0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
177
Okunma
İnsanın zihniyle kalbi arasındaki o dar koridorda yürürken, aşkın ne olduğunu tanımlamaya çalışmak rüzgarı avuçlamaya benzer. Psikoloji buna güçlü bir bağlanma arzusu ya da benliğin bir başkasında yankılanması der. Ama işin içine biraz felsefe kattığımızda görürüz ki aşk, özünde insanın kendi eksikliğiyle yüzleşme cesaretidir.
Erich Fromm’un Sevme Sanatı’nda anlattığı gibi; aşk kendiliğinden kapımızı çalan bir duygu olmaktan ziyade bir sanattır. Emek ister, olgunluk ister ve en önemlisi kişinin kendi yalnızlığıyla barışık olmasını gerektirir. Çünkü kendi içindeki boşluğu bir başkasıyla örtmeye çalışmak aşk değil, bir tür bağımlılıktır. Gerçek aşk, iki ayrı yalnızlığın birbirine zarar vermeden bir arada durabilmesidir.
Ve işin en sarsıcı tarafı: Beklemek.
Beklemek, psikolojik olarak belirsizlikle baş etme kapasitemizin en büyük sınavıdır. Soren Kierkegaard, insanın varoluşsal çabasını incelerken umudu "imkanın tutkusu" olarak tanımlar. Beklemek, zamana yenilmek değil; aksine zamana bir imkan tanımaktır. Birini, bir duyguyu ya da sadece kendimizi beklerken aslında zamanın dokusunu hissederiz.
Varoluşçu psikiyatrist Viktor Frankl’ın zorlu şartlardaki gözlemlerinde vurguladığı gibi: İnsanı hayatta tutan şey, geleceğe dair beslediği o anlam ve umut duygusudur. Umut, henüz gerçekleşmemiş bir yarının bugündeki sızısı ama aynı zamanda en güçlü yaşam enerjisidir.
Umut etmek, edilgen bir çaresizlik değildir. Aksine, hayatın bütün belirsizliğine rağmen "olabilir" deme cesaretidir. Birini beklemek, o gelmese bile ruhundaki o odayı havalandırmak, pencereyi açık tutmaktır.
Belki de hayat, beklediğimiz şey gerçekleştiğinde değil; beklerken dönüştüğümüz insanda gizlidir. Aşk biçim değiştirebilir, beklediğin haber belki de hiç gelmez... Ama umut etmekten, beklerken derinleşmekten ve sevebilme yeteneğinden vazgeçmediğin sürece, hikayenin yazarı her zaman sensin.
Zaman akıyor bırak aksın. Yeter ki sen kendi içindeki o cesur ve umutlu insanı bir yerlerde unutma.
NOT: Bu metin zamanın gürültüsünde kendi sessizliğini duymaktan korkmayan, beklemeyi bir eksiklik değil bir olgunlaşma durağı sayan ve kalbindeki o ince sızıyı umuda dönüştürebilen her bir ruh içindir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.