1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma

Rahmetli Bakkal Âsım Amca bir ara Dallas çekirdeği getirmişti. Siyah, uzun bir çekirdekti. Neden adına Dallas derlerdi, hâlâ bilmiyorum. Bizim köyde onun ölçü birimi kilo değil, çay bardağıydı. Paran ne kadarsa, o kadar bardak çekirdek alır; ya ceplerimizi doldururduk ya da eski bir gazete kâğıdına sardırıp sevinçle eve dönerdik.
O yıllarda köyde bir çay bardağı çekirdek bile küçük bir bayramdı.
Hele bir de pazar günü pazar sinemasında kovboy filmi varsa... Çekirdeğin tadı bambaşka olurdu. Ama önce pazar konserinin bitmesini beklemek gerekirdi. O bekleyiş bize saatler sürermiş gibi gelirdi. Çocuk aklı işte...
Şimdi dönüp bakınca, o naif sunucuyu, Hikmet Şimşek’in sanat adına kurduğu cümleleri, o sakin sesi daha iyi anlıyorum. Meğer sabırsızlığımız çocukluğun tabiatıymış. Biz filmi beklerken, hayat bize fark etmeden sabretmeyi öğretiyormuş.
Bazen düşünüyorum...
Keşke şimdi pazar konseri bitse de çocukluğum yeniden başlasa.
Koşup Âsım Dayı’nın bakkalına gitsem.
"Âsım Dayı... Bana bir çay bardağı eski günlerden." desem.
O da hiç şaşırmadan onları eski bir gazete kâğıdına sarıp avuçlarıma bırakıverse.
Sonra ben, elimde çekirdek değil de çocukluğumu taşıyarak Develler’e doğru koşsam.
Şansım yaver giderse, çocukluk aşkımla Demirol Çeşmesi’nin başında buluşsak.
Goca Kavağın koca gövdesine sırtımızı versek.
Çekirdekleri çıtlatırken kabukları toprağa değil, yılların üzerine düşse.
Belki de bu yüzden bazı anılar hiç eskimiyor.
Çünkü çocukluk bazen eski bir gazete kâğıdının hışırtısında saklıdır.
Bazen bir çay bardağı çekirdekte...
Bazen de, artık yerinde olmayan bir bakkalın önünden geçerken insanın içine ansızın düşen sessizlikte.
Hüseyin Çomak
Denizli Çal Develler Köyü
Ağustos 2026
Tel: 0505 645 1418
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.