0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
177
Okunma
Mutlu İnsanların Ortak Özellikleri
Mutluluğun ne olduğunu eminim sizler de düşünmüşsünüzdür sevgili okurlarım. Bence mutluluk, kendimizi bir bahar sabahında bir çiçeğe konan kelebek veya havada uçuşan bembeyaz bir tüy kadar hafif hissetmek ya da derin bir şekilde huzurlu olmaktır.
İnsanlık tarihi boyunca herkes mutluluğun peşinden koşmuş, kimi onu servette, kimi başarıda, kimi ise sevgide aramıştır. Oysa gözlemlediğim kadarıyla gerçekten mutlu insanların sahip olduğu bazı ortak alışkanlıklar var.
Haydi sırayla bunlara bir göz atalım. Mutlu insanlar sahip olduklarına şükretmeyi bilirler. Hayatın eksiklerine değil, güzelliklerine, olumlu yanlarına odaklanırlar. Sevdikleriyle güçlü bağlar kurarlar; çünkü mutluluğun paylaşılınca çoğaldığını çok iyi bilirler. Küçük şeylerden keyif almayı başarırlar. Bir fincan kahve, bir dost sohbeti, gökyüzündeki bulutlar, karanlık gecede ışıl ışıl parlayan bir yıldız, yeni tomurcuk açmış bir çiçek bile onlar için sıradan değil, hayatın armağanıdır...
Mutlu olmayı bilenler kin, nefret taşımazlar. Onları taşımak yerine yüreklerini sevgiyle hafifletirler. Hareketli bir yaşam sürerler; bedenlerini ihmal etmedikleri gibi öğrenmeye oldukça açıktırlar ve yaşları kaç olursa olsun meraklarını asla kaybetmezler.
Mutlu insanlar iyilik yapmanın ruhlarını güzelleştireceğini bildiklerinden başkalarına yardım etmeyi önemserler. Geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları arasında kaybolmadan, gelecekle de kaygılanmadan anda yaşayabilirler. Daima bir amaçları ve sabah uyandıklarında onları hayata bağlayan nedenleri vardır. Ve sonuç olarak, kendileriyle barışık yaşarlar. Kusurlarını inkâr etmeden kabul eder, sürekli başkalarıyla yarışmazlar ama benim yapmaya çalıştığım gibi kendileriyle yarışırlar.
Bu konuda Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, mutluluğun insanın iç dünyasında başladığını anlatırken, “Dün dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” diyerek insanı ana davet etmiştir. Asırlar önce söylenen bu söz, bugün bile mutluluğun en önemli sırlarından biridir ve bu durumu en güzel şekilde açıklamaktadır.
Batı dünyasında ise pozitif psikolojinin kurucularından kabul edilen Amerikalı eğitimci psikolog Martin Seligman, uzun yıllar süren araştırmalarında mutluluğun yalnızca iyi hissetmekten ibaret olmadığını, anlamlı ilişkiler kurmak, üretmek ve bir amaç doğrultusunda yaşamakla güçlendiğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak mutluluk, ulaşıldığında elde tutulacak en değerli hazinemizdir sevgili okurlarım. Kendimize ve çevremize güzellikler yaşatmaya ne dersiniz?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.