başlanmıştır ve bu 1832 yılına kadar deneme yanılma yöntemleri olmuştur. Elektrik akımlarının keşfedilip geliştirilmesinin yanı sıra gönderilen kodlar yazıya dökülmüştür ve gerekli haberleşme gerçekleştirilmiştir. Daha sonrasında Samuel Morse tarafından elektromıknatıslı telgraf geliştirilmiştir. İlerleyen zamanlarda Mors alfabesi çıkmıştır. Telgraf, döneminin en popüler iletişim aracı olmuştur.
William Austin Burt tarafından 1829 yılında daktilonun ilk patenti alınmıştır ve Tipograf adını vermiştir. 1868 yılında ilk pratik daktilo yapılmıştır. Thomas Edison daktilonun elektrikle çalışabileceğini düşünmüştür ve elektromıknatıslar ile elektrikli daktilo makinesi yapmıştır. 1872 yılında da patentini almıştır.
Faks Makinesinin patenti 1843 yılında Alexander Bain tarafından alınmıştır ve Frederick Bakewell tarafından 1851 yılında sergilemiştir. Faks makinelerinin iletişim araçları arasında rolü büyüktür. Günümüzde resmi yazışmalarda hâlen kullanılmaktadır. Faks makinesi sayesinde gerekli evraklar kısa sürede karşı şahsa gönderilmektedir.
İlk icat edilen telefonlardır. Graham Bell icat etmiştir ancak Thomas Edison tarafından geliştirilmiştir. Ahizeli telefonun icadıyla iletişim büyük bir devrim geçirmiştir.
Bugünkü kullanılan telefonlar, 5 Bin TL’den 100 Bin TL’ye kadar uzanmaktadır. Telefon sanayii hızla gelişip çalışmaktadır.
Alışılmış davranışımız olan bir şiirle yazımızı noktalamamak istiyorum. Okunmasını dilerim.
Telefon
Kimi zaman bir telefon,
Zil sesiyle çeker sizi;
Yüreğiniz burkulur
Coşku coşku yoğunlaşırsınız
Konuşamaz olur
Sevinçten uzaklaşırsınız.
Hasret duvarını kaldırmak için
Ses telleriniz duyguyla yüklenir
Acı çığlık çığlık oturur
Yüzler umulmadık zamanda şenlenir.
Kimi zaman bir telefon,
Zil sesiyle çeker sizi;
Deli yürek göynür
Gözyaşıyla sulanır beden
Yavaş yavaş
Bir çığlıktır sessizlik
Yalnızlığınızı ısıtamazsınız
Aşk güvercininiz uçmuştur
Sevda umarsızlığa arkadaş
Bulutları tutmak istersiniz
Prangalar bırakmaz
Boşluğa asılır elleriniz.
Beyniniz şimşeklenir
Yazın üşür, kışın yanarsınız
Bir telefon umarsız eder
Siz siz değil
Bir başka insansınız.
Kimi zaman bir telefon,
Zil sesiyle çeker sizi;
Mevsimsiz umut çiçekleri açar
Ne ki, bahar gelmez olur
Bakarsınız bulut kara kara çöker
Yağmur yeli uğul uğul
Ansızın yakınınızda olur.
İnce bir ses okşar duyunuzu,
Yanık türkü olur yüreğinizde,
Değiştiremezsiniz huyunuzu.
Gün batımında
Gönül dağınız aydınlanır
An gelir
Korkuya durur yüreğiniz
Alev alev korlanır
Rahat edemezsiniz.
Kimi zaman bir telefon,
Zil sesiyle çeker sizi;
Bakışlarınız bir noktaya çakılı
Çekip çıkaramazsınız oradan
Gönlünüz kabarır dalga dalga
Susuzluğunuza akıtamazsınız
O sudan.
Yıldız dağlarına değer başınız
Sisli, dumanlı, sevdalı
Güzellikler dansa durur çevrenizde
Avutamadığınız gönül yaralı.
Kimi zaman bir telefon,
Zil sesiyle çeker sizi;
Sevgi çiçekleri açar,
Has bahçeniz çeşitlenir.
Küt küt atar yüreğiniz
Gönül kuşunuz uçar.
Muhsin DURUCAN
HAYKIRIŞ, Sayfa:14-15
*
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.