Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
İbrahim Halil MANTIOĞLU
İbrahim Halil MANTIOĞLU

BABAMIN VASİYETİ

Yorum

BABAMIN VASİYETİ

0

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

193

Okunma

BABAMIN VASİYETİ

BABAMIN VASİYETİ

BABAMIN VASİYETİ

Mühendislik fakültesinin kapısından içeri adım atan genç, ömrü boyunca parmaklarının ucunda taşıdığı bir melodiyle yaşıyordu; o, çok güzel gitar çalan, çocukluğundan beri bu tutkunun rüzgarıyla savrulan biriydi... Ailesi ise onun beyaz önlükler içinde, saygın bir hekim olmasını hayal etmişti... Ne var ki gitarına olan sevdası, derslerinin önüne geçerek bugünkü okulunu bile büyük bir zorlukla kazanmasına neden olmuştu...

Aslında zeki bir çocuktu; lakin ilkokul yıllarından beri kitaplardan ziyade tellere dokunmuş, besteler üreterek ruhunu müzikle beslemişti... İçindeki ses, onu konservatuvarın sihirli salonlarına çağırıyordu... Fakat annesinin iradesi sert bir duvar gibi karşısındaydı:

Ya tıp fakültesini kazanacak ya da köy ağasının tek oğlu olarak ziraat mühendisi olup, iki yıl önce toprağa verdikleri babasının yadigârı olan bu toprakların başına geçecekti... Ailenin ocağını tüttürecek bir el şarttı...

Bursa’da başlayan üniversite yılları, onun için yeni bir hayatın başlangıcıydı... Bir gün ders bitimi, adımları onu köşe başındaki eski bir müzik dükkanının önünde durdurdu... Vitrinde sedefli sazlar, asil klarnetler, hüzünlü kemanlar ve hepsinden öte, onun kalbini çalan gitarlar sergileniyordu...

Gözü aralarından birine takıldı; en sol köşede, adeta kendi hüzünlü hikayesini fısıldayan kırmızı bir gitar duruyordu... Onu alabilmek için dükkana girdiğinde, ihtiyar dükkan sahibi bu enstrümanın bir baba yadigarı olduğunu ve satılmaması yönünde kesin bir vasiyet bıraktığını söyledi... Genç, ne kadar altın dökebileceğini, istenen ücretin katbekat fazlasını verebileceğini iddia etse de nafileydi...

Yaşlı adam, dünyaları önüne serseler bile o gitarı veremeyeceğini, çünkü bunun kutsal bir vasiyet olduğunu belirtti... Günler süren ısrarları bir sonuç vermedi...

Mevsimler geçti ama o kırmızı gitar, gencin zihninden bir an olsun silinmedi; derslerine olan inancını ve odaklanmasını alıp götürdü... İçindeki sızıya dayanamayarak son bir kez şansını denemek üzere aynı dükkanın yolunu tuttu...

İçeri girdiğinde tahta döşemelerin gıcırtısı değişmiş, dükkanın sahibi de başkası olmuştu... Yeni sahiple koyu bir sohbete daldıklarında, onun eski ustanın evladı olduğunu ve babasının dünyadan göçüp gittiğini öğrendi...

"Demek o kırmızı gitarı sormaya gelen sizdiniz..." dedi genç dükkan sahibi... "Dedemden babama kalan en mukaddes emanettir o... Babamsa son günlerinde sık sık sizden bahsederdi."

Genç adam boynunu bükerek, "Başınız sağ olsun... Galiba siz de baba yadigarı olduğu için bu gitarı bana vermeyeceksiniz" dediğinde, beklenmedik bir cevap aldı:

"Hayır" dedi yeni sahip. "Babam, ölüm döşeğindeyken eğer bir gün bu dükkana uğrarsanız, o gitarı size satmamamı ancak hediye etmemi vasiyet etmişti."

Genç adamın yüreği sevinçten göğsünü yırtacak gibi attı; ancak bunu dışarıya yansıtmamak için kendini tuttu...

"Gerçekten mi?" diyebildi sadece...
"Evet" dedi dükkan sahibi, gözlerinde biriken yaşlara engel olamayarak, "Çünkü babaların sözü kanundur." Ardından hıçkırarak ekledi: "Keşke babam şimdi burada, yanımda olsaydı..."

Bu derin keder tablosu karşısında genç adamın da gözleri doldu; içindeki o bencil arzu bir anda eriyip gitti... Reddedilemeyecek kadar kıymetli bir hediyenin eşiğindeyken, o kırmızı gitarı almaktan tamamen vazgeçtiğini söyledi...

Şaşkınlığa uğrayan dükkan sahibi, "Hem bu kadar çok istiyordunuz hem de şimdi neden vazgeçtiniz? Neden ağlıyorsunuz?" diye sordu...

Genç adam, gözlerindeki yaşları silerken tebessüm etti ve şu cümleleri fısıldadı:

"Babam, elim ekmek tutana kadar gitar sevdasından vazgeçmemi vasiyet etmişti... Şimdi onun bu yasağındaki hikmeti, çok daha derinden anladım."

_/’ İbrahim Halil MANTIOĞLU ’\_

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Babamın vasiyeti Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Babamın vasiyeti yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BABAMIN VASİYETİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL