Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir
Halit Durucan
Halit Durucan

TÖRENİN KILICI-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA

Yorum

TÖRENİN KILICI-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA

( 5 kişi )

3

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

221

Okunma

TÖRENİN KILICI-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA

TÖRENİN KILICI-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA

ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA

Araştırma-inceleme ve karşılaştırma:

Eski Türk toplumlarında hukuk, bugünkü anlamıyla hazırlanmış yazılı kanun kitaplarından çok töre adı verilen kurallar bütünü üzerine kuruluydu. Töre; kağanın koyduğu kuralların, kurultayın aldığı kararların ve toplum içerisinde zamanla oluşan geleneklerin birleşmesiyle meydana geliyor; kağan dâhil herkesin töreye uyması bekleniyordu. Bu nedenle eski Türklerde devletin gücü yalnız hükümdarın iradesinden değil, töreye bağlılığından da kaynaklanıyordu.

Bu hukuk anlayışının arkasında Gök Tengri inancı önemli bir yere sahipti. Kağan, yalnızca siyasi bir hükümdar değil, Tengri’nin kut verdiğine inanılan devlet başkanıydı. Ancak bu durum kağanın sınırsız yetkiye sahip olduğu anlamına gelmiyordu. Töre, hükümdarın üzerinde de bağlayıcı bir düzen oluşturuyordu. Kağanın görevi; budunu korumak, düzeni sağlamak ve adaleti gözetmekti.

Hunlarda suç ve ceza konusunda devletin belirgin bir ağırlığı görülür. Adam öldürme, ağır hırsızlık ve soygun, vatana ihanet, isyan, barış zamanında silah çekme, evli bir kadına saldırma ve bağlı bir atı çalma gibi ağır suçların ölümle cezalandırıldığı Çin kaynaklarına dayanan araştırmalarda aktarılmaktadır. Daha küçük suçlarda dayak, çeşitli bedensel cezalar ve kısa süreli hapis gibi yaptırımlar uygulanabiliyordu. Hapis cezasının uzun tutulmamasının nedenlerinden biri de göçebe hayat şartlarıydı; sürekli hapishaneler kurmak bu toplum yapısına uygun değildi.

Hun hukukunun dikkat çekici taraflarından biri, özel intikamın yerine devlet tarafından cezalandırmanın geçirilmiş olmasıdır. Yani öldürülen kişinin ailesinin kendi intikamını alması temel yöntem değildi; suçun karşılığını devlet veriyordu. Bu durum, eski Türk toplumlarında hukukun yalnızca aileler arasındaki bir mesele olmaktan çıkıp kamu düzeninin konusu hâline geldiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Göktürklerde bu anlayış daha belirgin biçimde görülür. Suçlar genel olarak ağır ve hafif suçlar şeklinde değerlendiriliyor; devlete isyan, vatana ihanet, adam öldürme ve bazı cinsel saldırılar gibi ağır suçlara ölüm cezası veriliyordu. Buna karşılık dövme veya yaralama gibi daha hafif suçlarda tazminat esasının kullanıldığı, örneğin zarar gören kişinin hayvan veya mal üzerinden karşılanmasının öngörüldüğü aktarılmaktadır. Hırsızlıkta ise çalınan malın çok üzerinde bir bedel ödetilmesi gibi ağırlaştırılmış tazminat uygulamalarına rastlanmaktadır.

Burada çok önemli bir ayrıntı vardır: Eski Türk hukukunda cezanın amacı yalnızca suçludan intikam almak değildi. Toplumsal düzeni korumak ve suçun tekrarını önlemek de temel amaçlardan biriydi. Dolayısıyla töre, bireysel öç alma duygusunun önüne geçirilerek devletin adalet mekanizmasına bağlanıyordu.

Oğuzlarda ise elimizde Hun ve Göktürklerdeki Çin kaynakları kadar doğrudan hukuk metinleri bulunmamaktadır. Oğuz Kağan ve diğer Oğuznameler, destansı ve sözlü geleneğin ürünleridir. Bu nedenle onlarda görülen her olayı gerçek bir hukuk maddesi gibi değerlendirmek doğru olmaz. Bununla birlikte Oğuznameler; hükümdarlık, aile, itaat, sadakat, savaş, toplumsal düzen ve töre hakkında önemli bilgiler taşır. Araştırmalar, Oğuznamelerin eski Türk halk hukukunun ve töresinin anlaşılması açısından önemli kaynaklar olduğunu ortaya koymaktadır.

Oğuz anlatılarında töreye bağlılık, hükümdarın ve toplumun düzeninin temelidir. Töreye karşı gelmek yalnızca bireysel bir hata değil, toplumun bütünlüğünü tehdit eden bir davranış olarak görülür. Bu nedenle eski Türk düşüncesinde suç, çoğu zaman yalnız mağdura karşı işlenmiş bir fiil değil, düzeni bozan bir hareket olarak değerlendirilmiştir.

Bütün bu tabloya baktığımızda karşımıza ilginç bir hukuk anlayışı çıkar: Töre serttir fakat keyfî değildir. En ağır suçlarda ölüm cezası vardır; hırsızlık ve mala yönelik suçlarda ağır tazminatlar uygulanır; yaralama gibi durumlarda zararın karşılanması esas alınabilir; küçük suçlarda daha hafif yaptırımlar görülür. En önemlisi ise ceza verme yetkisinin giderek kişisel intikamdan devlet otoritesine aktarılmasıdır. Bu bakımdan eski Türk hukukunu yalnızca “çok sert cezalar veren bir sistem” olarak değerlendirmek ek-sik kalır. Asıl dikkat çekici nokta, kağanın bile töreye bağlı olduğu bir düzen kurulmaya çalışılmasıdır. Gök Tengri’nin kut verdiği kağan, törenin üzerinde değil, onun sorumluluğunu taşıyan kişidir.

Eski Türk hukuk anlayışının özünü tek cümlede şöyle ifade edebiliriz:

“Devlet töre ile ayakta durur; töre bozulursa yalnız hukuk değil, devletin kendisi de sarsılır.”

Bir karşılaştırma yapmak istersek şayet:

Suç ve ceza: Eski Türk töresinde adam öldürme, ağır hırsızlık, isyan ve ihanet gibi fiiller ağır biçimde cezalandırılıyordu. İslam hukukunda da adam öldürme ve hırsızlık gibi suçlar için ağır yaptırımlar vardır. Ancak cezaların hukuki temeli, şartları ve uygulanma usulleri aynı değildir.

Tazminat: Eski Türklerde yaralama veya mala zarar verme gibi suçlarda tazminat önemliydi. İslam hukukunda da diyet ve tazmin kurumları bulunur. Buradaki benzerlik gerçekten ilginçtir.

Miras: Eski Türklerde aile ve soy düzeni içinde malın paylaşılması, çocukların ve özellikle erkek evlatların konumu önemliydi. İslam hukukunda ise miras payları çok daha sistematik biçimde belirlenmiştir. Örneğin Kur’an’ın Nisa 11’de erkek ve kız çocuklarının miras paylarına ilişkin açık hükümler vardır ama burada kritik mesele şudur “Benzerlik” ile “kaynaklık” birbirinden farklıdır.

İslam’dan önce Türklerde de töre vardı; İslam hukukunun ortaya çıkmasından sonra Müslüman Türk devletlerinde ise töre ile İslam hukuku yan yana yaşamaya başladı. Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılarda bunun çok güzel örneklerini görüyoruz. İslam hukukunun yanında örfî hukuk da gelişti.


Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Törenin kılıcı-eski türklerde suç ve ceza Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Törenin kılıcı-eski türklerde suç ve ceza yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TÖRENİN KILICI-ESKİ TÜRKLERDE SUÇ VE CEZA yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Suat Zobu
Suat Zobu, @suat-zobu
18.8.2026 07:45:09
5 puan verdi
Şiir değil ahh ah. Okumadan yorum yapmak da nedir. Gerçekten oku ve faydalan arkadaşım.
Suat Zobu
Suat Zobu, @suat-zobu
18.8.2026 07:42:26
5 puan verdi
Evet TÖRE.
Ne güzel töremiz varmış.
Ne güzel ahlak yapımız varmış.
Asla sapıklık yokmuş.
Bazı kelimelerin karşılığı yok bizde.
Mesela taciz tecavüz gibi. Bu tür şeyler olmazdı. Olursa cezası direkt ölümdü.

Ne güzel bir çalışma olmuş ustam teşekkür ederiz.
El altında bulunup başvurulacak kaynak.
Arşivime ekledim sağ ol.
Selam ve saygı bıraktım buraya.
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
18.8.2026 01:24:15
5 puan verdi
Güzel ve uzun bir diir okudum yüreğinin sesine sağlık ilhamın bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL